Kelağayı

Alıntıla
kure star outline

Kelağayı

Türü

Azerbaycan Kadınlarının Millî Başörtüsü

İmalat Merkezleri

Basgal

Şeki

Gence

Şamahı

Ordubad

Tebriz

Materyali

%100 Saf İpek

Biçim ve Ölçü

Kare formunda; standart boy 140–160 cm

Önemi

014 yılında "Kelağayı Sembolizmi ve Geleneksel Sanatı" adıyla UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi'ne dâhil edildi

Kelağayı (kəlağayı), Azerbaycan kültür mirasında önemli bir yere sahip olan, geleneksel olarak saf ipek iplikten dokunan, kare biçimli ve kendine özgü baskı teknikleriyle süslenen, kadınların kullandığı millî başörtüsüdür. Azerbaycanlı kadınların ulusal giyim kuşamının temel unsurlarından biri kabul edilen kelağayı; gündelik yaşamda, düğün ve nişan gibi kutlamalarda veya matem törenlerinde farklı renk ve desen kompozisyonlarıyla kullanılmıştır.

Kelağayı Takmış Bir Kadın (Pexels)


Genellikle 140–160 cm boyutlarında kare formunda imal edilen bu başörtüsü, ince ve hafif yapısına rağmen termal direnci sayesinde kullanıcıyı mevsimsel şartlara göre sıcak ya da serin tutma özelliğine sahiptir. Kelağayı, yapımında kullanılan saf ipek materyali, "basmanakış" (sıcak balmumu batiği) adı verilen geleneksel kalıp baskı tekniği ve bünyesinde barındırdığı sembolik motif zenginliği ile diğer geleneksel baş örtülerinden (örpak, şal, çarşaf, çadra, çargat) ayrılan karakteristik bir etno-kültürel kimliğe sahiptir.

Tarihî ve Kültürel Geçmişi

Kelağayı imalatı, Azerbaycan coğrafyasındaki iki bin yıla yaklaşan ipekçilik ve koza yetiştiriciliği geleneğiyle doğrudan bağlantılıdır. Bölgedeki en erken ipek başörtüsü örneklerine Mingeçevir’de yürütülen arkeolojik kazılarda rastlanmış ve bunlar M.S. 5–7. yüzyıllara tarihlendirilmiştir.【1】


Tarihî süreçte Büyük İpek Yolu üzerinde stratejik bir konuma sahip olan Azerbaycan kentleri, ürettikleri ipekliler ve kelağayılar ile doğu ve batı dünyasında ün kazanmıştır. 13. yüzyılda bölgeyi ziyaret eden İtalyan seyyah Marco Polo, Şamahı ve Berde’deki yüksek kaliteli ipek imalatına dikkat çekerken; sonraki asırlarda Adam Olearius, Evliya Çelebi ve Alexandre Dumas gibi gezgin ve diplomatlar da seyahatnamelerinde Azerbaycan kadınlarının kullandığı kelağayılardan övgüyle bahsetmişlerdir.【2】

200 Yıllık Bir Kelağayı Örneği (Fotoğraf: Duygu Şahinler)


17. yüzyıl, kelağayı sanatının altın çağı olarak nitelendirilirken sonraki dönemlerde Şirvan bölgesi, Şeki, Gence, Şuşa, Ordubad ve Tebriz ana üretim merkezleri hâline gelmiştir.【3】Özellikle Basgal ve Mücü köyleri ipek dokumacılığında öne çıkmış; Basgal’da üretilen ve Rusya’da "şamaheyka" adıyla bilinen ganovuz kumaşının yanı sıra kelağayı imalatı en yüksek seviyeye ulaşmıştır.


19. yüzyılın ikinci yarısında Azerbaycan kelağayıları uluslararası sergilerde boy göstermeye başlamış; 1862 Londra Dünya Sergisi’nde Basgallı dokumacı Nasir Abdulaziz Oğlu gümüş madalya ve özel diploma ile ödüllendirilmiştir.【4】


20. yüzyılın başlarında Rusya’dan ithal edilen ucuz fabrika ürünleri, el sanatlarını baskı altına alsa da Basgal ve Şeki gibi tarihî merkezler bu geleneği günümüze kadar taşımayı sürdürmüştür.

Belirleyici Özellikleri, Biçimi ve Materyal Yapısı

Kelağayı, Azerbaycan’ın diğer geleneksel kadın baş örtülerinden belirli fiziksel, teknik ve estetik standartlarıyla ayrılan özel bir kültürel nesnedir. Bu başörtüsünün temel ve değişmez niteleyici unsurları şunlardır:

  • Materyal Yapısı: Kelağayının en temel şartı, münhasıran saf ipek iplikten (kəlağayı ipəyi) imal edilmiş olmasıdır. Doğal ipek yapısı, ürüne yüksek bir kalite ve yumuşaklık kazandırmanın yanı sıra, termal iletkenlik dengesi sayesinde yazın serin, kışın ise sıcak tutma işlevi sağlar. Ağırlığı yaklaşık 125 gram civarında olup oldukça hafiftir.
  • Biçim ve Boyut: Tam boy bir kelağayı standart olarak kare şeklinde dokunur ve kenar ölçüleri 140 ile 160 cm arasında değişir. Bütün bedeni kaplamayan ancak başı ve omuzları rahatça örten bu formun yanı sıra, kelağayının dörde bölünmesiyle elde edilen ve bölme (bölmə) olarak adlandırılan çeyrek boy varyantları da bulunur.
  • Renk Kompozisyonu ve Renklendirme: Ürünün renklendirilmesinde geleneksel olarak kök boyalar ve doğal bitkisel kaynaklar (yaban elması, safran, sumak, frenk üzümü, sarağan vb.) kullanılmıştır. Geleneksel kurallara göre kelağayı ya tamamen tek bir renge boyanır ya da orta alanı (zemini) beyaz bırakılarak yalnızca kenar bordürleri süslenir. Yaygın renk çeşitleri arasında soğanı, albuharı, istiotu, yelanı, siyah, beyaz ve yeşil tonları öne çıkar.
  • Desenleme Tekniği: Kelağayı yüzeyindeki motifler, uluslararası alanda sıcak balmumu batiği (hot wax batik) olarak bilinen, Azerbaycan'da ise basmanakış şeklinde adlandırılan özel bir blok baskı tekniğiyle tatbik edilir.
  • Sosyal Eşitleyici Niteliği: Kelağayının etno-kültürel açıdan en dikkat çekici özelliklerinden biri, toplumsal katmanlar arasındaki sınıfsal farkları görsel olarak ortadan kaldırmasıdır. Zengin ve yoksul kadınların kullandığı kelağayılar biçimsel ve niteliksel olarak birbirinden farksızdır.【5】

Üretim Süreci ve Teknik Özellikleri

Kelağayı imalatı, yüksek düzeyde uzmanlık, el emeği ve geleneksel bilgi birikimi gerektiren çok aşamalı bir zanaat sürecidir. İmalat süreci temel olarak dört ana safhada gerçekleştirilir:

Kelağayı Yapımında Kalıpla Desen Yapma (Video: Duygu Şahinler)

  • İpek Kumaşın Dokunması: Süreç, tarrah (terrakhi) adı verilen ustalar tarafından çözgü ipliklerinin hazırlanmasıyla başlar. Ardından tohudcu (tokhudju) adı verilen dokumacılar, geleneksel el tezgâhlarında saf ipek kumaşı düz dokuma (bezayağı/polotnyanoe perepletenie) tekniğiyle dokur.
  • Baskı Kalıplarının (Galıb) Yapımı: Baskıda kullanılan geleneksel kalıplar ahşap veya metalden imal edilir. Ahşap kalıplar çoğunlukla sert ceviz ve meşe ağaçlarından oyulurken, metal kalıplar daha keskin ve hat sanatı inceliğindeki detaylı motiflerin aktarılmasına imkân sağlar.
  • Kalıp Baskı (Basmanakış / Tavakeşlik): Galıbçı veya tavakeş adı verilen baskı ustaları, eritilmiş sıcak balmumu ve reçineden oluşan özel bir direnç maddesini hazırlar. Isıtılan bu karışıma batırılan kalıplar, ipek kumaşın yüzeyine hafifçe bastırılarak motifler kumaşa aktarılır.
  • Boyama Süreci (Boyagçılık): Baskı yapılan kumaşlar boya kazanlarına (küphane) daldırılır. Boyagçı (boyacı) süreci yöneten en kritik figürdür; tarihsel olarak küphaneler kutsal mekânlar kabul edilmiş, boyagçı ustalarına şifa ve manevi güç atfedilmiştir.
  • Tamamlayıcı Aşamalar ve Çok Renkli Baskı: Boyanan kumaş kurutulduktan sonra sıcak suda yıkanarak üzerindeki mum tabakası eritilir ve durulanır. Kumaş kurutulup katlanır ve formunu koruması için pres altına alınır. Yeddirəng (yedi renk) gibi çok renkli kelağayılarda mumlama, boyama ve durulama döngüsü her bir renk için yedi kez tekrarlanır.

