Cehennemde yanmanın bile yasak olduğu ateşler vardır,
-ki sahip olma vahşetinin bedeli, belki böyle ödenir-
Her gerçeğin üzerinde hayır adında bir ziynet,
Yalanınsa karga leşi gibi bir tadı, şerden esen bir rüzgarı vardır.
Her hüzünbaz adamın ladin sazında,
muhakkak tellere oturmuş bir kadın vardır.
Ruha naklolan her tazeliğin zamanla ayaklar altına alınan bir yanı,
Her katledilişin dilden uzak, özüne has bir aksanı vardır.
Kimsesizliğin nakış gibi işlenmiş ince bir sabrı,
ve her türkünün, her menzilin, her kıyamın,
her ölümün bir sonu vardır.
Son kez tadılan sütün,
Sonu bilinen sevgilerin...
Sonu vardır gökyüzündeki kızıl çizgilerin:
Bir tek, bilinmezin özgürlüğü vardır.
Büyük bir kara delikteyse elin,
İçinde ne olduğunu bilmediğin;
Senin henüz çıkmayacağın o yolun
bir dikeni, bir cezbi, bir de sırrı vardır.
-Ateşe yaklaşma!-
Her bir elin izi ayrıdır ve armağandır, biliyorsun;
çünkü her bir parmağında,
kuş kafesini kıracak bir kudret vardır.
-Kafese yaklaş.-
Ormanda nizamı sağlayan, aslansa eğer;
Geyiğin de cennette
elbet bir yeri vardır.