“İstanbul’un Levanten Mimarları”, 20. yüzyılın eşiğindeki İstanbul’u, yapısal kimliğini belirleyen Levanten mimarların eserleri üzerinden ele alan bir sohbettir.
Yunus Emre Enstitüsünün düzenlediği “Taş, Mekân, Hayâl: Levanten Mimarların İstanbul’u” sergisini tamamlayan röportajlardan doğan video çalışması, bu alanda önemli eserleri bulunan Doç. Dr. Hatice Adıgüzel, Doç. Dr. Luca Orlandi ve Doç. Dr. Seda Kula’yı ilk kez bir araya getirdi. Sanatçı Bahar Yalçın’ın sulu boya yapıtlarından oluşan sergi, son yıllarda akademik araştırmalarda sınırlı ilgi gören ancak sanat tarihi açısından önemini koruyan konuyu Raimondo D'Aronco, Alexandre Vallaury ve Giulio Mongeri üzerinden gündeme taşıdı. Serginin açıldığı gün ayrıca “Terra Sanat Söyleşileri” programı kapsamında Doç. Dr. Luca Orlandi’nin katıldığı “İstanbul’un Levanten Mimarisi” başlıklı bir söyleşi gerçekleşti.
Kaynak niteliği taşıyan bu videoda İstanbul’un çok kültürlü kentsel ve mimari tarihi; Raimondo D'Aronco, Alexandre Vallaury ve Giulio Mongeri’ye ek olarak Edoardo de Nari ile Tito Lacchia ekseninde değerlendiriliyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte İstanbul’un katmanlı yapısını Batı mimarlık gelenekleriyle harmanlayan bu beş mimar; eklektik, neoklasik, art nouveau ve modern eğilimleri yerel bağlamla yeniden yorumluyor. Bu çalışmayla Levanten mimarların önemine dikkat çeken Yunus Emre Enstitüsü, onların mimari üslupların ötesinde dönemin kültürel, toplumsal ve sanatsal zihniyetini yansıttığını hatırlatıyor.