Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.
Günümüzde ağların büyük bir bölümü kablolu altyapılardan kablosuz çözümlere doğru evrilmiştir. Geleneksel kablolu ağ sistemleri hâlâ varlığını sürdürse de, kurulum kolaylığı, maliyet avantajı ve hareketlilik gibi sebeplerle kablosuz ağlar (Wireless Networks) giderek daha yaygın hale gelmiştir. Kablosuz ağlar, yalnızca bireysel kullanıcılar için değil; kurumsal işletmeler, kamu kurumları, sağlık hizmetleri ve IoT tabanlı sistemlerde de vazgeçilmez hale gelmiştir.
Kablosuz ağlar, birçok alanda kullanıcıya ve yöneticilere çeşitli kolaylıklar sağlar. Başlıca avantajlar şunlardır:
Kablosuz sistemlerin sahip olduğu avantajların yanında bazı zorlukları ve dikkat edilmesi gereken noktaları da vardır:
Kablosuz ağlar, kapsama alanına ve kullanım amacına göre dört ana başlıkta sınıflandırılır:
Kablosuz Yerel Alan Ağları (WLAN), OSI modelinin tüm katmanlarında aktif olmasa da, özellikle fiziksel ve veri bağlantı katmanlarında işlem görür. Bu ağlar;
Kablosuz ağ sistemleri, belirli bir yapı ve mantık çerçevesinde çalışır. Her cihazın özgün bir MAC adresi vardır ve AP’ler (Access Point) ile iletişim kurarak veri alışverişi sağlanır.
WLAN sistemleri, IEEE 802.11 standartlarının gelişmesiyle birlikte hızla yaygınlaşmıştır. Standartlaşmanın sağlanması sayesinde farklı marka ve model cihazların aynı ağda uyumlu biçimde çalışması mümkün hale gelmiştir. Kablolama zorunluluğunun ortadan kalkması ve mobil cihaz kullanımının artması, kablosuz sistemleri çağın normu haline getirmiştir.
Kablosuz ağların sağladığı mobilite, esneklik ve erişim kolaylığı; özellikle eğitim, sağlık ve sanayi gibi alanlarda büyük kolaylıklar sunmaktadır. Ancak güvenlik ve performans planlaması yapılmadan kurulan kablosuz sistemler, istenilen verimi sunamayabilir. Bu nedenle her kablosuz ağ planlaması, yapı özellikleri, kullanıcı yoğunluğu ve güvenlik öncelikleri dikkate alınarak gerçekleştirilmelidir.