+2 Daha
Fatih Sultan Mehmet devrinde Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri gücünde önemli bir rol oynayan Şâhi topları, 15. yüzyıl kuşatma harbinde kullanılan büyük çaplı, genellikle bronz döküm havan (bombard) tipi silahlardır. Bu toplar, özellikle İstanbul'un fethi sırasında surların yıkılmasındaki etkileriyle bilinirler ve dönemin topçuluk teknolojisindeki Osmanlı yeteneklerini sergilerler.
Fatih Sultan Mehmet'in hükümdarlık dönemi (1451-1481), Osmanlı topçuluğunun kurumsallaştığı ve top döküm teknolojisinin zirveye ulaştığı bir zaman dilimidir. Bu dönemde Osmanlıların ilk büyük topları dökülmüştür. İstanbul'un fethi öncesindeki hazırlıklar kapsamında, Fatih Sultan Mehmet, dönemin birçok top döküm ustasını Edirne'ye çağırtarak farklı kalibrelerde topların üretimini sağlamıştır. Bu ustalardan en tanınmış olanlardan biri Macar asıllı Urban (Orban)'dır. Urban'ın yanı sıra Ali, Müslihiddin ve Saruca gibi ustalar da Fatih'in devrin en büyük toplarını dökme talimatıyla görevlendirilmişlerdir. Fatih Sultan Mehmet'in kendisinin de top tekniği konusunda detaylı bilgiye sahip olduğu ve kuşatma sırasında Haliç'teki gemilerin vurulması için yeni bir top türü (günümüz havanlarına benzer aşırma atışı yapabilen) önerdiği kaydedilmiştir. Bu dönemde Tophane-i Âmire'nin kuruluşu ile Osmanlı topçuluğu kurumsallaşmıştır.
Osmanlılar top dökümünü genellikle dört köşeli, üzerinde "pedavra tahtası" ile kaplı çatısı olan ve duman çıkışı için çok sayıda büyük bacası bulunan dökümhanelerde gerçekleştirirlerdi. Döküm işlemi, zemine açılmış büyük bir çukurda yapılırdı. Topun dış şekli, özel bileşimli (killi) çamurun içine keten ve kenevir lifleri gibi dayanıklı malzemelerin katıldığı büyük bir kalıpta verilirdi. Topun iç boşluğu (maça) ise aynı malzemelerden yapılan ikinci bir kalıpla oluşturulurdu. Ergitilmiş metal alaşım bu iki kalıp arasındaki boşluğa dökülerek top gövdesi meydana getirilirdi. Osmanlıların kalıp teknolojisini çok iyi bildikleri ve kullandıkları belirtilmektedir. Döküm sırasında, erimiş alaşım içine altın liralar atılması gibi kendine has merasimler de yapılırdı; bu uygulamanın bronz alaşımının namlu yapısını kuvvetlendirdiğine inanılırdı.
Fatih döneminde önemli döküm merkezlerinden biri, ordunun ve donanmanın top, humbara ve gülle ihtiyacını karşılamak üzere kurulan Demirköy/Kırklareli İşletmesi'ydi. Bu bölgede kalkopirit, bornit gibi bakır mineralleri bulunmaktaydı. Matrakçı Nasuh'un minyatürlerinde tasvir edilen Tophane-i Âmire de Fatih tarafından yaptırılmış önemli bir dökümhane binasıdır.
Fatih Sultan Mehmet devrinde toplar genellikle bronz (tunç) malzemeden üretilmiştir. Bronz, %90 bakır ve yaklaşık %10 kalay karışımından oluşuyordu. Osmanlıların demir top yerine daha pahalı olmasına rağmen bronzu tercih etmelerinin nedeni, bronzun daha kalın cidarlı üretilebilmesi ve dolayısıyla daha yüksek yanma basınçlarına dayanabilmesiydi. Fatih dönemi toplarının analizleri, ideal bronz karışımının Avrupa devletlerinden bir asır önce Osmanlılarda uygulandığını göstermektedir. Bronz alaşımına bazen bilinçli ya da bilinçsiz olarak çinko (tutya), kurşun, arsenik, antimon ve bizmut gibi maddeler de katılabiliyordu.
Top gülleleri için ise taş, mermer, kurşun, demir ve bakır alaşımları yoğun olarak kullanılmıştır. Urban'ın topu için özellikle granit gülleler kullanıldığı belirtilmiştir.
"Şâhi" tabiri, Fatih Sultan Mehmet tarafından Macar Urban Usta ve diğerlerine yaptırılan, genellikle iki parçalı büyük muhasara topları için kullanılmıştır. Bu topların genel boyutları hakkında farklı bilgiler bulunmakla birlikte, 8 metre uzunluğa, 80 cm iç çapa ve 18 ton ağırlığa ulaşabildikleri; 544-680 kg ağırlığındaki gülleleri 2 km mesafeye fırlatabildikleri ve seslerinin 24 km'den duyulduğu rivayet edilir. En kısa Şâhi namlu uzunluğunun 91.5 cm olduğu ve kovanının 8 ton ağırlığında olduğu da belirtilmiştir.
Macar Urban tarafından Fatih Sultan Mehmet için dökülen top, İstanbul'un fethinde kullanılan en büyük kalibreli silahtı.
Fetihten yaklaşık 10 yıl sonra, 1464 yılında Münir Ali Usta tarafından üretilen Dardanel Topu (İngiltere'deki adıyla "Turkish Bombard"), Urban Topu ile benzer üretim tekniği ve yapısal özellikler taşımaktadır.
Büyük muhasara toplarının (Urban ve Dardanel gibi) namlu ve barut haznesi olmak üzere iki parçalı olarak dökülüp, sonradan vidalı birleşimle montajlanması, bu devasa silahların taşınmasını kolaylaştırmak amacıyla geliştirilmiş önemli bir teknolojik yenilikti.
Fatih dönemi ve sonrasında Osmanlılar Şâhi dışında Balyemez, Darbzen (kale döven top), Humbara (bir nevi el bombası) gibi çeşitli isimlerle anılan toplar da kullanmışlardır.
Bu büyük toplar ağızdan doldurulurdu; barut ve gülle namludan içeri sokulur, ateşleme ise "falya deliği" adı verilen küçük bir kanaldan gerçekleştirilirdi. Kritovulos, Urban'ın topunun barut haznesinin tamamen güherçile ile doldurularak sıkıştırıldığını belirtir.
Büyük topların atış sıklığı düşüktü. Dukas, fetih sırasında Urban'ın topundan bir gün içerisinde 3 ila 7 defa atış yapılabildiğini ve atışlar arasında topun çatlamasını önlemek amacıyla zeytinyağı ile soğutulduğunu kaydetmiştir. Isınan top ve diğer ateşli silahların yağ ile soğutulması uygulamasının ilk defa o dönemde Osmanlılar tarafından gerçekleştirildiği belirtilmektedir.
Özellikle Urban'ın devasa topunun taşınması büyük bir lojistik operasyon gerektiriyordu. Tarihi kayıtlara göre, bu topun 1452 yılı Ocak ayının sonlarında Edirne'den yola çıkarılıp ancak iki ay sonra İstanbul önlerine getirilebildiği belirtilir. Topun, bazı tarihçilere göre 30 araba ve 140 öküzle (bazı kaynaklarda 50-60 çift öküz) çekildiği ve devrilmemesi için 200 neferin (asker) görevlendirildiği aktarılmıştır. Bu durum, büyük boyutlu topların lojistik kısıtlamalarını göstermektedir. İki parçalı tasarım, bu taşıma zorluklarını bir nebze hafifletmeyi amaçlıyordu.
Urban'ın topu, İstanbul'un fethinde surlar üzerinde yarattığı fiziksel hasar ve ateşleme sırasındaki büyük patlama etkisiyle düşman üzerinde psikolojik bir yıkım yaratarak fethin seyrini değiştiren önemli faktörlerden biri olmuştur. Fatih Sultan Mehmet'in özellikle Urban Topu'nu Topkapı bölgesindeki duvar kalınlıklarının en ince olduğu noktaya kurdurduğu belirtilir. Kuşatma sırasında aynı hedef bölgesine gerçekleştirilen çoklu atışlarla veya Yanoş Hunyadi'nin elçisinin tavsiye ettiği üzere üçgen teşkil edecek şekilde yapılan atışlarla kale duvarlarının yıkıldığı ifade edilmiştir.
Fatih Sultan Mehmet devri, Osmanlı topçuluğunda önemli yeniliklere sahne olmuştur:
Ahmet Kaan Toksoy'un çalışmasında Urban Topu ve çağdaşları karşılaştırılmıştır:
Fatih Sultan Mehmet döneminde farklı kalibrelerde üretilmiş toplardan altı adedinin günümüze ulaştığı belirtilmektedir.

Dardanel Topu (Anadolu Ajansı)
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ALUTEAM CAD/CAM ve Eklemeli Üretim Laboratuvarı'nda, Fort Nelson Müzesi'ndeki iki parçalı, burgulu Şâhi topunun (Münir Ali yapımı) polistiren tozlardan lazer tekniğiyle 1/25 ve 1/50 ölçeklerinde modelleri üretilmiştir.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Şâhi Topları" maddesi için tartışma başlatın
Tarihsel Bağlam ve Gelişim
Üretim ve Malzemeler
Döküm Süreci ve Dökümhaneler
Kullanılan Malzemeler
Teknik Özellikler ve Çeşitleri
Urban Topu
Dardanel Topu (Münir Ali Usta)
Tasarım Özellikleri
Diğer Top Çeşitleri
Operasyonel Özellikler
Ateşleme ve Kullanım
Atış Sıklığı ve Soğutma
Lojistik
Kuşatmadaki Rolü ve Etkileri
Yenilikler ve Karşılaştırmalar
Osmanlı Yenilikleri
Dönemin Diğer Toplarıyla Karşılaştırma
Günümüze Ulaşan Örnekler
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.