Kelağayı'ya Renk Verme Aşaması (Video: Duygu Şahinler)

Kelağayı kumaşının dayanıklılığını ve kullanım ömrünü artırmak için dokuma yapısı büyük önem taşır. Mühendislik araştırmalarında kelağayı kumaşının, çözgü ve atkı ipliklerinin eşit düzeyde büküldüğü "5. yapı safhası" (5th phase of fabric structure) şartlarına uygun olarak üretildiği, bu sayede kumaş yüzeyindeki sürtünme basıncının azalarak yıpranma direncinin ve estetik kalitenin en üst seviyeye çıkarıldığı tespit edilmiştir.

Motifler ve Sembolik Anlamları

Kelağayı üzerindeki süsleme kompozisyonları, kolayca okunabilen kültürel kodlar ve sembolik anlamlar taşır. Araştırmalara göre kelağayı üzerindeki motiflerin uygulanması belirli bir kozmolojik sisteme dayanır.【6】


Kelağayının yapısı ve kenar bordürleri evrenin düzenini temsil eder; kenarlardaki bordürler (korpək / dık haşiye) dağları simgeler ve insanı koruyan bir kalkan işlevi görür. İç orta alan (zemin / honça) ise daha karmaşık, renkli ve gizemli olan öte dünyayı ve kozmik harmoniyi temsil eder.


Kelağayı bezemelerinde günümüze ulaşan 130’dan fazla geleneksel kalıp (galıb) çeşidi bulunmaktadır.【7】Bu kalıplar ve motifler çeşitli anlamlar barındırmaktadır:

  • Buta Motifleri: Kelağayı süslemesinin en karakteristik öğesidir. Hem bir alev dilimini hem de tavus kuşunun kıvrımlarını andıran buta; güneşi, yaşam enerjisini ve ebediyeti simgeler. Tarihî süreçte ustalar ürünlerini imzalamak adına sağ yumruklarını boyaya batırarak kumaşa iz bırakmış, bu yumruk izi zamanla geliştirilerek mühür niteliğindeki buta kalıplarına dönüşmüştür. Şah Buta, Bala Buta, Küsülü Buta, Hamilə Buta, Badam Buta ve Saya Buta gibi çok sayıda çeşidi mevcuttur.
  • Hayat Ağacı: Birlik, gelişim ve ölümsüzlük fikrini sembolize eden köklü bir motif olarak kompozisyonlarda yer alır.
  • İslimî: Birbirine dolanan stilize çiçek ve dal motiflerinden oluşan bu süsleme, ruhun sonsuzluğu temsil eder.
  • Bordür Motifleri: Kenar süslemelerinde Dik Haşiye, Nar Gülü, Çır Nar (Yaban Narı), Güneş, Aypara (Hilal), Xarı Bülbül ve Ceyran Göz Haşiye gibi koruyucu ve doğa betimlemeli kalıplar tercih edilir.
  • Bölgesel Desen Tipleri: Şirvan ve Basgal kelağayıları merkezcil dairevi (honçalı) kompozisyonlarıyla; Şeki ve Gence örnekleri Şah Buta ve kenar bordür ağırlıklı tasarımlarıyla; Ordubad kelağayıları ise pirgalıb (yoğun) veya seyraq (seyrek) iç alan dolgularıyla tanınır.

Sosyal ve Kültürel İşlevi

Kelağayı, Azerbaycan toplumunda yalnızca bir giyim kuşam unsuru değil; kadının iffetini, itibarını, ailevi bağlılığını ve toplumsal statüsünü temsil eden kutsal bir simgedir. Doğumdan ölüme kadar insan hayatının her aşamasına eşlik eden bu başörtüsü, toplumsal iletişimde sözsüz bir dil işlevi görür.

