Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

Perge Antik Kenti, Türkiye’nin Antalya iline bağlı Aksu ilçesinde, şehir merkezinin 17 kilometre doğusunda yer alan önemli bir arkeolojik alandır. Hitit Dönemi’nde “Parha” adıyla bilinen kentin varlığı, prehistorik birikiminin akropolde bulunan seramik örnekleriyle Erken Tunç Çağı’na kadar uzandığına işaret eder. Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde parlak çağlar yaşayan Perge, mimarisi, mermer heykeltıraşlığı ve şehir planlamasıyla Anadolu’nun en düzenli antik kentlerinden biri olarak tanınır.
Perge’nin tarihi, Hitit yazılı metinlerinde “Parha” olarak anılmasıyla başlar ve Erken Tunç Çağı’na dek geriye gider. Kent, ilk parlak dönemini Hellenistik Dönem’de (MÖ 3. yüzyıl) yaşamış, bu dönemde planlı bir şehir olarak tasarlanmıştır. Hellenistik Dönem Kuleleri, bu dönemin sağlam kalan simgeleridir. Ancak Perge, asıl altın çağını Roma İmparatorluğu egemenliğinde, MS 2. ve 3. yüzyıllarda “Pax Romana” (Roma Barışı) döneminde yaşamıştır. Bu dönemde kent, jeopolitik konumu ve zenginlik sayesinde müreffeh bir yaşam standardı yakalamış; tiyatro, stadyum, agora, hamamlar, su kanalları ve anıtsal çeşmeler gibi yapılar inşa edilmiştir. Son parlak dönemi ise Bizans İmparatorluğu zamanında gerçekleşmiş, Hıristiyanlığın etkisiyle Aziz Paul gibi önemli figürlerin uğrak yeri olmuş ve MS 5.-6. yüzyıllarda bazilikalar inşa edilerek “Metropolit Kent” unvanını kazanmıştır.
Perge’nin şehir planı, biri doğu-batı, diğeri kuzey-güney yönünde uzanan iki ana sütunlu caddeden oluşur. Kuzey-güney eksenindeki caddeyi boydan boya geçen su kanalı, kentin “su kenti” kimliğini pekiştiren unsurlardan biridir. Bu kanal, dört anıtsal çeşme (Kestros Çeşmesi, Caracalla Çeşmesi gibi) ve iki büyük hamamla desteklenir. Kentin önemli yapıları arasında şunlar yer alır:
Perge’deki kazılar, 1946 yılında Ord. Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından başlatılmıştır. 1970’lerde Prof. Dr. Jale İnan, 1990’larda Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu tarafından sürdürülen çalışmalar, 2012’den itibaren Antalya Müzesi Müdürlüğü’nce devam ettirilmektedir. Kazılar kapsamında Sütunlu Batı Cadde, su kanalı, Caracalla Çeşmesi, Batı Nekropolü ve Roma Kapısı’ndan Kent Meydanı’na uzanan alanlar açığa çıkarılmış; Hellenistik Kuleler ve Agora’nın rehabilitasyonu tamamlanmıştır. 2017’de tiyatro da ziyarete açılmıştır.
Perge, Hıristiyanlık açısından da kutsal bir merkezdir. Aziz Paul’un misyonerlik seyahatlerinde Aksu Nehri üzerinden kente ulaştığı ve buradan Pisidia Antiocheia’ya geçtiği bilinir. İncil’de anılması, Perge’yi ve Aksu Nehri’ni Hıristiyanlığın kutsal mekanlarından biri haline getirmiştir.
Perge Antik Kenti, Geç Klasik, Hellenistik ve özellikle Roma İmparatorluk dönemlerindeki planlama özellikleriyle öne çıkar. UNESCO Dünya Miras Listesi’ne önerilen kent, mimari zenginliği, heykeltıraşlık eserleri ve iyi korunmuş yapılarıyla ziyaretçilerin ilgisini çeker. Antalya Müzesi’nde sergilenen Perge’den çıkan eserler, kentin sanatsal mirasını gözler önüne serer.
Perge, tarih boyunca geçirdiği evreler ve bıraktığı izlerle, Anadolu’nun en önemli antik kentlerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Perge Antik Kenti" maddesi için tartışma başlatın
Tarihçe ve Gelişim
Şehir Planı ve Yapılar
Kazı Çalışmaları
Kültürel ve Dini Önem
Günümüzdeki Durum