Ösosyallik (İng. Eusociality), biyolojide bir sosyal örgütlenme düzeyini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bu sistem, topluluğu oluşturan yetişkin bireylerin en az iki kuşağa yayılması, yavru bakımının iş birliği içinde gerçekleştirilmesi ve topluluğun üreyen ve büyük ölçüde üremeyen (veya daha az üreyen) kastlara bölünmesi ile karakterize edilir. Üremeyen bireylerin varlığı, bu bireylerin kendi genlerini doğrudan yavrular aracılığıyla aktarma potansiyelini azaltması nedeniyle, evrimsel biyolojinin temel sorularından birini teşkil etmektedir. Ösosyallik, özellikle karıncalar, bal arıları, yaban arıları ve termitler gibi böcek takımlarında belirgin bir şekilde gözlemlenir. Bu canlıların oluşturduğu koloniler, "süperorganizma" olarak adlandırılan ve biyolojik organizasyonun ayrı bir seviyesini temsil eden karmaşık yapılar meydana getirir.

Bir Karınca Kolonisinde Ösosyal Yaşam ve Kastlar (Yapay Zeka İle Üretilmiştir)
Ösosyallik terimi ilk olarak 1966'da S. W. T. Batra tarafından, kurucu ebeveynin hayatta kalarak ergin kızlarıyla iş birliği yaptığı ve aralarında iş bölümü bulunan arı yuvalarını tanımlamak için kullanılmıştır. Kavram, 1969'da Charles D. Michener tarafından biçimlendirilmiş ve 1971'de Edward O. Wilson tarafından bugün yaygın olarak kullanılan tanımına kavuşturulmuştur. Wilson'ın tanımına göre ösosyalliğin üç temel özelliği bulunmaktadır:
Bu tanımın ortaya çıkışındaki temel etken, başlangıçta Halictidae familyasındaki arılar için geliştirilmiş olması ve daha sonra diğer sosyal eklembacaklılara genellenmesidir.
Wilson'ın tanımındaki "üreme iş bölümü" ifadesinin net bir anlamı olmaması, zamanla kavramsal bir belirsizliğe yol açmıştır. Bu belirsizlik, farklı araştırmacıların farklı taksonları, çoğu zaman belirtilmemiş kriterlere göre ösosyal olarak sınıflandırmasına neden olmuştur.
Bernard J. Crespi ve Douglas Yanega (1995), bu belirsizlikleri gidermek amacıyla ösosyalliğin yeniden tanımlanmasını önermiştir. Onların tanımındaki temel ölçüt,
kastların varlığıdır. Kastlar, "üreme olgunluğundan önceki bir noktada, davranışsal olarak geri döndürülemez bir şekilde farklılaşan birey grupları" olarak tanımlanır. Bu tanıma göre bir toplumun ösosyal sayılabilmesi için şu iki özelliğe sahip olması gerekir:
Totipotens, bir bireyin yaşamı boyunca popülasyonun tüm davranış repertuvarını sergileme potansiyeline sahip olması ve yardımsız bir şekilde kendisi gibi tam davranışsal repertuvara sahip yavrular üretebilmesi olarak tanımlanır. Bir kasttaki bireylerin, diğer kasta özgü en az bir davranışı yerine getirme kapasitesini gelişimlerinin bir noktasında geri döndürülemez biçimde yitirmesi, totipotens kaybını ifade eder.
Bu ayrıma göre ösosyallik iki alt kategoriye ayrılır:
Ösosyalliğin evrimi, Charles Darwin'in Türlerin Kökeni adlı eserinde teorisi için "en özel zorluklardan biri" olarak tanımladığı bir konudur. Kısır işçilerin varlığı, doğal seçilimin bireysel üreme başarısı üzerine kurulu mekanizmasıyla çelişiyor gibi görünmekteydi. Darwin, bu duruma çözüm olarak seçilimin birey yerine koloni düzeyinde işleyebileceğini öne sürmüştür.
Ösosyalliğin evrimsel olarak nadir bir olay olduğu kabul edilmektedir. Bilinen yaklaşık 2.600 böcek ve diğer eklembacaklı familyasından yalnızca 15'i ösosyal türler içermektedir ve bu familyalardaki köken sayısı toplamda 12 olarak tahmin edilmektedir. Bu nadirlik, ösosyalliğe geçiş için evrimsel çıtanın yüksek olduğunu göstermektedir. Bu durumun en olası nedeni, bireysel seçilimin çözücü gücünün, grup yaşamının faydalarına genellikle baskın gelmesidir.
Wilson ve Hölldobler (2005), ösosyal evrimde "geri dönüşü olmayan bir nokta" olduğunu ileri sürmüştür. Bu nokta, anatomik olarak farklılaşmış bir işçi kastının ortaya çıkmasıyla belirginleşir. Bu aşamadan sonra, bir türün ösosyal yaşamdan daha ilkel bir sosyal düzeye veya tekil yaşama geri dönmesi neredeyse imkânsız hale gelir. Bu tezi destekleyen kanıtlar, işçi kastının anatomik olarak farklılaşmadığı ilkel ösosyal arı soylarında tekil yaşama geri dönüşlerin bilinmesine karşın, anatomik kastlara sahip olan 11.000 karınca ve 2.000 termit türünün hiçbirinde böyle bir geri dönüşün gözlemlenmemiş olmasıdır.
Ösosyalliğin evrimini açıklamak için çeşitli kuramsal çerçeveler geliştirilmiştir. Bu yaklaşımlar genellikle akrabalık seçilimi, grup seçilimi ve ekolojik faktörlerin rolü üzerine odaklanır.
1964 yılında W. D. Hamilton, ösosyalliği açıklamak için akrabalık seçilimi ve kapsayıcı uygunluk kavramlarını ortaya atmıştır. Bu teoriye göre bir birey, sadece kendi yavrularını değil, aynı zamanda akrabalarının yavrularını da destekleyerek genlerini dolaylı yoldan gelecek nesillere aktarabilir.
Haplodiploidi Hipotezi: Hamilton'ın teorisinin en bilinen uygulaması, Hymenoptera (karıncalar, arılar ve yaban arıları) takımına özgü olan haplodiploidi cinsiyet belirleme mekanizmasıdır. Bu sistemde döllenmiş yumurtalardan dişiler (diploid), döllenmemiş yumurtalardan ise erkekler (haploid) gelişir. Bunun bir sonucu olarak, kız kardeşler birbirleriyle genlerinin ortalama dörtte üçünü (r=3/4) paylaşırken, bir annenin kendi yavrusuyla olan genetik akrabalığı yarısıdır (r=1/2). Bu nedenle, bir dişi Hymenoptera bireyi, kendi yavrularını yetiştirmek yerine, üreyen kız kardeşlerini yetiştirmeye yardım ederek genlerini daha etkin bir şekilde aktarabilir. Bu hipotez, uzun yıllar ösosyalliğin neden Hymenoptera'da bu kadar sık ortaya çıktığını açıklayan temel mekanizma olarak kabul edilmiştir.
Ancak zamanla bu hipotezin sınırlılıkları ortaya çıkmıştır:
Darwin'in ilk önerisine paralel olarak, Wilson, Hölldobler ve Nowak gibi araştırmacılar, ösosyalliğin evrimindeki ana itici gücün grup seçilimi olduğunu savunmaktadır. Bu modele göre, bireyler arasında fedakârlığı teşvik eden aleller, bu alelleri taşıyan grupların hayatta kalma ve üreme başarısı, bu alellerin olmadığı gruplara göre daha yüksekse yayılır. Bu yaklaşımda:
Nowak ve arkadaşları (2010), ösosyal evrim için çok aşamalı bir model önermiştir:
Ösosyalliğin evrimleştiği soylarda ortak olan bazı davranışsal ve ekolojik ön koşullar belirlenmiştir:
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Ösosyallik" maddesi için tartışma başlatın
Tanım ve Terminoloji
Geleneksel Tanım
Tanımdaki Belirsizlikler ve Yeniden Tanımlama Önerileri
Evrimsel Köken ve Tarihsel Gelişim
Evrimdeki Nadirliği ve "Geri Dönüşü Olmayan Nokta"
Kuramsal Yaklaşımlar ve Tartışmalar
Akrabalık Seçilimi ve Kapsayıcı Uygunluk
Grup Seçilimi ve Çok Aşamalı Evrim Modeli
Diğer Mekanizmalar
Evrim İçin Ön Koşullar
Gözlemlendiği Gruplar ve Örnekler
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.