  • Düğün ve Nişan Törenleri: Kelağayı, yeni kurulan bir ailenin temeli kabul edilir. Elçilik töreninde nişan yüzüğü kırmızı bir kelağayıya sarılarak gelin evine sunulur. Gelin tarafının rızasını bildirmesi ve kızın evlilik teklifini kabul etmesi de damada kelağayı hediye etmesiyle simgelenir. Düğün töreninde damat evinden, geline sunulan zorunlu hediyeler arasında yer alan karmaşık bezenmiş kırmızı kelağayı, düğün esnasında davetliler tarafından damadın omuzlarına da örtülür. Ayrıca gelin arabasına kelağayı bağlanması da bir gelenektir.
  • Aile ile İlgili İnanışlar: Ailenin ilk çocuğu dünyaya geldiğinde bebek, düğünde kullanılan kelağayıya sarılır; genç anne ise vücut formunu koruması ve lohusalık döneminde iyileşmesi amacıyla 40 gün boyunca bu kelağayıyı beline bağlar. Kelağayının nesilden nesile aktarılması ve aile yadigarı olarak muhafaza edilmesi yaygın bir gelenektir.
  • Barış ve Çatışma Çözme Misyonu: Kadının toplumsal saygınlığının en somut göstergesi kelağayının barışçıl rolüdür. Geleneğe göre kavga eden veya kan davası güden erkeklerin arasına bir kadının kelağayısını atması, dökülecek kanı durdurur ve çatışmayı derhal sonlandırır.
  • Matem Törenleri ve İnanışlar: Matem törenlerinde ve vefat eden kişilerin cenaze merasimlerinde siyah renkli, sade kenarlı kelağayılar tercih edilir ve vefat eden kişinin üzerine örtülür. Ayrıca kelağayının nazardan, kötülüklerden ve hastalıklardan koruyucu mistik ile şifa verici güçlere sahip olduğuna inanılır.
  • Katlama Ritüelinin Felsefi Anlamı: Kelağayının katlanma biçimi dahi belirli felsefi kurallara tabidir. İlk üç katlama boylamasına yapılır ve ardından üç katlama daha eklenerek 18–20 cm'lik bir kare elde edilir. İlk üç kat insanoğlunun karşı karşıya olduğu ikilikleri (hayat-ölüm, iyi-kötü, hakikat-yalan); son üç kat ise insanın kendi iradesiyle yaptığı seçimleri (sevgi-nefret, güç-zayıflık, bilgelik-cehalet) sembolize eder.

Sanattaki Yansımaları

Azerbaycan edebiyatında kelağayı; kadın zarafetinin, saflığının, haysiyetinin ve estetiğinin bir simgesi olarak geniş bir yer tutmaktadır. Özellikle âşık edebiyatının önde gelen temsilcileri ile klasik şairler, eserlerinde kelağayının renklerini, ipek dokusunu, başa bağlanış biçimlerini ve kadının güzelliğine kattığı estetik değeri dizelerine taşımışlardır.


17. yüzyıl, kelağayı sanatının gelişimindeki altın çağ olarak anılırken bu parlak dönem edebiyata da doğrudan yansımıştır. Köklü halk destanlarından biri olan Aslı ile Kerem’de kelağayı şu dizelerle yer alır:

"Keleğayının ucu sarı,

Açılır könlüm gubarı,

Söyle görüm kimin yarı,

Yakan düymele, düymele!"【8】

17. yüzyıl âşık şiiri ustalarından Âşık Abbas Tufarkanlı ise sevdiğinin zarafetini ve giyim kuşamını kelağayı imgesiyle şöyle betimlemiştir:

"Başna örtübdür kelağayı gezer,

Eyri tel üstünden gızıl düymeler.

Beline yaraşıb zerbafdan kemer,

Çepkenli, çargatlı ağ beden gezer."【9】

Âşık edebiyatının bir diğer büyük temsilcisi Âşık Şemşir de kelağayıyı ve onun temsil ettiği iffet ile doğa güzelliğini şiirinde şu sözlerle ifade eder:

"Kelağayı altında olmayıb cuna,

Üzmeyib göllerde yaşılbaş sona,

Bak, neler yaranıb, Mile-Muğana,

Vagif ele görüb, men bele gördüm."【10】

Azerbaycan edebiyatının klasik şairlerinden Molla Panah Vagif, kelağayıya özel bir ilgi göstermiş, "Gülgün serendaz'ın taze gül gibi" ve "Hayıf ki yoktur" başlıklı koşmalarında kelağayıyı bir zarafet unsuru olarak işlemiştir. Vagif, bir koşmasında kelağayının takılış biçimini ve renk uyumunu şu dizelerle aktarır:

"Gah zaman başına tirmeşal bağlar,

Gah olur ki zülf gizleyib hal bağlar.

Kelağayı gabağına al bağlar,

Yaşılın altından, ağın üstünden."【11】

Çağdaş dönem Azerbaycan edebiyatında da kelağayı temasını doğrudan işleyen çeşitli türlerde eserler kaleme alınmıştır. Bunlar arasında Saraf Şiruyen'in "Kəlağayı" şiiri ve Şamo Narimanoğlu'nun "Kəlağayı" başlıklı hikayesi öne çıkan örneklerdendir.【12】


Görsel ve plastik sanatlarda da kelağayı kültürel kimliğin bir parçası olarak tabloları süslemiştir. Ünlü Azerbaycanlı ressam Maral Rahmanzade’nin 1963 tarihli "Azerbaycan Kadınları" ve "Kınalık'ta Düğün Töreni" isimli eserlerinde kelağayı, Azerbaycan kadınının gündelik ve törensel yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak tuvale aktarılmıştır.【13】


Edebî ve sanatsal değerinin yanı sıra kelağayı ustalarının sergilediği zanaat tarihsel belgelere de yansımıştır. 1902 yılında Tiflis'te düzenlenen "Birinci Kafkasya El Sanatları Çalışanları Kongresi" resmî belgelerinde, okuma yazması olmayan Azerbaycanlı kelağayı ustalarının teknik imkânsızlıklara ve ilkel tezgâhlara rağmen sergiledikleri ustalığın, Avrupalı meslektaşlarını geride bıraktığı ve ortaya koydukları ürünlerin sanatsal değeri ile insanları etkilediği belirtilmiştir.【14】

Çağdaş Giyim Tasarımındaki Yeri ve Günümüzde Korunması (UNESCO)

Kelağayı, günümüzde geleneksel bir giysi unsuru olmanın ötesine geçerek çağdaş moda tasarımında etnik stilin ilham kaynaklarından biri hâline gelmiştir. Modern tasarımcılar, kelağayının desen ve renk çeşitliliğini günümüz giysilerine entegre etmekte; şal, fular, bandana veya kıyafet aksesuarları biçiminde yeniden yorumlamaktadır.

Kelağayı Takan Bir Kadın (Pexels)


Kelağayı geleneklerinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla Azerbaycan’da çeşitli adımlar atılmıştır. 2003 yılında İsmailli bölgesinin Basgal kasabasında kurulan Kelağayı İpek Merkezi ve bünyesindeki Etkileşimli İpek Müzesi, ziyaretçilere hem kelağayının geçmişini tanıtmakta hem de üretim süreçlerini canlı olarak deneyimleme imkânı sunmaktadır. Ayrıca kelağayı örnekleri Bakü'deki Ulusal Tarih Müzesi ile Azerbaycan Devlet Sanat Müzesi'nin yanı sıra Moskova'daki Doğu Halkları Devlet Sanat Müzesi gibi uluslararası kurumlarda sergilenmektedir.


Kelağayı zanaatı ve sembolizminin uluslararası düzeyde belgelenmesi açısından en önemli gelişme 2014 yılında yaşanmıştır. 26 Kasım 2014 tarihinde toplanan UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Hükümetlerarası Komitesi, Azerbaycan kelağayı sanatını "Kelağayı Sembolizmi ve Geleneksel Sanatı" (Traditional art and symbolism of Kelaghayi, making and wearing women's silk headscarves) adıyla UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne dâhil etmiştir.【15】

Kaynakça

Xəlfəquliyev, Tahir. Pexels. Erişim tarihi 13 Ekim 2026. https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/tas-duvar-onunde-geleneksel-kiyafetli-kadin-36567484/

İsgəndərsoy, Hidayət. Pexels. Erişim tarihi 13 Ekim 2026. https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/kent-sehir-kadin-sokak-23092148/

