BlogGeçmiş
Blog
Avatar
YazarÖmer Said Aydın24 Ocak 2026 14:22

Kader Motifi

fav gif
Kaydet
kure star outline

Kader motifi Gülseren Budayıcıoğlu’nun roman ve öykülerinde kader, çoğu zaman değiştirilemez bir yazgıdan ziyade, bireyin çocukluk deneyimleriyle şekillenen psikolojik bir zemin olarak karşımıza çıkar. Onun metinlerinde kader, dışsal ve metafizik bir güç olmaktan çok, insanın erken yaşlarda maruz kaldığı ilişki örüntülerinin ve travmatik yaşantıların yaşam boyu tekrar etme eğilimiyle bağlantılıdır.


Budayıcıoğlu’nun anlatılarında karakterler, genellikle “hep aynı şeyleri yaşıyorum” duygusuyla okurun karşısına çıkar. Bu tekrar hissi, kader algısının merkezinde yer alır. Ancak bu kader, rastlantısal değildir. Aile ilişkileri, ebeveyn tutumları, ihmal ya da aşırı kontrol gibi erken dönem deneyimler, karakterlerin ileriki yaşamlarında benzer ilişkilere yönelmesine neden olur. Yazar, bu döngüyü psikiyatrik bir bakış açısıyla ele alarak kader kavramını nedensellik temeline oturtur.


Eserlerde kader, çoğu zaman bilinçdışı seçimlerle pekişir. Karakterler, kendilerine zarar veren ilişkileri ya da başarısızlıkla sonuçlanan hayat düzenlerini bilinçli olarak seçtiklerini düşünmezler. Buna rağmen benzer sonuçlara sürüklenirler. Bu noktada Budayıcıoğlu’nun metinleri, kaderi bir mahkûmiyet olarak değil, fark edilmediği sürece devam eden bir iç programlama olarak sunar.


Yazarın anlatılarında dikkat çeken bir diğer unsur, kader ile sorumluluk arasındaki ince dengedir. Karakterler yaşadıklarını “alın yazısı” olarak adlandırsa da, terapi süreciyle birlikte bu yazının izlerinin nerede oluştuğu görünür hâle gelir. Böylece kader, sorgulanabilir ve kısmen dönüştürülebilir bir olguya dönüşür. Bu yaklaşım, okuyucuda hem rahatlatıcı hem de yüzleştirici bir etki oluşturur.


Budayıcıoğlu’nun kader anlayışı, umut fikrini tamamen dışlamaz. Aksine, kaderin farkına varıldığında değişim ihtimalinin doğduğunu ima eder. Ancak bu değişim, kolay ya da hızlı değildir. Metinlerde dönüşüm, acı veren bir yüzleşme sürecini ve bireyin kendi iç dünyasıyla hesaplaşmasını gerektirir. Bu yönüyle kader, kaçınılmaz bir son değil, çözülmesi gereken bir düğüm olarak resmedilir.


Sonuç olarak Gülseren Budayıcıoğlu’nun eserlerinde kader motifi, psikolojik süreklilik ve tekrar kavramları üzerinden inşa edilir. Okuyucuya sunulan kader anlayışı, mistik değil, insanın geçmişiyle bugünü arasındaki görünmez bağlara dayanan bir çerçeveye sahiptir. Bu yaklaşım, yazarın metinlerini yalnızca edebi değil, aynı zamanda düşünsel ve psikolojik olarak da güçlü kılar.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Blog İşlemleri

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor