
Michael Collins (1890–1922), 20. yüzyılın başında İrlanda’nın bağımsızlık mücadelesinde öne çıkan en önemli devrimci liderlerden biridir. İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nun (IRA) istihbarat ağının kurucusu ve Anglo-İrlanda Antlaşması’nın imzacılarından biri olarak hem savaşın gidişatında hem de yeni İrlanda devletinin doğuşunda belirleyici rol oynamıştır. Erken yaşta hayatını kaybetmiş olması, onun etrafında geniş bir efsane ve tartışma alanı doğurmuştur.
Michael Collins Belgeseli (Vimeo)
Michael Collins, 16 Ekim 1890’da İrlanda’nın batısında, Cork Kontluğu’na bağlı Sam’s Cross köyünde, Woodfield adlı aile çiftliğinde dünyaya geldi. Ailenin sekiz çocuğunun en küçüğüydü. Babası Michael Collins, Fenian hareketine katılmış bir çiftçiydi; annesi Mary Anne O’Brien ise kocasından 50 yaş küçük olup evliliği boyunca çocuklarının bakımını üstlendi. Babası, oğlunun gelecekte İrlanda için büyük işler yapacağını öngördüğünü ölüm döşeğinde dile getirmiştir.
İlk eğitimini Lisavaird ve Clonakilty’deki ulusal okullarda aldı. Öğretmenleri arasında yer alan Denis Lyons ve yerel demirci James Santry, onda erken yaşta güçlü bir milliyetçi bilinç uyandırdı. Çevresindekiler onun hırslı, inatçı ve zeki bir çocuk olduğunu ifade etmiştir.
Collins, 1906’da Cork’ta yapılan sınavla İngiliz Posta İdaresi’nde çalışmaya hak kazandı ve Londra’ya giderek Postane Tasarruf Bankası’nda göreve başladı. Daha sonra bir borsacının yanında ve Ticaret Bakanlığı’nda çalıştı; 1915’te Guaranty Trust Company’de kıdemli kâtip olarak görev aldı.
Londra’da yaşadığı yıllar boyunca Gaelic Athletic Association (GAA) ve Gaelic League’e katıldı. 1909’da ise gizli İrlanda Cumhuriyet Kardeşliği’ne (IRB) girdi. Burada edindiği örgütlenme deneyimi ve bürokratik bilgi, ileride kuracağı istihbarat ağı için önemli bir hazırlık oldu.
1915 sonunda İrlanda’ya dönen Collins, Plunkett ailesiyle çalışmaya başladı ve 1916 Paskalya Ayaklanması sırasında Joseph Mary Plunkett’in yaveri (ADC) oldu. Ayaklanma sırasında Dublin’deki Başpostane binasında görev aldı. Elindeki yaralanmaya rağmen çatışmalara katıldı, barikatların sökülmesi, iaşe ve iletişim işleriyle ilgilendi.
İsyanın başarısız olması üzerine tutuklanarak Galler’deki Frongoch kampına gönderildi. Burada “devrimin üniversitesi” olarak anılan ortamda stratejik tartışmalara katıldı ve hızla öne çıktı.
1917’de Sinn Féin’e katılan Collins, kısa sürede parti içinde yükseldi ve aynı yıl Thomas Ashe’in cenazesinde yaptığı sert konuşmayla tanındı. 1918’de İrlanda Parlamentosu seçimlerinde Cork South bölgesinden milletvekili seçildi. Aynı dönemde IRA’nın örgütlenmesinde aktif rol aldı ve İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nun istihbarat direktörü oldu.
Collins, Dublin Metropolitan Police ve Dublin Kalesi’ne kadar uzanan geniş bir casus ağı kurdu. “Squad” adı verilen özel bir vurucu tim oluşturarak İngiliz istihbaratına karşı suikastlar düzenledi. Bu timin en bilinen eylemi, 21 Kasım 1920’de “Kanlı Pazar” günü 12 İngiliz istihbarat görevlisinin öldürülmesiydi.
1919’da kurulan Dáil Éireann’da Maliye Bakanı olan Collins, “Ulusal Kredi” adı verilen borçlanma kampanyasıyla yüzbinlerce sterlin topladı ve yeni cumhuriyetin mali temelini attı. Aynı zamanda silah temini ve mahkûm kaçırma operasyonlarını yönetti; 1919’da Éamon de Valera’nın İngiltere’deki Lincoln hapishanesinden kaçışını organize etti.
1921 Temmuz’unda ilan edilen ateşkesin ardından Collins, Londra’da başlayan görüşmelere delege olarak katıldı. Başlangıçta isteksiz olsa da, 6 Aralık 1921’de Anglo-İrlanda Antlaşması’nı imzalayanlar arasında yer aldı. Antlaşma, 26 ilçeden oluşan İrlanda Serbest Devleti’ni kuruyor, fakat altı kuzey ilçesini Birleşik Krallık içinde bırakıyordu. Collins, bunu “özgürlüğe giden bir basamak taşı” olarak nitelendirdi.
Antlaşmanın ardından Collins, Ocak 1922’de kurulan Geçici Hükümet’in başkanı oldu. Ancak antlaşma Sinn Féin içinde bölünmeye yol açtı. Collins, Cumhuriyetçi muhalefeti yatıştırmak için Eamon de Valera ile bir “pact” imzalasa da uzlaşma sağlanamadı.
Haziran 1922’de, Dublin’deki Dört Mahkeme’nin anti-antlaşma güçleri tarafından işgal edilmesi üzerine Collins İngilizlerden ödünç aldığı topçu ateşiyle binayı kuşatma kararı aldı. Bu olay, İrlanda İç Savaşı’nın başlangıcı oldu.
Collins, kısa sürede Ulusal Ordu’nun başkomutanı oldu. Askerî harekâtlarla Munster ve batı bölgelerini geri aldı. Ancak savaşın ortasında, barışı sağlamak amacıyla muhaliflerle görüşme yolları aradığı da bilinmektedir.
22 Ağustos 1922’de Collins, Cork’taki Béal na mBláth’ta pusuya düşürüldü. Konvoyunun saldırıya uğraması üzerine durup çatışmaya katıldı ve başına isabet eden bir kurşunla hayatını kaybetti. 31 yaşındaydı.
Cenazesi Dublin’de yüzbinlerce kişinin katıldığı törenle toprağa verildi. Ölümünün ardından kim tarafından vurulduğu konusu uzun süre tartışıldı; bazıları bunu bir komplonun sonucu sayarken, çoğu tarihçi onun anti-antlaşmacı güçlerden Denis “Sonny” O’Neill’in kurşunuyla öldüğünü kabul etmektedir.
Collins’in ölümü, İrlanda İç Savaşı’nı daha kanlı bir hale getirdi. Onun karizması, pragmatik liderliği ve savaş sırasındaki efsanevi kaçışları, onu “Büyük Adam” (The Big Fellow) olarak anılan bir kahramana dönüştürdü.
Collins’in yaşamı, İrlanda’da günümüze dek tartışma konusudur. Fine Gael partisi onu kurucu önder olarak sahiplenirken, Sinn Féin ve anti-antlaşmacı gelenek onu “ihanet eden” bir figür olarak görmüştür. 1996’da Neil Jordan’ın yönettiği Michael Collins filmiyle efsanesi uluslararası ölçekte de geniş kitlelere ulaştı.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Michael Collins" maddesi için tartışma başlatın
Çocukluk ve İlk Yıllar
Londra Yılları
1916 Paskalya Ayaklanması
Siyasi Yükseliş ve IRA İstihbarat Ağı
Bağımsızlık Savaşı ve Anglo-İrlanda Antlaşması
Geçici Hükümet ve İç Savaş
Ölümü
Mirası ve Efsanesi
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.