
+2 Daha
Doğum Tarihi | 25 Mart 1874 | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Doğum Yeri | Mora Yenişehir | ||||||||
Annesi | Zeynep Hanım | ||||||||
Babası | Miralay Yusuf Bey | ||||||||
Eğitimi | Mekteb-i Sultanî Mühendishâne-i Berrî-yi Hümâyun Stockholm Kraliyet Jimnastik Enstitüsü | ||||||||
Mesleği | Sporcu Eğitimci Yazar Asker Milletvekili | ||||||||
Ölüm Tarihi | 2 Mart 1957 | ||||||||
Defin Yeri | Feriköy Mezarlığı, İstanbul | ||||||||
Selim Sırrı Tarcan (25 Mart 1874, Mora Yenişehir – 2 Mart 1957, İstanbul), Osmanlı Devleti’nin son döneminden Cumhuriyet dönemine uzanan yaşamında asker, eğitimci, sporcu, yazar, yönetici ve milletvekili olarak görev yapmıştır. Beden terbiyesi ve sporun eğitim alanında yaygınlaştırılması, olimpiyat faaliyetlerinin örgütlenmesi, izcilik, jimnastik, halk oyunları ve özellikle zeybek oyunları üzerine yaptığı çalışmalarla tanınmıştır.

Selim Sırrı Tarcan (Anadolu Ajansı)
Selim Sırrı Tarcan, 25 Mart 1874’te Mora Yenişehir’de doğmuştur. Babası, Elâzığ vilayetinin Kesrik köyünden Miralay Yusuf Bey, annesi ise Kesriyeli Yazıcı Selim Efendi’nin kızı Zeynep Hanım’dır. Yusuf Bey, 1876 Karadağ Savaşı sırasında Bileke’de şehit olmuştur. Tarcan’ın annesi Zeynep Hanım, babasının sağladığı eğitim sayesinde Fuzuli ve Nedim’in eserlerini anlayabilecek düzeyde edebî eğitim almıştır.
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından ailesiyle İstanbul’a gelen Selim Sırrı, Mekteb-i Sultanî’ye kaydolmuştur. Öğrenimine 1880’li yılların başında başlayarak Mekteb-i Sultanî’de yaklaşık sekiz yıl eğitim görmüştür. Jimnastik öğretmeni Faik Bey’in (Üstünidman) dersleri sırasında jimnastiğe ilgi duymaya başlamış ve Mekteb-i Sultanî’deki eğitimi sırasında sporla ilgilenmiştir. Eskrim, atletizm, güreş, yüzme, binicilik, kürek ve futbol gibi çeşitli spor dallarıyla uğraşmıştır.
1890’da Mühendishane-i Berr-i Hümayun’un idadi sınıfına geçmiş, 5 Mayıs 1893’te Mühendishane’nin Harbiye sınıfına kaydolmuştur. 15 Şubat 1897’de istihkâm mülazım-ı evvel rütbesiyle mezun olmuştur.
Mühendishane’den mezuniyetinin ardından Bahr-i Sefid (Çanakkale) Boğazı Torpido Müfrezesi’ne tayin edilmiştir. 17 Nisan-19 Mayıs 1897 tarihleri arasında gerçekleşen Osmanlı-Yunan Savaşı öncesinde Çanakkale, İzmir ve Selanik’te denize torpil döşenmesi amacıyla oluşturulan komisyonda görev almıştır. Daha sonra İzmir’in Yenikale istihkâmlarına gönderilmiştir. 1897-1901 yılları arasında İzmir’de görev yapan Tarcan, askerlik görevinin yanında beden eğitimi öğretmenliği ve yazarlık faaliyetlerine başlamıştır. 1897 yılının Kasım ayında İzmir İdadisi’nde jimnastik öğretmeni olmuş; bunun yanında Mekteb-i Sanayi, Darü’l-İrfan ve Tilkilik’teki Arnavut Hoca’nın özel okulunda jimnastik dersleri vermiştir. İzmir’deki dört yıllık görev süresinde askerlik, öğretmenlik ve yazarlık faaliyetlerini birlikte yürütmüştür.【1】
İzmir’de bulunduğu sırada şehrin aydın çevresiyle ilişki kurmuştur. Abdülhalim Memduh Bey, gazeteci Tevfik Nevzat, Doktor Mustafa Bey, Evliyazade Refik, Tokadizade Şekip, Menemenli Tahir Bey, Rıfat Bey ve Sanat Okulu Müdürü Esat Bey bu çevrede tanıştığı isimler arasında yer almıştır. Abdülhalim Memduh’un teşvikiyle Hizmet gazetesinde yazmaya başlamış, ilk yazılarını Fransızca eserlerden çevirdiği kısa pasajlar oluşturmuştur.
Bu dönemde zeybek oyunlarıyla da ilgilenmeye başlayan Tarcan, İzmir’de zeybek oyunları üzerine araştırma, inceleme ve derleme çalışmaları yürütmüştür.
13 Ocak 1901’de yüzbaşılığa terfi ettirilen Tarcan, padişahın fahri yaverliğine atanarak İstanbul’a dönmüştür. Karadeniz Boğazı’ndaki Anadolu Kavağı istihkâmlarında görev yapmıştır. 1902’de Tophane Sıbyan Alayı’na Fransızca öğretmeni olarak tayin edilmiştir. İstanbul’da askerlik görevinin yanında çeşitli eğitim kurumlarında öğretmenlik yapmış; Mühendishane-i Berr-i Hümayun, Aşiret Mektebi, Darüşşafaka, Mercan İdadisi, Debistan-ı İraniyan ve Kadıköy Darülirfanı’nda jimnastik dersleri vermiştir. Beden terbiyesi konusundaki yazılarıyla da çalışmalarını sürdürmüştür.【2】
1903’te Mühendishane-i Berr-i Hümayun’da jimnastik ve eskrim öğretmeni olarak görevlendirilmiştir. Aynı dönemde Fransızca beden eğitimi yayınlarını takip ederek beden terbiyesi üzerine yazılar kaleme almış ve Servet-i Fünun'da “Terbiye-i Bedeniyye Dersleri” başlıklı bir yazı dizisi yayımlamıştır.【3】
30 Nisan 1906’da kolağası rütbesine yükselmiştir. Bu dönemde İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katılarak cemiyetin siyasi faaliyetlerinde yer almıştır. Mühendishane’de öğrenci olduğu dönemde Jön Türklerle ilişki kurmuş, daha sonra cemiyetin faaliyetlerine katılmıştır.【4】
II. Meşrutiyet’in ilanından önce olimpiyat hareketinin kurucusu Baron Pierre de Coubertin ile İstanbul’da görüşmüştür. Coubertin, Osmanlı topraklarında bir olimpiyat cemiyeti kurulmasını ve 1912 Stockholm Olimpiyatları için sporcu yetiştirilmesini istemiştir. Meşrutiyet öncesindeki siyasi ve hukuki koşullar nedeniyle Tarcan’ın bu girişimi gerçekleştirmesi mümkün olmamıştır.
II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’da halka açık konuşmalar ve toplantılar düzenlemiştir. Rıza Tevfik ile birlikte yaklaşık bir ay İstanbul’un asayişinden sorumlu olarak görev yapmış; Haydarpaşa, Unkapanı ve Galata’daki işçi grevleri ve karışıklıkların önlenmesine yönelik çalışmalarda bulunmuştur. Aynı dönemde halka açık spor konferansları ve gösterileri düzenlemiştir.
Beden terbiyesi alanında özel bir okul kurmak amacıyla gerekli araç ve gereçleri yurt dışından getirterek 20 Aralık 1908’de Mercan Yokuşu’ndaki bir hanın içinde Terbiye-i Bedeniye Mektebini açmıştır.【5】Nisan 1909’a kadar faaliyet gösteren okul, beden eğitimi alanında öğretmen yetiştirilmesine yönelik girişimlerden biri olmuştur. Tarcan, daha sonraki dönemde de beden terbiyesi öğretmeni yetiştirmeye yönelik farklı kurumların oluşturulması için çalışmalarını sürdürmüştür.
II. Meşrutiyet’in ilanının ardından Osmanlı Millî Olimpiyat Cemiyeti’nin kurulması çalışmalarını yürütmüştür. Ahmed İhsan Tokgöz’ün başkanlığında, Tarcan’ın sekreterliğinde oluşturulan yapıda Hasip Bey, Asaf Bey ve Cevat Rüşdü Bey de yer almıştır. Cemiyetin resmiyet kazanması için 16 Ağustos 1909’da yürürlüğe giren Cemiyetler Kanunu çerçevesinde başvuruda bulunulmuş, ancak resmî statü daha sonraki yıllarda kazanılmıştır.【6】
Tarcan, Aralık 1908’de Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ne üye seçilmiştir. 27 Mayıs-2 Haziran 1909’da Berlin’de gerçekleştirilen toplantıya Osmanlı Devleti temsilcisi olarak katılmıştır. 【7】Daha sonraki yıllarda Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin Lüksemburg, Budapeşte, Stockholm, Lozan, Paris, Prag ve Monako toplantılarında yer almıştır. 1911 Budapeşte toplantısında Osmanlı Devleti’nin Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyeliğinin kabul edilmesiyle Osmanlı Devleti olimpiyat hareketi içerisinde resmî olarak yer almıştır.【8】
Birinci Dünya Savaşı ve Millî Mücadele dönemlerinde olimpiyat faaliyetlerinin kesintiye uğramasının ardından olimpiyat teşkilatının yeniden oluşturulması çalışmalarını yürütmüştür. 25 Haziran 1922’de Millî Olimpiyat Cemiyeti Yerine Kaim Cihan Müsabakalarına Hazırlanma Cemiyeti kurulmuş, daha sonra Türkiye Millî Olimpiyat Cemiyeti’nin yeniden oluşturulması çalışmalarına katılmıştır. Cumhuriyet’in ilanından sonra cemiyetin genel kurulu yeniden düzenlenmiş ve Türkiye Millî Olimpiyat Cemiyeti adıyla faaliyetlerini sürdürmüştür. Tarcan, 1923-1927 yılları arasında Türkiye Millî Olimpiyat Cemiyeti başkanlığı yapmıştır. 1924 Paris ve 1928 Amsterdam Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil etmiştir. 1929 yılı sonlarına doğru Uluslararası Olimpiyat Komitesi Türkiye temsilciliğinden ayrılarak görevi Kemalettin Sami Paşa’ya bırakmıştır.【9】
1909'da Harbiye Nezareti tarafından İsveç'e gönderilmiştir. Stockholm'deki Kraliyet Jimnastik Enstitüsü'nde yaklaşık bir yıl beden terbiyesi eğitimi almıştır. Bu eğitim sırasında modern beden eğitimi yöntemleri üzerine bilgi edinerek 11 Mayıs 1910'da İstanbul'a dönmüştür. İsveç'teki eğitiminden sonra askerlikten ayrılmış ve Maarif Nezareti'nde Terbiye-i Bedeniye Müfettişi olarak görevlendirilmiştir. Bu görev kapsamında beden terbiyesi öğretmeni yetiştirilmesi, öğretmenlerin çalışmalarının denetlenmesi, halka konferanslar verilmesi ve beden eğitiminin kız okullarında uygulanması gibi faaliyetler yürütmüştür. 1913 yılının sonlarına doğru kız ve erkek beden terbiyesi öğretmenleri yetiştirmek amacıyla yeni bir beden terbiyesi okulu açılması için girişimde bulunulmuştur fakat Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla bu girişim tamamlanamamıştır.【10】
14 Ağustos 1914’te Maarif Nezareti Heyet-i Teftişiyye üyeliğine atanmıştır. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yedek subay olarak yeniden orduya çağrılmış ve bir süre Almanya’dan İstanbul’a patlayıcı maddelerin taşınmasında görev almıştır.
Savaş yıllarında geçim sıkıntısı nedeniyle müfettişlik ve öğretmenlik görevlerinden arta kalan zamanını özel çalışmalara ayırmıştır. Çocuklara tıbbi jimnastik yaptırmak ve şişmanlıktan şikâyet edenlere masaj uygulamak gibi faaliyetler de yürütmüştür. Savaş döneminde beden terbiyesi anlayışının askerî ve paramiliter amaçlarla ilişkilendirildiği uygulamalarda da görev almıştır. 1916’da kurulan Osmanlı Genç Dernekleri teşkilatında Mekatib-i Umumiye Genç Dernekleri Müfettişi olarak görevlendirilmiştir. Heinrich von Hoff ile birlikte İstanbul, Anadolu ve Rumeli’deki Genç Dernekleri’ni denetlemiş, ders ve konferanslar vermiştir. 1916-1918 yılları arasında devam eden bu iş birliği sırasında Osmanlı Genç Dernekleri dergisinin yayımlanmasına da katılmıştır.【11】
Beden eğitimi faaliyetleri arasında okullarda düzenlenen İdman Bayramları da yer almıştır. İstanbul Darülmuallimini tarafından düzenlenen bu etkinliklerde öğrencilerin beden eğitimi yapmaları ve spor faaliyetlerine katılmaları amaçlanmıştır.
Gençlik Marşı (TRT Müzik)
İdman Bayramları’nın yıllık olarak düzenlenmesi ve gençler arasında ortak bir heyecan oluşturulması amacıyla, bestesi İsveçli Felix Korling’e ait “Dağ Başını Duman Almış” marşının Türk gençleri tarafından söylenmesini sağlamıştır. Marş, ilk kez bu bayramlarda icra edilmiştir.
Tarcan’ın İzmir’de başlayan zeybek araştırmaları İsveç dönüşünden sonra da devam etmiştir. Ege Bölgesi’nden zeybek oyunlarını derleyerek bunları İstanbul’daki şehir yaşamına taşımaya yönelik çalışmalar yürütmüştür.
“Sarı Zeybek” türküsünü zeybek oyunu biçiminde düzenleyerek modernize etmiş ve Tarcan Zeybeği adıyla da anılan bu oyunu ilk kez 1916 yılında düzenlenen idman şenliklerinde halka sunmuştur. 1925’te İzmir Kız Lisesi öğrencilerinden Mualla Hanım’la birlikte oyunu Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda oynamıştır.
Tarcan’ın halk oyunlarına yönelik çalışmaları zeybekle sınırlı kalmamıştır. İsveç’teki eğitimi sırasında folklor çalışmalarını incelemiş, dönüşünde Osmanlı toplumunda halk oyunları alanında çalışmalar yürütmüştür.
3 Ocak 1919'da İstanbul Darülmuallimin Müdürlüğüne getirilen Tarcan, 18 Eylül 1921'e kadar sürdürdüğü bu görev sırasında beden eğitimi çalışmalarının yanı sıra basketbol ve voleybol gibi modern sporların eğitim kurumlarında tanıtılmasına yönelik faaliyetlerde bulunmuştur. 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı Devleti tarafından verilen görevleri sona ermiş, 24 Mart 1923'te yeniden göreve başlamıştır.
Darülmuallimin Müdürlüğündeki derslerine devam ederken Maarif Vekâleti tarafından Galatasaray Lisesi'ne beden terbiyesi öğretmeni olarak atanmıştır. İstanbul'da izcilik faaliyetlerinin gelişmesi sırasında da görev alan Tarcan, Darülmuallimin'de oymak beyleri için beden terbiyesi kurslarının açılmasını sağlamıştır. 1923'te Mehmet Sami Bey (Karayel) ile birlikte Türk İzciler Birliği'ni kurmuştur. Birliğe çeşitli oymaklar bağlanmış ve teşkilat 1926'ya kadar faaliyet göstermiştir.【12】
15-16 Ağustos 1923 tarihlerinde gerçekleştirilen Heyet-i İlmiye Toplantıları sırasında beden eğitimi konusunda çalışmalar yürütülmüştür. Tarcan, toplantılara üye olarak katılmıştır. 20 Mayıs 1925'te Maarif Vekâleti Birinci Sınıf Terbiye-i Bedeniye Müfettişliğine atanmıştır. Osmanlı döneminde tamamlanamayan beden terbiyesi öğretmeni yetiştirme çalışmalarını Cumhuriyet döneminde yeniden gündeme getirmiştir.
