BlogGeçmiş
Blog
Avatar
YazarSENA KARAHAN4 Eylül 2026 08:35

Kendini Gerçekleştiren Kehanet

Felsefe+1 Daha
Alıntıla
kure star outline

Eğitim dünyasına, formasyon derslerine ya da kişisel gelişim süreçlerine yolu düşmüş herkesin mutlaka karşılaştığı bir kavram vardır: Kendini gerçekleştiren kehanet. İlk duyulduğunda belki mistik ya da soyut bir terim gibi gelebilir. Oysa anlamı çok nettir ve aslında biraz da kendi içimize saklanmıştır. Kendini gerçekleştiren kehanet; insanın kendi içinde sessizce büyüttüğü "acaba"ların, kaygıların ve zihinsel kuruntuların adım adım yaşamına dahil olmasıdır.


Bizler zihnimizde bir düşünceyi defalarca döndürdüğümüzde, onu sadece soyut bir fikir olarak bırakmayız. Zihinde yer edinen her düşünce, önce dil vasıtasıyla söyleme dökülür; söylemlerimiz ise zamanla eylemlerimize ve kaderimize yön vermeye başlar. Ağzımızdan çıkan her söz, zihnimize ve bedenimize yazılan bir talimattır aslında.


Nitekim klasik düşüncede ve İmam Gazali’nin kadim eseri Dil Belası’nda da vurgulandığı üzere; dil, sadece dış dünyayla iletişim kurduğumuz bir araç değildir. O, insanın kendi ruh hâline ve geleceğine yön veren ana dümendir. Ağzımızdan çıkan ya da zihnimizde sürekli yinelediğimiz kelimeler, farkında olmadan kendi "belamızı" da kendi "şifamızı" da hazırlamamıza neden olur.


Bir süre sonra fark etmeden zihnimizi de bedenimizi de o düşüncenin hâkimiyetine teslim ederiz. "Başaramayacağım" kaygısını dille besledikçe hareketlerimizi kısıtlar, "Bunu zaten yapamam" dedikçe potansiyelimizi engelleriz. Yani kelimelerimiz, hayatımızın seyrini çizen sessiz mimarlara dönüşür.


Peki, bu olumsuz döngüyü kırmak ya da kendi lehine çevirmek mümkün mü?

Cevap evet, ancak bunu yapmak için öncelikle kendimizi acımasızca yargılamaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Zihnimize üşüşen olumsuz düşünceler veya ağzımızdan kaçan kaygılı sözler yüzünden kendimizi suçlamak yerine, daha sakin ve kabullenici bir noktadan yaklaşmalıyız. Tam da bu aşamada devreye öz şefkat giriyor.


Söylemlerimizin üzerimizdeki büyük tesirini fark edip hareketlerimizi buna göre düzenlerken, kendimize dışarıdan acımasız bir yargıç gibi değil, anlayışlı bir dost gibi bakabilmeliyiz. Düşüncelerimizin gücünü kabullenip iç diyaloğumuzu şefkatle yeniden inşa etmek elimizde. Günün sonunda zihnimize ve dilimize hangi tohumu ekersek, hayatımızda da onu biçeceğiz.


Dilimizden dökülen her cümlenin, yarın yaşayacağımız gerçekliğin bir parçası olduğunu unutmamak ve kendimize şefkatle yaklaşmak dileğiyle...

Kaynakça

Gazzâlî, İmam. Dil Belası: Kitâbü Âfâti’l-Lisân. Çeviren Mehdi Cengiz. İstanbul: Ketebe Yayınları, 2021.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme