Ai badge logo

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

Türk Dokuma Kültürü

El Sanatları Ve Geleneksel Sanatlar+2 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline

Türk dokuma kültürü, Güney Sibirya, Orta Asya, Kafkasya, Anadolu ve Balkanlar'a uzanan geniş bir coğrafyada, tarihsel süreç içinde şekillenmiş bir kültürdür. Bu kültür, konargöçer yaşam biçiminin gereksinimleri doğrultusunda oluşmuş ve zamanla yerleşik düzenin sanatsal üretim formlarına dönüşmüştür. Türk dokuma sanatı; keçe, düz dokuma (kilim, cicim, zili, sumak) ve havlı dokuma (halı) gibi farklı tekniklerle üretilen, işlevsel ve sembolik nitelikler taşıyan eserleri kapsamaktadır. Tarihsel gelişim süreci, Güney Sibirya ve Orta Asya’daki ilk örneklerden başlayarak Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kurumsallaşmış; Cumhuriyet dönemiyle birlikte ise sanayileşme ve kültürel koruma politikaları ekseninde şekillenmiştir.

Türk Dokuma Kültürünün Kökeni

Geleneksel Kırgız Yurdu (Çadırı) (AA)

Türk dokuma kültürünün temelleri, Güney Sibirya ve Orta Asya'daki bozkır kültürü ile atlı konargöçer yaşam tarzına dayanmaktadır. Bu yaşam biçiminde hayvancılık, temel ekonomik faaliyet olup elde edilen yün ve kıl gibi hayvansal lifler, barınma ve kullanım eşyası üretiminin ana ham maddesini oluşturmuştur. Konargöçer toplulukların en önemli barınma unsuru olan ve "yurt" (topak ev/ak ev) adı verilen çadırlar, keçe ve dokuma malzemelerle inşa edilmiştir. Çadır kültürü, dokumanın sadece bir eşya değil, mimari bir unsur olarak da gelişmesini sağlamıştır.


Konargöçer yaşamın gerektirdiği hareketlilik, eşyaların hafif, taşınabilir ve dayanıklı olmasını zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda, çadırın iç dekorasyonunda ve yalıtımında kullanılan keçeler, zemin yaygıları, depolama amaçlı çuvallar ve hayvan koşum takımları, dokuma sanatının ilk işlevsel örneklerini teşkil etmiştir. Orta Asya Türk topluluklarında keçe, dokumadan önce kullanılan en eski tekstil yüzeyidir.【1】Hunlardan itibaren çadır örtüsü, yer yaygısı ve giyim eşyası olarak yaygın bir kullanım alanı bulmuştur.

Başlıca Türk Dokuma Türleri

Türk dokuma kültürü, konargöçer yaşamın pratik ihtiyaçlarından yerleşik hayatın estetik gereksinimlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, kullanım amacı ve malzeme yapısına göre farklılaşan ana türlerden oluşmaktadır. Bu türler, toplumun sosyal statüsünü, ekonomik yapısını ve günlük yaşam pratiklerini yansıtan temel maddi kültür unsurlarıdır.

Halı

Türklerin dünya sanat tarihine kazandırdığı en önemli unsurlardan biri olarak kabul edilen halı, ısı yalıtımı sağlayan kalın yapısı ve estetik değeriyle hem konargöçer çadırlarının hem de sarayların döşeme unsuru olmuştur. Tarihsel süreçte "Doğu'nun lüksü" olarak tanımlanan halı【2】 bir zenginlik ve statü göstergesi olarak kabul edilmiş; cami, saray ve ev dekorasyonunda zemin yaygısı olmanın ötesinde, duvara asılarak veya mobilya örtüsü olarak da kullanılmıştır. Ticari açıdan yüzyıllar boyunca Anadolu'nun önemli ihraç kalemlerinden biri olan halılar kullanım alanlarına göre seccade, taban halısı, yastık yüzü ve sedir örtüsü gibi çeşitlere ayrılmaktadır.