21 Ekim 1926'da İstanbul Kız Öğretmen Okulu'nda Terbiye-i Bedeniye Kursu'nun açılmasına katkıda bulunmuştur.【13】3 Şubat 1933'te Ankara'da Gazi Terbiye Enstitüsü Beden Terbiyesi Bölümünün kurulması çalışmalarında yer almıştır. Beden eğitimi öğretmenlerinin yetiştirilmesi ve beden eğitiminin eğitim kurumlarında yaygınlaştırılması konusundaki çalışmalarını sürdürmüştür. 1926'da İzmir'de gerçekleştirilen bir toplantıda spor yöneticilerinin amatörlük anlayışını zayıflattığını ve sporcuların profesyonelleştiğini savunmuştur. Bu konuşması nedeniyle Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı tarafından eleştirilmiş ve Ekim 1926'daki Ankara toplantısında hakkında kınama kararı alınmıştır. Bunun ardından Türkiye Millî Olimpiyat Cemiyeti toplantılarına katılmayı bırakmış, daha sonra Ali Sami Yen cemiyet başkanlığına getirilmiştir.【14】
21 Haziran 1934'te Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesinin ardından Tarcan soyadını almıştır. 1935 yılında Maarif Vekâleti Başmüfettişliği görevinden ayrılarak aynı yıl yapılan seçimlerde Ordu milletvekili seçilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin V., VI. ve VII. dönemlerinde Ordu milletvekilliği yapmış ve bu görevini 1946 yılına kadar sürdürmüştür. Meclisteki tek konuşmasını V. dönemde “Atatürk'ün Cenaze Merasimi İçin Yapılacak Sarfiyat Hakkındaki Kanun” görüşmeleri sırasında yapmıştır.【15】
Tarcan, 1935 yılına kadar Maarif Vekâleti’nde başmüfettiş olarak görev yapmış, ardından milletvekilliği çalışmalarını sürdürmüştür. Bu dönemde yazarlık faaliyetlerine de devam ederek beden terbiyesi, spor, eğitim, sağlık, çocuk eğitimi ve sosyo-kültürel konularda kitap, makale ve konferanslar kaleme almıştır. Hayatı boyunca çok sayıda kitap ve makale yayımlamıştır.
Selim Sırrı Tarcan, 2 Mart 1957’de saat 20.10’da İstanbul’un Nişantaşı semtindeki evinde, 83 yaşında vefat etmiştir. Feriköy’deki aile mezarlığında medfundur.
Tarcan, beden eğitimini çocukların eğitim ve gelişiminin bir parçası olarak değerlendirmiştir. Gürbüz Türk Çocuğu dergisinde çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi, oyun, jimnastik, spor, temizlik, beslenme, duruş, kemik gelişimi, çocuk bakımı ve eğitim konularında otuzdan fazla yazı yayımlamıştır. Yazılarında çocukların oyun oynaması ile jimnastik yapması arasındaki farklılıklara da yer vermiştir.
Selim Sırrı Tarcan’ın çocuk eğitimi ve beden terbiyesi anlayışında hareket gelişiminin doğal süreç içinde ilerlemesi esas alınmıştır. Oturma, emekleme ve yürüme gibi temel hareketleri beden gelişiminin parçaları olarak değerlendirmiş; oyun ve jimnastiğin birlikte uygulanmasını önermiştir. Çocukların yaşlarına uygun hareket etmeleri, nefes çalışmaları yapmaları ve doğru duruş ile yürüyüş alışkanlığı kazanmaları üzerinde durmuştur.
Yaklaşık 1929 yılında Beden Terbiyesi Umum Müfettişi olarak çocuk haftası, çocukların korunması, sosyal dayanışma ve Türkiye Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin çalışmaları üzerine yazılar kaleme almıştır. Sahipli ve sahipsiz çocuklar arasındaki ayrım üzerinden bakımsız çocukların karşılaşabileceği toplumsal sorunlara değinmiş; çocuk ölümleri ile nüfus artışı arasındaki ilişkiye ve çocukların korunmasında toplumsal sorumluluğa dikkat çekmiştir.
Tarcan’ın yazarlık faaliyetleri İzmir’de başlamıştır. Abdülhalim Memduh Bey’in teşvikiyle Hizmet gazetesinde Fransızca eserlerden kısa pasajlar çevirerek yazmıştır. İstanbul’a döndükten sonra Servet-i Fünun başta olmak üzere çeşitli süreli yayınlarda beden terbiyesi ve eğitim konularında yazılar yayımlamıştır. II. Meşrutiyet döneminde Asker, Servet-i Fünun, Şehbal, Musavver Muhit, Resimli Kitap, Terbiye ve Oyun, Osmanlı Genç Dernekleri ve Tedrisat gibi yayınlarda yazmış; Cumhuriyet döneminde Cumhuriyet ve Akşam başta olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde çalışmalarını sürdürmüştür.
1 Ağustos 1911’de yayımlamaya başladığı Terbiye ve Oyun dergisinde beden eğitimi, oyun ve spor eğitimi konularına yer vermiştir. 1911-1923 yılları arasında dergi çevresinde sürdürülen yayın faaliyetleri kapsamında “İdman Âleminde Kırk Sene” başlıklı yazı dizisini yayımlamıştır.
İsveç, Almanya, Finlandiya, Danimarka, İngiltere ve Prag seyahatlerine ilişkin izlenimlerini gezi yazıları ve hatıralarında aktarmıştır. Sağlık konulu eserlerinde genel halk sağlığına, sosyo-kültürel konulardaki eserlerinde sosyal yaşam, müzik ve dansa yer vermiş; eğitim kitaplarında ise ilkokul çocuklarının yetiştirilmesine yönelik olarak öğretmenlere öneriler sunmuştur.
Tarcan’ın kitapları tercüme, gezi ve hatıra, konferans, hikâye, sağlık, sosyo-kültürel konular, beden terbiyesi ve spor ile eğitim alanlarında toplanmaktadır.
Tarcan, 1930’lu yıllarda İstanbul Radyosu’nda beden terbiyesi, eğitim, sağlık ve kültür konularında konferanslar vermiştir. 1932-1935 yılları arasında yayımlanan bu konuşmalar "Radyo Konferanslarım" adıyla üç ciltte toplanmıştır.
1932’de Devlet Matbaası tarafından yayımlanan birinci ciltte çocuk, eğitim, beden terbiyesi, jimnastik, spor, sağlık, kadın sporları, olimpiyatlar, folklor, halk oyunları, edebiyat, müzik, seyahat ve sosyal hayat gibi konular ele alınmıştır. “Çocuk Nedir?”, “Frobel ve Montessori”, “Çocuk Meselesi”, “Çocuklarla Nasıl Konuşmalı?”, “Beden Terbiyesi”, “Spordan Neler Bekliyoruz?”, “Her Yaşta Yapılacak Jimnastikler”, “Kadın Sporları”, “Eski ve Yeni Olimpiyatlar”, “Folklor”, “Halk Raksları”, “Vatan Nedir?” ve “Nasıl Konuşmalıdır?” bu ciltte yer alan konferanslardan bazılarıdır.
1934’te yayımlanan ikinci ciltte İzmir, çocuklar, eğitim, sanat, sağlık, Türk köylüsü, İsveç, Almanya, Danimarka, dağcılık, avcılık, millî musiki ve seyahat izlenimleri gibi konulara yer verilmiştir. 1935’te Ülkü Matbaası tarafından yayımlanan üçüncü ciltte ise “Eski Türklerde Beden İdmanları”, “Okçuluk ve Pehlivanlık” ile “Belçika’da Declori Mektebi” ve Doktor Decroly’nin çalışmalarına ilişkin konferanslar bulunmaktadır.
Konferanslarında beden eğitimi ve sporu sağlık, eğitim ve toplumsal gelişimle ilişkilendiren Tarcan; “Beden Terbiyesi” başlıklı konuşmasında beden eğitimi, jimnastik, oyun ve spor kavramlarını, “Her Yaşta Yapılacak Jimnastikler” başlıklı konuşmasında yedi yaşından yetmiş yaşına kadar uygulanabilecek genel egzersizleri ele almıştır. “Hareket Nasıl Bir Gıdadır?” başlıklı konferansında hareketin insan yaşamındaki yerine, “Spordan Neler Bekliyoruz?” başlıklı konuşmasında ise sporun sağlık, ahlak, irade ve toplumsal gelişimle ilişkisine yer vermiştir.
Kadın sporlarına ilişkin konuşmalarında kadınların zihinsel, ahlaki ve fiziksel gelişimini ele alarak binicilik, tenis, kürek, yüzme, bisiklet ve eskrim gibi spor dallarını değerlendirmiştir.
Tarcan’ın gazete ve dergilerdeki yazıları ile kitaplarının büyük bölümü öğretici niteliktedir. Bununla birlikte edebiyatla da ilgilenmiş ve hikâye türünde iki kitap yayımlamıştır. Edebiyata ilgisinin gelişiminde annesi Zeynep Hanım’ın eğitimi ve şair dayısı Rıfat Bey’in etkisi olmuştur. Mühendishane öğrenciliği sırasında şiirle ilgilenmiş, İzmir’deki yazarlık döneminde de edebî çevrelerle ilişkisini sürdürmüştür. Şair Nigâr Hanım’la karşılaşmasını ve şiirlerini ezberleyerek kendisine okumasını daha sonra “Elli Yıl Önce Bir Göksu Âlemi” başlıklı hatırasında anlatmıştır.
İlk hikâye kitabı "Kahkaha Sultan" 1923’te yayımlanmış ve kısa hikâyelerden oluşmuştur. İkinci hikâye kitabı "Olmuş Şeyler" ise 1949’da yayımlanmıştır. Tarcan, Kahkaha Sultan'daki on yedi hikâyeyi 1949’da Hergün gazetesinde isim ve içeriklerinde küçük değişiklikler yaparak yeniden yayımlamış ve bu hikâyelerin tamamını "Olmuş Şeyler"e almıştır. İlk kitaptan ikinci kitaba aktarılan hikâye sayısı “Gaf Üstüne Gaf”ın eklenmesiyle on sekize ulaşmıştır. “Bostancı Bedos”, “Latife Latif Gerek”, “Kopuk Abdullah”, “Memiş Paşa”, “Acı Bir Hatıra”, “Nutuk İptilası” ve “Acıklı Bir Sergüzeşt” ise ikinci kitapta yer almamıştır. Olmuş Şeyler'de ilk kez yayımlanan sekiz hikâyeden yedisi daha önce Hergün gazetesinde yayımlanmıştır.
“Esire Astride”, Selma Lagerlöf’ten yapılan bir çeviri olup Hergün gazetesinde “Bir İsveç Masalı: Esire Astride” başlığıyla yayımlanmıştır. Tarcan, Radyo Konferanslarım'ın ilk cildinde Selma Lagerlöf ve İsveç edebiyatı üzerine de konuşmuştur. 1916/1917 tarihli "Doğru Sözler"adlı derlemede yer alan “Hasene Hanım Oğluna Kız Arıyor” adlı hikâyesi de daha sonra Kahkaha Sultan ve Olmuş Şeyler'de yayımlanmıştır.
Tarcan, hikâyelerinde yoksulluk, savaş, yaşlılık, acıma ve merhamet, siyasi ve sosyal hayat, geçmişle hesaplaşma, Anadolu, evlilik, gelenekler, yasak aşk, kıskançlık, yalnızlık ve yaşlanma korkusu gibi toplumsal ve bireysel konuları işlemiştir. Bazı hikâyelerinde mizahi anlatımdan yararlanmış ve olayları yanlış anlaşılmalar üzerinden sonuçlandırmıştır. Hikâyeleri çoğunlukla olay merkezli bir yapıya sahip olup giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşan olay örgülerinde şaşırtıcı sonlara yer verilmiştir. Şahıs kadrosu genellikle iki veya üç kişiyle sınırlandırılmış, kahramanların fiziksel ve psikolojik özelliklerinden çok, sosyal konumları öne çıkarılmıştır. Hikâyelerin önemli bir bölümü İstanbul’da ve II. Abdülhamid ile II. Meşrutiyet dönemlerinde geçmiştir.
Mutlu, Mustafa. "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)." Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi 16, no. 32 (2020): 583-615. Erişim 11 Eylül 2026. https://www.researchgate.net/profile/Mustafa-Mutlu-4/publication/384668833_Beden_Terbiyesi_ve_Spor_Hayatinda_Selim_Sirri_Tarcan_1874-1957/links/670221179e6e82486f055447/Beden-Terbiyesi-ve-Spor-Hayatinda-Selim-Sirri-Tarcan-1874-1957.pdf
Oktay, Emrah. "Türkiye'de Olimpizmin Öncüsü: Selim Sırrı Tarcan." Anadolu Ajansı, 2 Mart 2026. Erişim 11 Eylül 2026. https://www.aa.com.tr/tr/kultur/turkiyede-olimpizmin-oncusu-selim-sirri-tarcan/3846066
Sarıkaya, Makbule. "Selim Sırrı Tarcan ve Gürbüz Türk Çocuğu." Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi 24, no. 70 (2008): 113-126. Erişim 11 Eylül 2026. https://dergipark.org.tr/en/pub/aamd/issue/44092/543381
TRT Müzik. "Murat Karahan | Gençlik Marşı." 19 Mayıs 2021, YouTube, 2:53, Erişim 11 Eylül 2026. https://www.youtube.com/watch?v=8nSf1k6Q72k
Türkmen, Mutlu. “Tarcan, Selim Sırrı (1874-1957).” Türk Maarif Ansiklopedisi. Erişim 11 Eylül 2026. https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/tarcan-selim-sirri
Çapan, M. Şevki, ve T. Osman Mutlu. "Unutulmuş Bir Spor Adamını Anlamak, Konferaslarıyla; Selim Sırrı Tarcan." Spormetre Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi 14, no. 2 (2016): 235-241. Erişim 11 Eylül 2026. https://dergipark.org.tr/tr/doi/10.1501/Sporm_0000000300
Özen, İbrahim. "Selim Sırrı Tarcan’ın Hikâyeleri ve Hikâyeciliği." RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi 28 (2022): 156-176. Erişim 11 Eylül 2026. https://dergipark.org.tr/en/pub/rumelide/issue/70436/1132530
[1]
Mustafa Mutlu, "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)," Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi 16, no. 32 (2020): 586, Erişim 11 Eylül 2026, https://www.researchgate.net/profile/Mustafa-Mutlu-4/publication/384668833_Beden_Terbiyesi_ve_Spor_Hayatinda_Selim_Sirri_Tarcan_1874-1957/links/670221179e6e82486f055447/Beden-Terbiyesi-ve-Spor-Hayatinda-Selim-Sirri-Tarcan-1874-1957.pdf
[2]
Mutlu, "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)," 587.
[3]
İbrahim Özen, "Selim Sırrı Tarcan’ın Hikâyeleri ve Hikâyeciliği," RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi 28 (2022): 158-159, Erişim 11 Eylül 2026, https://dergipark.org.tr/en/pub/rumelide/issue/70436/1132530
[4]
Mutlu, "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)," 587.
[5]
Mutlu, "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)," 588.
[6]
Mutlu Türkmen, “Tarcan, Selim Sırrı (1874-1957),” Türk Maarif Ansiklopedisi, Erişim 9 Eylül 2026, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/tarcan-selim-sirri
[7]
Mutlu, "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)," 589.
[8]
Emrah Oktay, "Türkiye'de Olimpizmin Öncüsü: Selim Sırrı Tarcan," Anadolu Ajansı, 2 Mart 2026, Erişim 11 Eylül 2026, https://www.aa.com.tr/tr/kultur/turkiyede-olimpizmin-oncusu-selim-sirri-tarcan/3846066
[9]
Mutlu, "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)," 593-594.
[10]
Mutlu, "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)," 589-590.
[11]
Mutlu, "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)," 590-591.
[12]
Mutlu, "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)," 592-593.
[13]
Mutlu, "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)," 594.
[14]
Oktay, "Türkiye'de Olimpizmin Öncüsü: Selim Sırrı Tarcan,";
Türkmen, “Tarcan, Selim Sırrı (1874-1957),”
[15]
Mutlu, "Beden Terbiyesi ve Spor Hayatında Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)," 594;
Türkmen, “Tarcan, Selim Sırrı (1874-1957),”

Doğum Tarihi | 25 Mart 1874 | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Doğum Yeri | Mora Yenişehir | ||||||||
Annesi | Zeynep Hanım | ||||||||
Babası | Miralay Yusuf Bey | ||||||||
Eğitimi | Mekteb-i Sultanî Mühendishâne-i Berrî-yi Hümâyun Stockholm Kraliyet Jimnastik Enstitüsü | ||||||||
Mesleği | Sporcu Eğitimci Yazar Asker Milletvekili | ||||||||
Ölüm Tarihi | 2 Mart 1957 | ||||||||
Defin Yeri | Feriköy Mezarlığı, İstanbul | ||||||||
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Selim Sırrı Tarcan" maddesi için tartışma başlatın
Hayatı
Çocukluğu ve Eğitimi
Askerlik Yılları
İstanbul'a Dönüşü ve Beden Eğitimi Çalışmaları
II. Meşrutiyet Dönemi
Osmanlı Millî Olimpiyat Komitesi Çalışmaları
İsveç'teki Eğitimi
Birinci Dünya Savaşı Yılları
İdman Bayramları
Zeybek Çalışmaları
Darülmuallimin Müdürlüğü ve Eğitim Çalışmaları
Cumhuriyet Döneminde Beden Eğitimi
Siyasi Hayatı ve Milletvekilliği
Son Yılları ve Vefatı
Çocuk Eğitimi ve Beden Terbiyesi Anlayışı
Yazarlığı
Radyo Konferansları
Hikâyeciliği
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.