SÂNİ‘

(الصانع)
fav gif
Kaydet
kure star outline
Avatar
Ana YazarBEKİR TOPALOĞLU20 Kasım 2024 08:18
Daha çok kelâm âlimleri tarafından Allah veya hâlik ismi yerine kullanılan bir terim.

SÂNİ‘

Board Main İcon

Sözlükte “yapmak, işlemek, sanatkârane ve maharetle yapıp meydana getirmek” anlamındaki sun‘ kökünden türeyen sâni‘ “yapan, sanat ve maharet çerçevesinde işleyip meydana getiren” demektir. “Mutlak mânada iş yapmak, eylem gerçekleştirmek” anlamına gelen fi‘l kelimesi şuursuz varlıklara da nisbet edildiği halde “belli bir amaca yönelik olarak düzenli bir şekilde iş yapmak” anlamını içeren sun‘un bu varlıklara nisbeti mümkün değildir (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “ṣnʿ” md.; Ebü’l-Bekā, el-Külliyyât, “ṣnʿ” md.).


Kur’ân-ı Kerîm’de evrendeki işleyişin belli bir düzen içinde seyrettiği ifade edilirken bunun her şeyi sapasağlam kurup yürüten Allah’ın sanatkârane işi (sun‘) olduğu belirtilmek suretiyle kavramın kök kelimesi O’na izâfe edilir (en-Neml 27/88). Yine Kur’an’da Firavun’un erkek çocuk katliamından Hz. Mûsâ’nın kurtarılması ve onun sarayında büyütülüp yetiştirilmesinin çetin şartları anlatılırken, “Ben seni kendim için seçip yarattım” meâlindeki âyette (Tâhâ 20/41) sun‘ kökünden bir fiil (ıstana‘tü) Allah’a nisbet edilmiştir. Müfessirler bu âyetin tefsirinde, Hz. Mûsâ’ya değer verilip yüceltilmesini onun Allah’ın elçisi olarak seçilmesi ve kendisine O’nun adına insanlara hitap etme görevinin verilmesiyle izah ederler (Taberî, XVI, 211; Fahreddin er-Râzî, XXI, 56). Sun‘ kavramı çeşitli hadislerde yer almakla birlikte sâni‘ şeklinde ilâhî bir sıfata rastlanmamıştır. Hz. Peygamber’in yeni bir elbise edindiğinde yaptığı şu duada sun‘ fiili dolaylı şekilde Allah’a izâfe edilmiştir: “Allahım! Övgü ve senâ ile anılmak sana mahsustur. Bu elbiseyi bana giydiren sensin. Yeni giysimin iyilik getirmesini ve onun için mukadder olan (sun‘) hayrı talep eder, kötülük getirmesinden ve onun için mukadder olan şerden sana sığınırım” (Ebû Dâvûd, “Libâs”, 1; Tirmizî, “Libâs”, 29).


Sâni‘ III. (IX.) yüzyıldan itibaren Allah’ın isim ve sıfatları, sıfatlarının evrenle ilişkisi konularına sistematik yaklaşım yapan kelâm âlimleri ve müfessirler tarafından kullanılmaya başlanmış, ileriki dönemlerde bu kullanış daha yaygın hale gelmiştir. Câhiz, Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî, Mâtürîdî, Halîmî, Kādî Abdülcebbâr ve Ebû Bekir İbnü’l-Arabî bu âlimler arasında yer alır. Gazzâlî, Ebü’l-Muîn en-Nesefî ve Nûreddin es-Sâbûnî gibi müellifler sâni‘ kelimesini kitaplarının iç sisteminde başlık olarak da kullanmışlardır.


Haşr sûresinin son âyetinde (59/24) fiilî sıfatların evrenle ilişkisi konusunda -aralarında fark bulunmakla birlikte- genel anlamları “yaratmak” olan hâlik, bâri’ ve musavvir isimleri zikredilmiştir. Ebû Bekir İbnü’l-Arabî’nin de belirttiği gibi (el-Emedü’l-aḳṣâ, vr. 110b) Kur’an’da aynı mahiyette olmak üzere fâtır, câil, fâil gibi başka isimler de geçer. Ancak âlimler bu bağlamda sâni‘ ismini kullanmayı tercih etmişlerdir. Bu tercihte sun‘un, Allah’a izâfe edilmiş olarak yer aldığı âyetin ilâhî yaratmada hem sanat ve maharet hem de sağlamlık, düzen ve devamlılık bulunduğu şeklinde bir içerik taşımasının etkili olduğu söylenebilir.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"SÂNİ‘" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor