Türk sanat müziğinin en önemli ses sanatçılarından biri olan Safiye Ayla, Cumhuriyet dönemi musiki tarihinin simge isimlerinden biridir. Kendine has üslubu, geniş ses aralığı ve teknik hakimiyetiyle tanınan sanatçı, geleneksel Türk müziğinin modern dönemdeki etkili icracıları arasında yer almaktadır.
Yaşamı ve Eğitimi
Safiye Ayla, 13 Eylül 1917 tarihinde İstanbul'un Fatih semtinde dünyaya geldi. Hicazizade Hafız Abdullah Bey ile Seyyide Hanım'ın kızıdır. Küçük yaşta ebeveynlerini kaybetmesi üzerine İstanbul Bebek'teki Çağlayan Darüleytamı’na (yetimhane) verildi. Buradaki eğitimi sırasında piyano dersleri alarak müzik altyapısını oluşturdu. İlköğreniminin ardından girdiği Bursa Muallim Mektebi’nden 1920 yılında mezun oldu ve bir süre Beyoğlu’ndaki bir ilkokulda öğretmenlik yaptı.

Safiye Ayla çalışma yaparken (AA)
Profesyonel müzik eğitimini Mustafa Sunar’dan nazariyat ve ud dersleri alarak sürdürdü. Ardından Yesari Asım Arsoy, Sadettin Kaynak ve Selahattin Pınar gibi dönemin önde gelen musikişinaslarıyla çalışarak makam ve icra bilgisini derinleştirdi.
Sanat Kariyeri ve İcrası
Kariyerine İstanbul ve Ankara radyolarında başlayan Ayla, 1932 yılında Columbia plak şirketiyle yaptığı anlaşma sonucunda doldurduğu plaklarla tanınırlık kazandı. Dönemin gazino ve musiki mekanlarında sahne alan sanatçı, diksiyonu ve ses aralığıyla "ses sanatkârı" olarak tanımlandı. Klasik eserlerden fantezi formundaki şarkılara, operetlerden halk müziği örneklerine kadar geniş bir yelpazede 500'den fazla plak doldurdu.
Mustafa Kemal Atatürk'ün takdirini kazanan sanatçılar arasında yer alan Ayla, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen musiki meclislerine katıldı. Atatürk'ün talebi üzerine "Çile Bülbülüm Çile" adlı eseri ve çeşitli Rumeli türkülerini icra etti. Bu dönemde icracılığının yanı sıra Cumhuriyet’in modernleşme sürecindeki kadın figürlerinden biri olarak profili öne çıktı.
Karakteristik Özellikleri ve Toplumsal Mirası
Safiye Ayla, geleneksel Türk musikisi eğitimi ile Cumhuriyet döneminin sahne sunum anlayışını birleştiren bir icra sergiledi. 1950 yılında udi ve bestekâr Şerif Muhittin Targan ile evlendi ve bu evlilik sanatçının vefatına kadar sürdü.
Sanatçı, toplumsal mirasını mülkiyeti kendisine ait taşınmazları ve nakdi varlığının tamamını Türk Eğitim Vakfı’na (TEV) bağışlayarak yapılandırmıştır. Bu bağışlar ile oluşturulan "Safiye Ayla Burs Fonu", müzik ve sanat eğitimi gören öğrencilere mali destek sağlamaya devam etmektedir.
Safiye Ayla, 14 Ocak 1998 tarihinde İstanbul’da vefat etti ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Sanatçının hayatı ve çalışmaları, Osmanlı dönemi musikisinden Cumhuriyet dönemi sahne sanatlarına geçişin incelenmesinde temel bir referans noktası olarak kabul edilmektedir.



