



Bestekâr ve hânende Hacı Ârif Bey tarafından terkip edilmiş olan bu makamı kullanılış yönüyle şed ve birleşik olarak ikiye ayırıp ele almak gerekir. Makam, dört şekilde kullanılmıştır.



4. Şekil. Kürdili-hicazkâr makamının bu biçimi yukarıda incelenmiş bulunan 1, 2 ve 3. şekillerin karışık olarak kullanılmasıyla oluşmuştur. Yani inici kürdî, hicazkâr ve arazbar dizilerinin tiz ve orta bölgelerine rasttaki inici kürdî dizisinin eklenmesi ve hepsinin karışık bir şekilde kullanılmasıyla meydana gelir. Bu biçimde güçlüdeki yarım karar öncelik alan biçimin çeşnisiyle yapılacaktır. Asma kararlar ise her üç şeklin asma kararlarının bir karışımı durumundadır ve herhangi bir kalış esnasında hangi çeşit kullanılmışsa onun çeşnisiyle yapılır. Kürdili-hicazkâr makamıyla ilgili bütün bu tarif ve açıklamalar, bu makamın 1. şekil dışında daima çok dizili bir şekilde birleşik olarak kullanıldığını göstermektedir. Ayrıca bütün şekillerdeki ortak bir özellik, makamın ikinci bölümünü teşkil eden rasttaki inici kürdî dizisinin hiç değişmemesi ve tam kararın bu diziyle yapılmasıdır.
Her dört şekli inici olan kürdili-hicazkâr makamının yedeni yine dört şekilde de acem-aşiran perdesidir ve karara yakın bu perdeye bûselik çeşnisiyle düşülüp bir asma karar yapılması şart olmasa da âdettir. Kürdili-hicazkâr makamının donanımına si, mi ve la için küçük mücennep bemolü yazılır, kullanılan biçim ve çeşniler için gerekli değişiklikler eser içerisinde gösterilir.
Hangi şekil olursa olsun kürdili-hicazkâr makamının seyrine tiz durak gerdâniye perdesi civarından başlanır. Kullanılan şekle göre tiz taraftaki çeşnilerde karışık olarak gezinildikten sonra gerdâniye perdesinde kullanılan şeklin çeşnisiyle yarım karar yapılır. Daha sonra tiz ve orta bölge çeşnilerinde karışık gezinilip asma karar gösterilerek ortak seslerden istifade ile rasttaki kürdî dizisine geçilir. Bu dizide de karışık dolaşıldıktan sonra rast perdesinde kürdî çeşnisiyle tam karar yapılır.
1. şekil için Münir Nurettin Selçuk’un, “Bu yıl da böyle geçti şirin sözlü sevgili” ve Muzaffer İlkar’ın, “Gel sen bize akşam yine mehtâb görünsün” mısralarıyla başlayan semâi usulünde; Alâeddin Yavaşça’nın düyek usulünde, “Geçmesin günümüz sevgilim yasla” mısraıyla başlayan şarkıları; 2. şekil (hicazkârlı) için Hacı Ârif Bey’in curcuna usulünde, “Düşer mi şânına ey şeh-i hûban” ve aksak usulünde, “Kanlar döküyor derdin ile dîde-i giryan” mısralarıyla başlayan şarkıları ile Hristaki Efendi’nin aksak usulünde, “Gidelim Göksu’ya bir âlem-i âb eyleyelim” mısraıyla başlayan şarkısı verilebilir. 3. şekil (arazbarlı) için de yine Hacı Ârif Bey’in curcuna usulünde, “Sende aceb uşşâka eziyyet mi çoğaldı” ve semâi usulünde, “Bâis figān u nâleme aşk ibtilâsıdır” mısralarıyla başlayan şarkılarıyla Rahmi Bey’in ağır aksak usulünde, “Söyle ey mutrıb-ı nâzende edâ” mısraıyla başlayan şarkısı; 4. şekil için Hacı Kirâmî Efendi’nin devr-i kebîr usulünde, “Sanmayın mâziyi der-hâtır ederken ağlarım” mısraıyla başlayan bestesi; Gavsi Baykara’nın curcuna usulünde, “Gönül âteşlere yandı” ve Suphi Ziya Özbekkan’ın aynı usulde, “Bir gamlı hazânın seherinde / Isrâra ne hâcet yine bülbül” mısralarıyla başlayan şarkıları bu makamın en güzel örneklerindendir.
Hüseyin Sadeddin Arel, Türk Mûsıkîsi Nazariyatı Dersleri (haz. Onur Akdoğu), Ankara 1991, s. 332, 338.
Suphi Ezgi, Nazarî-Amelî Türk Musikisi, İstanbul 1933, I, 262-263; IV, 264-266.
Özkan, TMNU, s. 220-232.




Henüz Tartışma Girilmemiştir
"KÜRDİLİ-HİCAZKÂR" maddesi için tartışma başlatın