
Kenevir (Cannabis sativa L.), Cannabaceae familyasına ait, tek yıllık, otsu bir bitkidir. İnsanlık tarihinin en eski kültür bitkilerinden biri olarak kabul edilen kenevir, lif, tohum ve çeşitli kimyasal bileşenleri nedeniyle tarım, endüstri ve sağlık gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Genetik çeşitliliği, morfolojik özellikleri ve kimyasal bileşenleri nedeniyle farklı disiplinlerde araştırma konusu olmuştur. Kenevir, hem endüstriyel (lif ve tohum üretimi) hem de farmasötik (fitokanabinoid üretimi) amaçlarla yetiştirilmektedir.
Kenevir, genellikle 1 ila 5 metre arasında boylanabilen, dik gövdeli ve palmat yapraklı bir bitkidir. Dişi ve erkek çiçekler ayrı bireylerde bulunur (dioik), ancak bazı monoik varyeteleri de mevcuttur. Çiçeklenme, fotoperiyoda duyarlıdır ve genellikle gün uzunluğunun azalmasıyla tetiklenir. Tohumlar, yağ açısından zengindir ve protein, lif ve esansiyel yağ asitleri içerir.
Taksonomik olarak, Cannabis cinsinin sınıflandırılması uzun süredir tartışmalıdır. Bazı araştırmacılar, Cannabis sativa, Cannabis indica ve Cannabis ruderalis olmak üzere üç ayrı tür olduğunu öne sürerken, diğerleri bu varyasyonların tek bir türün alt türleri veya varyeteleri olduğunu savunmaktadır. Genetik analizler, bu varyasyonların çoğunun insan müdahalesiyle oluştuğunu ve doğal popülasyonlarda genetik farklılıkların sınırlı olduğunu göstermektedir.
Fitokanabinoidler arasında en bilineni tetrahidrokannabinol (THC) ve kannabidiol (CBD) bulunur. THC, psikoaktif etkileriyle bilinirken, CBD'nin terapötik potansiyeli üzerine birçok araştırma yapılmaktadır. Kenevir ayrıca terpenler, flavonoidler ve diğer fenolik bileşikler gibi çeşitli sekonder metabolitler içerir.
Kenevirin kullanımı, Neolitik Çağ'a kadar uzanır. Çin'de yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 10.000 yıl öncesine tarihlenen kenevir liflerinden yapılmış kumaş ve ip parçaları bulunmuştur. Antik Çin'de kenevir, kağıt üretiminde de kullanılmıştır. Hindistan'da ise kenevir, geleneksel tıp sistemi Ayurveda'da çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmıştır.
Orta Doğu ve Avrupa'da kenevir, özellikle Orta Çağ'da yaygın olarak yetiştirilmiştir. Lifleri, halat, yelken bezi ve giysi üretiminde kullanılmıştır. Amerika kıtasına ise 16. yüzyılda Avrupalı kaşifler tarafından getirilmiştir ve burada da benzer endüstriyel amaçlarla yetiştirilmiştir.
20. yüzyılın ortalarında, kenevirin psikoaktif bileşenleri nedeniyle birçok ülkede yasaklanması, bu bitkinin tarımını ve araştırmalarını olumsuz etkilemiştir. Ancak son yıllarda, kenevirin endüstriyel ve tıbbi potansiyelinin yeniden keşfedilmesiyle birlikte, birçok ülkede yasal düzenlemeler yapılmış ve kenevir üretimi teşvik edilmiştir.
Endüstriyel kenevir, düşük THC içeriğine sahip çeşitlerden elde edilir ve lif, tohum ve yağ üretimi için yetiştirilir. Kenevir lifleri, tekstil, inşaat, otomotiv ve kağıt endüstrilerinde kullanılmaktadır. Kenevir tohumları, yüksek protein ve esansiyel yağ asidi içeriği nedeniyle gıda ve hayvan yemi olarak değerlidir. Kenevir yağı ise kozmetik ve biyoyakıt üretiminde kullanılmaktadır.
Kenevirin tarımsal avantajları arasında hızlı büyüme süresi, düşük pestisit ihtiyacı ve toprak iyileştirme kapasitesi bulunmaktadır. Ayrıca, kenevirin karbon emilimi yüksek olup, sürdürülebilir tarım uygulamaları için uygun bir bitkidir. Kenevirin biyokütle üretimi, enerji üretimi ve biyoplastik gibi alanlarda da değerlendirilmektedir.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Kenevir" maddesi için tartışma başlatın
Botanik Özellikleri ve Taksonomisi
Tarihsel Kullanımı ve Kültürel Önemi
Endüstriyel ve Tarımsal Uygulamaları
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.