
524 (1130) yÄąlÄąnda FasâÄąn Sebte (Ceuta) Ĺehrinde doÄdu. EnsarÄąn mensup olduÄu iki bĂźyĂźk Arap kabilesinden biri olan Hazrec kabilesindendir. On yaĹÄąnda iken babasÄąnÄą kaybetti. Annesi geçimini temin için kendisini bir iĹte çalÄąĹtÄąrmak istediyse de o gĂśnderildiÄi iĹten kaçĹp KÄdĂŽ İyâzâÄąn talebelerinden Ĺeyh EbĂť Abdullah el-FehhârâÄąn derslerine katÄąlmaya baĹladÄą. EbĂť AbdullahâÄąn yanÄąnda on altÄą yaĹÄąna kadar KurâanâÄą ezberleyip Arap dili ve edebiyatÄąyla ilgili temel dersleri ve İbn EbĂť Zeyd el-KayrevânĂŽânin MâlikĂŽ fÄąkhÄąna dair er-Risâleâsini okudu, ayrÄąca ondan tasavvuf eÄitimi aldÄą. HocasÄąnÄąn izniyle ĂśÄrenimini sĂźrdĂźrmek için 540 (1145-46) yÄąlÄąnda MerakeĹâe gitti. Bu sÄąrada MerakeĹ, MurâbÄątlarâa ĂźstĂźnlĂźk saÄlayan Muvahhidler tarafÄąndan kuĹatÄąlmĹŠolduÄundan zâhidlerin meskeni kabul edilen, dinĂŽ-tasavvufĂŽ eÄitim veren kurumlarÄąn yer aldÄąÄÄą Igilliz (GÄąlliz, Ciliz, ĂcillĂŽn) daÄÄąna yerleĹti. KÄąrk yÄąla yakÄąn bir sĂźre ikamet ettiÄi bu daÄda muhtelif âlim ve Ĺeyhlerin yanÄąnda zâhir ve bâtÄąn ilimlerini tahsil etti. Onun burada kimlerden faydalandÄąÄÄą kaynaklarda belirtilmemekle birlikte baÄlÄą bulunduÄu tarikat silsilelerinde yer alan EbĂť Medyen el-MaÄribĂŽ ile EbĂť Muhammed Sâlih ve zaman zaman tekkesinde ziyaret ettiÄi EbĂť Abdullah Emgârâdan yararlandÄąÄÄą sĂśylenebilir. SebtĂŽânin kerametlerinden ĂśtĂźrĂź ĹĂśhreti yayÄąlÄąnca baĹta ileri gelen yĂśneticiler olmak Ăźzere birçok kimse ziyaretine gitmeye baĹladÄą. MuvahhidĂŽ SultanÄą EbĂť YĂťsuf el-MansĂťr 580âde (1184-85) onun adÄąna MerakeĹâte bir medrese ile zâviye yaptÄąrdÄą, bir de ev tahsis ederek onu Ĺehre davet etti. SebtĂŽ bu tarihten sonra medrese ve zâviyede ders okutmaya ve mĂźrid yetiĹtirmeye baĹladÄą. Sultan EbĂť YĂťsuf el-MansĂťrâun tahtÄą oÄluna bÄąrakÄąp SebtĂŽâye mĂźrid olduÄu belirtilmektedir (Abbas b. İbrâhim, I, 276-277).
MerakeĹâe yerleĹtikten sonra evlenen ve pek çok çocuÄu olan SebtĂŽ 3 Cemâziyelâhir 601âde (26 Ocak 1205) burada vefat etti ve TâÄzut KapÄąsÄą yakÄąnÄąnda defnedildi. Halifesi EbĂť YaâkĹŤb YĂťsuf b. Ahmed el-EnsârĂŽânin onun hakkÄąnda yazdÄąÄÄą yirmi beĹ beyitlik âKasĂŽde-i Lâmiyyeâ İbnĂźâz-Zeyyât et-TâdilĂŽ tarafÄąndan kaydedilmiĹtir (Aḍbâru Ebiâl-ĘżAbbâs es-SebtĂŽ, s. 462-463). XVII. yĂźzyÄąlÄąn baĹlarÄąnda SaâdĂŽ SultanÄą EbĂť Fâris b. Ahmed el-MansĂťr, SebtĂŽânin tĂźrbesini yeniletmiĹ, yanÄąna bir medrese ile cami yaptÄąrmÄąĹtÄąr. Daha sonra kabrinin Ăźzerine FilâlĂŽ (AlevĂŽ) sultanlarÄąndan Muhammed b. Abdullah el-AlevĂŽ (III. Muhammed) bir tĂźrbe inĹa ettirmiĹ, bu tĂźrbe 1906 yÄąlÄąnda Sultan AbdĂźlazĂŽz b. Hasan tarafÄąndan yenilenmiĹtir. Kabrinin yanÄąnda oÄlu EbĂť Muhammed Abdullah ile torunu EbĂť Zekeriyyâ YahyâânÄąn mezarlarÄą vardÄąr (İbnĂźâl-Muvakkit, es-SaʿâdetĂźâl-ebediyye, II, 294-295). MerakeĹâin yedi bĂźyĂźk velĂŽsinden biri olarak kabul edilen SebtĂŽânin kabri bĂślgenin Ăśnemli ziyaret mahallerinden biri haline gelmiĹtir. DualarÄąnÄąn kabulĂź için mĂźslĂźmanlarÄąn yanÄą sÄąra yahudi ve hÄąristiyanlarÄąn da kabri baĹÄąnda kendisiyle tevessĂźlde bulunduÄu, kuraklÄąk zamanlarÄąnda dua için halkÄąn Igilliz daÄÄąna çĹkarak SebtĂŽânin kaldÄąÄÄą maÄaranÄąn yanÄąnda merasim dĂźzenlediÄi belirtilmektedir. Fas ve Cezayirâde deÄiĹik iĹ ve meslek gruplarÄąnÄąn iĹlerinin rast gitmesi için EbĂźâl-Abbas es-SebtĂŽ hĂźrmetine dua ettikleri, çiftçilerin kaldÄąrdÄąklarÄą buÄdayÄąn ilk ĂślçeÄini onun adÄąna fakirlere verdikleri, ihtiyaç sahiplerine daÄÄątÄąlan hububat, meyve, et, balÄąk gibi ĂźrĂźnlere âabbâsiyyeâ denildiÄi, Cezayirâde muhtaçlara verilmek Ăźzere kĂśylĂźlerden hububat, yaÄ, kurutulmuĹ meyve toplama iĹinin âabbasâ diye anÄąldÄąÄÄą kaydedilmektedir.
SebtĂŽ âyet ve hadislere dayanarak dĂźnya ve âhirette hayra ulaĹmanÄąn sebebinin ihsan, Ĺerrin sebebinin de cimrilik olduÄunu sĂśylemiĹ, insanÄąn arzuladÄąÄÄą bir Ĺeye ulaĹmasÄą için Ăśnce sadaka vermesi gerektiÄini vurgulamÄąĹtÄąr. Bir organÄą rahatsÄązlanan kimsenin sÄąhhat bulmasÄą için o organa bedel olarak sadaka vermesini tavsiye eden SebtĂŽ yaÄmur duasÄąna çĹkmadan Ăśnce insanlardan mutlaka sadaka daÄÄątmalarÄąnÄą ister, kuraklÄąÄÄąn cimrilikten ileri geldiÄini belirtirdi. SebtĂŽâye gĂśre, âBiz emaneti gĂśklere, yere ve daÄlara arzettik de onlar bunu yĂźklenmekten kaçĹndÄąlar, ondan korktular; onu insan yĂźklendi; cidden o çok zalim ve çok cahildirâ meâlindeki âyette (el-Ahzâb 33/72) ifade edilen emanet rÄązÄąktÄąr; gĂśkler yaÄmur, yeryĂźzĂź bitkiler, daÄlar kaynak sularÄą ile bu rÄązkÄą insanoÄluna cĂśmertçe sunmuĹ, insan ise kendisine verilen rÄązkÄą ihtiyaç sahiplerinden esirgeyerek zalim ve cahil durumuna dĂźĹmĂźĹtĂźr. SebtĂŽânin, fakir olan gĂźzel kadÄąnlara kĂśtĂźlĂźÄe dĂźĹmeleri tehlikesinden dolayÄą sadaka vermenin vâcip olduÄunu sĂśylediÄi belirtilmektedir. SebtĂŽ ile MerakeĹâte gĂśrĂźĹen Muhyiddin İbnĂźâl-ArabĂŽ cĂśmertliÄine iĹaret ederek onu âsâhibĂźâs-sadakaâ diye nitelemektedir (el-FĂźtÝḼât, III, 292). SebtĂŽânin cĂśmertliÄini duyan filozof İbn RĂźĹd, EbĂźâl-KÄsÄąm Abdurrahman b. İbrâhim el-HazrecĂŽâyi gĂśrevlendirerek onu takip ettirmiĹ ve cĂśmertlik anlayÄąĹÄąnÄąn, âVarlÄąk cĂśmertliÄin etkisi altÄąndadÄąrâ gĂśrĂźĹĂźnden kaynaklandÄąÄÄąnÄą ve bunu aynÄą anlayÄąĹa sahip olan bir Grek filozofundan almĹŠolabileceÄini ileri sĂźrmĂźĹtĂźr (İbnĂźâz-Zeyyât, s. 453-454). Halbuki SebtĂŽânin bu uygulamasÄą II. (VIII.) yĂźzyÄąldan itibaren devam etmekte olan tasavvuftaki fĂźtĂźvvet anlayÄąĹÄąna daha uygundur. Nitekim onun, kazancÄąnÄąn onda dokuzunu daÄÄąttÄąÄÄą belirtilen mutasavvÄąf SĂŽdĂŽ EbĂť Yaizzââdan etkilendiÄi kabul edilmektedir. Zaman zaman sihirbazlÄąk, bidâatçĹlÄąk, hatta zÄąndÄąklÄąkla itham edilen SebtĂŽânin çok etkileyici bir konuĹma kabiliyetine sahip olduÄu, kendisine muhalefet etmek için gelenlerin bile ondan etkilenerek tavÄąrlarÄąnÄą deÄiĹtirdiÄi belirtilmekte, sohbetlerinde Ăśzellikle ibadetlerin hikmetleri, cihadÄąn sÄąrrÄą, tevhidin mânasÄą Ăźzerinde durduÄu nakledilmektedir.
Tasavvufta Melâmetiyye anlayÄąĹÄąnÄą benimseyen ve mĂźridlerine kutub olduÄunu sĂśyleyen SebtĂŽânin (a.g.e., s. 465) ßç farklÄą tarikat silsilesi vardÄąr. Bunlardan biri EbĂť Abdullah el-Fehhâr, KÄdĂŽ İyâz, EbĂť Bekir İbnĂźâl-ArabĂŽ vasÄątasÄąyla EbĂť Yaizzââya ve İmam GazzâlĂŽâye, diÄeri EbĂť Abdullah el-Fehhâr, KÄdĂŽ İyâz, EbĂť Ali es-SadefĂŽ vasÄątasÄąyla AbdĂźlkÄdir-i GeylânĂŽâye, ßçßncĂźsĂź EbĂť Muhammed Sâlih vasÄątasÄąyla EbĂť Medyen el-MaÄribĂŽâye ulaĹÄąr. EbĂť Medyenâin kurucusu olduÄu Medyeniyye tarikatÄąnda SebtĂŽ ile birlikte Sebtiyye kolu meydana gelmiĹ, SebtĂŽâden sonra bu kolda ĹeyhliÄi İbnĂźâl-HakĂŽm diye bilinen halifesi EbĂť YaâkĹŤb YĂťsuf b. Muhammed el-EnsârĂŽ ĂźstlenmiĹtir. AyrÄąca SebtĂŽânin ardÄąndan AbdĂźsselâm b. MeĹĂŽĹ el-HasenĂŽ ile devam eden bu silsile Ĺâzeliyye tarikatÄąnÄąn kurucusu EbĂźâl-Hasan eĹ-ĹâzelĂŽâye ulaĹmaktadÄąr.
SebtĂŽânin sohbetlerine katÄąlan İbnĂźâz-ZeyyâtâÄąn ondan âfakih Ĺeyhâ diye sĂśz etmesi (Aḍbâru Ebiâl-ĘżAbbâs es-SebtĂŽ, s. 451, 454, 472, 477) onun fÄąkha vukufunu gĂśstermektedir. AyrÄąca SebtĂŽânin Arap dili ve edebiyatÄą, hesap, kimya, simya gibi ilimlere vâkÄąf olduÄu, talebelerine okuttuÄu dersler arasÄąnda hesap ilminin de bulunduÄu belirtilmektedir. İbn HaldĂťn, SebtĂŽânin hazÄąrladÄąÄÄą âzâyirçe-i (zâyÎçe) âlemâ ve 115 beyitlik manzum açĹklamasÄąnÄą kaydetmiĹtir (Muḳaddime, III, 1165-1176). SebtĂŽânin kimya ile ilgili otuz dokuz beyitlik bir manzumesinin olduÄu belirtilmektedir. İbnĂźâz-Zeyyât, SebtĂŽânin sĂśzleri ve hallerinin mĂźridleri tarafÄąndan derlenerek yazÄąldÄąÄÄąnÄą belirtmekteyse de (Aḍbâru Ebiâl-ĘżAbbâs es-SebtĂŽ, s. 470) bu derleme zamanÄąmÄąza ulaĹmamÄąĹtÄąr. OkuduÄu dualarÄąn bir kÄąsmÄą gĂźnĂźmĂźze kadar gelmiĹtir (Abbas b. İbrâhim, I, 320-322). SebtĂŽ ile ilgili ilk risâle olan Aḍbâru Ebiâl-ĘżAbbâs es-SebtĂŽ zaman zaman sohbetlerine katÄąlan İbnĂźâz-Zeyyât tarafÄąndan hazÄąrlanmÄąĹtÄąr. Bu risâleden baĹka onun hakkÄąnda anonim bir menâkÄąbnâme ile (MenâḳĹbĂź SĂŽdĂŽ Ebiâl-ĘżAbbâs es-SebtĂŽ) İbnĂźâl-Muvakkitâin hazÄąrladÄąÄÄą TaĘżášĂŽrĂźâl-enfâs fiât-taĘżrĂŽf biâĹ-Ĺeyḍ Ebiâl-ĘżAbbâs isimli bir çalÄąĹma bulunmaktadÄąr (bk. bibl.). AyrÄąca SebtĂŽâyi Ăśvmek ya da ruhaniyetiyle tevessĂźl etmekle ilgili birçok Ĺiir yazÄąlmÄąĹtÄąr (a.g.e., I, 305, 312-318, 323).
Abbas b. İbrâhim, el-İʿlâm, I, 234-325.
Abdullah b. AbdĂźlkÄdir et-TelĂŽdĂŽ, el-Muášrib bi-meĹâhĂŽri evliyâʞiâl-MaÄĄrib, Rabat 1421/2000, s. 82-89.
AbdĂźlazĂŽz Binabdullah, MaĘżlemetĂźât-taᚣavvufiâl-İslâmĂŽ, Rabat 2001, II, 51-52.
AbdĂźlvehhâb b. MansĂťr, AĘżlâmĂźâl-MaÄĄribiâl-ĘżArabĂŽ, Rabat 1399/1979, II, 55-58.
Ahmed Bâbâ et-TinbĂźktĂŽ, NeylĂźâl-ibtihâc (İbn FerhĂťn, ed-DĂŽbâcĂźâl-mĂźáşheb içinde), Beyrut, ts., s. 59-63.
H. Bencheneb, âal-SabtÄŤâ, EI2 (İng.), VIII, 691-693.
Hasan Cellâb, âEbĂźâl-ĘżAbbâs es-SebtĂŽ ve meáşhebĂźh fiât-tekâfĂźliâl-ictimâʿÎâ, DaĘżvetĂźâl-Ḽaḳ, sy. 361, Rabat 2001, s. 160-167, 170, 173.
J. S. Trimingham, The Sufi Orders in Islam, Oxford 1971, s. 278.
Kadir ĂzkĂśse, âMaÄribli MĂźslĂźmanlar ArasÄąnda CĂśmertliÄin PĂŽri Olarak TanÄąnan EbĂźâl-Abbâs es-SebtĂŽ ve Tasavvuf DĂźĹĂźncesiâ, EKEV Akademi Dergisi, XI/30, Erzurum 2007, s. 141-160.
M. AzĂŽmân, âEbĂźâl-ĘżAbbâs es-SebtĂŽâ, Sebte ve devrĂźhâ fĂŽ isĚąrâʞiâl-fikriâl-İslâmĂŽ, TÄątvân 1984, s. 247-274.
M. RâbÄątatĂźddin, âEbĂźâl-ĘżAbbâs es-SebtĂŽ ve mecâlĂź MerâkeĹ: MĂźlâḼaáşĂ˘t ve tesâʞßlâtâ, er-RibâášĂ˘t veâz-zevâyâ fĂŽ târÎḍiâl-MaÄĄrib, Rabat 1997, s. 58-72.
MakkarĂŽ, NefḼuâáš-ášĂŽb, VII, 266-279.
MenâḳĹbĂź SĂŽdĂŽ Ebiâl-ĘżAbbâs es-SebtĂŽ (Ĺemseddin es-SehâvĂŽ, el-MenhelĂźâl-ĘżaáşbĂźâr-revĂŽ fĂŽ tercemeti ḳuášbiâl-evliyâʞ en-NevevĂŽ [nĹr. Ahmed FerĂŽd el-MezĂŽdĂŽ] içinde), Beyrut 1426/2005, s. 119-142.
Moh. Ben Cheneb, âSebtĂŽâ, İA, X, 298-299.
NebhânĂŽ, KerâmâtĂźâl-evliyâʞ, I, 503-507.
V. J. Cornell, Realm of the Saint: Power and Authority in Moroccan Sufism, Austin 1998, s. 79-92.
a.mlf., TaĘżášĂŽrĂźâl-enfâs fiât-taĘżrĂŽf biâĹ-Ĺeyḍ Ebiâl-ĘżAbbâs (nĹr. Ahmed MĂźtefekkir), MerakeĹ 2003, tĂźr.yer.
İbn HaldÝn, Muḳaddime, I, 431, 434; III, 1165-1176.
İbnĂźâl-ArabĂŽ, el-FĂźtÝḼâtĂźâl-Mekkiyye, Kahire, ts., III, 292.
İbnĂźâl-Muvakkit, es-SaʿâdetĂźâl-ebediyye fiât-taĘżrĂŽf bi-meĹâhĂŽriâl-ḼaĹźretiâl-MerrâkĂźĹiyye (nĹr. Hasan Cellâb â Ahmed MĂźtefekkir), MerakeĹ 1423/2002, II, 281-299.
İbnĂźâz-Zeyyât et-TâdilĂŽ, Aḍbâru Ebiâl-ĘżAbbâs es-SebtĂŽ (a.mlf., et-TeĹevvĂźf ilâ ricâliât-taᚣavvuf [nĹr. Ahmed et-TevfĂŽk] içinde), Rabat 1404/1984, s. 451-477.
İfrenĂŽ, DĂźrerĂźâl-Ḽicâl fĂŽ menâḳĹbi sebĘżati ricâl (nĹr. Hasan Cellâb), MerakeĹ 1421/2000, s. 65, 89-90, 98.

HenĂźz TartÄąĹma GirilmemiĹtir
"SEBTĂ, Ahmed b. Caâfer" maddesi için tartÄąĹma baĹlatÄąn