Mesudiye Zırhlısı

Tarih

+2 Daha

Alıntıla
kure star outline

Türü

Zırhlı Fırkateyn

İnşa Yeri

Thames Iron Works, Blackwall, Londra

İnşaya Başlangıç

30 Temmuz 1872

Hizmete giriş

Kasım 1875

Boy / En / Su Çekimi

102,4 m / 17,9 m / 7,9 m

Deplasman

8.938 ton (İnşa Dönemi); 9.190 ton (1904 Sonrası)

Azami Sürat

13,7 knot (ilk hali); 17 knot (1904 sonrası)

Silahları

2 × 24 cm ana top

12 × 15 cm top

14 × 7,5 cm top

10 × 5,7 cm top

2 × 4,7 cm top

Son Komutan

Binbaşı Fazıl Bey

Batışı

13 Aralık 1914, Kepez-Sarısığlar, Çanakkale Boğazı

Batıran Unsur

HMS B-11 Denizaltısı

Mesudiye Zırhlısı, Sultan Abdülaziz döneminde Osmanlı donanmasının zırhlı savaş gemisi ihtiyacını karşılamak amacıyla İngiltere’de inşa edilen ve yaklaşık kırk yıl boyunca farklı görevlerde kullanılan fırkateyn sınıfı savaş gemisidir. Thames Iron Works Tersanesi’nde 30 Temmuz 1872’de yapımına başlanan gemi Kasım 1875’te Osmanlı hizmetine girmiş; 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Karadeniz’e çıkan filonun kumandan gemisi olarak görev yapmış, 1899-1904 yılları arasında Cenova’daki Ansaldo Tersanesi’nde kapsamlı biçimde modernize edilmiş, Balkan Savaşları’na katılmış ve Birinci Dünya Savaşı’nın başında Çanakkale Boğazı savunmasında sabit batarya olarak görevlendirilmiştir. 13 Aralık 1914’te İngiliz HMS B-11 denizaltısının torpido saldırısıyla Sarısığlar mevkiinde batmıştır. Gemiden kurtarılan topların bir bölümü daha sonra kıyı bataryalarına yerleştirilmiş ve 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Muharebesi’nde kullanılmıştır.【1】

İnşası ve Teknik Özellikleri

Mesudiye Zırhlısı / Erken Dönem (İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi)

19. yüzyılın ikinci yarısı, buhar gücü, zırh koruması ve yivli topların savaş gemilerinin tasarımını hızla değiştirdiği bir dönemdi. Osmanlı Devleti de özellikle Sultan Abdülaziz döneminde donanmanın sayısını ve ateş gücünü artırmak amacıyla İngiltere ve Fransa’daki tersanelerden zırhlı gemiler temin etmiştir. Mesudiye, bu genişleme ve teknolojik yenilenme programının büyük tonajlı örneklerinden biri olarak Thames Iron Works’te inşa edilmiştir. İnşa edildiği dönemde zırhlı fırkateyn niteliğindeki gemi, borda ağırlıklı top yerleşimi ve zırhlı gövdesiyle dönemin ağır savaş gemisi anlayışını yansıtıyordu.【2】


Gemi, Kasım 1875’te Osmanlı donanmasına katılmıştır. İlk hizmet yılları, Osmanlı-Rus rekabetinin yeniden savaşa dönüştüğü bir döneme rastlamıştır. Mehmet Korkmaz’ın Süleyman Nutki Bey’in arşiv belgeleri ve hatıralarına dayanan biyografik çalışması, Mesudiye’nin 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Karadeniz’e çıkan Osmanlı filosunun kumandan gemisi olarak kullanıldığını göstermektedir. Bu yönüyle Mesudiye yalnızca teknik bakımdan önemli bir zırhlı değil, savaş sırasında komuta işlevi üstlenen başlıca donanma unsurlarından biriydi.【3】


Mesudiye’nin yaklaşık 102,4 metrelik boyu, 17,9 metrelik eni ve 7,9 metrelik su çekimi bulunuyordu. Kandaş’ın aktardığı teknik verilere göre geminin deplasmanı ilk halinde 8.938 ton, 1904 modernizasyonunun ardından ise 9.190 tondu. Azami hızı başlangıçta 13,7 knot iken modernizasyondan sonra 17 knota kadar yükselmişti. Personel mevcudu hizmet dönemine göre değişmiş; inşa döneminde 1.200 olarak verilen sayı 1904’te 800’e, 1914’te ise 665’e inmişti.【4】

