Türk Dil Bayramı, Türkçenin Anadolu’daki tarihî gelişiminde sembolik önem taşıyan 13 Mayıs 1277 tarihli dil kararının anısına her yıl 13 Mayıs’ta kutlanan bir bayramdır. Geleneksel anlatıda bu tarih, Karamanoğlu Mehmed Bey’in “Şimden girü hiç kimesne kapuda ve divanda ve mecalis ve seyranda Türkî dilinden gayri dil söylemeye” şeklindeki buyruğuyla ilişkilendirilmiş; Türkçenin saray, divan, meclis ve kamusal hayatta kullanılmasına yönelik güçlü bir irade beyanı olarak kabul edilmiştir.【1】 Bu yönüyle Türk Dil Bayramı, yalnızca tarihî bir olayın hatırlanması değil, Türkçenin idari, kültürel ve toplumsal alandaki yerinin vurgulanması bakımından da anlam taşımaktadır.
Anadolu’da Türkçenin yazı dili olarak gelişimi, 11. yüzyıldan itibaren Oğuz boylarının bölgeye yerleşmesiyle başlayan uzun bir tarihsel sürecin sonucudur. Türkistan’dan Anadolu’ya yönelen Oğuz toplulukları, başlangıçta Karahanlı yazı geleneğinin etkisinden bütünüyle ayrılmış değildi. Bu nedenle erken dönemde kullanılan yazı dili, Oğuzca unsurlarla Doğu Türkçesi özelliklerinin iç içe geçtiği “karışık Oğuzca” karakteri taşımaktaydı. 13. yüzyılın sonlarından itibaren ise Anadolu’da yerleşik hayatın güçlenmesi, beylik merkezlerinin ortaya çıkması ve yerel kültür çevrelerinin gelişmesiyle birlikte Oğuzca temelli yeni bir yazı dili şekillenmeye başladı. Bu dönem, Anadolu Türkçesinin Karahanlı ve Doğu Türkçesi etkilerinden yavaş yavaş ayrılarak kendi bölgesel özelliklerini kazandığı bir geçiş evresi olarak ortaya çıkmıştır.
Türk Dil Bayramı'nı Tanıtan Video (T.C. İletişim Başkanlığı)
Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu devletlerinde ise Türkçenin resmî alandaki kullanımı sınırlı kalmıştır. Büyük Selçuklu çevresinde dinî ilimler ve medrese dili olarak Arapça, edebiyat ve yönetim dili olarak Farsça öne çıkmış; bu gelenek Anadolu Selçuklularında da büyük ölçüde devam etmiştir. 13. yüzyıl Anadolu’sunda medreselerde, tasavvuf çevrelerinde, edebî üretimde ve devlet yazışmalarında Farsçanın güçlü bir konuma sahip olması, Türkçenin halk dili olarak yaygınlığına rağmen yüksek kültür ve idare alanında geri planda kalmasına neden olmuştur. Mevlânâ’nın eserlerini Farsça kaleme alması da bu kültürel ortamın anlaşılması bakımından dikkat çekici bir örnektir; çünkü dönemin eğitimli çevrelerinde Farsça, yalnızca edebî bir tercih değil, aynı zamanda bilim, tasavvuf ve saray kültürüyle bağlantılı bir yazı dili niteliği taşımaktaydı.【2】
13. yüzyılın ikinci yarısında Anadolu Selçuklu Devleti’nin Moğol baskısı altında zayıflaması, siyasi otoritenin parçalanmasına ve Anadolu Beylikleri’nin güç kazanmasına yol açtı. Bu ortamda Türkçe, yalnızca gündelik konuşma dili olarak değil, edebî ve idari alanlarda da daha görünür hâle geldi. Beylikler Dönemi, siyasi bakımdan parçalı bir yapı göstermesine rağmen Türk dili tarihi açısından millî bir yazı dilinin kuruluş devri olarak önem kazandı. Gülşehrî, Âşık Paşa, Hoca Mesud, Şeyhoğlu Mustafa, Ahmedî ve Kadı Burhaneddin gibi isimlerin Türkçe eserler vermesi, Anadolu’da Türkçenin edebî dil olarak güçlenmesini sağlayan gelişmeler arasında yer aldı.【3】 Bu bağlamda Karamanoğlu Mehmed Bey’e atfedilen 1277 tarihli dil kararı, tek başına ani bir kopuş değil; Anadolu’da Türkçenin yazı ve kamusal kullanım alanının genişlediği daha uzun bir tarihsel dönüşümün sembolik noktalarından biri olarak değerlendirilmelidir.
