Minab Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu Saldırısı (2026), 28 Şubat 2026 tarihinde İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde bulunan Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulunun hava saldırısıyla hedef alınması sonucu meydana gelen olaydır. Saldırı sırasında okul binasında bulunan çok sayıda öğrenci ve öğretmen hayatını kaybetmiştir. İran devlet televizyonunun aktardığı bilgilere göre saldırıda en az 153 öğrenci ve öğretmen yaşamını yitirmiştir.
ABD-İsrail saldırısına hedef olan Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu'nun saldırı anında çekilmiş bir görüntüsü, 28 Şubat 2026 - (Anadolu Ajansı)
Saldırı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının başladığı ilk gün gerçekleşmiştir. Olayın ardından saldırının sorumluluğuna ilişkin farklı açıklamalar yapılmış, bazı ülkeler ile uluslararası kuruluşlar tarafından olay hakkında inceleme ve soruşturma çağrıları yapılmıştır.
İranlı yetkililer ve devlet medyası saldırının ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirildiğini açıklamıştır. Uluslararası basında yer alan bazı değerlendirmelerde ise saldırının, okulun yakınında bulunan İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ait deniz üssüne yönelik bir operasyonla eş zamanlı olarak gerçekleşmiş olabileceği ileri sürülmüştür.

Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu, 5 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
28 Şubat 2026 tarihinde İran’ın güneyinde yer alan Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde bulunan Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu, düzenlenen hava saldırısı sırasında ağır hasar görmüştür. İranlı sağlık yetkilileri ve devlet medyası, saldırının okul binasını doğrudan hedef aldığını ve saldırı sırasında okulda bulunan öğrenciler ile öğretmenlerin etkilendiğini bildirmiştir.
Yetkililer, olayın İran’da haftanın ilk iş günü olan cumartesi günü meydana geldiğini ve saldırının ders saatleri sırasında gerçekleştiğini belirtmiştir.
Saldırıya ilişkin ilk görüntüler yerel saatle 11.30’dan kısa süre sonra sosyal medya platformlarında yayımlanmıştır. Olayın ardından paylaşılan fotoğraflar ve videolarda okulun bulunduğu bölgeden yoğun duman yükseldiği görülmüştür. Görüntülerde okul binasının bulunduğu alan ile yakın çevrede yer alan bazı askeri tesislerin bulunduğu bölgede aynı zaman diliminde patlama ve duman izleri tespit edilmiştir.
Uydu görüntüleri ve açık kaynak analizleri saldırı sonucunda okul binasının ciddi şekilde hasar gördüğünü ortaya koymuştur. İncelenen görüntülerde okul binasının bulunduğu alanda yıkım meydana geldiği ve binanın büyük bölümünün tahrip olduğu görülmüştür.

Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu, 5 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu, İran’ın güneyinde yer alan Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde bulunmaktadır. Minab, İran’ın başkenti Tahran’ın yaklaşık 600 mil güneyinde yer almakta olup Hürmüz Boğazı’na yakın bir konumda bulunmaktadır.
Saldırının meydana geldiği okul binası, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ait bir deniz üssünün yakınında yer almaktadır. Uluslararası basında yer alan bazı analizlerde, saldırının gerçekleştiği bölgenin yakınındaki bu askeri tesisin ABD ve İsrail tarafından yürütülen askeri operasyonların hedefleri arasında yer almış olabileceği ifade edilmiştir.
Uydu görüntüleri ve açık kaynak analizlerine dayanan incelemelerde, okul binası ile söz konusu deniz üssünün birbirine oldukça yakın konumda bulunduğu tespit edilmiştir. İncelenen görüntülerde hem okul binasında hem de askeri tesislerin bulunduğu alanda saldırı sonucu oluşan ağır hasarın görüldüğü belirtilmiştir.
Uluslararası basında yayımlanan bazı değerlendirmelerde, saldırının İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ait deniz hedeflerine yönelik operasyonlarla eş zamanlı olarak gerçekleşmiş olabileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, uydu görüntülerinin incelenmesine dayanan değerlendirmelerde de, okul binası ile deniz üssünün aynı zaman diliminde gerçekleştirilen saldırılar sırasında hedef alınmış olabileceğine dair bulgular bulunduğu aktarılmıştır.
Okul ve deniz üssünün bulunduğu yerleşkede birden fazla saldırı izine rastlanmıştır. Hedeflerin birbirine yakın konumda bulunmasının bölgede birden fazla hedefin aynı operasyon kapsamında vurulmuş olabileceğine işaret ettiği ifade edilmiştir.
Middle East Eye tarafından yayımlanan incelemelerde ise saldırılarda “çift vuruş” olarak adlandırılan ve aynı hedefin kısa aralıklarla tekrar vurulmasını içeren bir taktiğin kullanılmış olabileceği ileri sürülmüştür.

ABD-İsrail'in İran'da ilkokula düzenlediği saldırıda ölen çocuklar için düzenlenen cenaze töreni, 5 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na yönelik saldırıya ilişkin olarak The New York Times tarafından uydu görüntüleri ve doğrulanmış videolar üzerinden bir analiz yayımlanmıştır.
NYT’nin analizine göre ABD yapımı “Tomahawk” seyir füzesinin, saldırının gerçekleştiği ilkokulun yakınında bulunan bir deniz üssüne isabet ettiği görülmüştür. Analizde, Mehr Haber Ajansı tarafından yayımlanan ve NYT tarafından doğrulanan videoya yer verilmiştir.
Doğrulanan videoda füzenin İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından kullanılan deniz üssündeki bir binaya isabet ettiği görülmüştür. Videoda söz konusu yapının tıbbi klinik olarak tanımlanan bir bina olduğu belirtilmiştir.
Analizde, söz konusu saldırı sırasında deniz üssünün yakınında bulunan Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’nun da ağır hasar gördüğü ifade edilmiştir. Videoda kameranın açısı ve görüntülerde görülen yoğun duman ve toz bulutunun, ilkokulun üsse yönelik saldırıdan kısa süre önce vurulmuş olabileceğine işaret ettiği belirtilmiştir.
Saldırıya ilişkin oluşturulan zaman çizelgesinde ise ilkokulun deniz üssüyle eş zamanlı olarak veya kısa süre arayla hedef alınmış olabileceği değerlendirmesine yer verilmiştir.
ABD-İsrail saldırısına hedef olan Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu'nun saldırı sonrası çekilmiş bir görüntüsü, 28 Şubat 2026 - (Anadolu Ajansı)
Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na yönelik saldırının ardından İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, saldırıya ilişkin yazılı bir açıklama yayımlamıştır. Açıklama, İran’ın güneyinde yer alan Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’nun hedef alınması üzerine yapılmıştır.
Pezeşkiyan açıklamasında saldırının İran toplumunda geniş bir etki yarattığını ifade etmiştir. Cumhurbaşkanı açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştır: “Minab şehrindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu'nda yaşanan yürek burkan trajedi ve onlarca masum öğrencinin şehit edilmesi, tüm İranlıların ve tüm özgür insanların kalbini derinden yaralamıştır. Bu barbarca eylem, saldırganların bu topraklara karşı işlediği sayısız suçun kayıtlarında kara bir sayfa daha olup, ulusumuzun tarihsel hafızasından asla silinmeyecektir.”
Pezeşkiyan, açıklamasında saldırıda hayatını kaybeden öğrenciler ve diğer kişiler için dua ettiğini belirtmiş; hayatını kaybedenler için Allah’tan en yüksek dereceler, yaralananlar için acil şifa ve kurbanların aileleri için sabır dileğinde bulunduğunu ifade etmiştir.

ABD-İsrail'in İran'da ilkokula düzenlediği saldırıda ölen çocuklar için düzenlenen cenaze töreni, 5 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
28 Şubat 2026 tarihinde Minab kentindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na düzenlenen saldırı sonucunda çok sayıda öğrenci ve öğretmen hayatını kaybetmiştir. Olayın ardından yapılan resmi ve yarı resmi açıklamalarda can kaybına ilişkin farklı rakamlar bildirilmiştir.
İran devlet televizyonunun yayımladığı bilgilere göre saldırıda 153 öğrenci ve öğretmen hayatını kaybetmiştir. Açıklamada saldırının doğrudan okul binasını hedef aldığı ve yaşamını yitirenlerin büyük bölümünün okulda bulunan öğrencilerden oluştuğu belirtilmiştir.
İranlı sağlık yetkilileri ve devlet medyası tarafından paylaşılan bazı diğer açıklamalarda ise saldırıda en az 175 kişinin öldüğü bildirilmiştir. Bu açıklamalarda hayatını kaybedenlerin önemli bir bölümünün çocuklardan oluştuğu ifade edilmiştir. ABD’li yetkililer tarafından yapılan bazı açıklamalarda ise olayda 168 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmiştir.
Hayatını kaybedenler arasında ilkokul çağındaki öğrencilerin yanı sıra öğretmenler ve okul personelinin de bulunduğu belirtilmiştir. Saldırı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının başladığı dönemde sivillerin hayatını kaybettiği en büyük olaylardan biri olarak kayıtlara geçmiştir.
3 Mart 2026 tarihinde Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na yönelik saldırıda hayatını kaybeden öğrenciler ve öğretmenler için İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde cenaze törenleri düzenlenmiştir. İran devlet televizyonunun aktardığı bilgilere göre törenlere hayatını kaybeden öğrencilerin aileleri, yerel yetkililer ve çok sayıda vatandaş katılmıştır.
İran devlet televizyonuna göre cenaze törenlerine binlerce kişi katılmıştır. Tören sırasında bazı ailelerin hayatını kaybeden çocukların fotoğraflarını taşıyarak yürüyüşler gerçekleştirdiği ve tören boyunca geniş katılımlı bir kalabalığın bulunduğu belirtilmiştir. Tören sırasında bazı katılımcılar ABD ve İsrail aleyhine sloganlar atmıştır. Cenaze törenleri, Minab kentinde gerçekleştirilen toplu defin işlemleriyle birlikte düzenlenmiştir.

ABD-İsrail'in İran'da ilkokula düzenlediği saldırıda ölen çocuklar için düzenlenen cenaze töreni, 5 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Saldırının ardından ABD hükümeti tarafından olayın sorumluluğuna ilişkin kesin bir açıklama yapılmamıştır. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, 4 Mart 2026 tarihinde düzenlenen basın toplantısında okula yönelik saldırının ABD tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin soruya “Bildiğimiz kadarıyla hayır.” yanıtını vermiştir. Leavitt, aynı açıklamada olayın incelendiğini belirtmiştir.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise 4 Mart 2026 tarihinde düzenlenen basın toplantısında saldırıya ilişkin bir soruşturma başlatıldığını ifade etmiştir. Hegseth, ABD ordusunun “sivil hedefleri hiçbir zaman hedef almadığını” savunmuştur. Hegseth aynı açıklamada olayın araştırıldığını belirterek, saldırıya ilişkin incelemenin sürdüğünü ifade etmiştir.
ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine tarafından yapılan bir sunumda ise İran’daki saldırıların hedeflerini gösteren bir harita paylaşılmıştır. Bu sunumda ilkokulun bulunduğu bölgenin de saldırılar sırasında vurulan alanlar arasında gösterildiği belirtilmiştir.
ABD Başkanı Donald Trump, saldırıyla ilgili yöneltilen soruya verdiği bir yanıtta “Gördüklerime dayanarak bunu İran yaptı. Bunu yapan İran’dı. Mühimmatlarında çok isabetsizler. Hiçbir doğrulukları yok.” ifadelerini kullanmıştır.
Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na yönelik saldırının ardından İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, sosyal medya platformu X üzerinden konuya ilişkin açıklamalarda bulunmuştur.
Laricani açıklamasında ABD Başkanı Donald Trump’ın “güç yoluyla barış” teorisine atıfta bulunarak saldırıyı eleştirmiştir. Açıklamasında “Sayın Trump, İran'da özgürlük adına bestelediğiniz marş bu muydu?” ifadelerini kullanmıştır.
Laricani ayrıca Trump’ın “güç yoluyla barış” yaklaşımının Minab’daki okul saldırısında hayatını kaybeden 153 öğrenci ile birlikte “kana bulandığını” ifade etmiştir. Laricani açıklamasında ayrıca “Allah’ın hile ile hareket edenleri kendi elleriyle rezil ettiğini” söylemiştir.
Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na yönelik saldırının ardından olay hakkında uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütleri tarafından inceleme ve soruşturma çağrıları yapılmıştır. Saldırının sivil bir eğitim kurumunu hedef almış olması nedeniyle olay uluslararası kamuoyunda gündeme gelmiştir.
Saldırının ardından Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) yazılı bir açıklama yayımlamıştır. Açıklamada Orta Doğu’da devam eden askeri gerilimin eğitim kurumları üzerindeki etkisinden derin endişe duyulduğu ifade edilmiştir. UNESCO açıklamasında, İran’ın güneyinde yer alan Minab kentindeki kız okuluna düzenlenen saldırıda aralarında çok sayıda öğrencinin de bulunduğu 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiği hatırlatılmıştır.
Açıklamada “Eğitime ayrılmış bir yerde öğrencilerin öldürülmesi, uluslararası hukuk uyarınca okullara sağlanan korumanın ciddi bir ihlalini oluşturmaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir. Söz konusu saldırıların eğitim hakkını zedelediği vurgulanmıştır. Açıklamada ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2601 sayılı kararı hatırlatılmıştır. UNESCO, bu karar kapsamında tarafların okulları, eğitim personelini ve öğrencileri koruma yükümlülüğüne sahip olduğunu belirtmiştir.
Saldırıya ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü Ravina Shamdasani, Cenevre’de düzenlenen haftalık basın toplantısında açıklamalarda bulunmuştur. Açıklamalar ABD ve İsrail’in İran’da bir ilkokula düzenlediği saldırıya ilişkin gelişmeler kapsamında yapılmıştır.
Shamdasani, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’ün saldırının koşullarına ilişkin acil soruşturma çağrısında bulunduğunu belirtmiştir. Shamdasani şu ifadeleri kullanmıştır:
“Yüksek Komiser (Volker Türk), saldırının koşulları hakkında acil, tarafsız ve kapsamlı bir soruşturma çağrısında bulunuyor. Soruşturma sorumluluğu, saldırıyı gerçekleştiren güçlere ait.”
Shamdasani, saldırının İran’ın güneyindeki Minab kentinde bulunan bir ilkokula yönelik olduğunu ve olayın bölgede yaşanan en ölümcül olaylardan biri olarak değerlendirildiğini ifade etmiştir. Açıklamasında 153 öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiği saldırıya dikkat çekmiştir.
Shamdasani ayrıca saldırının, İran’da yaşanan can kayıpları arasında “en ölümcül ve yıkıcı olaylardan biri” olduğunu belirtmiştir. Açıklamasında, Minab’daki ilkokula yönelik saldırıda çok sayıda kız öğrencinin öldüğü veya yaralandığı ifade edilmiştir.
BM İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü Shamdasani, saldırıya ilişkin yürütülecek soruşturmanın bulgularının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirterek “Yüksek Komiser, saldırının koşulları hakkında acil, tarafsız ve kapsamlı bir soruşturma çağrısında bulunuyor. Soruşturma sorumluluğu, saldırıyı gerçekleştiren güçlere ait. Bulguları kamuoyuna açıklamalarını ve mağdurlar için hesap verebilirlik ve tazminat sağlamalarını talep ediyoruz.” demiştir.
Shamdasani ayrıca BM İnsan Hakları Ofisinin İran’da sahada bir ekibinin bulunmadığını ve bilgi toplama sürecinde sahadaki kaynaklara dayandıklarını belirtmiştir: “Sahada bir ekibimiz yok. İran'a erişimimiz mümkün değil ve internet kısıtlamaları bilgi toplama yeteneğimizi daha da kısıtladı. Bilgileri doğrulamak için sahadaki güvenilir kaynaklara güveniyoruz.
Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü – HRW) tarafından yayımlanan raporda, İran’daki ilkokula yönelik saldırı hakkında değerlendirmelere yer verilmiştir. Raporda, "okul da dahil olmak üzere tesis genelinde farklı yapıların doğrudan hedef alındığı saldırı düzeni ile mühimmatın birden fazla binada bıraktığı izlerin, saldırının rastgele bölgeyi vuran silahlar yerine, yüksek hassasiyetli güdümlü mühimmatlarla gerçekleştirildiğini gösterdiği" belirtilmiştir.
Olayın "savaş suçu" olarak soruşturulması ve bulgularının kamuoyu ile paylaşılması gerektiği kaydedilen raporda, "Savaş suçlarından sorumlu olanlar da dahil yasa dışı saldırıların sorumluları hesap vermeli." ifadesi kullanılmıştır.
Raporda, saldırıya ilişkin soruşturmanın, sorumluların okulun varlığından ve içinde çocuklar ile öğretmenlerin bulunduğundan haberdar olup olmadığını ortaya koyması gerektiği vurgulanmıştır.
Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na yönelik saldırının ardından Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sosyal medya platformu X üzerinden açıklamalarda bulunmuştur. Petro, İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde bulunan Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na yönelik saldırı görüntülerini paylaşarak saldırıyı kınamıştır.
Petro, açıklamasında saldırıyı “barbarlık” olarak nitelendirmiştir. Paylaşımında şu ifadeleri kullanmıştır: “Bugünkü küresel şiddetin bilançosu, anlaşılan o ki (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu'nun bir füzesiyle katledilen çocuk yaştaki 50 kız çocuğu oldu. Bunun adı barbarlıktır. Eğer bunu talep edenler onların kızlarını öldürüyorsa, İranlı kadınlara 'başörtülerini çıkararak özgürleşin' demenin hiçbir anlamı yoktur. ABD ile İran arasındaki nükleer silahsızlanma görüşmeleri sürdürülmelidir. İnsanlık ise hem İsrail’in hem de Filistin’in kendi yöneticilerini belirlemek üzere özgür seçimler yapmasını talep etmelidir.”
Petro ayrıca saldırının ardından yaptığı başka bir paylaşımda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağıracaklarını açıklamıştır. Bu paylaşımında “Bu bir felakettir. Uluslararası düzenin yok olmasına izin verilemez, aksi takdirde sonuç barbarlık olacaktır. Tam üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni, Kolombiya acil toplantıya çağırmaktadır. İzlenmesi gereken yol, nükleer silaha sahip ülkelerin sayısını artırmak değil, bu silahları tamamen sıfırlamaktır. Orta Doğu da tıpkı Latin Amerika gibi nükleer silahlardan arındırılmış bir bölge olabilir.” ifadeleri kullanılmıştır.
Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na yönelik saldırının ardından Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yapılmıştır. Açıklamada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Orta Doğu’da silahlı çatışmaların yoğunlaşmasının endişe verici olduğu ifade edilmiş ve “Washington ve Tel Aviv'in, en çirkin yöntemleri kullanarak İran'da yönetimi değiştirmeye, İran ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi sürecini baltalamaya çalıştığı” belirtilmiştir.
Bakanlık açıklamasında ayrıca 28 Şubat’ta Minab kentinde bulunan bir kız ilkokuluna yönelik saldırıya dikkat çekilmiş ve “Bu saldırı kınanmayı hak ediyor. Gerek İran'da gerekse Arap ülkelerinde sivilleri hedef alan her türlü saldırı kabul edilemez ve kesinlikle bundan vazgeçilmeli.” açıklaması yapılmıştır.
İran’ın Abuja Büyükelçisi Gholamreza Mahdavi Raja, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları hakkında başkent Abuja’da gazetecilere açıklamalarda bulunmuştur. Açıklamalarında ABD ve İsrail’i İran’a yönelik “sebepsiz ve koordine askeri saldırılar” düzenlemekle suçlamıştır.
Raja, saldırıların Tahran ile Washington arasında diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde gerçekleştiğini belirtmiştir. Açıklamasında “İran ile ABD, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözümünü amaçlayan aktif bir diplomatik süreç yürütürken İran sebepsiz ve koordine askeri saldırıların hedefi oldu.” demiştir.
Raja, saldırıların Ramazan ayının 10. gününde ve İran takvimine göre yeni yılın başlangıcı olan Nevruz arifesinde gerçekleştirildiğini ifade etmiştir. Bu zamanlamanın olayın “etik, insani ve ahlaki boyutunu” daha da ağırlaştırdığını savunmuştur.
Büyükelçi Raja ayrıca saldırıların ilk saatlerinde sivil yerleşimlerin hedef alındığını ileri sürmüş ve özellikle eğitim kurumlarının vurulduğunu iddia etmiştir. İran’ın güneyindeki Minab kentinde bulunan bir kız ilkokulunun neredeyse tamamen yıkıldığını belirtmiştir. Raja açıklamasında yaklaşık 200 öğrencinin hayatını kaybettiğini ya da yaralandığını ifade etmiştir.
Saldırıların hukuka aykırı olduğunu savunan Raja “Okulların ve çocukların bilinçli şekilde hedef alınması, uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlalidir.” ifadelerini kullanmıştır.
7 Mart tarihinde İngiltere’nin başkenti Londra’da savaş karşıtı protesto yürüyüşü düzenlenmiştir. Yürüyüş, Savaşı Durdur Koalisyonu (Stop the War Coalition), Filistin Dayanışma Kampanyası (Palestine Solidarity Campaign) ve Nükleer Silahsızlanma Kampanyası (Campaign for Nuclear Disarmament) gibi eylem grupları tarafından organize edilmiştir.
Protesto yürüyüşü İngiltere Parlamentosu yakınlarında bulunan Milbank bölgesinde başlamıştır. Göstericiler yaklaşık 2 kilometrelik yürüyüşün ardından ABD’nin Londra Büyükelçiliği önüne ulaşmıştır.
Yürüyüş sırasında göstericiler pankart, döviz ve bayraklar taşımış, çeşitli sloganlar atmıştır. Protestocular tarafından taşınan pankartlar arasında “İran’da savaşa hayır”, “Trump’ın savaşını durdurun”, “İsrail’i silahlandırma” ve “Bomba ve silaha hayır, Filistin ve İran’da barış” ifadelerinin yer aldığı bildirilmiştir.
ABD’nin Londra Büyükelçiliği önünde ayrıca Minab kentindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na yönelik saldırıda hayatını kaybeden öğrenciler ve öğretmenler için bir anı köşesi oluşturulmuştur. Göstericiler bu alana çiçek ve oyuncak bırakmıştır. Protesto yürüyüşünün ABD Büyükelçiliği önünde yapılan konuşmaların ardından sona erdiği belirtilmiştir.

New York Halk Kütüphanesi önünde İran'da hayatını kaybeden 180 çocuk için düzenlenen anma töreni, 9 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
9 Mart 2026 tarihinde ABD’nin New York kentinde anma etkinliği düzenlenmiştir. Etkinlik New York Halk Kütüphanesi önünde gerçekleştirilmiştir. Etkinlikte savaş karşıtı protestocular, İran’ın Minab kentinde bulunan Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden çocukları anmak amacıyla bir araya gelmiştir.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Minab Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu Saldırısı (2026)" maddesi için tartışma başlatın
Saldırının Seyri
Okulun Coğrafi Konumu ve Yakınındaki Askeri Tesisler
The New York Times Analizi ve Uydu Görüntüleri
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Açıklaması
Can Kaybı
Cenaze Törenleri
Saldırının Sorumluluğuna İlişkin Açıklamalar
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani’nin Açıklaması
Uluslararası Kuruluşların ve İnsan Hakları Örgütlerinin Açıklamaları
Uluslarası Tepkiler
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun Açıklamaları
Rusya Dışişleri Bakanlığının Açıklaması
İran’ın Abuja Büyükelçisi Gholamreza Mahdavi Raja’nın Açıklamaları
Londra’da Düzenlenen Protesto Gösterisi
New York’ta Düzenlenen Anma Etkinliği