+2 Daha
Seçim körlüğü (choice blindness), bireylerin yaptıkları bir seçim ile kendilerine sonradan sunulan sonuç arasındaki uyumsuzluğu fark edememesi ve çoğu zaman gerçekte tercih etmedikleri bir seçimi kendilerinin yapmış gibi değerlendirmesi durumudur. Bu olgu; kişilerin tercihleri, kararları ve bu kararları açıklama biçimleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla bilişsel psikoloji alanında araştırılmaktadır. Seçim körlüğü, bireylerin kendi tercihleri hakkındaki farkındalıklarının ve kararlarına ilişkin açıklamalarının her zaman ilk seçimleriyle örtüşmeyebileceğini göstermektedir.【1】

Seçimlerin Karmaşıklığı (Pexels)
Seçim körlüğü kavramı, 2005 yılında Petter Johansson ve çalışma arkadaşlarının yayımladığı deneysel araştırmayla bilimsel literatürde tanımlanmıştır. Araştırmacılar, katılımcılardan ikili seçenekler arasından tercih yapmalarını istemiş, ardından bazı denemelerde katılımcıların seçmediği seçeneği seçmiş gibi görmelerini sağlayan bir düzenek kullanmıştır. Katılımcılara seçimlerinin gerekçeleri sorulduğunda, bazıları kendilerine sunulan seçeneği neden tercih ettiklerini açıklamış ve seçim ile sonuç arasındaki uyumsuzluğu fark etmemiştir.【2】
Araştırmacıların kullandığı yöntem, katılımcıların ilk tercihleri ile kendilerine gösterilen sonuç arasındaki ilişkinin deneysel olarak değiştirilmesine dayanır. Böylece kişinin seçim sırasında yaptığı tercih ile sonradan değerlendirdiği seçenek arasındaki fark incelenebilir. Bu yöntem, yalnızca bir değişikliğin görülüp görülmediğini değil, kişinin fark etmediği değişiklik karşısında nasıl açıklamalar geliştirdiğini de araştırmaya olanak tanır.
Seçim körlüğünün ilk araştırmalarında katılımcılardan görsel uyaranlar arasından tercih yapmaları istenmiştir. 2008 yılında yayımlanan bir çalışmada, soyut desenler ve kadın yüzleri kullanılarak farklı deneyler gerçekleştirilmiştir. İlk deneyde, değiştirilen seçimlerin yüzde 19’u katılımcılar tarafından fark edilmiştir. İkinci deneyde ise değiştirilen seçimlerin yüzde 12’si fark edilmiş; bazı katılımcılar kendilerine gösterilen, ancak başlangıçta seçmedikleri yüzü ilk tercihleri olarak değerlendirmiştir.【3】
Aynı araştırma dizisindeki deneylerde sonuçların görev türüne göre değişebildiği görülmüştür. Katılımcılardan yüzleri yalnızca seçmeleri yerine yüzlere ilişkin değerlendirme yapmaları istendiğinde değişiklikleri fark etme oranı yükselmiştir. Bu bulgular, seçim körlüğünün her koşulda aynı düzeyde ortaya çıkmadığını ve deneyin uygulanış biçiminin sonuçları etkileyebildiğini göstermektedir.【4】
Seçim körlüğü araştırmalarında yalnızca görsel tercihler kullanılmamıştır. Araştırmacılar, bireylerin tat ve koku gibi duyusal deneyimlere ilişkin tercihlerini de incelemiştir. Reçel ve çay tadımı üzerinden yürütülen bir çalışmada, katılımcıların bazı denemelerde kendilerine sunulan ürünün başlangıçta tercih ettikleri ürün olmadığını fark etmedikleri belirlenmiştir. Araştırmada değişiklikleri fark etme oranı, reçel denemelerinde yüzde 33,3; çay denemelerinde yüzde 32,2 olarak bildirilmiştir.【5】
Seçim körlüğünün ortaya çıkması; tercih edilen seçenekler arasındaki fark, kararın karmaşıklığı, karar vermek için ayrılan süre ve kişinin seçimiyle ilgili bilgi düzeyi gibi etkenlerle ilişkili olabilir. Seçenekler birbirine benzer olduğunda değişikliği fark etmek zorlaşabilir. Buna karşılık, seçenekler arasında belirgin farklılıklar bulunması uyumsuzluğun fark edilmesini kolaylaştırabilir.