Mesudiye Zırhlısı Fotoğrafının Canlandırılması (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur. Fotoğraf: İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi)


İlk silah düzeninde on iki adet 254 mm ve üç adet 178 mm Armstrong ağızdan doldurmalı top bulunuyordu. 1891’de altı adet 76 mm seri ateşli Krupp ve altı adet 25,4 mm Hotchkiss silahı eklenmiştir. 1904’teki kapsamlı tadilat sonrasında geminin ana silah sistemi iki adet 234 mm Vickers ile on iki adet 152 mm Vickers topuna; ikincil silah sistemi ise 76, 57 ve 47 mm çaplarındaki seri ateşli toplara dayandırılmıştır. Ancak 1914’e gelindiğinde 234 mm’lik iki ağır top, namlu aşınması nedeniyle onarım amacıyla İngiltere’ye gönderilmiştir ve savaşın başlaması üzerine geri alınamamıştır. Bu durum, Mesudiye’nin Birinci Dünya Savaşı başındaki vuruş gücünü önemli ölçüde sınırlandırmıştır.【5】

II. Abdülhamid Döneminde Modernizasyon

Mesudiye’nin uzun hizmet hayatı, 19. yüzyıl sonundaki hızlı deniz teknolojisi değişimi nedeniyle kapsamlı yenilemeleri zorunlu kılmıştır. 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı sonrasında donanmanın yetersizliklerinin daha görünür hâle gelmesi üzerine mevcut zırhlıların tadil edilmesine karar verilmiştir. Mesudiye, Asar-ı Tevfik, Feth-i Bülend, Muin-i Zafer ve Avn-i İlâh zırhlıları bu program kapsamına alınmış; Mesudiye ile Asar-ı Tevfik Cenova’ya gönderilmiş ve Mesudiye’nin tadilatına İtalya’da başlanmıştır.【6】 Kandaş, Mesudiye’nin Ansaldo Tersanesi’ndeki kapsamlı tadilatını 1899-1904 yılları arasına tarihlendirir. Bu süreçte geminin gövde üst yapısı, makineleri, silahları ve genel savaş kabiliyeti yenilenmiş; eski zırhlı fırkateynin dönemin ön-dretnot savaş gemilerine benzer bir görünüme ve silah düzenine yaklaştırılması amaçlanmıştır. Bununla birlikte geminin temel tasarımı 1870’lere aitti. Dolayısıyla modernizasyon Mesudiye’nin hizmet ömrünü uzatmış olsa da onu 1910’ların yeni nesil muharebe gemileriyle eşdeğer hâle getirmemiştir.【7】

Mesudiye Zırhlısı İçin Kabul Edilen 24 Santimetrelik Top (İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi)

Balkan Savaşları

Mesudiye’nin son aktif muharebe görevleri Balkan Savaşları sırasında gerçekleşmiştir. Osmanlı donanması Ege’de Yunan donanmasının, özellikle de yüksek sürat ve ateş gücüne sahip Averof zırhlı kruvazörünün üstünlüğüyle karşı karşıya kalmıştır. Ozan Tuna’nın Osmanlı askerî arşiv belgelerine dayanan çalışmasında, 18 Ocak 1913’teki Mondros Deniz Muharebesi sonrasında geri çekilen Osmanlı filosunu takip eden Averof’un Çanakkale Boğazı önlerine kadar geldiği; Mesudiye’nin 24 ve 15 cm’lik topları ile Boğaz tahkimatının ateşi karşısında takibi sürdürmeyerek geri çekildiği belirtilmektedir.【8】 Balkan Savaşları, Mesudiye’nin modern savaş ortamındaki sınırlarını da ortaya çıkarmıştır. Yüksek süratli ve uzun menzilli yeni gemilere karşı 19. yüzyıl kökenli bir platformun modernizasyonla ayakta tutulmasının yeterli olmadığı görülüyordu. Bu tecrübe, 1914’te geminin ana filoda aktif muharebe unsuru olarak kullanılmaması yönündeki değerlendirmelerin arka planını oluşturmuştur.

Modernizasyon Sonrası Mesudiye Zırhlısı (İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi)

Çanakkale Boğazı’nda Sabit Batarya Olarak Görevlendirilmesi

Birinci Dünya Savaşı’nın başında Mesudiye’nin makinelerinin yeterli performansa sahip olmaması, ana silahlarından 234 mm’lik iki topun İngiltere’de bulunması ve geminin yaşı, donanma içinde hareketli bir muharebe unsuru olarak kullanılmasını güçleştirmiştir. Amiral Wilhelm Souchon ile Çanakkale savunmasını inceleyen Amiral Johannes Merten’in değerlendirmeleri sonucunda geminin Boğaz savunmasına yüzer veya sabit batarya niteliğinde katkı sağlaması benimsenmiştir. Enver Paşa’nın emri doğrultusunda Mesudiye, 5 Eylül 1914’te Çanakkale’ye gönderilmiş; bir bordasındaki toplarla Boğaz girişine ateş desteği vermesi, diğer bordadaki bazı topların ise karaya çıkarılarak kıyı savunmasında kullanılması öngörülmüştür.【9】


Bu karar geminin subayları tarafından eleştirilmiştir. Subaylar, bir savaş gemisinin hareket kabiliyetinden mahrum bırakılmasının savunma değerini düşüreceğini; topların yalnızca bir bölümünün gemide bırakılmasının da onu ne tam anlamıyla hareketli bir savaş gemisi ne de etkili bir sabit istihkâm hâline getireceğini savundu. Buna rağmen Müstahkem Mevki Komutanlığının 16 Eylül 1914 tarihli emriyle Kepez civarında görev yapması kesinleştirildi. Mesudiye 17 Eylül’de Sarısığlar mevkiinde Hacıpaşa Çiftliği önlerine demirledi; iskele bordasının Boğaz girişine dönük kalması için kıçtan bir şamandıraya bağlandı. Demirlediği noktada su derinliği baş tarafta yaklaşık sekiz, kıç tarafta dokuz metreydi.【10】

HMS B-11 Saldırısı ve Batışı

İngiliz donanması Çanakkale Boğazı’nı yalnızca su üstü gemileriyle abluka altında tutmakla yetinmeyerek denizaltılarla Boğaz içine sızma imkânlarını da araştırıyordu. Bu görev için bataryaları yenilenmiş HMS B-11 seçilmiştir. Yüzbaşı Norman Douglas Holbrook komutasındaki denizaltı 13 Aralık 1914 sabahı Bozcaada yakınındaki destek gemisinden ayrılmış; saat 07.22’de dalışa geçmiş ve güçlü akıntıya karşı ilerleyerek mayın hatlarını geçmiştir. Holbrook saat 11.40 civarında Mesudiye’yi tespit etmiş ve 11.53’te yaklaşık 800 yarda mesafeden bir torpido ateşlemiştir. Torpido geminin iskele kıç omuzluğuna isabet etmiştir. Mesudiye iskele tarafına yatarak tumba olmuş ve yaklaşık on dakika içinde batmıştır.【11】 Batışa ilişkin Osmanlı tarafındaki ilk telgraflarda ve bazı görgü tanığı ifadelerinde Mesudiye’ye iki torpido atıldığı kaydedilmiştir. Bu bilgi sonraki bazı eserlerde de tekrarlanmıştır. Ancak Kandaş’ın İngiliz arşivindeki B-11 komutanı Holbrook’un görev sonuç raporunu Osmanlı belgeleriyle karşılaştırdığı araştırması, denizaltının Mesudiye’ye yalnızca bir torpido ateşlediğini ortaya koymaktadır. İkinci bir torpido izleniminin, ilk isabetin ardından gemi içindeki başka patlamaların yarattığı sarsıntılardan kaynaklanmış olabileceği değerlendirilmektedir.【12】 B-11’in harekâtı, dönemin denizaltı teknolojisinin kısıtları dikkate alındığında dikkat çekiciydi. Denizaltı güçlü akıntıya karşı yaklaşık 12 mil ilerlemiş, son 1,5 milde beş sıra hâlindeki mayın sahasını geçmiş ve yaklaşık dokuz saat boyunca kesintisiz dalışta kalmıştı.【13】

Mesudiye Zırhlısı Zabitanı (İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi)