Düz Dokuma Yaygılar (Kilim, Cicim, Zili, Sumak)

Halıya göre daha hafif, ince ve katlanıp taşınması kolay olan düz dokuma yaygılar, özellikle konargöçer yaşamın mobilizasyon ihtiyacına en uygun düşen dokuma grubudur. Bu yaygılar, zemin örtüsü olarak kullanılmalarının yanı sıra, göç sırasında eşyaların taşınması ve saklanması amacıyla çuval (alaçuval, un çuvalı), heybe, torba, yük örtüsü (çul) ve beşik örtüsü gibi çok çeşitli fonksiyonel formlarda üretilmiştir. Anadolu'da "yaygı" genel adıyla da bilinen bu grup; dokuma yüzeyinin görünümü ve kullanım amacına göre kilim, cicim, zili (sili) ve sumak gibi alt türlere ayrılmakta; "palas" gibi kaba dokumalar da bu grupta değerlendirilmektedir. 

Kumaş ve Bez Dokumalar (Dastar ve Bürümgük)

Giyim ve ev tekstili ihtiyacını karşılamak üzere üretilen ince dokumalar, Türk dokuma sanatının estetik ve teknik yönlerinden birini temsil eder. Genellikle pamuk, ipek veya keten ipliklerle dokunan bu kumaşlar, başörtüsü, iç giyim, gömlek ve çarşaf yapımında kullanılmıştır. Bu türün yaşayan önemli örneklerinden biri, Muğla Fethiye / Yeşil Üzümlü beldesine özgü olan ve "dastar" adı verilen, özgün motiflerle bezeli ince dokumadır.【3】 Geçmişte ipek ve pamuk karışımıyla üretilen, günümüzde ise pamuk ağırlıklı devam eden bu dokumalar, bölge halkının kültürel kimliğinin bir parçasıdır.

Keçe

Dokuma (atkı-çözgü) sistemi içermeyen, ancak Türk tekstil sanatının en eski ve köklü ürünlerinden biri olan keçe, Orta Asya'dan Anadolu'ya taşınan "çadır" (yurt/topak ev) geleneğinin temel yapı malzemesidir. Isı ve nem yalıtımı sağlayan yapısı nedeniyle konargöçerlerin barınma ihtiyacını karşılamasının yanı sıra, çobanların giydiği "kepenek", atların eyer örtüsü ve Mevlevi dervişlerinin giydiği "sikke" gibi simgesel ve işlevsel giyim eşyalarının yapımında da kullanılmıştır. Keçe, yerleşik hayata geçişle birlikte kullanım alanı daralsa da turistik ve sanatsal bir obje olarak varlığını sürdürmektedir.

Dar Dokumalar (Çarpana ve Kolan)

Eni dar, boyu uzun şeritler hâlinde üretilen bu dokumalar, taşıyıcı ve bağlayıcı işlevleriyle gündelik yaşamın tamamlayıcı unsurlarıdır. "Çarpana" ve "Kolan" olarak adlandırılan bu şeritler; hayvanların koşum takımlarında, yüklerin sabitlenmesinde (örken), bebeklerin sırtta taşınmasında, beşik bağlarında ve geleneksel giysilerde kuşak veya kemer olarak kullanılmaktadır. Özellikle Yörük ve Türkmen topluluklarında, süslü ve motifli dar dokumalar, düğün ve cenaze gibi ritüellerde sembolik anlamlar da taşımaktadır.

Duvar Halısı ve Duvar Süslemeleri

Türk dokuma kültüründe halı ve düz dokumalar, zemin yaygısı işlevinin ötesinde, mekânın ısı yalıtımı ve estetik dekorasyonu amacıyla dikey yüzeylerde de kullanılmıştır. Orta Asya'daki ilk örneklerde halının yere serilmesinin yanı sıra taht, sedir ve duvar örtüsü olarak kullanıldığı bilinmektedir. Anadolu köy hayatında ise, havlı halıların ağırlığı nedeniyle, duvar süsü, yüklük perdesi ve kapı örtüsü gibi dikey kullanım alanlarında halıdan ziyade daha hafif olan kilim ve düz dokuma türleri tercih edilmiştir. Osmanlı'nın son döneminde ise bu gelenek saray dekorasyonunda yeni bir boyut kazanmış; Hereke Fabrikası'nda Dolmabahçe ve Yıldız Sarayları'nın dekorasyonu için özel boyut ve desenlerde duvar halıları üretilerek iç mekân tasarımının bir parçası hâline getirilmiştir. İhraç edilen Türk halıları, Batı saraylarında ve kiliselerinde de zeminden ziyade masa örtüsü ve duvar halısı olarak kullanılarak bir prestij objesi statüsü kazanmıştır.

Pazırık Halısı ve Düğümlü Dokumanın Kökeni

Dünyanın Bilinen İlk Halısı: Pazırık Halısı (TRT Avaz)

Düğümlü halı tekniğinin bilinen en eski ve en gelişmiş örneği, Altay Dağları'ndaki (Güney Sibirya) Pazırık Kurganı'nda (M.Ö. 3-5. yüzyıl) 1940'lı yıllarda bulunan "Pazırık Halısı"dır. Yaklaşık 2300-2500 yıllık bir geçmişe sahip olan bu eser, teknik açıdan günümüz el halılarında kullanılan çift bağlama (simetrik/Türk) düğüm tekniğine benzer bir yapıya sahiptir.【4】 Pazırık halısında görülen süvari figürleri, geyik motifleri ve kompozisyon düzeni, Orta Asya bozkır sanatının ikonografik özelliklerini yansıtmaktadır. Bu buluntu, düğümlü halı tekniğinin Asya Hunları döneminde yüksek bir teknik yetkinliğe ulaştığını gösteren somut bir arkeolojik veridir.


Anadolu'ya Geçiş ve Selçuklu Dönemi

Türklerin 11. yüzyıldan itibaren Anadolu'ya kitlesel göçleri, Orta Asya ve Güney Sibirya kökenli dokuma tekniklerinin ve motif dilinin batıya taşınmasını sağlamıştır. 1071 Malazgirt Zaferi sonrasında Anadolu'yu yurt edinen Türkmen boyları, beraberlerinde getirdikleri dokuma tezgâhlarını ve üretim pratiklerini bu coğrafyada sürdürmüşlerdir. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde (13. yüzyıl), Konya, Aksaray ve Sivas gibi merkezler, halı üretiminin yoğunlaştığı şehirler olarak öne çıkmıştır.


Dönemin seyyahlarından Marco Polo, 13. yüzyılda Anadolu'dan geçerken Konya'da dünyanın en güzel halılarının dokunduğunu seyahatnamesinde belirtmiştir. Yine İbn Said ve İbn Batuta gibi seyyahlar, Türkmen halılarının kalitesinden ve bu ürünlerin Mısır, Suriye, Irak ve Hindistan gibi ülkelere ihraç edildiğinden bahsetmektedir.【5】 Anadolu Selçuklu halıları, genellikle geometrik zemin şemaları, kufi bordürler ve iri motiflerle karakterize edilmektedir.

Osmanlı Dönemi ve Batı ile Etkileşim

Osmanlı İmparatorluğu döneminde dokuma sanatı, saray himayesindeki atölyeler ve kırsal üretim olmak üzere iki ana kolda gelişmiştir. 15. ve 16. yüzyıllar, Türk halı sanatının klasik dönemi olarak nitelendirilmektedir. Bu dönemde Uşak, Bergama ve Konya gibi merkezlerde üretilen halılar, Avrupa pazarlarına ihraç edilmeye başlanmış ve Batı resim sanatında tasvir edilmiştir.【6】


Hereke Halı Fabrikası (TBMM - Türkiye Büyük Millet Meclisi)

19. yüzyıldan itibaren sanayi devriminin etkileri ve Batılı tüccarların talepleri doğrultusunda, Batı Anadolu'da (özellikle Uşak, Gördes, Kula) İngiliz ve diğer Avrupalı şirketlerin denetiminde (örn. Şark Halı Kumpanyası) ihracata yönelik belirlenen desen ve renklerde kitlesel üretim yapan atölyeler kurulmuştur. Bu süreç, geleneksel motiflerin ve doğal boyama tekniklerinin kısmen değişmesine, ancak üretim hacminin artmasına neden olmuştur. Ayrıca saray ihtiyacını karşılamak ve ipekli dokumaları geliştirmek amacıyla 1843'te Hereke Fabrikası (Hereke Dokuma Fabrikası) kurulmuş, burada üretilen halılar evrensel olarak ayrıcalıklı bir yer edinmiştir.


Cumhuriyet Dönemi ve Modernleşme

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanıyla birlikte, geleneksel sanatların korunması ve geliştirilmesi devlet politikası hâline gelmiştir. Sümerbank gibi kurumlar aracılığıyla Isparta ve Hereke gibi merkezlerde halı üretimi desteklenmiş, yerel üreticilere iplik ve desen desteği sağlanmıştır. 1960'lardan sonra sanayileşme ve makine halıcılığının yaygınlaşması, el dokumacılığını etkilemiş; ancak geleneksel üretim, kırsal bölgelerde ve kültürel projeler kapsamında (örneğin DOBAG Projesi【7】) varlığını sürdürmüştür. Günümüzde Türk dokuma kültürü, hem müze koleksiyonlarında korunan tarihsel bir miras hem de turistik ve ticari değeri olan yaşayan bir gelenek olarak devam etmektedir.

Ham Madde ve Hazırlık Süreci

Türk dokuma kültüründe üretimin temelini, konargöçer yaşam biçiminin doğal bir sonucu olan hayvancılık faaliyetleri oluşturur. Dokumaların teknik yapısını, dayanıklılığını ve estetik niteliğini belirleyen en önemli faktör, kullanılan ham maddenin türü ve işlenme biçimidir. Geleneksel üretim sürecinde yün, kıl, ipek ve pamuk gibi doğal lifler, yöresel yöntemlerle iplik hâline getirildikten sonra doğal boyar maddelerle renklendirilerek dokumaya hazır hâle getirilmektedir.

Lif Kaynakları: Yün, Kıl, İpek ve Pamuk

Anadolu dokumacılığında en yaygın kullanılan ham madde koyun yünüdür. Yün, gözenekli yapısı, ısı yalıtım özelliği, boyar maddeyi alma kapasitesi ve esnekliği nedeniyle halı, kilim ve düz dokumaların ana materyali olmuştur. Yünün kalitesi, elde edildiği mevsime göre değişiklik göstermektedir. İlkbaharda kırkılan yüne "yapağı", sonbaharda kırkılan yüne ise "güz yünü" adı verilir. Hayvanlar yaz boyunca doğada temizlendiği ve beslendiği için güz yünü, yapağıya kıyasla daha parlak, temiz ve yumuşak bir yapıya sahiptir. Bu nedenle özellikle ince dokunuşlu kilimlerin desen atkılarında güz yünü tercih edilmektedir.


Keçi kılı, mukavemeti yüksek bir lif türü olup nemi tutma ve zararlı böcekleri uzaklaştırma özellikleri nedeniyle çadır (kara çadır/yurt), çuval ve heybe gibi dayanıklılık gerektiren dokumalarda kullanılmıştır. Keçi kılından iplik eğirme işlemini yapan zanaatkârlara "mazman", bu iplikleri dokuyanlara ise "mutaf" denilmektedir.【8】


İpek, daha çok saray halıları ve Hereke gibi özel üretim merkezlerinde kullanılan, yüksek maliyetli ve işçilik gerektiren bir materyaldir. İpek lifinin inceliği, santimetrekareye düşen düğüm sayısının artırılmasına ve detaylı desenlerin işlenmesine olanak tanımıştır. Pamuk ise genellikle çözgü ipliği olarak, özellikle Antep kilimi gibi ince dokumalarda veya Hereke halılarının zemin yapısında mukavemet sağlamak amacıyla kullanılmıştır.

Kırkım, Temizleme ve Eğirme

Dokuma hazırlık süreci, hayvanların kırkılmasıyla başlar. Elde edilen ham yün veya kıl, üzerindeki kir ve yağdan arındırılmak üzere akarsularda yıkanır. Yıkama işleminden sonra kurutulan lifler, taranarak paralel hâle getirilir.


Yaygın Kullanılan Doğal Boyar Maddeler (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)

Liflerin iplik hâline getirilmesi (eğirme), geleneksel olarak "kirman" (iğ) veya "çıkrık" adı verilen basit el aletleri ile gerçekleştirilmektedir. İpliğin büküm yönü ve sıkılığı, kullanılacağı yere göre (atkı, çözgü veya ilme) ayarlanır. Çözgü iplikleri gerilime dayanıklı olması için çok bükümlü ve genellikle çift kat hazırlanırken; atkı ve desen iplikleri yüzeyi kapatması için daha gevşek bükümlü bırakılır. 19. yüzyılın sonlarından itibaren sanayileşmeyle birlikte iplik fabrikalarının kurulması,【9】 el eğirmesinden fabrika ipliğine geçiş sürecini başlatmıştır.


Doğal Boyama ve Mordanlama

Türk dokuma sanatında renkler, bitkisel, hayvansal ve mineral kaynaklardan elde edilen doğal boyar maddelerle sağlanmıştır. 19. yüzyılın sonlarına kadar tek renklendirme yöntemi olan doğal boyamacılık, dokumaların solmadan günümüze ulaşmasını sağlayan temel unsurdur.



Yaygın Kullanılan Doğal Boyar Maddeler (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)


Mordanlama: Doğal boyar maddelerin liflere kimyasal olarak bağlanabilmesi ve yıkama ile ışık haslıklarının artırılması için "mordan" adı verilen metal tuzları kullanılır. Geleneksel Türk boyamacılığında en sık kullanılan mordanlar şap (Potasyum alüminyum sülfat), göztaşı (Bakır sülfat), karaboya (Demir sülfat) ve krem tartardır (Tartarik asit). Mordanlama işlemi, genellikle boyama öncesinde (ön mordanlama) ipliklerin mordanlı suda kaynatılmasıyla gerçekleştirilir.


19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren sentetik (anilin ve alizarin) boyaların Osmanlı pazarına girmesiyle birlikte, geleneksel boyama tekniklerinde bir gerileme yaşanmış ve renk kalitesinde değişimler gözlenmiştir. Ancak 1980'lerde başlatılan DOBAG (Doğal Boya Araştırma ve Geliştirme) gibi projelerle, geleneksel boyama yöntemleri yeniden canlandırılmaya çalışılmıştır. 

Dokuma Araçları ve Tezgâhlar

Türk dokuma kültüründe üretim süreci, dokunacak ürünün türüne (halı, kilim, kumaş), kullanılan ham maddeye ve üretimin yapıldığı sosyal çevreye (yerleşik veya konargöçer) göre farklılık gösteren teknik donanımlar aracılığıyla gerçekleştirilir. Dokumanın temelini oluşturan gerginlik ve ağızlık açma sistemini sağlayan tezgâhlar ile ilme atma, sıkıştırma ve kesme işlemlerini gerçekleştiren yardımcı araçlar, üretimin teknik altyapısını oluşturur.

Dokuma Tezgâhları

Dokuma Tezgahları (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)

Dokuma tezgâhları, çözgü ipliklerinin gergin durmasını sağlayan ve atkı ipliklerinin geçirilmesine olanak tanıyan düzeneklerdir. Anadolu ve Orta Asya dokuma geleneğinde temel olarak dikey (ıstar) ve yatay (yer tezgâhı) olmak üzere iki ana tip kullanılmaktadır.【10】 


Yardımcı Araç ve Gereçler

Dokuma sürecinde düğümlerin sıkıştırılması, ipliklerin kesilmesi ve yüzeyin düzeltilmesi için çeşitli el aletleri kullanılmaktadır.


