BlogGeçmiş
Blog
Avatar
YazarMuhammet Necmettin Gürses24 Şubat 2026 06:37

Startup Fikri Değerlendirme: Problem, Çözüm ve İçgörü Yöntemi

fav gif
Kaydet
kure star outline

Bu yazıda, Y Combinator’ın Startup School eğitimlerinde paylaştığı içerikleri seri halinde yazıya çevirmeye çalışacağım. Bu neden önemli çünkü bu içerikler ile bir fikrin nasıl inşaa olacağını ve sonradan büyüme aşamalarını en net şekilde anlayabiliyorsunuz.


Eğitim toplam 10 hafta sürüyor ve her hafta iki bölümden oluşuyor. Bu ilk yazıda, Kevin Hale’in “Startup fikirlerini nasıl değerlendirmeliyiz?” yaklaşımını sade bir çerçeve oluştumaya çalışacağım.

Kafanda şu sorular dönüyorsa doğru yerdesin: “Fikir nasıl üretilir?”, “Yatırımcı bu fikri sever mi?”, “Hızlı büyür mü?”, “Probleme mi odaklanmalıyım çözüme mi?”

YC’ye Göre Startup’ın Kısa tanımı: Growth

Y Combinator’ın temel yaklaşımı net: Startup, çok hızlı büyümek amacıyla kurulan şirkettir. Global kanallarda da teknoloji tabanlı fikirler diye de konumlandırılır. Bir işin teknoloji tabanlı olması hızlı büyümeye de işarettir.

Yatırımcı perspektifinden “hızlı büyüme” şunu anlatır:

  • Çok sayıda kullanıcı çekebilmek
  • Kullanıcının ürünü gün içinde sık kullanması
  • Gelirin zaman içinde düzenli artması
  • Problemi gerçekten çözmek (ve bunu erken gösterebilmek burası kritik)

Eğer fikrin bu büyüme potansiyelini taşımıyorsa, çoğu zaman “girişim” olmaktan çok “iyi bir işletme” olarak kalır. Bu da bir hedeftir, ama startuplar da durum biraz daha farklıdır.

Fikir Bir Hipotezdir: Problem + Çözüm + İçgörü

Startup fikrini bir hipotez gibi düşünmek işini kolaylaştırır. Kevin Hale’in çerçevesi üç parçalı:

Problem

Problem bir startup’ın kalbidir. Problem yoksa ürün ne kadar “havalı” olursa olsun iş fikir ölür. İyi bir problem genelde şu özelliklerden biri veya birkaçını taşır:

  • Popülerlik: Çok kişi aynı problemi yaşıyor
  • Büyüyen pazar: Problem alanı büyüyor
  • Aciliyet: İnsanlar çözümü hemen istiyor
  • Fiyatlandırma fırsatı: Gelir potansiyeli var, rekabet avantajı kurulabilir
  • Zorunluluk: “Olmasa olmaz” bir ihtiyaç
  • Sıklık: Problem sık yaşanıyor

Burada kritik nokta: Hepsi aynı anda şart değil ama en az birisinde çözümünün güçlü olması gerekir. Bu maddeler içinde özellikle sıklık, ürünün tekrar kullanımını ve büyümeyi tetiklediği için çok belirleyici.

Ek olarak insanların ürün seçme davranışını açıklamak için sık kullanılan bir denklem var:
Davranış = Motivasyon + Beceri + Tetikleme
Yani kullanıcıya güçlü bir motivasyon (problem), düşük sürtünme (kolay kullanım) ve düzenli tetikleyiciler (bildirim, e-posta, hatırlatıcı) verildiğinde tekrar kullanım artar.

Çözüm

Çözüm kısmı “hangi deneylerle hipotezi doğrulayacağın” bölümüdür. Burada en sık yapılan hata: önce çözümü bulup sonra problem aramak.

Bu tuzağın adı: SISP (Solution In Search of a Problem).
Yeni bir teknoloji bulup “bunu nereye uygulasak?” demek çoğu zaman ters çalışır. Sağlıklı akış: önce problem, sonra çözüm.

İçgörü (Insight)

İçgörü, “neden sen kazanacaksın?” sorusunun cevabıdır. Rakiplere karşı üstünlüğünü anlatır. Bu, yatırımcının senden etkilenmesini sağlayan kısımdır çünkü “unfair advantage” dediğimiz avantajlar burada netleşir:

  • Kurucu avantajı: Çok az kişide olan uzmanlık, saha bilgisi, patent, derin yetkinlik
  • Market avantajı: Büyüyen bir pazarda konumlanma (örneğin yıllık %20 büyüyen bir alan)
  • Ürün avantajı: 10 kat iyi (10x better) deneyim, hız, fiyat veya kalite
  • Kazanım (acquisition) avantajı: Çok düşük maliyetle büyüme, özellikle word of mouth
  • Monopol / network etkisi: Pazaryerinde sahiplik, ağ etkisiyle kalıcılaşma

Buradaki amaç “genel olarak iyi olmak” değil, bir alanda net ve savunulabilir üstünlük kurmaktır.

Bir Fikrin Yatırımcı Gözünde İki Eşiği Vardır

Bir girişim fikri genelde iki inanç testinden geçer:

  • Eşik (threshold): Vaat ettiğin şeyi gerçekten yapabiliyor musun?
  • Mucize (miracle): Hiç kanıt yokken yatırımcı senden aşırı büyük bir başarı bekliyor mu? (bu, yatırımcı için “loto”ya benzer genelliklede yatırım yapılmaz :) )

Bu yüzden ikinci yazıda ele alacağımız konu çok kritik: Hipotezi kanıta dönüştürmek. Yani önsezileri test etmek, kullanıcıyla konuşmak ve gerçek sinyal toplamak.

Kapanış: Bu Seriyi Nasıl Okuyalım?

Bu ilk bölümün özü şu: Startup fikrini “parlak bir düşünce” değil, büyümeyi mümkün kılan bir hipotez olarak ele almalısın. Problemi seçerken sıklığı önemse, çözümde SISP tuzağına düşme, içgörü kısmında ise seni rakiplerden ayıran avantajı netleştir.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Blog İşlemleri

İçindekiler

  • YC’ye Göre Startup’ın Kısa tanımı: Growth

  • Fikir Bir Hipotezdir: Problem + Çözüm + İçgörü

    • Problem

    • Çözüm

    • İçgörü (Insight)

  • Bir Fikrin Yatırımcı Gözünde İki Eşiği Vardır

  • Kapanış: Bu Seriyi Nasıl Okuyalım?

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor