Küfeki taşı, kireçtaşı grubunda yer alan, fosilli ve gözenekli yapıya sahip doğal bir yapı taşıdır. Literatürde lümaşelli kalker, maktralı kalker ve Bakırköy taşı adlarıyla da anılmaktadır. Denizel ortamda biriken ve yoğun olarak istiridye ile diğer deniz kabuklarını içeren bu taş türü, yüksek karbonat içeriğine sahiptir. Küfeki taşı, ocaktan çıkarıldığı ilk aşamada yumuşak ve kolay işlenebilir bir özellik göstermekte, atmosferle temas ettikçe bünyesinde gerçekleşen kimyasal ve fiziksel süreçler sonucunda sertleşerek dayanım kazanmaktadır. Bu özelliği sayesinde yaklaşık 2.000-2.500 yıl boyunca dayanıklılığını koruyabilen yapı taşlarından biri olarak değerlendirilmektedir.
Küfeki taşı, üst miyosen yaşlı denizel tortulların taşlaşmasıyla oluşmuş fosilli bir kireçtaşıdır. İstanbul’un Trakya yakasında Davutpaşa ile Küçükçekmece arasında yer alan Bakırköy formasyonuna ait birimlerde yaygın olarak bulunmaktadır. Taşın bünyesinde bol miktarda kavkı fosili bulunmakta olup poroz, kalsit özellikli bir dokuya sahiptir. Açık bej ve beyaz tonlarında, ince taneli ve kompakt bir kayaç yapısı göstermektedir.
Küfeki taşının temel kimyasal bileşeni kalsiyum karbonattır (CaCO₃). Kimyasal bileşimindeki karbonat oranının yüksek olması nedeniyle asitlerle temas ettiğinde hızlı bir köpürme reaksiyonu göstermektedir. Gözenekli yapısı sayesinde ocaktan çıkarıldığında her türlü işleme uygun bir özellik sergilemektedir. Atmosferdeki karbondioksit ile temas etmesi sonucunda ikincil hidratasyon süreçleri gelişmekte, bu durum taşın zamanla sertleşmesine ve dayanımının artmasına neden olmaktadır.
Küfeki taşının en ayırt edici özelliklerinden biri, günlenme olarak tanımlanan zamanla sertleşme davranışıdır. Yapılan deneysel çalışmalar, taşın günlenme öncesinde yüksek su emme oranlarına ve düşük mekanik dayanım değerlerine sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Günlenme öncesi küfeki taşının kaynar suda su emme oranının %10,06, ağırlıkça su emme değerinin ise %15,33 olduğu tespit edilmiştir. Bu değerler, taşın günlenme öncesi aşamada doğal yapı taşı olarak kullanımının uygun olmadığını göstermektedir.【1】
Zaman etkisiyle taşın porozitesi azalmakta, su ve gaz geçirgenliği düşmekte, buna bağlı olarak çekme, basınç ve kesme mukavemetlerinde artış gözlemlenmektedir. Günlenme süreci tamamlandığında küfeki taşı, dış etkilere karşı daha dirençli bir yapı kazanmakta ve uzun süreli dayanım göstermektedir.
Atmosferik koşullar altında küfeki taşının fizikomekanik davranışı üzerine yapılan uzun süreli gözlemler, su drenajı ve nem etkilerinin taşın özellikleri üzerinde belirleyici olduğunu ortaya koymuştur. Üç yıllık bir gözlem süreci sonunda, su tahliyesine izin verilen ortamlarda bekletilen örneklerde ağırlıkça su emme ve gözeneklilik değerlerinde artış, sonik hız ve tek eksenli basınç dayanımı değerlerinde ise azalma tespit edilmiştir. Bu bulgular, küfeki taşının kullanım yerinin ve çevresel koşulların, performansı üzerinde etkili olduğunu göstermektedir.【2】
Küfeki taşı, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemleri boyunca Marmara ve Trakya bölgesinde yaygın olarak kullanılmıştır. İstanbul ve Trakya’daki surlar, su kemerleri, camiler, kervansaraylar, hamamlar, medreseler ve saray yapılarında temel yapı taşı olarak tercih edilmiştir. Özellikle Osmanlı döneminde, Mimar Sinan’ın Trakya ve İstanbul’daki eserlerinde küfeki taşının yoğun biçimde kullanıldığı bilinmektedir. Selimiye Camii başta olmak üzere birçok anıtsal yapıda taşın işlenebilirliği ve dayanıklılığı mimari açıdan önemli bir avantaj sağlamıştır.
Küfeki taşı, İstanbul’un Trakya yakasında Bakırköy, Zeytinburnu, Sefaköy, Yeşilköy, Şirinevler, Merter, Haznedar Çiftliği ve Küçükçekmece çevresinde yer alan ocaklardan çıkarılmıştır. Ayrıca Edirne’nin Süloğlu ilçesi ile Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesindeki taş ocakları, tarihsel süreçte ve günümüzde önemli üretim alanları arasında yer almaktadır. Bu ocaklar genellikle yataya yakın tabakalar hâlinde ve vadi yamaçlarında mostra veren konumlarda işletilmiştir.
Günümüzde küfeki taşı, özellikle tarihî yapıların restorasyon çalışmalarında özgün malzemeye uygunluk açısından tercih edilmektedir. Restorasyon etiği kapsamında, yapının orijinal malzemesiyle benzer fiziksel ve mekanik özellikler taşıyan taşların kullanılması önem taşımaktadır. Bu nedenle Süloğlu ve Pınarhisar ocaklarından çıkarılan küfeki taşlarının fiziko-mekanik özellikleri deneysel çalışmalarla belirlenmiş ve karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler, taş seçimi aşamasında bilimsel ölçütlerin kullanılmasının restorasyon uygulamalarına önemli katkı sağladığını ortaya koymaktadır.
[1]
Mustafa Kumral vd., "Çatalca (İstanbul) Civarındaki Tarihi Küfeki Taşının Oluşumunda Fiziksel ve Kimyasal Özelliklerin Etkileri," Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi 8 (1), (2019): 278-287, Son Erişim: 5 Ocak 2026, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/632855
[2]
Adil Binal, “Küfeki (İstanbul) Taşının Atmosferik Etkiler Altında Arazi Performansı ve Fizikomekanik Özellikleri,” Bildiri, 70. Türkiye Jeoloji Kurultayı, 10-14 Nisan 2017, Ankara, Son Erişim: 5 Ocak 2026, https://www.jmo.org.tr/resimler/ekler/28ceff0e6ff24da_ek.pdf?utm
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Küfeki Taşı" maddesi için tartışma başlatın
Oluşumu ve Jeolojik Özellikleri
Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri
Günlenme ve Dayanım Davranışı
Atmosferik Etkiler Altında Performansı
Tarihsel ve Mimari Kullanımı
Çıkarıldığı Yerler
Restorasyon ve Güncel Kullanımı
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.