+1 Daha
Psikolojizm temelde, mantıksal ve matematiksel doğruların psikolojik olgulara indirgenmesini ifade eden bir mantık felsefesi tutumudur. Sözgelimi psikolojizm tutumu, mantık yasalarının bizatihi herhangi bir anlam ifade etmediğini ve fakat bu yasaların yalnızca zihnin nasıl düşündüğüne dair psikolojik yasalar olduğunu ifade etmektedir. Bu sebeple de tarihte psikolojizmi bir fikir akımı olarak savunanlar, bu şekilde pozisyon almışlardır. Bu düşünce akımı, psikoloji derslerini felsefe profesörlerinin verdiği 19. Yüzyıl Almanyasında Philosophical Psychology olarak anılan psikoloji biliminin henüz felsefeden açık-seçik [İng. clear-distinct] bir biçimde ayrışmamış olduğu gerçeği ışığında bazı düşünürlerin sergilediği bazı tutumları nitelemektedir. Günümüzde ise bu tartışmalar çoğunlukla natüralist felsefenin bir yorumu olarak okunabilmektedir.
Kelime, büyük oranda tartışıldığı Almanca literatürü içerisinde Psychologismus kelimesiyle ifade edilir. Bu kelimenin İngilizceye ilk girişinin 1870 sonrasında Alman filozof Johann Eduard Erdmann’ın eserinin İngilizce çevirisiyle olduğu kabul edilmektedir. Erdmann’ın kendi eserinde kullandığı Psychologismus kelimesi, İngilizceye Psychologism olarak çevrilir. Daha sonra Frege’nin (1884) ve Husserl’in (1891) müdahaleleriyle tartışma şekillenir. Bu bağlamda psikolojizm ile mantık arasındaki sistematik tartışmaların tarihte 1890-1914 arasında cereyan ettiği düşünülmektedir.【1】
Psikolojizm olgusunun tarihte ve farklı milletlerce hem etimolojik hem sentaktik ifade edilişinin ilk örneğinin 1866 yılında kaleme alınıp sonra birkaç kere yeni baskısı çıkan ve bir felsefe tarihi özeti olup J. E. Erdmann tarafından yazılmış olan Grundriss Der Geschichte der Philosophie【2】 isimli kitapta görülmektedir. Felsefe tarihinde farklı ekollerden, düşünce okullarından ve fikir akımlarından bahsederken yazar, F. E. Beneke isimli ve mantığı psikolojiye indirgemeye çalıştığını iddia ettiği modern dönem filozofunu Psychologismus nitelemesiyle ele almaktadır.
Dolayısıyla Felsefeyi psikoloji temelinde ele alan Psychologismus, felsefeci Beneke’dir. Ancak yine de Psychologism akımının 19. Yüzyıl temsilcileri arasında, içlerinde Erdmann’ın da olduğu Theodor Lipps ile Christoph Sigwart ve Erdmann’ın takipçileri bulunmaktadır. Neticede Erdmann, psikolojizm tehlikesini görerek haber vermiş olsa da içerik olarak psikolojizmi önermekte, mantıksal yasaların tam bağımsız bir ideallik sunmadığını düşünmektedir.【3】
Böyle bir psikolojileştirme ortamının içinde Bernard Bolzano’nun çağdaş semantik ve mantık bilimlerinin pozisyonlarının sağlamlaştırılmasında büyük bir yeri olan Wissenschaftslehre【4】 isimli eseri Husserl ve Frege için büyük önem arz edecektir. Bu eserindeki Sätze an Sich [Tr. Kendinde Önermeler; İng. Propositions in Themselves] ifadesi sebebiyle kendinde bir gerçeklik alanının ve bunu müteakip de mantıksal ve elbette ki matematiksel ilkelerin kendinde bir normatifliğinin olduğu tezini ileri sürdüğü 1837 tarihli eseri, Husserl’in büyük projesinin başlatıcısı olarak görülmektedir.【5】
Psikolojizm tartışmalarının tarihteki en büyük temsilcisi olan Edmund Husserl 1891 yılında Philosophie Der Arithmetik isminde bir kitap yazarak sayıların temelini, psikolojik süreçlerde aradığı bir matematik teorisi inşa eder. Bu eser ise bundan 7 sene önce yazılmış olan Grundlagen Der Arithmetik'in【6】 yazarı Frege tarafından sert bir şekilde eleştirilmektedir. Yorumcuların da uzlaşacağı üzere Husserl, ilk dönemi olan bu eserinde açık bir şekilde psikolojizme düşer.【7】 Ancak ikinci döneminde Husserl, hocası Brentano’dan aldığı betimleyici psikoloji teriminden hareketle adını “fenomenoloji” yani görünürlerin bilimi olarak koyduğu bir disiplinin inşa edilişinde rol oynamaktadır.【8】 Dolayısıyla üçüncü döneminde de tamamen yaşamla dünya arasında ontolojik ilişki ile fenomenoloji özdeşliğini kuran Husserl, başlarda psikolojizme sıcak bakıyorken sonraları bundan kesin bir şekilde sıyrılarak kendi bilimini inşa eder.
Erdmann’ın yazmış olduğu kitabın temel argümanı, 18. Yüzyıl Batı felsefesini dönüştürdüğü kabul edilen Immanuel Kant’ın a priori felsefesine karşı çıkıp a priori zihinsel yapılar yerine a priori psikolojik gelişim süreçlerini öneren F. E. Beneke’nin pozisyonunu eleştirmektir. Çünkü ona göre Beneke’nin amacı, felsefenin temellerini empirik psikolojiye dayandırıp mantığın normatif ve nesnel yapısını zihinsel süreçlerin açıklamasına indirgemekti.
Transandantal fenomenolojinin kurucusu ve 1911 tarihli Philosophie als Strenge Wissenschaft【9】 eserinin yazarı matematikçi Edmund Husserl de bu eserinin teorik altyapısını oluşturmak için yazmış olduğu Prolegomena zur reinen Logik【10】 kitabında da aynı gerekçelerle psikolojizme saldırmaktadır. Psikolojizme karşı tarihteki en sistematik saldırı olarak kabul edilen bu metinde Husserl, “psikolojik” olan ile “mantıksal” olanın ayrımını çok keskin bir biçimde yapmaktadır:
Mantıksal uzamdaki şeyler ikiye ayrılmaktadır: ilki “psikolojik”, ikincisi “saf mantıksaldır”…. “Saf-mantıksal” olan her şey, ne “zihinsel” ne de eylemlere dair olana, ne özneye ne de başka herhangi empirik öznelere ya da aktüel olan gerçeklere ait olan – özsel içeriği [Wesensgehalt] içinde- “kendinde-bir-şey” olan “ideal” şeylerdir.【11】
İlerleyen satırlarda mantık yasalarının psikolojik değil ideal ve normatif yasalar olduğunu savunan Husserl, nihayetinde mantığın pratik-normatif (Kunstlehre) bir disiplin olduğunu savunmaktadır.【12】 Bu normativite ise mantık bilimine, bilimin teorisi (Wissenschaftslehre) olma yolunda bir otorite vermekte ve bilincin ürettiği bilgi de bu otoritenin en küçük yapı taşı olmaktadır.
Husserl’in bu pasajı Natorp tarafından 1888 yılında yazılmış olan Einleitung in die Psychologie nach kritischer Methode [Eleştirel Yöntem Açısından Psikolojiye Giriş] isimli ve esas itibariyle psikolojinin, transandantal olarak temellendirilmesi gerektiğini savunduğu kitabının eleştirilmesine dayanmaktadır. Natorp ana fikir olarak özne temelinde bilincin, sonra buna dayalı psikolojinin ve en sonda da felsefenin temellendirilmesini yapmaktadır. Oysaki Husserl, başlangıçta bilinç edimleriyle temellendirmenin olması, daha sonra fenomenler alanının, sonra mantık üzerinden bir bilgi teorisi kurmayı amaçlamaktaydı. Öte yandan mantıksal kurallar da Husserl için ideal idi.
Natorp ise 1910 yılında yazdığı ve mantık ilkelerine olan eserinde yine mantık ilkelerini bilinç temelinde kurmuş, eski görüşünden vazgeçmemişti. Sonuç olarak her iki düşünürün de amaçları ve tuttukları yol farklıydı. Nitekim Natorp’un aynı düşünceyi ve amacı paylaşan beraberindeki Holzkamp ile Wilhelm Wundt gibi düşünürlerle birlikte empirik ilkelere dayalı bir “experimental/critical psychology (deneysel/eleştirel psikoloji)” disiplini kurulmuştur. 【13】
Yine bir matematikçi olan Gottlob Frege de 1884 yılında kaleme almış olduğu kitabında, aritmetiği, mantığa indirgeme projesinden söz etmekte, bunun için argümanlar geliştirmektedir. Husserl kadar keskin sınırlar içinde yapılmayan bu tasnifte bile Frege, “matematik” ve “mantığın” asla psikolojik unsurlar olarak ele alınamayacağını savunmaktadır.
Başta Husserl olmak üzere pek çok fenomenoloğun da itirazındaki pozisyonları üzere Kant’ın kurmuş olduğu transandantal felsefe -kendi deyimiyle Kopernik devrimi- psikolojizmin ilk örneği iddialarının odağında bulunmaktadır. 1781 yılındaki Kritik Der reinen Vernunft【14】 isimli eseriyle Transandantal felsefenin kurucusu olan ve Modern Batı felsefesinin dönüşümünde etkili olduğu kabul edilen düşünür Kant, mantık ilkelerini belirlerken mantığın, her şeyden önce aklın kullanımına ait olduğunu söyler. Ona göre düşünmenin/anlama yetisinin (Alm. Verstand, İng. Understanding) kuralları ikiye ayrılmaktadır: Öncelikle nasıl düşünüldüğünün ve sonra nasıl düşünülmesi gerektiğinin kurallarıdır. Mantık, aklın kullanımına yönelik tümel kuralların bilimidir.【15】 Bu yüzden de ona göre mantık, nesneler arasında bir ayrım gözetmeksizin ve onlara temas etmeksizin nesneler ve bilinç arasında olması gereken ilişkinin adıdır.【16】 Dolayısıyla Kant’ın mantıksal olana yönelik tanımları zihne aittir.
Nitekim bu tezi destekleyen araştırmacılar,【17】 Kant’ın zihin temelli bir transandantal felsefe inşa ettiğini savunmaktadır. Ancak diğer bir kısım araştırmacılar ise psikolojizmin, mantık yasalarıyla psikolojik yasalar arasında bir özdeşlik kurma çabası olduğu gerekçesiyle Kant’ın psikolojist olduğu iddiasını reddetmektedirler; Onlara göre Kant açısından mantık yasaları psikolojik ya da empirik değildir, normatiftir. Ayrıca Kant’ın eserleri bağlamında bakan araştırmacılar da Kant için mantığın transandantal bir yapı ve psikolojinin de empirik bir bilim olduğu görüşünü paylaşmışlardır.
Bolzano, Bernard. Theory of Science. Translated by Rolf George. Berkeley and Los Angeles: University of California Press, 1972-73. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2026. https://www.ucpress.edu/books/theory-of-science/epub-pdf.
Dege, Martin. “Natorp, Holzkamp and the Role of Subjectivity in Psychology.” Annual Review of Critical Psychology 16 (2019): 117-133. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2026. https://discourseunit.com/wp-content/uploads/2019/12/0117.pdf.
Erdmann, J. H. Erdmann’s History of Philosophy. Translated by W. S. Hough. London: Swan Sonnenschein, 1866. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2026. https://archive.org/details/historyofphiloso02erdmuoft/page/708/mode/2up.
Frege, Gottlob. Aritmetiğin Temelleri. Çev. H. Bülent Gözkan. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2018.
Husserl, Edmund. Introduction to the Logical Investgations. Translated by Philip Bossert and Curtis Peters. The Hague: Martinus Nijhoff, 1913. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2026. https://catalogue.nla.gov.au/catalog/1197866.
Husserl, Edmund. Kesin Bir Bilim Olarak Felsefe. Çev. İoanna Kuçuradi. Ankara: Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 1995.
Kant, Immanuel. Critique of Pure Reason. Translated by Paul Guyer and Allen Wood. Cambridge: Cambridge University Press, 2025. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2026. www.cambridge.org/9781009600064.
Kant, Immanuel. Lectures on Logic. Translated by Michael Young. Cambridge: Cambridge University Press, 2009. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2026. www.cambridge.org/9780521546911.
Kusch, Martin. Psychologism: A Case Study in the Sociology of Philosophical Knowledge. London: Routledge, 1995. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2026. https://books.google.com.tr/books?id=f_SHAgAAQBAJ.
Smith, Barry and David Woodruff Smith, eds. The Cambridge Companion to Husserl. Cambridge: Cambridge University Press, 1995. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2026. www.cambridge.org/0521430232.
Öner, Necati. Klasik Mantık. İstanbul: Divan Kitap, 2011. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2026. https://archive.org/details/KlasikMantik-necatiOner.
Kusch, Martin. “Psychologism.” In The Stanford Encyclopedia of Philosophy, Spring 2024 Edition, edited by. Edward N. Zalta and Uri Nodelman. Stanford: Metaphyics Research Lab, Stanford University, Erişim tarihi: 9 Mayıs 2026. https://plato.stanford.edu/entries/psychologism/.
Sokolowski, Robert. “Husserl.” In The Cambridge Dictionary of Philosophy. 2nd ed. Edited by Robert Audi. Cambridge: Cambridge University Press, 1999. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2026. https://www.cambridge.org/9780521631365.
[1]
Martin Kusch, “Psychologism,” The Stanford Encyclopedia of Philosophy, Spring 2024 ed., ed. Edward N. Zalta and Uri Nodelman (Stanford: Metaphysics Research Lab, Stanford University)
[2]
J. H. Erdmann, Erdmann’s History of Philosophy trans. W. S. Hough (London: Swan Sonnenschein, 1866)
[3]
Erdmann, a.g.e, §282
[4]
Bernard Bolzano, Theory of Science, trans. Rolf George (Berkeley and Los Angeles: University of California Press, 1972-1973)
[5]
Kant'ın Saf Aklın Eleştirisi isimli eserindeki numen-fenomen ayrımındaki numenleri tanımlamak için kullandığı ding-an-sich (kendinde şey) tanımlaması Kant'tan Husserl'e uzanan ve psikolojizmden kaçınma üzerine kurulu bir transandantal felsefe projesinin sinyalini vermektedir. Her ne kadar Kant'ın Platon'daki idealar teorisine benzer bir okuması yapılıyor olsa da bu anakronizm olacaktır. (Belki de bu yüzden Husserl'in Kant'taki ding-an-sich şeklindeki numen kavramına karşı çıktığını görürüz. Çünkü fenomenoloji ona göre, bilincin içinde nasıl görüldüğünü analiz etmelidir.) Neticede Kant ile Platon arasında binlerce sene zaman bulunmakta ve her iki filozof da döneminin hakim kavramlarını kullanmaktadır. Nitekim Çağdaş Fenomenolojinin öncüsü kabul edilen Maurice Merlau-Ponty de Phénoménologie de la perception [Algının Fenomenolojisi] isimli eserinde, Kant'ın projesini devraldığını açıkça ifade etmektedir.
[6]
Gottlob Frege, Aritmetiğin Temelleri, çev. H. Bülent Gözkan (İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2018)
[7]
Barry Smith ve David Woodruff Smith, eds., The Cambridge Companion to Husserl (Cambridge: Cambridge University Press, 1995)
[8]
Smith ve Woodruff, a.g.e, 1-5
[9]
Edmund Husserl, Kesin Bir Bilim olarak Felsefe, çev. İoanna Kuçuradi (Ankara: Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 1995)
[10]
Edmund Husserl, Introduction to the Logical Investigations, trans. Philip Bossert and Curtis Peters (Hague: Martinus Nijhoff, 1913)
[11]
Husserl, Introduction to the Logical Investigations, trans. Philip Bossert and Curtis Peters, sec. 2 §§113-114. Çeviri tarafıma aittir.
[12]
Martin Kusch, Psychologism: A Case Study in the Sociology of Philosophical Knowledge (London: Routledge, 1995), 41-60
[13]
Martin Dege, “Natorp, Holzkamp and the Role of Subjectivity in Psychology.” Annual Review of Critical Psychology 16 (2019): 117-133
[14]
Immanuel Kant, Critique of Pure Reason, trans, Paul Guyer and Allen Wood (Cambridge: Cambridge University Press, 2025)
[15]
Logica est scientia regularum univesalium usus intellectus
[16]
Immanuel Kant, Lectures on Logic, trans. Michael Young (Cambridge: Cambridge University Press, 2009) §§791-793. Kitap: bizzat Kant’ın yazmış olduğu bir kitap olmayıp metinler, Kant’ın dizilimini ve gözettiği sırayı göstermez. Söz konusu pasajlar, Kant’ın derslerinden Gottlob Benjamin Jäsche tarafından derlenerek yayımlanan Logic (1800) isimli eserde de bulunmaktadır. Jäsche, Kant’ın ders notlarını ve derslerde kullanılan materyalleri edit ederek metni yayıma hazırlamıştır. Bu eserin yayımlandığı 1800 yılı, Erdmann’ın “Psychologismus” terimi kullanmasıyla şekillenecek psikolojizm tartışmalarının henüz ortaya çıkmadığı bir döneme karşılık gelmektedir.
[17]
Örneğin bkz. Necati Öner, Klasik Mantık (İstanbul: Divan Kitap, 2011) 44-48
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Psikolojizm" maddesi için tartışma başlatın
Etimolojik Kökeni ve Tarihi
Tarihte İlk Ortaya Çıkışı
Psychologismus Eleştirileri
Önemli Görüşler ve Tartışmalar