Guliyeva Jamshidi, Minara. "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri ve Çağdaş Giyim Tasarımından Örnekler." Uluslararası Halkbilimi Araştırmaları Dergisi 5, sayı 2 (2022): 291-306. Erişim tarihi 13 Ekim 2026. https://www.academia.edu/120410471/Ethno_Cultural_Features_of_the_Kela%C4%9Fay%C4%B1_Headscarf_and_Examples_of_Contemporary_Clothing_Design

Ibrahimbeyova, Rana F. "Kelagayi as Cultural Heritage: Structural, Functional, and Aesthetic Dimensions of a Traditional Azerbaijani Headscarf." Science, Education and Innovations in the Context of Modern Problems 8, sayı 9 (2025): 194-200. Erişim tarihi 13 Ekim 2026. https://imcra-az.org/uploads/public_files/2025-07/8918.pdf

İsmayılov, Nadir, ve Vazufa Khudiyeva. "Azerbaijani Cultural Heritage Tradition - Kelaghayi (Documentary Flow and Source Studies)." Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi 12, sayı 3 (Haziran 2025): 706-717. Erişim tarihi 13 Ekim 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/5014790

Dipnotlar

  • [1]

    Minara Guliyeva Jamshidi, "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri ve Çağdaş Giyim Tasarımından Örnekler," Uluslararası Halkbilimi Araştırmaları Dergisi 5, s. 2 (2022): 292, Erişim Tarihi 13 Ekim 2026. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2608264

  • [2]

    Nadir İsmayılov ve Vazufa Khudiyeva, "Azerbaijani Cultural Heritage Tradition - Kelaghayi (Documentary Flow and Source Studies)," Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi 12, s. 3 (Haziran 2025): 711, Erişim Tarihi 13 Ekim 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/5014790 ; Guliyeva Jamshidi, "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri," 292-293.

  • [3]

    Rana F. Ibrahimbeyova, "Kelagayi as Cultural Heritage: Structural, Functional, and Aesthetic Dimensions of a Traditional Azerbaijani Headscarf," Science, Education and Innovations in the Context of Modern Problems 8, s. 9 (2025): 198. Erişim Tarihi 13 Ekim 2026. https://www.researchgate.net/publication/394730191_Kelagayi_as_Cultural_Heritage_Structural_Functional_and_Aesthetic_Dimensions_of_a_Traditional_Azerbaijani_Headscarf ; Jamshidi, "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri," 294, 296-297.

  • [4]

    İsmayılov ve Khudiyeva, "Azerbaijani Cultural Heritage Tradition," 711-712; Guliyeva Jamshidi, "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri," 292, 295.

  • [5]

    Ibrahimbeyova, "Kelagayi as Cultural Heritage," 197; Guliyeva Jamshidi, "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri," 299.

  • [6]

    İsmayılov ve Khudiyeva, "Azerbaijani Cultural Heritage Tradition," 710; Ibrahimbeyova, "Kelagayi as Cultural Heritage," 196.

  • [7]

    Ibrahimbeyova, "Kelagayi as Cultural Heritage," 196.

  • [8]

    Guliyeva Jamshidi, "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri," 294.

  • [9]

    Guliyeva Jamshidi, "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri," 294.

  • [10]

    Guliyeva Jamshidi, "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri," 294-295.

  • [11]

    Guliyeva Jamshidi, "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri," 295.

  • [12]

    İsmayılov ve Khudiyeva, "Azerbaijani Cultural Heritage Tradition," 712.

  • [13]

    Guliyeva Jamshidi, "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri," 295.

  • [14]

    İsmayılov ve Khudiyeva, "Azerbaijani Cultural Heritage Tradition," 712

  • [15]

    İsmayılov ve Khudiyeva, "Azerbaijani Cultural Heritage Tradition," 713; Ibrahimbeyova, "Kelagayi as Cultural Heritage," 197, 199; Guliyeva Jamshidi, "Kelağayı Başörtüsünün Etno-Kültürel Özellikleri," 292.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarDuygu Şahinler13 Ekim 2026 12:07

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Kelağayı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarihî ve Kültürel Geçmişi

  • Belirleyici Özellikleri, Biçimi ve Materyal Yapısı

  • Üretim Süreci ve Teknik Özellikleri

  • Motifler ve Sembolik Anlamları

  • Sosyal ve Kültürel İşlevi

  • Sanattaki Yansımaları

  • Çağdaş Giyim Tasarımındaki Yeri ve Günümüzde Korunması (UNESCO)