MECDÜDDİN İSHAK
(مجد الدين إسحاق)
fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMEHMET ALİ HACIGÖKMEN20 Kasım 2024 08:10
Fütüvvet teşkilâtının Anadolu’da yayılmasında önemli rolü olan sûfî.

MECDÜDDİN İSHAK

Approved Article Icon

Sadreddin Konevî’nin babası olan Mecdüddin İshak Endülüs’ten Malatya’ya göç etmiş bir ailenin çocuğudur. İbnü’l-Arabî ondan “Çocukluk arkadaşım” diye bahsettiğine göre Endülüs’te doğmuş olmalıdır. Anadolu Selçuklu Hükümdarı II. Kılıcarslan’ın Malatya’yı almasından (574/1178) sonra onun hizmetine girdiği, sultanın küçük oğlu Gıyâseddin Keyhusrev’i (I.) Borgulu’ya (Uluborlu) melik tayin ettiği sırada Mecdüddin İshak’ı da oğlunun eğitimiyle görevlendirdiği bilinmektedir. Mecdüddin İshak, I. Keyhusrev’in melikliği (1185-1192) ve ilk saltanatı (1192-1196) döneminde onun maiyetinde bulundu. I. Keyhusrev kardeşi Rükneddin Süleyman Şah tarafından Konya’da muhasara altına alınınca Mecdüddin de onunla birlikte Anadolu’yu terketmek zorunda kaldı. I. Keyhusrev, Konya’dan ayrılıp Halep, Diyarbekir, Harput üzerinden Trabzon’a, oradan da deniz yoluyla İstanbul’a, Mecdüddin İshak ise Dımaşk’a gitti. İstanbul’da sürgün hayatı yaşayan I. Keyhusrev, Süleyman Şah’ın ölümünden sonra uç Türkmenler’inin yardımıyla Konya’yı ele geçirip ikinci defa tahta oturduğunda (601/1205) hocası Mecdüddin İshak’a Farsça manzum bir mektup yazarak onu Konya’ya davet etti. Mektubunda Mecdüddin’e, “Başında çamur da olsa onu burada yıka” diyordu (İbn Bîbî, I, 112). I. Gıyâseddin Keyhusrev, Malatya’yı büyük oğlu İzzeddin Keykâvus’un (I.) idaresine verdi. Mecdüddin İshak’ı da eğitim ve öğretimiyle meşgul olmak üzere onunla birlikte gönderdi. 601 (1205) yılında hacca giden Mecdüddin İshak orada buluştuğu dostları Evhadüddîn-i Kirmânî, Ahî Evran, Muhyiddin İbnü’l-Arabî, İbnü’l-Mufaddal ve İbnü’d-Dübeysî gibi birçok ilim ve fikir adamını Anadolu’ya davet etti. Bunların bir kısmı Anadolu’ya gelince Malatya’da ikamet etti, bu sayede Malatya büyük bir ilim merkezi haline geldi.


