Kendine özgü namus kurallarını esas alıp toplum kurallarının dışına çıkarak zorbalık yapan, etrafa meydan okuyan kimse; bıçkın, dayı, efe.""Mahallenin kabadayısı olarak bilinse de, haksızlığa asla göz yummazdı."
İsim
2.
Yürekli, cesur, korkusuz kimse."Öyle kabadayı konuşmalar yapıyorsun ama iş ciddiye binince ortadan kayboluyorsun."
Sıfat
3.
Bir şeyin en iyisi, en belirgini."Bu lokantada kebabın en kabadayısı şefin özel tarifiyle hazırlananıdır."
İsim
İşaret Dili
K
a
b
a
d
a
y
ı
Köken
Türkçe kaba (sert, haşin) ve dayı (kudretli kimse, ağabey) kelimelerinin birleşiminden türemiştir.
Tarihî Kullanım:
Ahmed Vefik Paşa, Lehce-i Osmanî, 1876 → “Levendane: Erkeksi kabadayı tarzı, yaramaz.”
Yahya Kemal, İstanbul rehberine atıfla → “İstanbul’un bilinmesi için en kabadayı eserlerden birisi Mambury’nin rehberidir.”
Kullanım Alanları
Toplumsal Hayat: Kabadayılık, Osmanlı'dan günümüze farklı dönemlerde mahalle kültüründe ve halk arasında saygınlık veya zorbalık ile ilişkilendirilmiştir.
Edebiyat ve Sinema: Türk edebiyatında ve Yeşilçam filmlerinde "kabadayı" karakterleri cesur, sert ama adaletli figürler olarak tasvir edilir.
Günlük Konuşma: Kabadayı kelimesi, mecazen cesur ve gözü pek insanlar için kullanılabilir.