  • Kirkit: Halı ve düz dokumalarda, atılan düğümleri veya geçirilen atkı ipliklerini sıkıştırmak için kullanılan, genellikle demirden veya sert ağaçtan yapılmış, tarak dişli vurma aracıdır. Türkmen dokumalarında kullanılan kirkitlerin dişleri demirden, sapı ise sert ağaçtan yapılmakta olup bazen üzerine ses çıkarması için halkalar takılmaktadır.【11】 Kirkitin ağırlığı ve diş yapısı, dokumanın kalitesini ve sıkılığını doğrudan etkileyen bir unsurdur.


  • Mekik: Atkı ipliğini veya desen ipliğini çözgülerin arasından (ağızlık) geçirmek için kullanılan, genellikle ahşaptan yapılmış, kayık biçimindeki araçtır. İçerisine iplik sarılı masuralar yerleştirilir. Dastar gibi kumaş dokumalarında ve Antep kilimi gibi seri üretim gerektiren düz dokumalarda temel araçtır.


  • Bıçak ve Makas: Halı dokumacılığında, ilme atıldıktan sonra iplik fazlalığını kesmek için ucu kanca şeklinde olan özel bıçaklar (keser) kullanılır. Dokuma sırası tamamlandıktan sonra hav yüzeyinin düzgünlüğünü sağlamak ve istenilen yüksekliğe getirmek için ise özel halı makası (sındı) ile kırkım işlemi yapılır.


  • Diğer Araçlar: Dokuma eninin daralmasını önlemek ve kenar düzgünlüğünü sağlamak için "çımbar" adı verilen, uçları iğneli metal veya ahşap gergiler kullanılır. Ayrıca, gücü sistemini oluşturmak için kullanılan "gücü ağacı" ve çözgülerin karışmasını önleyen "varangelen" gibi parçalar tezgahın işleyişinde önemli rol oynar.

Temel Dokuma Teknikleri

Türk dokuma kültürü, ipliklerin birbiriyle kesişme veya kenetlenme biçimlerine göre teknik açıdan sınıflandırılmaktadır. Bu teknikler; yüzeyde ilme (hav) oluşturulup oluşturulmamasına, atkı ve çözgü sistemlerinin sayısına ve dokuma yüzeyinin oluşum mekaniğine göre üç ana başlık altında incelenmektedir:

  • Havlı dokumalar (halı),
  • Düz dokumalar (kilim, cicim, zili, sumak)
  • Dokusuz yüzeyler (keçe).


Ayrıca kullanım alanına göre özelleşmiş dar dokumalar (çarpana/kolan) da bu teknik sınıflandırmanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

Havlı Dokumalar (Halı) ve Düğüm Teknikleri Tartışması

Halı, çözgü iplikleri üzerine düğüm atılarak hav (tüy) yüzeyi oluşturulan ve her sıranın ardından atkı ipliği geçirilerek sıkıştırılan dokuma türüdür. Halının temel yapı taşı olan düğüm, farklı isimlendirmelerle anılmakta olup bu adlandırmalar üzerine akademik tartışmalar bulunmaktadır.


  • Simetrik Düğüm (Türk / Gördes / Çift Bağlama): Bu teknikte hav ipliği, iki çözgü telini sararak uçları ortadan yukarı çıkacak şekilde bağlanır. Literatürde yaygın olarak "Türk düğümü" veya "Gördes düğümü" olarak adlandırılsa da "Gördes" isminin Gordion düğümü efsanesine dayandırılan hatalı bir ilişkilendirme olduğu ve coğrafi/tarihsel gerçeklikle uyuşmadığı tespit edilmiştir.【12】 Yapısal olarak simetrik bir görünüm arz ettiği için akademik literatürde "simetrik düğüm" veya iki çözgüyü sardığı için "çift bağlama düğüm" olarak tanımlanması daha doğru kabul edilmektedir. Bu düğüm, