Yol."Uzun ve sessiz bir tarik boyunca yürüyüp şehre akşam vakti vardılar."
İsim
2.
İzlenen yol, tutulan usul."Her arayanın tuttuğu tarik farklıdır."
İsim
3.
Meslek, mensup olunan sınıf."İlmiye tariki içinde yetişti."
İsim
4.
Bir sonuca ulaştıran vasıta, vesile veya sebep."Bu hâl onun için kurtuluşa giden tek tarik oldu."
İsim
5.
Tasavvufta Allah’a ulaşmak için tutulan mânevî yol; tarikat."Derviş, girdiği tarik üzere ilerlemeyi sürdürdü."
İsim
İşaret Dili
T
a
r
i
k
Köken
“Tarik” kelimesi, Arapça ṭrḳ kökünden gelen ṭarīḳ (طريق) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. “Yol, patika” anlamındaki bu kelime, Arapça ṭaraḳa (طرق) fiilinin sıfatıdır.
Kullanım Alanları
Günlük Dil: Tarihî ve klasik metinlerde “yol” anlamında kullanılmıştır. Günümüz Türkçesinde yerini büyük ölçüde “yol” kelimesine bırakmış olmakla birlikte, eski metinlerde ve tarihî anlatımlarda görülür.
Edebî Dil: Şiir ve nesirde mecazî anlamda “usul, gidiş tarzı” karşılığında yer alır. “Aşk tariki”, “hakikat tariki” gibi kullanımlarla anlam genişlemesi kazanır.
Tarihî Kullanım: Osmanlı döneminde meslek ve sınıf adlandırmalarında kullanılmıştır. “Tarîk-i askeriyye” ve “tarîk-i ilmiyye” gibi tamlamalarda belirli bir zümreyi veya meslek yolunu ifade eder.
Tasavvufî Kullanım: Tasavvuf geleneğinde kulun Allah’a ulaşmak için izlediği manevî yolu belirtir. Bu anlamda “tarik”, “tarikat” kavramıyla bağlantılıdır ve seyr ü sülûk sürecini ifade eder.