Kurtarma Çalışmaları ve Kayıplar

Mesudiye’nin sığ suda yan yatması çok sayıda personelin kurtarılabilmesini sağlamıştır. İlk aşamada Bolayır römorkörü ve diğer küçük deniz araçlarıyla 48 subay ile 574 erbaş ve er kurtarılmıştır. Geminin karinası ve sancak bordasının bir bölümü su üstünde kalmıştır. İç bölmelerde mahsur kalan personele ulaşabilmek için çelik sacların kesilmesi gerekmiş; uygun kaynak-kesme donanımı İstanbul’dan gelene kadar karinada delikler açılarak içeridekilere hava ve süt ulaştırılmıştır. Yaklaşık 36 saat süren çalışmaların ardından beş subay ve üç erbaş/er daha sağ çıkarılmıştır. Kandaş’ın Deniz Müzesi’ndeki şehit kayıtlarıyla karşılaştırdığı verilere göre 10 makineci subay ve 25 erbaş/er olmak üzere toplam 35 personel hayatını kaybetmiştir.【14】 Olayın insani boyutu, gemiden 36 saat sonra kurtarılan Çarkçı Yüzbaşı İbrahim Şevki’nin 1944 yılında kaleme aldığı mektupta ayrıntılı biçimde görülmektedir. İsmail Sabah tarafından çevriyazısı yayımlanan mektupta İbrahim Şevki, torpido isabetinden sonra zırhlı bölmeler içinde mahsur kalmalarını, dışarıyla ses yoluyla irtibat kurmalarını ve uzun süren kurtarma çalışmasını anlatır.【15】

Mesudiye Zırhlısı İçin Üretilen 24, 12, 15 Santimetrelik Toplar (İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi)

Topların Kurtarılması ve Mesudiye Bataryaları

Geminin kaybı, üzerindeki bütün silahların kaybedilmesi anlamına gelmemiştir. Batıktan çıkarılan üç adet 152 mm top ile Baykuş veya Mesudiye Bataryası kurulmuştur. 1915 Ocak ayı sonuna kadar beş adet 76 mm ve beş adet 57 mm top daha çıkarılarak tabya ve bataryalara dağıtılmış; savaşın ilerleyen dönemlerinde üç adet 152 mm ve sekiz adet 57 mm topun daha kurtarılmasıyla Aktepe ve Akyarlar bataryaları oluşturulmuştur. Böylece Mesudiye’nin gövdesi savaş dışı kalmasına rağmen silahlarının bir bölümü Çanakkale savunmasında kullanılmaya devam etmiştir.【16】


Baykuş Bataryası, 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Muharebesi’nde aktif olarak ateş açmıştır. Kandaş’ın aktardığı harp ceridesine göre batarya o gün 152 mm çapında toplam 114 mermi kullanmış ve Erenköy Koyu’nda manevra yapan İngiliz HMS Irresistible ile Fransız Bouvet zırhlılarına yönelik etkili atışlarda bulunmuştur.

Kaynakça

Akar, Kamil. “II. Abdülhamid Dönemi Osmanlı Donanmasında Yabancı Uzmanların Faaliyetleri.” Anadolu Mecmuası 1, no. 1 (Ağustos 2022): 39–77. Erişim: 11 Ağustos 2026. https://makale.isam.org.tr/items/0a35a05e-8c9a-456a-bd1e-56f2fca91b77.

Kandaş, Abdullah Burak. “Çanakkale Harekâtı’nda Osmanlı Donanmasının İlk Kaybı: Mesudiye Zırhlısının HMS B-11 Denizaltısı Tarafından Batırılması.” Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı 24, no. 38 (2025): 22–35. Erişim: 11 Ağustos 2026. https://dergipark.org.tr/tr/pub/canakkalearastirmalari/article/1611544.

Korkmaz, Mehmet. “Aydın ve Müteşebbis Bir Bahriye Subayı: Süleyman Nutki Bey’in Hayatı (1854-1924) ve Eserleri.” Türk Savaş Çalışmaları Dergisi 2, no. 2 (2021): 170–195. Erişim: 11 Ağustos 2026. https://dergipark.org.tr/tr/pub/tws/article/985456.

Sabah, İsmail. “Mesudiye Zırhlısının Batırılışı ve Bir Mektup.” Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi 1, no. 2 (2016): 81–89. Erişim: 11 Ağustos 2026. https://dergipark.org.tr/tr/pub/usb/article/378120.

