Alevli yanması sona ermiş ancak akkor halinde ısı ve ışık saçmaya devam eden kömür veya odun parçası; köz."Mangalın başındaki usta, etleri pişirmek için ateşin tamamen kora dönüşmesini bekledi."
İsim
2.
İnsanın içinde hissettiği derin ve yakıcı üzüntü, ıstırap veya büyük sıkıntı."Evlat hasreti, yıllardır yüreğinde bir kor gibi hiç sönmeden yanıyordu."
İsim
3.
Rengi parlak kırmızı olan, ateş gibi yakıcı bir görünüm sunan."Güneş batarken ufukta beliren kor bulutlar, gökyüzünü adeta bir tabloya çevirmişti."
Sıfat
İşaret Dili
K
o
r
Köken
Türkçe kökenli olan kor kelimesi, Orta Türkçede de “köz, cemre” gibi anlamlara gelen kor (قور) sözcüğünden günümüze ulaşmıştır.
Kullanım Alanları
Ateş ve Köz Anlamı: Yemek pişirme (mangal), ısınma (soba) veya demircilik gibi ateşe dayalı işlerde, yanmanın en verimli ve ısı yoğunluğu en yüksek olduğu aşamayı tanımlamak için kullanılır.
Mecazi Kullanım: Edebiyatta ve gündelik dilde, bir kişinin içinde taşıdığı ancak dışa vurmadığı büyük acıları, özlemleri veya pişmanlıkları betimlemek amacıyla güçlü bir metafor olarak yer bulur.
Renk Tanımlaması: Canlı ve parlak kırmızılığı ifade etmek için kullanılır. Özellikle dudak, yanak gibi insani özelliklerin veya gün batımı, çiçek gibi doğa unsurlarının rengini betimlemede kullanılır.