Tarih, zaman ve zemin sınırlandırması içinde deney yapılmadan vakıaların teşhisiyle gerçekliği kuran bir bilim dalıdır. Tarih biliminde tarih ile geçmiş birbirinden farklıdır. Tarih, tarihçi süzgecinden geçirilmesinden sonra ortaya çıkar. Tarihçiler yaptıkları çalışmalarla hakikat arayışında olsalar da hiçbir zaman somut bir hakikat tespit edilemez.
Tarih metodolojisinde anlatıcı, tekilci, açıklamacı, anlamacı yaklaşımlar vardır. Bunlar evrilerek bazı ekleme ve çıkarmalarla tarih bilimi ve metodolojisinin gelişim sürecinde yer almışlardır. Bunun yanı sıra tarih metodolojisi uygularken metin çözümlemesi farklı şekillerde yapılır. Bunlar; yazılan cümlelerin direk anlamına bakmak, metinden yazılan dolaylı anlamlar ile iş görmek, metinde gizlenen anlamları deşifre etmek ve psiko-tarih denebilecek bir şekilde yazarı iyi tanımakla beraber metindeki gerçekleri ifşa etmektir.

(Kaynak: Türkiye Yazarlar Birliği-https://www.tyb.org.tr/ibn-haldun-ve-tarih-metodolojisi-35332h.htm)
Tarih biliminin geçmişi incelemesinin amacı şuurlu olmak, zamanla değişmeye hazır olmak ve farklılık oluşturmaktır.
Tarih metodolojisi belgeleri sınıflandırmayı kaynak belge, birincil belge ve ikincil belge olarak yapmaktadır. Kaynak belgede gerçekliğe tanıklık etmiş yazı, söz, resim gibi unsurlar vardır. Birincil belgede olayın tam içinden veya en azından olayla arasında başka bir kaynağın olmadığı bir durum vardır. İkincil belgeler ise bir olayın yaşandığı dönemden birincil kaynaklardan bağımsız veya onlardan yararlanılarak oluşturulan belgeler olarak tanımlanmaktadır.
Paradigma da tarih metodolojisinde önemli bir yer teşkil eder. Paradigma, tarih biliminde model olarak bilinen, uzun deneyimler sonucu genel geçer kabul edilen olgulardır.
Ayrıca tarih toplumla ilgili meselelere yönelmeye başladıkça sosyolojiyle bağlantısı artmıştır. İktisat da tarihi vakalarla iç içe girerek tarihle bir bağlantı kurmuştur. Tarih bilimi ve metodolojisinin daha kabul edilir olması için sosyoloji, iktisat gibi birçok bilim dalından veri, deney olarak faydalanması lazımdır.

(Kaynak: Typelish-https://typelish.com/b/pozitivist-metodoloji-ile-yorumlayici-metodolojinin-arasindaki-fark-nedir-105043)
Tarih metodolojisinin ilgilendiği bir diğer konu da etik kural olarak intihalden kaçınmaktır. İntihal olmaması için başkalarından alınan katkıların belirtilmesi gerekmektedir. Spesifik bir konuda bilginin kullanıldığı yerde yardım alınmışsa yazarın bunu dipnotla belirtmesi gerekir. Bununla birlikte yazarın transkripsiyon ve tercümeler yapılırken metnin aslına bağlı kalmada elinden gelen gayreti göstermesi gerekmektedir.
Tarih metodolojisinde menakıbnâmeleri tam olarak kabul etmek yerine birçok unsurundan faydalanılabilir. Yer, zaman, bazı motifler, bazı olayların bazı kısımları yazarlara ve okuyuculara ışık tutabilir. Bunun yanı sıra görsel eserlerden faydalanırken analizcinin hangi gözle ve birikimle baktığı önemlidir. Böylece kaynak olan o resimden faydalanılabilir.
Tarih biliminde araştırmak oldukça önemlidir. Literatür incelemesi de konunun etraflıca doğru bir şekilde biçimlendirilmesi için gereklidir. Yazar bunları yaparken araştırmasını alansal, zamansal ve mekânsal sınırlandırma temelinde inşa eder. Araştırma yaparken bazen internetteki ve arşivdeki bilgiler uyuşmayabilir. Araştırmanın sağlıklı olması için bu konuda titiz bir metot belirlenmelidir.
Tarihçiler üzerinde çalıştıkları konuları ellerindeki malzemelere göre, gözleme dayalı olarak ve temel kaynaklara göre yapmalıdırlar. Temel kaynakların çoğu zaten gözlem sonucunda ortaya çıkmıştır. Tarihçiler bunları uygulamadan önce kaynağa soru sormaktan kendisini alıkoymamalıdır. Kaynakları birbirleriyle karşılaştırarak kullanmalıdır. Bunları gerçekleştirmekle beraber en önemli hususlardan biri de kaynağın üretildiği dönemi iyi anlamak gereklidir. Bunun yanında yazar önemli noktaları unutmaması için not alırsa bu onun için bir avantaj olur. Ayrıca bir konu yazılmadan önce literatürü görmemezlikten gelinmemelidir, konu ilk defa yazılıyormuş gibi anlatılmamalıdır. Yazılacak metin çok zaman almayacaksa bir taslak plan hazırlamanın avantajı vardır.
Tarih alanında ideal bir kitabın boyutu 200-250 civarında kabul edilmektedir. Kitap kritiğinde işin özetleme değil çeşitli açılardan eleştirel bir perspektifle kitaba yaklaşılması doğru görülmektedir. Kitap kritiği makale gibi uzun olmamalı 3-6 sayfa aralığı uygun görülmektedir. Eserde aşırı süs olarak kullanılan görseller okuyucunun ilgisini dağıtacağından pek makul görülmemektedir.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Tarih Metodolojisi" maddesi için tartışma başlatın