Sahte Folklor (Fakelore)

Alıntıla
kure star outline

Sahte folklor (fakelore), otantik veya gerçek sözlü gelenek ürünü olduğu iddia edilen ancak gerçekte masa başında uydurulmuş, sentetik biçimde üretilmiş ya da var olan sözlü kaynakların değiştirilerek yeniden yazılmasıyla ortaya çıkarılmış sahte halk bilimi ürünlerini ifade eden kavramdır. Kavram, İngilizcede "sahte, uydurma, yapma, taklit" anlamına gelen fake ile "bilim, bilgi, birikim" anlamına gelen lore kelimelerinin birleştirilmesiyle türetilmiştir. Sahte folklor ürünleri alandan doğrudan toplanmaz; aksine gazete kaynaklarından, evvelki edebî eserlerden, kütüphane malzemelerinden veya tamamen yazarların kendi hayal güçlerinden yararlanılarak sürekli bir tekrarlama ve yeniden yazma zincirinde biçimlendirilir.


Terim ilk kez 1950 yılında Amerikalı halkbilimci Richard M. Dorson tarafından American Mercury dergisinde yayımlanan Folklore ve Fake Lore başlıklı kısa makalede öne sürülmüştür. Dorson, yaşamı boyunca bilimsel folklor çalışmalarını korumak adına sahte folklor aleyhinde mücadele etmiş; 1969'da yayımladığı Fakelore makalesi ile 1976 tarihli Folklore and Fakelore: Essays Toward a Discipline of Folk Studies adlı kitabında otantik folklor ile sahte folklor ayrımını sürekli vurgulamıştır.

Dorson'a göre (iyi olan) otantik folklor ile (kötü olan) sentetik sahte folklor arasında yadsınamaz bir nitelik farkı vardır. Dorson, bu ürünleri ortaya koyan yazar, editör ve yayıncıları kitlelerin zihinsel gelişimini sömürmek ve halkı yanıltıp aldatmakla suçlamıştır.【1】


Sahte folklor, halk bilimi disiplini içerisinde "yaşama" (survival) ve "yeniden canlanma" (revival) kavramlarıyla da karıştırılmamalıdır. Yaşama, bir folklor ürününün zamanla değişse veya küçülse dahi geleneğin içindeki kesintisiz devamlılığını ifade ederken; yeniden canlanma, geçmişte kalmış veya ara verilmiş bir geleneği bilinçli bir kararla tekrar ihya etmeyi kapsar. Sahte folklor ise sunulduğu biçimiyle sözlü gelenekte daha önce asla var olmamış, sonradan kurgulanmış ve otantiklik iddiasıyla ambalajlanmış ürünleri temsil eder.

Sahte Folklor’un Temel Özellikleri ve Üretim Mekanizmaları

Sahte folklor (fakelore) ürünlerini otantik folklor ürünlerinden ayıran ve onların yapay doğasını belirleyen belirgin metodolojik ve sosyolojik nitelikler bulunmaktadır. Bu ürünlerin en temel özelliği, alan araştırmasına dayalı olarak doğrudan halkın içinden ve kaynak kişilerden toplanmak yerine masa başında, kütüphane malzemelerinden, gazete haberlerinden, biyografik anekdotlardan ya da eski fıkralardan kırpılarak ve kurgulanarak üretilmeleridir. Sahte folklor yapıtlarında ürünün otantik bir metni veya saha kaydı bulunmaz; metnin büyük bölümü ya da tamamı yazarları tarafından yeniden yaratılır veya radikal değişikliklere uğratılır. Bu süreçte derlemeciler veya yazarlar, otantik kaynak kişilerin kimliklerini değiştirmekte, saha araştırması notlarını imha etmekte veya metinlerin hacmini iki-üç katına çıkararak içeriklerini karmaşıklaştırmaktadır.

Sahte folklor üretimi tek bir nedene dayanmayıp arkasında ticari, siyasi ve ideolojik çeşitli mekanizmalar barındırır:

  • Ticari Kaygılar ve Yayıncılık Sömürüsü: Sahte folklor, kâr elde etmek amacıyla üretilen ve satılan bir pazarlama ürünüdür. Profesyonel yazarlar ve yayıncılar; okuyucuların, promosyoncuların ve pazarın taleplerine ve zevklerine hitap edecek ambalajlanmış ürünler sunarlar. Ürün ticari kaygılarla reklamlara konu edilerek kitlelere "halk ürünü" iddiasıyla sunulur. Halk bilimi malzemesinin ticarileştirilmesi ve sömürülmesi anlamına gelen bu süreç (Folklorismus), sahte folklor üretimini doğrudan beslemektedir.
  • İdeolojik ve Politik Kullanım: Sahte folklor, 20. yüzyılda otoriter ve baskıcı sağ veya sol rejimler tarafından toplumsal kontrol mekanizması ile ideolojik hegemonyanın inşa aracı olarak işlev görmüştür. Bu rejimlerde halk anlatılarının biçimi ve içeriği; belirli politik fikirleri, propagandaları veya toplumsal mesajları iletmek amacıyla bilinçli olarak müdahaleye uğratılmıştır.
  • Kültürel Hegemonya ve Toplumsal Yapı: Sahte folklor ürünleri, bizzat folkloru yaşatan grupların içinde değil; onları kuşatan egemen toplumsal kurumlarda, devlette ve ekonomide yoğunlaşır. Bu yapıtlar baskın toplumsal sınıfların ekonomik ve politik çıkarlarına hizmet ederek egemen kültürün değerlerini yansıtır ve muhalif alt kültürleri dönüştürme/yıkma işlevi görür.
  • Halk Kahramanlarının Yukarıdan Aşağıya İnşası: Sahte folklor mekanizmasında yaratılan halk kahramanları, tabandan (sözlü gelenekten) doğal biçimde yükselmek yerine egemen kültür ve medya organları tarafından tepeden aşağıya indirilir. Gazeteciler, reklamcılar veya ideologlar tarafından üretilen bu kurgusal tipler, aradan uzun yıllar geçse dahi otantik sözlü geleneğe ve halkın hafızasına gerçek anlamda yerleşemezler.

Sahte folklor, otantik halk kültürünün biçimsel unsurlarını veya motiflerini ödünç alarak kullanır ancak bu unsurları sahte bir ambalaj içinde sunarak gerçek folklor kaynağından kopuk, yapay ürünler ortaya koyar.

Dünya Edebiyatında ve Halk Biliminde Sahte Folklor Örnekleri

Sahte folklor (fakelore) kavramının teorik altyapısı 20. yüzyılın ortalarında şekillenmiş olsa da bu tür üretimlerin geçmişi halk bilimi disiplininin doğuş dönemi olan 18. yüzyılın sonlarına kadar uzanmaktadır. Avrupa ve Kuzey Amerika edebiyat tarihinde ulusal destan, masal veya halk kahramanı olarak geniş kabul görmüş pek çok klasik metin, sahte folklor kategorisinde değerlendirilmektedir:

  • James Macpherson ve Ossian Şiirleri: İskoç şair James Macpherson, 1760’lı yıllarda İskoç Dağlık Bölgesi sözlü geleneğinden topladığını iddia ettiği ve 1765’te Poems of Ossian başlığıyla bir araya getirdiği şiirleri yayımladı. Ancak Samuel Johnson ve David Hume gibi dönemin bilginleri metinleri incelediklerinde, Macpherson’un yalnızca bazı eski şiir parçalarını derlediğini, metinlerin büyük çoğunluğunu kurgulayarak kendisinin masada yazdığını ve bunları kadim bir geleneğin ürünü gibi sunduğunu ortaya koydular. Macpherson’un farklı ballad versiyonlarını keyfî biçimde birleştirip edebi süslemelerle oluşturduğu bu yapıt, belgelenmiş ilk büyük sahte folklor örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.【2】
  • Grimm Kardeşler ve Masal Derlemeleri: Jakob ve Wilhelm Grimm, 1812 ve 1815 yıllarında yayımladıkları dünyaca ünlü Kinder und Hausmärchen (Çocuk ve Yuva Masalları) adlı eserlerinde, masalları köylülerin ağzından hiçbir ekleme veya değişiklik yapmadan, aslına sadık kalarak kaydettiklerini öne sürmüşlerdir. Ancak sonraki çalışmalar, Grimm Kardeşlerin (özellikle Wilhelm Grimm) kaynak metinlerin şekillerini ve içeriklerini değiştirdiklerini, farklı bölgelerden topladıkları varyantları birleştirip yeniden yazarak hacimlerini katladıklarını ve orijinal alan çalışması notlarını imha ettiklerini kanıtlamıştır. Ayrıca masalları derlediklerini söyledikleri "okuma yazmasız köylü" profilinin aksine, kaynak kişilerin çoğunun orta sınıftan, eğitimli ve ana dili Fransızca olan kimseler olduğu ortaya çıkarılmıştır.【3】
  • Elias Lönnrot ve Kalevala Destanı: Fin doktor ve araştırmacı Elias Lönnrot, 1830’larda Karelia bölgesinde yaptığı alan çalışmalarının ardından 1835’te Kalevala destanını yayımlamıştır. İlk baskısı 32 şiir ve 5.052 mısradan oluşan eser, 1849 baskısında Lönnrot'un eklemeleri ve yeniden kurgulamalarıyla 50 şiir ve 22.795 mısraya ulaşmıştır. Lönnrot, ayrı şarkı parçalarını mantıksal bir olay örgüsü içinde birleştirmiş, edebî eklemeler yapmış ve otantik sözlü şarkılardan farklı, birleştirilmiş yapay bir destan meydana getirmiştir. Fin halk bilimci Kaarle Krohn da Kalevala’nın bu yapısı nedeniyle bilimsel açıdan otantik bir halk ürünü olmadığını kabul etmiştir.【4】
  • Amerikan Kültüründe Paul Bunyan ve İcat Edilmiş Halk Kahramanları: Amerikan popüler kültürünün ünlü dev oduncusu Paul Bunyan, sahte folklorun prototip örneklerindendir. Richard M. Dorson, sözlü gelenekte Paul Bunyan’a dair zayıf anlatı izleri bulunsa da geniş kitlelere yayılan Paul Bunyan maceralarının Red River Lumber Şirketi’nin ticari reklam kampanyaları ve reklamcı yazarlar tarafından masa başında üretildiğini belgelemiştir.【5】

Sahte Folklorun Ortaya Çıkış Nedenleri ve Sosyo-Psikolojik Boyutu

Sahte folklor (fakelore) üretiminin yaygınlaşması ve farklı coğrafyalarda benzer biçimlerde ortaya çıkması, tesadüfi bir olgu olmayıp derin sosyo-psikolojik ve politik ihtiyaçlardan kaynaklanmaktadır. Bu süreci tetikleyen en temel mekanizmalar; toplulukların yaşadığı kültürel aşağılık kompleksleri, ulusal kimlik inşa etme arzusu ve Eric Hobsbawm ile Terence Ranger tarafından teorileştirilen "geleneğin icadı" (invention of tradition) süreçleridir.【6】


Alan Dundes, sahte folklor ürünlerinin kökeninde toplumların veya entelektüellerin duyduğu millî ve kültürel aşağılık duygusunun yattığını ileri sürer.【7】 Uluslar, özellikle siyasi, askerî veya kültürel kriz dönemlerinde kendi varlıklarını ve değerlerini meşrulaştırma ihtiyacı hissederler. Var olan otantik sözlü geleneğin bu ihtiyacı karşılamada yetersiz kaldığı düşünülen durumlarda, aydınlar veya yazarlar yaratıcı müdahalelerle yoktan bir millî halk kahramanı ya da görkemli bir halk destanı kurgulama hakkını kendilerinde görürler.

  • Kültürel Aşağılık Kompleksi ve Ulusal Gurur: 18. yüzyılın sonlarında İskoçya'nın İngiltere karşısında yaşadığı kültürel baskı ve aşağılanma Macpherson'un Ossian destanını kurgulamasına; 18. yüzyıl ortalarında komşularının gölgesinde kalan Almanya'nın yaşadığı kültürel eziklik Grimm Kardeşlerin masallara müdahale etmesine; İsveç hegemonyası altında Fincenin yalnızca köylü dili kabul edildiği Finlandiya'da yaşanan millî uyanış arayışı Lönnrot'un Kalevala’yı birleştirmesine; Amerika Birleşik Devletleri’nin Avrupa’nın köklü geçmişine karşı duyduğu tecrübesizlik duygusu ise Paul Bunyan gibi devasa kurgusal kahramanların yaratılmasına zemin hazırlamıştır. Entelektüeller, halk bilimi malzemelerini edebî metin kriterleriyle değiştirip klasik edebî miraslar seviyesine çıkararak kendi uluslarının eşitliğini veya üstünlüğünü kanıtlamaya çalışmışlardır.
  • Geleneğin İcadı ve Toplumsal Bütünleşme: Sahte folklor, Hobsbawm ve Ranger’ın tanımladığı "geleneğin icadı" süreciyle doğrudan örtüşür. Eski biçimlerin canlılığını kaybettiği ya da toplumsal aidiyetin zayıfladığı dönemlerde icat edilen gelenekler üç temel işleve hizmet eder: toplumsal birlik ve grup aidiyeti oluşturmak, kurumları ve otorite ilişkilerini meşrulaştırmak ve toplumda belirli değer yargıları ile davranış temayüllerini aşılamak.【8】
  • Aydınların Halk Karsısındaki Kararsızlık Duygusu: Sahte folklorun doğuşunda, aydınların halka ve halk kültürüne karşı yaşadığı çelişkili kabul (paradoks) da etkili olmuştur. Bir yandan halk, okumamış, kaba ve utanç duyulan alt sınıf (vulgus in populo) olarak görülürken; diğer yandan romantizm ve milliyetçiliğin etkisiyle ulusal mirasın bozulmamış saf temsilcisi olarak yüceltilmiştir. Bu kararsızlık, aydınların halktan topladıkları ham malzemeyi "ham ve kaba" bularak masa başında düzeltmelerine, estetikleştirip entelektüel ambalajla yeniden sunmalarına yol açmıştır.

Türk Kültürü, Edebiyatı ve Popüler Kültüründe Sahte Folklor Örnekleri

Türk halk bilimi ve edebiyatı araştırmalarında sahte folklor (fakelore) kavramı; tarihsel şahsiyetlerin alımlanışı, mizah tipleri, popüler kültür anlatıları ve edebî metinlerin sınırları bağlamında çok yönlü olarak tartışılmaktadır.

Yunus Emre Örneği

Yunus Emre, 13. yüzyılda yaşamış tarihsel bir şahsiyet olmasının ötesinde, sözlü kültürde dinî-tasavvufi şiiri temsil eden bir "tip"e dönüşmüştür. Tanzimat'tan itibaren farklı siyasi ve ideolojik çevreler (Milliyetçi, Hümanist, Alevi, Sünni ve Marksist), kendi dünya görüşleri ve meşruiyet arayışları doğrultusunda Yunus Emre'nin şiirlerinden seçimler yapmış ve ona aykırı gördükleri metinleri dışarıda bırakmışlardır. Örneğin Burhan Toprak ve Sabahattin Eyüboğlu dinî boyutları eleyip insan sevgisini öne çıkararak "Hümanist Yunus" portresi çizerken;【9】Sünni araştırmacılar ibadet ve akaid vurgulu şiirleri öne çıkarmış;【10】Alevi çevreler şeriata mesafeli mısraları sahiplenmiş;【11】Kemal Tahir ve Hilmi Yavuz gibi yazarlar ise onu emekçi ve eşitlikçi bir Marksist figür olarak yorumlamışlardır.【12】 Her araştırmacının ve ideolojinin kendi anlayışına uygun saf bir "Yunus Emre Divanı" kurgulaması, her dönemin kendi Yunus gelenek icadını ve sahte folklor örneklerini üretmesine yol açmıştır.

Nasreddin Hoca Örneği

Nasreddin Hoca etrafında teşekkül eden fıkra külliyatı da sahte folklor tartışmalarına konu olmaktadır. Farklı topluluklar, coğrafyalar ve dinî inanç grupları Nasreddin Hoca’yı kendi kalıplarına sokmuş; bu durum ona ait olmayan pek çok fıkranın Hoca’ya atfedilmesine ya da kimliğinin gerçeği yansıtmayan biçimlerde yeniden şekillendirilmesine neden olmuştur. Yapay kimlik oluşturma gayretleriyle fıkraların doğal mecrasından saptırılması, sahte folklor ürünlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

Aşık Veysel'in Ayakkabı/Çoraba Para Koyma Öyküsü

Popüler kültürde ve sosyal medyada Aşık Veysel'in, kendisini terk edip başka bir adama kaçan eşi Esma’nın çorabına/ayakkabısına yaban elde mağdur olmasın diye gizlice para koyduğuna dair yaygın bir anlatı dolaşımdadır. Ancak bu öykü gerçek bir saha verisine dayanmamakta; aksine senaryosunu Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yazdığı, Metin Erksan’ın yönettiği 1952 yapımı Karanlık Dünya filmindeki bir kurguya ve daha sonra Sunay Akın'ın bu kurguyu edebî metin hâline getirmesine dayanmaktadır.【13】


Esma Hanım'ın bizzat verdiği ifadeler ve tanıklıklar, Veysel’in kıskançlığı nedeniyle aralarında husumet çıktığını, kaçarken parayı Veysel’in koymadığını, Esma’nın bebeğinin başındaki Gazi altınını alarak yola çıktığını ve köye döndüklerinde Veysel'in kaçtığı adamı öldürmeye teşebbüs ettiğini göstermektedir. Günümüz medyasında naif ve hümanist bir Veysel imajı yaratmak adına kurgulanan bu ayakkabı/çorap öyküsü, tipik bir sahte folklor/sahte gelenek örneğidir.【14】

Ziya Gökalp'ın Masalları

Ziya Gökalp'ın Kızılelma ve Altun Işık gibi eserlerinde Dede Korkut ve halk masallarından ilhamla yazdığı manzum-mensur masallar sahte folklor tartışması içinde incelenmiştir. Gökalp masalları masa başında yazmış, ideolojik (Türkçülük) ve eğitici amaçlar doğrultusunda yeniden kurgulamıştır. Ancak Gökalp’ın eserleri ticari ve reklam kaygısı taşımadığı, tepeden inme kurgusal kahramanlar yerine otantik Keloğlan, Tepegöz, Basat gibi tipleri işlediği, en önemlisi de bu metinleri alandan derlenmiş otantik halk ürünü olarak sunmayıp kendi imzasıyla edebî bir ürün olarak kaleme aldığı için birer "sahte folklor" örneği sayılamaz. Bunlar, halk edebiyatı unsurlarından yararlanılan ferdi/edebi yeniden yazımlardır.

Kaynakça

Bars, Mehmet Emin. "Ziya Gökalp'ın Masalları Fakelore Örnekleri Olarak Kabul Edilebilir Mi?" Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi (TAED), sayı 61 (Ocak 2018): 145-157. Erişim tarihi: 3 Eylül 2026. https://dergipark.org.tr/tr/pub/ataunitaed/article/688380

Bars, Mehmet Emin. “Folklorizm, Fakelore, İcat Edilmiş Gelenek ve Reklam.” Bingöl Araştırmaları Dergisi 8 (2021): 27-50. Erişim tarihi: 3 Eylül 2026. https://dergipark.org.tr/tr/pub/bad/article/1005440

Bekki, Salahaddin. "Aşık Veysel'in Esma Hanım'la Evliliği ve Yaygın Bir Fakelore Örneği Olarak Ayakkabı Öyküsü." Prof. Dr. M. Fatih Köksal'a Armağan, editörler Giyasi Babaarslan, Meltem Yılmaz, Serpil Mutlu Kırlı ve Oğuzhan Kırlı, 363-376. İstanbul: DBY Yayınları, 2021. Erişim tarihi: 3 Eylül 2026. https://www.researchgate.net/publication/359209598_Asik_Veysel'in_Esma_Hanim'la_Evliligi_ve_Yaygin_Bir_Fakelore_Ornegi_Olarak_Ayakkabi_Oykusu

Dundes, Alan. "Fakelore Fabrikasyonu." Çevirenler Aslı Uçar ve Selcan Gürçayır. Millî Folklor 18, sayı 70 (2006): 92-101. Erişim tarihi: 3 Eylül 2026. https://repository.bilkent.edu.tr/items/bddb474a-9db8-4715-b890-e7f3461390b5

Tunç, Gökhan. "Fakelore Kavramı Merkezinde Yunus Emre." Millî Folklor 19, sayı 75 (2007): 17-23. Erişim tarihi: 3 Eylül 2026. https://makale.isam.org.tr/server/api/core/bitstreams/89b095f5-3b58-4ac6-a6bf-a2653a66a636/content

Dipnotlar

  • [1]

    Alan Dundes, "Fakelore Fabrikasyonu," çev. Aslı Uçar ve Selcan Gürçayır, Millî Folklor 18, sayı 70 (2006): 92; Gökhan Tunç, "Fakelore Kavramı Merkezinde Yunus Emre," Millî Folklor 19, sayı 75 (2007): 17. Erişim tarihi: 3 Eylül 2026. https://repository.bilkent.edu.tr/items/bddb474a-9db8-4715-b890-e7f3461390b5

  • [2]

    Dundes, "Fakelore Fabrikasyonu," 93-94

  • [3]

    Dundes, "Fakelore Fabrikasyonu," 95.

  • [4]

    Dundes, "Fakelore Fabrikasyonu," 96.

  • [5]

    Dundes, "Fakelore Fabrikasyonu," 92.

  • [6]

    Alan Dundes, "Fakelore Fabrikasyonu," 100; Gökhan Tunç, "Fakelore Kavramı Merkezinde Yunus Emre," Millî Folklor 19, sayı 75 (2007): 18. Erişim: 3 Eylül 2026. https://www.millifolklordergisi.com/PdfViewer.aspx?Sayi=75&Sayfa=14

  • [7]

    Dundes, "Fakelore Fabrikasyonu," 97, 99; Tunç, "Fakelore Kavramı Merkezinde Yunus Emre," 18.

  • [8]

    Tunç, "Fakelore Kavramı Merkezinde Yunus Emre," 18

  • [9]

    Tunç, "Fakelore Kavramı Merkezinde Yunus Emre," 19-20.

  • [10]

    Tunç, "Fakelore Kavramı Merkezinde Yunus Emre," 21-22.

  • [11]

    Tunç, "Fakelore Kavramı Merkezinde Yunus Emre," 20-21.

  • [12]

    Tunç, "Fakelore Kavramı Merkezinde Yunus Emre," 22-23.

  • [13]

    Salahaddin Bekki, "Aşık Veysel'in Esma Hanım'la Evliliği ve Yaygın Bir Fakelore Örneği Olarak Ayakkabı Öyküsü," Prof. Dr. M. Fatih Köksal'a Armağan, ed. Giyasi Babaarslan vd. (İstanbul: DBY Yayınları, 2021), 366-375. Erişim: 3 Eylül 2026. https://www.researchgate.net/publication/359209598_Asik_Veysel'in_Esma_Hanim'la_Evliligi_ve_Yaygin_Bir_Fakelore_Ornegi_Olarak_Ayakkabi_Oykusu

  • [14]

    Bekki, "Aşık Veysel'in Esma Hanım'la Evliliği ve Yaygın Bir Fakelore Örneği Olarak Ayakkabı Öyküsü," 364, 373-375.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarDuygu Şahinler3 Eylül 2026 16:45

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Sahte Folklor (Fakelore)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Sahte Folklor’un Temel Özellikleri ve Üretim Mekanizmaları

  • Dünya Edebiyatında ve Halk Biliminde Sahte Folklor Örnekleri

  • Sahte Folklorun Ortaya Çıkış Nedenleri ve Sosyo-Psikolojik Boyutu

  • Türk Kültürü, Edebiyatı ve Popüler Kültüründe Sahte Folklor Örnekleri

    • Yunus Emre Örneği

    • Nasreddin Hoca Örneği

    • Aşık Veysel'in Ayakkabı/Çoraba Para Koyma Öyküsü

    • Ziya Gökalp'ın Masalları

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.