Tuna, Ozan. “Balkan Savaşı’nda Yunan Donanması’nın Çanakkale Boğazı’na Saldırı Girişimleri ve Osmanlı Devleti’nin Aldığı Tedbirler.” OTAM Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi 41 (Bahar 2017): 257–282. Erişim: 11 Ağustos 2026. https://dergipark.org.tr/tr/pub/otam/article/1058757.

İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi / II. Abdülhamid Han Fotoğraf Albümleri. “Katalog Kaydı No. 2395813.” Erişim: 11 Ağustos 2026. Erişim.

İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi / II. Abdülhamid Han Fotoğraf Albümleri. “Katalog Kaydı No. 2460678.” Erişim: 11 Ağustos 2026. Erişim.

İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi / II. Abdülhamid Han Fotoğraf Albümleri. “Katalog Kaydı No. 2460687.” Erişim: 11 Ağustos 2026. Erişim.

İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi / II. Abdülhamid Han Fotoğraf Albümleri. “Katalog Kaydı No. 2471127.” Erişim: 11 Ağustos 2026. Erişim.

İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi / II. Abdülhamid Han Fotoğraf Albümleri. “Katalog Kaydı No. 2501030.” Erişim: 11 Ağustos 2026. Erişim.

İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi / II. Abdülhamid Han Fotoğraf Albümleri. “Katalog Kaydı No. 2501228.” Erişim: 11 Ağustos 2026. Erişim.

Dipnotlar

  • [1]

    Abdullah Burak Kandaş, “Çanakkale Harekâtı’nda Osmanlı Donanmasının İlk Kaybı: Mesudiye Zırhlısının HMS B-11 Denizaltısı Tarafından Batırılması,” Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı 24, no. 38 (2025): s. 27, 30, doi:10.17518/canakkalearastirmalari.1611544; Mehmet Korkmaz, “Aydın ve Müteşebbis Bir Bahriye Subayı: Süleyman Nutki Bey’in Hayatı (1854-1924) ve Eserleri,” Türk Savaş Çalışmaları Dergisi 2, no. 2 (2021): s. 174, doi:10.52792/tws.985456.

  • [2]

    Kamil Akar, “II. Abdülhamid Dönemi Osmanlı Donanmasında Yabancı Uzmanların Faaliyetleri,” Anadolu Mecmuası 1, no. 1 (2022): s. 44–49, https://makale.isam.org.tr/items/0a35a05e-8c9a-456a-bd1e-56f2fca91b77; Kandaş, “Çanakkale Harekâtı’nda Osmanlı Donanmasının İlk Kaybı,” s. 27.

  • [3]

    Korkmaz, “Aydın ve Müteşebbis Bir Bahriye Subayı,” s. 174.

  • [4]

    Kandaş, s. 27.

  • [5]

    A.e.

  • [6]

    Akar, s. 70.

  • [7]

    Kandaş, s. 27.

  • [8]

    Ozan Tuna, “Balkan Savaşı’nda Yunan Donanması’nın Çanakkale Boğazı’na Saldırı Girişimleri ve Osmanlı Devleti’nin Aldığı Tedbirler,” OTAM Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi 41 (Bahar 2017): s. 268, https://dergipark.org.tr/tr/pub/otam/article/1058757.

  • [9]

    Kandaş, s. 27–28.

  • [10]

    A.e., s. 28.

  • [11]

    A.e., s. 24.

  • [12]

    A.e., s. 26.

  • [13]

    A.e., s. 25.

  • [14]

    A.e., s. 29-30.

  • [15]

    İsmail Sabah, “Mesudiye Zırhlısının Batırılışı ve Bir Mektup,” Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi 1, no. 2 (2016): 81–83. https://dergipark.org.tr/tr/pub/usb/article/378120.

  • [16]

    Kandaş, s. 30.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarMehmet Salih Çoban11 Ağustos 2026 12:41

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Mesudiye Zırhlısı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • İnşası ve Teknik Özellikleri

    • II. Abdülhamid Döneminde Modernizasyon

  • Balkan Savaşları

  • Çanakkale Boğazı’nda Sabit Batarya Olarak Görevlendirilmesi

  • HMS B-11 Saldırısı ve Batışı

    • Kurtarma Çalışmaları ve Kayıplar

    • Topların Kurtarılması ve Mesudiye Bataryaları

KÜRE'ye Sor