Farklı Seçenekler Üzerine Düşünme (Pexels)
Karar vermek için ayrılan süre de araştırmalarda ele alınan etkenler arasındadır. Kişinin seçim yaparken seçenekleri ne kadar ayrıntılı değerlendirdiği ve kararının gerekçelerini nasıl oluşturduğu, daha sonra ortaya çıkan uyumsuzluğu fark etmesini etkileyebilir. Bununla birlikte, seçim körlüğünü tek bir nedene bağlamak doğru değildir; sonuçlar kullanılan yöntem ve karar bağlamı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Bireylerin kararları hakkındaki açıklamaları da bu olgunun incelenmesinde önemlidir. Johansson ve çalışma arkadaşlarının 2006 tarihli araştırmasında, değişikliğin yapıldığı ve yapılmadığı denemelerde verilen sözlü açıklamalar karşılaştırılmıştır. Sözcük sıklığı ve anlamsal çözümleme yöntemleri kullanılarak yapılan incelemede iki grup açıklama arasında sınırlı farklılıklar bulunmuştur. Bu sonuç, kişinin kararına ilişkin gerekçesinin her zaman kararın oluşum sürecini doğrudan yansıtmayabileceğine işaret etmektedir.【6】
Tüketici davranışları, seçim körlüğünün incelendiği alanlardan biridir. Tüketiciler ürünler arasında seçim yaparken tat, koku, görünüş, fiyat veya marka gibi özellikleri dikkate alabilir. Ancak tercih edilen ürünün yerine başka bir ürün sunulduğunda, bazı tüketiciler bu değişikliği fark etmeyebilir ve sunulan ürünü neden tercih ettiklerine ilişkin açıklamalar yapabilir.
Reçel ve çay tadımıyla gerçekleştirilen araştırma, seçim körlüğünün yalnızca soyut görsellerle sınırlı olmadığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte, deney ortamında gözlenen sonuçlar bütün tüketici davranışlarına doğrudan genellenemez. Gerçek satın alma kararlarında fiyat, alışkanlık, marka bağlılığı ve ürünle önceki deneyimler gibi başka etkenler de rol oynayabilir.【7】
Seçim körlüğü, finansal karar verme süreçlerinde de araştırılmıştır. Owen McLaughlin ve Jason Somerville’in 2013 tarihli çalışmasında, katılımcıların emeklilik birikimlerini farklı yatırım seçenekleri arasında dağıtmalarına dayalı bir görev kullanılmıştır. Araştırmaya 100 kişi katılmış; analizlerde tamamlanmış veriler değerlendirilmiştir. Bulgular, koşullar genelinde değiştirilmiş denemelerin en fazla yüzde 37,2’sinin fark edildiğini göstermiştir.【8】
Çalışmada karar verme süresi, finansal bilgi düzeyi ve kararın karmaşıklığı gibi etkenlerin değişiklikleri fark etme durumuyla ilişkisi de incelenmiştir. Araştırma, finansal tercihlerdeki seçim körlüğünün incelenebileceğini göstermektedir. Ancak deneysel bir yatırım göreviyle elde edilen bulgular, kişilerin gerçek para ve uzun vadeli mali sonuçlar içeren bütün kararlarında aynı biçimde davranacağı anlamına gelmez.
Seçim körlüğü, tanıkların bir kişiyi teşhis etmesi gibi hukuki açıdan önemli karar süreçlerinde de ele alınmıştır. Tanık teşhisi sırasında kişiye daha önce yaptığı seçimle uyuşmayan bir sonuç sunulması ve kişinin bu uyumsuzluğu fark etmemesi, teşhis kararına ilişkin değerlendirmeleri etkileyebilir. Bu nedenle seçim körlüğü, teşhis işlemlerinin güvenilirliğini inceleyen araştırmalar açısından önem taşır.
Sagana, Sauerland ve Merckelbach’ın 2018 tarihli araştırması, teşhis kararlarında seçim körlüğünü azaltmak amacıyla verilen uyarıları incelemiştir. Araştırmanın bulguları, uyarıların değişikliği fark etme süresi bakımından avantaj sağlayabildiğini, ancak değişikliklerin fark edilme oranında aynı ölçüde bir artış göstermediğini ortaya koymuştur.【9】
Ses teşhisi de bu bağlamda incelenen konular arasındadır. Sauerland, Sagana ve Otgaar’ın çalışması, seslere ilişkin seçim körlüğünün kuramsal ve hukuki yönlerini ele almıştır. Bu tür araştırmalar, teşhis işlemlerinde yalnızca kişinin verdiği son cevabın değil, seçimin nasıl yapıldığının ve süreçte hangi koşulların bulunduğunun da önem taşıdığını göstermektedir.【10】
Seçim körlüğü, bireylerin kendi tercihlerini ne ölçüde doğru değerlendirebildikleri sorusuyla da ilişkilidir. Kişiler kararlarının nedenlerini açıklayabilir; ancak bu açıklamalar, kararın oluşumunda etkili olan bütün süreçleri doğru biçimde yansıtmayabilir. Bir seçimin ardından yapılan açıklama, kişinin o sırada hangi bilgileri dikkate aldığını veya hangi nedenlerin tercihinde belirleyici olduğunu her zaman kesin olarak ortaya koymaz.
Bu olgu, kişinin kendi zihinsel süreçlerine ilişkin farkındalığının sınırlı olabileceği düşüncesiyle bağlantılıdır. Bununla birlikte, seçim körlüğü bireylerin kendi tercihleri hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını göstermez. Bulgular, belirli deneysel koşullarda kişilerin tercihleri ile kendilerine sunulan sonuçlar arasındaki uyumsuzluğu fark etmeyebildiğini ve bu durum karşısında açıklamalar geliştirebildiğini göstermektedir.【11】
Seçim körlüğünün kişinin kendisi hakkındaki bilgisini nasıl etkilediği de felsefi tartışmalara konu olmuştur. Bortolotti ve Sullivan-Bissett, olguyu kişinin kendisi hakkında bilgi sahibi olması ve kendi zihinsel durumlarını değerlendirmesi bakımından incelemiştir. Bu tartışmalarda, bir tercihin fark edilmeden değiştirilmesi ile kişinin kendisi hakkındaki bilgisinin bütünüyle güvenilmez olması arasında ayrım yapılması gerektiği vurgulanır.【12】
Seçim körlüğü, farklı katılımcı gruplarında ve farklı deneysel görevlerde de araştırılmıştır. 2024 yılında yayımlanan bir çalışmada otistik ve otistik olmayan yetişkinlerin seçim körlüğü deneyimleri karşılaştırılmıştır. Araştırmada her iki grupta da seçim körlüğü gözlenmiş ve değiştirilen seçimleri fark etme bakımından gruplar arasında belirgin bir farklılık bulunmamıştır. Bununla birlikte, otistik katılımcıların seçimlerinin zaman içindeki tutarlılığı bakımından farklılıklar bildirilmiştir.【13】
Bu sonuçlar, seçim körlüğünün yalnızca belirli bir katılımcı grubuna özgü bir olgu olarak ele alınamayacağını düşündürmektedir. Ancak sınırlı sayıda katılımcıyla yürütülen deneylerden hareketle bütün gruplar hakkında kesin sonuçlara varılamaz. Araştırmaların örneklem büyüklüğü, görevlerin niteliği ve uygulama koşulları bulgular yorumlanırken dikkate alınmalıdır.
Seçim körlüğü, kişilerin tutumları ve değer yargılarıyla ilgili tercihlerinde de araştırılmıştır. McKay ve çalışma arkadaşlarının 2025 yılında çevrim içi yayımlanan çalışması, dinî tutumların deneysel olarak değiştirilen seçimler karşısında nasıl değerlendirildiğini incelemiştir. Çalışmanın üç araştırmasında da katılımcıların bir bölümü en az bir değişikliği fark etmemiştir. Araştırma sonuçları, tutumlarla ilgili kararların da seçim körlüğü yöntemiyle incelenebileceğini göstermektedir.【14】
Bu tür araştırmalar, seçim körlüğünün farklı karar alanlarında nasıl ortaya çıktığını anlamaya katkı sağlar. Bununla birlikte, deneysel bir durumda gözlenen değişikliği fark etmeme davranışı, kişinin temel inançlarının veya değerlerinin kalıcı biçimde değiştiğini tek başına kanıtlamaz.
Bortolotti, L. ve Sullivan-Bissett, E. “Is Choice Blindness a Case of Self-Ignorance?” Synthese 198, (2021): 5437–5454. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://doi.org/10.1007/s11229-019-02414-3
Hall, L., P. Johansson, B. Tärning, S. Sikström, S. ve T. Deutgen. “Magic at the Marketplace: Choice Blindness for the Taste of Jam and the Smell of Tea.” Cognition 117 (1). (2010): 54–61. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://doi.org/10.1016/j.cognition.2010.06.010
Hannes, Ann. “Sneakers Beside Arrows." Pexels, 11 Temmuz 2019. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://www.pexels.com/photo/sneakers-beside-arrows-2646530/
Johansson, P., L. Hall ve S. Sikström. “From Change Blindness to Choice Blindness.” Psychologia 51 (2). (2008): 142–155. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://www.jstage.jst.go.jp/article/psysoc/51/2/51_2_142/_article
Johansson, P., L. Hall, S. Sikström, S., B. Tärning ve A. Lind. “How Something Can Be Said About Telling More Than We Can Know: On Choice Blindness and Introspection.” Consciousness and Cognition 15 (4). (2006): 673–692. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://doi.org/10.1016/j.concog.2006.09.004
Johansson, P., L. Hall, S. Sikström ve A. Olsson, A. “Failure to Detect Mismatches Between Intention and Outcome in a Simple Decision Task.” Science 310 (5745). (2005): 116–119. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://doi.org/10.1126/science.1111709
McKay, R., L. Hall, T. Strandberg, A. Vasilichi, A. Gall ve P. Johansson. “‘I Once Was Blind’: Experimental Manipulation of Religious Attitudes via Choice Blindness.” Religion, Brain & Behavior 16 (4). (2026): 337-354. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://doi.org/10.1080/2153599X.2025.2557482
McLaughlin, O. ve J. Somerville. “Choice Blindness in Financial Decision Making.” Judgment and Decision Making 8 (5). (2013): 561–572. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://www.decisionsciencenews.com/sjdm/journal.sjdm.org/13/13804/jdm13804.pdf
Remington, A., H. White, J. Fairnie, J., V. Sideropoulos, L. Hall ve P. Johansson. “Choice Blindness in Autistic and Non-Autistic People.” Journal of Cognitive Psychology 36 (4). (2024): 493–501. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://doi.org/10.1080/20445911.2024.2356283
Sagana, A., M. Sauerland ve H. Merckelbach. “Warnings to Counter Choice Blindness for Identification Decisions: Warnings Offer an Advantage in Time but Not in Rate of Detection.” Frontiers in Psychology 9. (2018): 1-12. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://doi.org/10.3389/fpsyg.2018.00981
Sauerland, M., A. Sagana ve H. Otgaar. “Theoretical and Legal Issues Related to Choice Blindness for Voices.” Legal and Criminological Psychology 18 (2). (2013): 371–381. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://doi.org/10.1111/j.2044-8333.2012.02049.x
Winstead, Tara. “Mental Health-Related Conceptual Art." Pexels, 18 Haziran 2021. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://www.pexels.com/photo/mental-health-related-conceptual-art-8378723/
[1]
P. Johansson, L. Hall, S. Sikström ve A. Olsson, “Failure to Detect Mismatches Between Intention and Outcome in a Simple Decision Task,” Science, 310 (5745), 2005, 116–119, Erişim tarihi: 14.10.2026. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16210542/
[2]
P. Johansson, vd., “Failure to Detect Mismatches Between Intention and Outcome in a Simple Decision Task,” 116–119.
[3]
P. Johansson, L. Hall ve S. Sikström, “From Change Blindness to Choice Blindness,” Psychologia 51 (2), 2008, 144–150, Erişim tarihi: 14.10.2026. https://www.jstage.jst.go.jp/article/psysoc/51/2/51_2_142/_article
[4]
P. Johansson, vd., “From Change Blindness to Choice Blindness,” 147–149.
[5]
L. Hall, P. Johansson, B. Tärning, S. Sikström ve T. Deutgen, “Magic at the Marketplace: Choice Blindness for the Taste of Jam and the Smell of Tea,” Cognition 117 (1), 2010, 54–58. Erişim tarihi: 14.10.2026. https://doi.org/10.1016/j.cognition.2010.06.010
[6]
P. Johansson, L. Hall, S. Sikström, B. Tärning ve A. Lind, “How Something Can Be Said About Telling More Than We Can Know: On Choice Blindness and Introspection,” Consciousness and Cognition 15 (4), 2006, 678–689, Erişim tarihi: 14.10.2026. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/17049881/
[7]
L. Hall, vd., “Magic at the Marketplace: Choice Blindness for the Taste of Jam and the Smell of Tea,” 54–61.
[8]
O. McLaughlin ve J. Somerville, “Choice Blindness in Financial Decision Making,” Judgment and Decision Making, 8 (5), 2013, 562–566, Erişim tarihi: 14.10.2026. https://www.decisionsciencenews.com/sjdm/journal.sjdm.org/13/13804/jdm13804.pdf
[9]
A. Sagana, M. Sauerland ve H. Merckelbach, “Warnings to Counter Choice Blindness for Identification Decisions: Warnings Offer an Advantage in Time but Not in Rate of Detection,” Frontiers in Psychology 9, 2018, 7, 10, Erişim tarihi: 14.10.2026. https://www.frontiersin.org/journals/psychology/articles/10.3389/fpsyg.2018.00981/full
[10]
M. Sauerland, A. Sagana ve H. Otgaar, “Theoretical and Legal Issues Related to Choice Blindness for Voices,” Legal and Criminological Psychology 18 (2), 2013, 371–381, Erişim tarihi: 14.10.2026. https://cris.maastrichtuniversity.nl/files/74900176/Sauerland_2013_Theoretical_and_legal_issues.pdf
[11]
P. Johansson, vd., “How Something Can Be Said About Telling More Than We Can Know: On Choice Blindness and Introspection,” 675–689.
[12]
L. Bortolotti ve E. Sullivan-Bissett, “Is Choice Blindness a Case of Self-Ignorance?” Synthese 198, 2021, 5437–5454, Erişim tarihi: 14.10.2026. https://link.springer.com/article/10.1007/s11229-019-02414-3
[13]
A. Remington, H. White, J. Fairnie, V. Sideropoulos, L. Hall ve P. Johansson, “Choice Blindness in Autistic and Non-Autistic People,” Journal of Cognitive Psychology 36 (4), 2024, 496–499, Erişim tarihi: 14.10.2026. https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/20445911.2024.2356283
[14]
R. McKay, L. Hall, T. Strandberg, A. Vasilichi, A. Gall ve P. Johansson, “‘I Once Was Blind’: Experimental Manipulation of Religious Attitudes via Choice Blindness,” Religion, Brain & Behavior 16 (4), 2026, 337-354, Erişim tarihi: 14.10.2026. https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/2153599X.2025.2557482

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Seçim Körlüğü" maddesi için tartışma başlatın
Kavramın Ortaya Çıkışı
Deneysel Araştırmalar
Seçim Körlüğünü Etkileyen Etkenler
Tüketici Tercihleri
Finansal Kararlar
Tanık Teşhisi ve Hukuki Bağlam
Öz Farkındalık ve Kişinin Kendi Kararlarını Değerlendirmesi
Farklı Gruplarda Seçim Körlüğü
Tutumlar ve Değer Yargıları
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.