1277 tarihli ferman, Anadolu Selçuklu Devleti’nin siyasî bakımdan zayıfladığı, Moğol tahakkümünün arttığı ve Türkmen unsurların merkezî otoriteye karşı daha belirgin biçimde hareket etmeye başladığı bir dönemde ortaya çıkmıştır. Karamanoğlu Mehmed Bey, bu süreçte Siyavuş ile ittifak kurarak Konya üzerine yürümüş; kısa süreli de olsa Selçuklu başkentinde hâkimiyet kuran bu hareket, yalnızca askerî ve siyasî yönüyle değil, Türkçenin kamusal alandaki konumuna ilişkin aldığı kararla da tarihî hafızada yer edinmiştir. Siyavuş’un Selçuklu tahtına çıkarılması ve onun adına sikke kestirilmesi, bu hareketin sıradan bir Türkmen ayaklanmasından farklı olarak doğrudan iktidarı ele geçirme hedefi taşıdığını göstermektedir.
13 Mayıs'ın Neden Türk Dil Bayramı Olduğuna Dair Video (TRT Avaz)
Bu bağlamda Türk Dil Bayramı’nın dayandırıldığı meşhur ifade, kaynaklarda “Şimden girü hiç kimesne kapuda ve divanda ve mecalis ve seyranda Türkî dilinden gayri dil söylemeye” biçiminde aktarılmıştır.【4】 Günümüz Türkçesine genellikle “Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve halk arasında Türkçeden başka dil kullanmayacaktır” şeklinde çevrilen bu cümle, Türkçenin yalnızca gündelik konuşma dili olarak değil, yönetim, toplantı ve kamusal iletişim dili olarak da kullanılmasını öngören bir karar niteliği taşımaktadır.【5】 Metinde geçen “kapu”, saray ve devlet kapısını; “divan”, yönetim ve karar organını; “mecalis”, toplantı ve meclisleri; “seyran” ise kamusal görünürlük alanlarını karşılayan bir bağlam içinde değerlendirilir.
Ancak bu kararın doğrudan Karamanoğlu Mehmed Bey tarafından tek başına verilmiş bir ferman olarak mı, yoksa Konya’da toplanan Selçuklu divanında alınmış bir karar olarak mı değerlendirilmesi gerektiği tartışmalıdır. Erdoğan Merçil’in çalışması, yaygın anlatıda olayın giderek Karamanoğlu Mehmed Bey’in bireysel iradesine indirgenmiş olduğunu, buna karşılık birincil kaynakların kararın divan bağlamında alındığını gösterdiğini vurgular. Bu nedenle 1277 tarihli dil kararını yalnızca kişisel bir ferman olarak değil, Konya’daki kısa süreli iktidar değişiminin ve o dönemde oluşan siyasî ortamın ürünü olarak ele almanın daha dengeli bir değerlendirme sağlayacağını savunur.【6】
Buna rağmen Karamanoğlu Mehmed Bey’in adı, Türkçenin Anadolu’daki kamusal ve idarî varlığı bakımından güçlü bir sembole dönüşmüştür. Bunun nedeni, kararın tarihî ayrıntılarından bağımsız olarak, Arapça ve Farsçanın medrese, edebiyat ve bürokrasi çevrelerindeki ağırlığına karşı Türkçenin görünürlüğünü artıran bir irade beyanı olarak öne çıkmasıdır. Bu yönüyle 1277 kararı, Anadolu’da Türkçenin yazı dili hâline gelme sürecinin tek başlangıcı değil, fakat bu sürecin kültürel hafızada en belirgin dönüm noktalarından biridir. Türk Dil Bayramı’nın 13 Mayıs’ta kutlanması da bu sembolik anlam üzerine kurulmuştur.
13 Mayıs 1277 tarihli dil kararına ilişkin en önemli tartışma, bu kararın kimin tarafından ve hangi kurumsal bağlamda alındığı üzerinedir. Yaygın anlatıda Türkçenin resmî dil ilanı doğrudan Karamanoğlu Mehmed Bey’e bağlanmış; söz konusu ifade, onun yayımladığı bir ferman olarak tanıtılmıştır. Ancak Erdoğan Merçil, bu anlatının tarih yazımında zamanla güçlendiğini ve özellikle Fuat Köprülü’den itibaren Karamanoğlu Mehmed Bey’in olayın merkezine yerleştirildiğini belirtir. Merçil’e göre kaynaklara dikkatle bakıldığında, kararın yalnızca Mehmed Bey’in kişisel iradesiyle açıklanması doğru değildir; çünkü olay, Konya’da toplanan Selçuklu divanı ve Siyavuş’un kısa süreli saltanat teşebbüsü bağlamında değerlendirilmelidir.【7】
Bu eleştirel yaklaşımın temel dayanaklarından biri, Karamanoğlu Mehmed Bey’in kararın alındığı sıradaki konumudur. Merçil’in değerlendirmesine göre, Mehmed Bey’in söz konusu kararı tek başına alan bir hükümdar gibi gösterilmesi tarihî süreci basitleştirmektedir. Çünkü o günlerde Konya’da Selçuklu tahtına Siyavuş çıkarılmış, ardından divan kurulmuş ve devlet işlerine ilişkin kararlar bu yeni siyasî düzen içinde alınmıştır. Mehmed Bey’in vezirliğe getirilmesi ise kararın hemen öncesinde değil, birkaç gün sonrasında gerçekleşmiştir. Bu nedenle Türkçenin kullanılmasına dair hükmün, bireysel bir “ferman” olmaktan çok Selçuklu divanının kararı olarak görülmesi daha ihtiyatlı bir yorum olarak görülmektedir.【8】
Tartışmalı bir başka nokta, 13 Mayıs tarihinin kendisi ve kararın metin aktarımıdır. Atatürk Ansiklopedisi’ndeki değerlendirmeye göre, Hayrullah Efendi bu olay için 10 Zilhicce 676 tarihini vermiştir; ancak bu tarihin miladi karşılığı 4 Mayıs 1278’dir. Buna karşılık Siyavuş’un Selçuklu tahtına çıkarılması ve Konya’daki divan süreci 15 Mayıs 1277 tarihiyle ilişkilendirilmektedir. Dolayısıyla hem tarih hem de kararın biçimi konusunda kaynaklar arasında dikkatle ele alınması gereken farklılıklar vardır.【9】
Buna rağmen Karamanoğlu Mehmed Bey’in adı, tarihsel hafızada Türkçenin Anadolu’daki kamusal görünürlüğüyle özdeşleşmiştir. Türk Dil Kurumunun 2023, 2024 ve 2025 tarihli kutlama metinlerinde de 13 Mayıs 1277, Karamanoğlu Mehmed Bey’in Türkçeyi resmî dil ilan ettiği tarih olarak anılmakta; bu olay Türkçenin korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması bakımından sembolik bir eşik olarak sunulmaktadır. Bu kurumsal söylem, akademik tartışmalardaki ihtiyatlı değerlendirmelerden daha kesin bir anlatı kurar.
Cumhuriyet döneminde dil meselesi, yalnızca yazı ve konuşma alanındaki bir düzenleme konusu olarak değil, yeni toplumun kültürel kimliğini kuran temel başlıklardan biri olarak ele alınmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, Türkçeyi Türk kültürünün ana unsurlarından biri saymış; 1928 Harf Devrimi’nin ardından Türk dilinin kökeni, gelişimi, sadeleştirilmesi ve dünya dilleri arasındaki yerinin araştırılması amacıyla 12 Temmuz 1932’de Türk Dili Tetkik Cemiyetinin kurulmasına öncülük etmiştir. Bu kurum, daha sonra Türk Dil Kurumu adını almış ve Cumhuriyet’in dil politikalarının yürütüldüğü başlıca merkezlerden biri hâline gelmiştir.
Türk Dili Tetkik Cemiyetinin kuruluşundan kısa süre sonra, 26 Eylül 1932’de İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda Birinci Türk Dili Kurultayı toplanmıştır. Kurultayın temel amacı, Türkçenin tarihî derinliğini, yapısını ve diğer diller karşısındaki zenginliğini araştırmak; dilin sadeleştirilmesi ve geliştirilmesine yönelik çalışmaları kurumsal bir çerçeveye kavuşturmaktı. Çok sayıda bilim insanı, gazeteci, yazar, devlet adamı ve sanatçının katıldığı kurultay, 9 gün sürmüş; Atatürk de oturumları takip ederek bildirileri dinlemiş ve dil bilimcilerle görüşmeler yapmıştır. Kurultayın son gününde, açılış günü olan 26 Eylül’ün Dil Bayramı olarak kutlanması önerilmiş ve bu öneri kabul edilmiştir.
26 Eylül Dil Bayramı, ilk yıllarında Türk Dili Tetkik Cemiyetinin kurum günü niteliğinde ortaya çıkmış, ancak kısa sürede ulusal ölçekte kutlanan bir bayram görünümü kazanmıştır. 1933’ten itibaren düzenli biçimde kutlanan bu gün, özellikle 1933-1938 yılları arasında erken Cumhuriyet’in dil politikalarıyla birlikte gelişmiştir. Kutlamalarda Halkevleri, gazeteler ve radyo yayınları önemli rol üstlenmiş; dil üzerine konferanslar verilmiş, şiirler okunmuş, konuşmalar yapılmış ve Türkçenin sadeleştirilmesi yönündeki çalışmalar kamuoyuna aktarılmıştır. Böylece 26 Eylül, yalnızca Türk Dil Kurumunun kuruluş çevresine ait bir anma günü değil, Cumhuriyet’in dil anlayışını topluma taşıyan kurumsal bir bayram hâline gelmiştir.
13 Mayıs Türk Dil Bayramı ise Cumhuriyet dönemindeki 26 Eylül Dil Bayramı’ndan farklı bir tarihsel zemine dayanır. Bu tarih, Karamanoğlu Mehmed Bey’e atfedilen 1277 tarihli dil kararıyla ilişkilendirilmiş ve özellikle Karaman merkezli kutlamalarla kültürel bir anma günü niteliği kazanmıştır.
Bu nedenle Cumhuriyet döneminde Türk Dil Bayramı kavramı iki ayrı kutlama geleneğiyle şekillenmiştir. 26 Eylül, Türk Dili Tetkik Cemiyeti ve Birinci Türk Dili Kurultayı üzerinden kurumsal ve resmî bir nitelik kazanırken; 13 Mayıs, Karamanoğlu Mehmed Bey’in Türkçenin kamusal alandaki kullanımına ilişkin sembolik yeri üzerinden benimsenmiştir. Türk Dil Kurumunun son yıllardaki 13 Mayıs mesajlarında da bu tarih, Türkçenin devlet dili olarak kabul edilişi ve gelecek kuşaklara aktarılması bakımından önemli bir dönüm noktası olarak anılmaktadır.
Günümüzde Türk Dil Bayramı, 13 Mayıs 1277 tarihli dil kararına atıfla Türkçenin tarihî sürekliliğini ve kamusal değerini vurgulayan bir anma günü niteliği taşımaktadır. 13 Mayıs kutlamaları özellikle Karaman merkezli olmak üzere tüm yurtta bir gelenek hâlinde gelişmiştir. Bunun temel nedeni, Karamanoğlu Mehmed Bey’in tarihsel hafızada Türkçenin Anadolu’daki kamusal ve idari görünürlüğüyle özdeşleşmiş olmasıdır.
Karaman’da düzenlenen etkinlikler, yalnızca bir tarihî olayın hatırlanmasıyla sınırlı kalmaz; Türkçenin kültürel kimlik, eğitim, edebiyat ve ortak hafıza içindeki yerini görünür kılmayı amaçlar. Bu kapsamda törenler, konferanslar, paneller, şiir ve kompozisyon yarışmaları, akademik toplantılar ve kültürel programlar düzenlenmektedir. Konya başta olmak üzere farklı şehirlerde yapılan anma ve kutlama etkinlikleri de 13 Mayıs’ın yerel bir hatırlama gününden daha geniş bir kültürel anlama taşınmasını sağlamıştır.
Türk Dil Kurumunun 2025 yılı mesajında 13 Mayıs 1277’de yayımlandığı kabul edilen ferman, Türkçenin ilk kez devlet dili ilan edilmesi bakımından bir eşik olarak sunulmuş; Anadolu’da Türk dilinin gelişimi açısından önemli bir dönüm noktası sayılmıştır. Aynı metinde, Karamanoğlu Mehmed Bey’in sözü Türkçeye sahip çıkma bilincini uyandıran bir çağrı olarak değerlendirilmiş ve Türkçenin korunarak yaşatılması düşüncesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dil alanındaki çalışmalarıyla birlikte anılmıştır.【10】 Bu söylem, günümüzde Türk Dil Bayramı’nın yalnızca Orta Çağ Anadolu’suna ait bir hatırlama günü değil, aynı zamanda modern Türkiye’de dil bilinci, kültürel süreklilik ve Türkçenin bilim, sanat ve eğitim alanlarındaki gelişimiyle ilişkilendirilen bir kültür günü olarak yaşatıldığını göstermektedir.
Anadolu Ajansı. "'Türkçenin Başkenti'nde Dil Bayramı Kutlanıyor." 11 Mayıs 2018. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/turkcenin-baskentinde-dil-bayrami-kutlaniyor/1142074.
Kendirci, Mehmet. "Cumhuriyet’in Yüzyılı ve 26 Eylül Türk Dil Bayramı." Mülkiye Dergisi 47, sy. 5 (2023): 175–210. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3230396.
Merçil, Erdoğan. "Türkiye Selçukluları Devrinde Türkçe’nin Resmî Dil Olmasını Kim Kabul Etti?" Belleten 64, sy. 203 (2000): 49–57. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://dergipark.org.tr/en/pub/ttkbelleten/issue/60296/879607.
T.C. İletişim Başkanlığı. "Türk Dil Bayramı’nın 745. Yılı." YouTube. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://www.youtube.com/watch?v=N8_YzZANCts.
TRT Avaz. "13 Mayıs Neden Türk Dil Bayramı İlan Edilmiştir?" YouTube. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://www.youtube.com/watch?v=dum-UfmhMaE.
Tashmatova, Jazira ve Linar Khaziev. "Karamanoğlu Mehmet Bey ve Türk Dili Bayramı." Uluslararası Konya’da Vuslat Sempozyumu: “Bir Başkent Eskide Olsa Başkenttir” içinde (Konya, 19–22 Ocak 2017). İzmir: Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü, 2017. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://www.academia.edu/37709451/Karamano%C4%9Flu_Mehmet_Bey_ve_T%C3%BCrk_Dili_Bayram%C4%B1.
Türk Dil Kurumu. "13 Mayıs Türk Dil Bayramı Kutlu Olsun." Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://tdk.gov.tr/icerik/basindan/13-mayis-turk-dil-bayrami-kutlu-olsun/.
Türk Dil Kurumu. "13 Mayıs Türk Dil Bayramı Kutlu Olsun." Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://tdk.gov.tr/icerik/duyurular/13-mayis-turk-dil-bayrami-kutlu-olsun-2/.
Türk Dil Kurumu. "Türk Dil Bayramı'nın 748. Yıl Dönümü Kutlu Olsun." Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://tdk.gov.tr/icerik/duyurular/turk-dil-bayraminin-748-yil-donumu-kutlu-olsun/.
Yılmaz Önder, Sevim. "Dil Bayramı." Atatürk Ansiklopedisi. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/642/Dil-Bayram%C4%B1.
Çakır, Oğuzhan. "Karamanoğlu Mehmet Bey’in Konya Muhasarası ve Siyavuş’un Kimliği." USAD (Uluslararası Sevgi ve Akademik Düşünce Dergisi), sy. 16 (Bahar 2022): 261–290. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2593701.
Çağatay, Neşet. "Mevlana'nın Yazı Dili Niçin Farsça'dır." Belleten 47, sy. 185 (1983): 37–46. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://belleten.gov.tr/tam-metin-pdf/1772/tur.
[1]
Tashmatova, Jazira ve Linar Khaziev. "Karamanoğlu Mehmet Bey ve Türk Dili Bayramı." Uluslararası Konya’da Vuslat Sempozyumu: “Bir Başkent Eskide Olsa Başkenttir” içinde (Konya, 19–22 Ocak 2017). İzmir: Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü, (2017): s. 297.
[2]
Neşet Çağatay, "Mevlana'nın Yazı Dili Niçin Farsça'dır," Belleten 47, sy. 185 (1983): s. 40.
[3]
Tashmatova, Jazira ve Linar Khaziev. (a.g.e), s. 298.
[4]
Tashmatova, Jazira ve Linar Khaziev. (a.g.e), s. 297.
[5]
Oğuzhan Çakır, "Karamanoğlu Mehmet Bey’in Konya Muhasarası ve Siyavuş’un Kimliği," USAD (Uluslararası Sevgi ve Akademik Düşünce Dergisi), sy. 16 (Bahar 2022): 279.
[6]
Erdoğan Merçil, "Türkiye Selçukluları Devrinde Türkçe’nin Resmî Dil Olmasını Kim Kabul Etti?", Belleten 64, sy. 203 (2000): 52-53.
[7]
Erdoğan Merçil. (a.g.e), 56-57.
[8]
Erdoğan Merçil. (a.g.e), 57.
[9]
Sevim Yılmaz Önder, "Dil Bayramı," Atatürk Ansiklopedisi, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, erişim tarihi: 10 Mayıs 2026, https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/642/Dil-Bayram%C4%B1.
[10]
Türk Dil Kurumu. "Türk Dil Bayramı'nın 748. Yıl Dönümü Kutlu Olsun." Erişim tarihi: 10 Mayıs 2026. https://tdk.gov.tr/icerik/duyurular/turk-dil-bayraminin-748-yil-donumu-kutlu-olsun/.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Türk Dil Bayramı (13 Mayıs 1277)" maddesi için tartışma başlatın
Tarihçe ve Bayramın Temel Kaynağı
1277 Fermanı ve Karamanoğlu Mehmed Bey
Tartışmalar ve Akademik Değerlendirmeler
Erken Cumhuriyet Dönemi ve Türk Dil Bayramı’nın Kurumsallaşması
Günümüzde Türk Dil Bayramı
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.