Mecdüddin İshak, Sultan I. Gıyâseddin Keyhusrev’in devleti yeniden yapılandırmasında, fütüvvet teşkilâtının Anadolu’da yaygınlaşması ve ahî teşkilâtının kuruluşunda önemli rol oynadı. I. Keyhusrev 607’de (1211) Alaşehir’de şehid edilince oğullarından Malatya Meliki İzzeddin Keykâvus’un tahta geçmesinde Vezir Muhammed el-Gāzî el-Malatî ile Mecdüddin İshak’ın önemli katkısı oldu. I. Keykâvus döneminde (1211-1220) sultanın katında büyük bir itibara sahip bulunuyordu. Tokat Meliki Alâeddin Keykubad saltanat davasıyla kardeşi I. İzzeddin Keykâvus’a karşı ayaklandığında galip gelen İzzeddin, Keykubad’ı öldürmek istedi, ancak Mecdüddin İshak bunu engelledi ve Alâeddin Keykubad, Malatya yakınlarındaki Minşâr Kalesi’nde hapsedildi. Mecdüddin İshak bu dönemde de Anadolu Selçuklu Devleti’nin kültür politikasını yönlendiren en etkili kişi oldu. Onun bu dönemdeki önemli hizmetlerinden biri de fütüvvet teşkilâtının Anadolu’ya giriş sürecinde etkin rol üstlenmesidir. I. İzzeddin Keykâvus tahta çıktığını bildirmek, İslâm dünyasıyla irtibatını ve fütüvvet teşkilâtına girişini sağlamak için Mecdüddin’i Bağdat’a elçi olarak gönderdi. Mecdüddin İshak, Bağdat’ta yaptığı görüşmelerle Anadolu Selçuklu Devleti ile Abbâsî halifeliği arasında siyasî-kültürel anlaşmaların gerçekleştirilmesinde aktif rol oynadı. Bu sırada fütüvvet teşkilâtının “şeyhü’ş-şüyûh”u kabul edilen Ebû Hafs Şehâbeddin es-Sühreverdî ile de görüştü. Halife Nâsır-Lidînillâh, Sultan I. İzzeddin Keykâvus’un fütüvvet teşkilâtına kabulünü bildiren bir fütüvvetnâme ile teşkilâtın sembolü olan fütüvvet şalvarını sultana ulaştırmak üzere Mecdüddin İshak’a teslim etti, ayrıca sultan için saltanat menşurunu çeşitli hediyelerle birlikte kendisine verip onu Anadolu’ya uğurladı (a.g.e., I, 176-177).


I. İzzeddin Keykâvus sefere çıktığında Mecdüddin İshak’ı yanında götürür ve sözlerine itibar ederdi. Onun Sultan I. Keykubad döneminde biraz geri planda kaldığı söylenirse de bu doğru değildir. Halife Nâsır-Lidînillâh, Şehâbeddin es-Sühreverdî’yi Sultan I. Keykubad’a fütüvvet libasını kuşatmak için Anadolu’ya gönderdiğinde bu işi dostu Mecdüddin İshak ile birlikte yapmayı düşünmüştü. Sühreverdî bu sırada Malatya’da bulunan Mecdüddin İshak’ı da yanına almak istedi, ancak Mecdüddin hastalığı yüzünden gelemeyince Sultan Keykubad’a fütüvvet libasını Konya’da bizzat kendisi giydirdi. Mecdüddin İshak muhtemelen bu olaydan kısa bir süre sonra vefat etti (618/1221). Onun 1215-1220 yılları arasında öldüğü de ileri sürülür. İbn Bîbî, Anadolu’da çok saygın bir konuma sahip olan Mecdüddin İshak’ı, “dinin büyüğü, İslâm’ın yıldızı, müslümanların iftihar kaynağı, doğruluk örneği, âlimlerin şeyhi” diye niteler (a.g.e., I, 178).


Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin yakın dostlarından olan Mecdüddin İshak ölümünden bir süre önce oğlu Sadreddin Konevî’yi kendisine emanet etmiştir. İbnü’l-Arabî bir mektubunda, “Ey İshak! Kardeşinden sağlam bir nasihat dinle, sultanlara yakınlık sana gurur vermesin” demiştir (Muḥâḍaratü’l-ebrâr, vr. 145a-b). İbnü’l-Arabî, Mecdüddin İshak ölünce onun dul kalan eşiyle (Sadreddin Konevî’nin annesi) evlenmiştir (Lâmiî, s. 632). Mecdüddin, elçi olarak Bağdat’a gidiş gelişleri sırasında devrin ünlü bilginlerinden İbnü’l-Esîr kardeşler (Mecdüddin İbnü’l-Esîr, İzzeddin İbnü’l-Esîr, Ziyâeddin İbnü’l-Esîr) ve İbnü’l-Cevzî ile tanışmış, onların bazı eserlerini Malatya’ya getirmiştir. Bu eserlerden birçoğu bugün Konya Yûsuf Ağa Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.

Kaynakça

Aksarâyî, Müsâmeretü’l-ahbâr (trc. Mürsel Öztürk), Ankara 2000, s. 265-270.

Ebü’l-Ferec, Târih, II, 424, 463.

Ekrem Demirli, “Sadreddin Konevî”, DİA, XXXV, 420-421.

Fr. Taeschner, “İslâm Ortaçağında Futuvva (Fütüvvet Teşkilâtı)” (trc. Fikret Işıltan), İFM, XV/1-4 (1953-54), s. 13-14, 18, 25.

Haşim Şahin, Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Döneminde Dini Zümreler: 1299-1402 (doktora tezi, 2007), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 47-49.

Lâmiî, Nefehât Tercümesi, s. 632.

Mahmut Erol Kılıç, “İbnu’l-Arabî’nin I. İzzeddîn Keykâvus’a Yazdığı Mektubun Işığında Dönemin Dînî ve Siyâsî Tarihine Bakış”, I. Uluslar Arası Selçuklu Kültür ve Medeniyeti Kongresi, Bildiriler (haz. Osman Eravşar), Konya 2001, II, 17-18.

Mehmet Ali Hacıgökmen, “Türkiye Selçukluları Şehzade ve Sultanlar Muallimi Mecdüddin İshak”, TTK Belleten, LXXVI/276 (2012), s. 421-432.

Mikâil Bayram, Ahi Evren ve Ahi Teşkilâtı’nın Kuruluşu, Konya 1997, s. 24-25, 27, 28-29.

Muhyiddin İbnü’l-Arabî, Muḥâḍaratü’l-ebrâr, Konya Yûsuf Ağa Ktp., nr. 546, vr. 145a-b.

Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, İstanbul 1999, s. 237, 238, 276, 288, 293, 298, 330.

Salim Koca, Sultan I. İzzeddin Keykâvus (1211-1220), Ankara 1997, s. 19, 20, 22, 23, 64, 65, 97, 98.

Selim Kaya, I. Gıyâseddin Keyhüsrev ve II. Süleymanşah Dönemi ve Selçuklu Tarihi (1192-1211), Ankara 2006, s. 137.

Tuncer Baykara, I. Gıyaseddin Keyhusrev (1164-1211): Gazi-Şehit, Ankara 1997, s. 23, 47.

Târîh-i Âl-i Selçuk der Anatoli: Anadolu Selçukluları Devleti Tarihi (nşr. ve trc. Feridun Nafiz Uzluk), Ankara 1952, s. 25.

a.mlf. – Sara Nur Yıldız, “In the Proximity of Sultans: Majd al-Din Ishāq, Ibn ‘Arabī and the Seljuk Court”, The Seljuks of Anatolia, Court and Society in the Medieval Middle East (ed. A. C. S. Peacock – Sara Nur Yıldız), London-New York 2013, s. 173-206.

a.mlf., Türkiye Selçukluları Üzerine Araştırmalar, Konya 2003, s. 8, 32-49, 190-199.

a.mlf., Şeyh Evhadü’d-din Hâmid el-Kirmânî ve Menâkıb-Nâmesi, Konya 2005, s. 14, 167 (67. hikâye).

a.mlf., “İbnü’l-Arabî, Muhyiddin”, DİA, XX, 493, 512, 513.

a.mlf., “Şeyh Mecdüddin İshak’ın Selçuklu İdaresiyle İlişkileri”, I. Uluslararası Sadreddin Konevî Sempozyumu Bildirileri (20-21 Mayıs 2008), Konya 2010, s. 203-211.

İbn Bîbî, el-Evâmirü’l-Alâiyye: Selçukname (trc. Mürsel Öztürk), Ankara 1996, I, 45, 56-76, 111-113, 127, 135, 140, 175, 176-178, 249-253.

İbn Kesîr, Büyük İslâm Tarihi (trc. Mehmet Keskin), İstanbul 1995, XIII, 273.

İbn Vâsıl, Müferricü’l-kürûb, III, 218; IV, 166.

İbnü’l-Adîm, Zübdetü’l-ḥaleb, III, 159.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"MECDÜDDİN İSHAK" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor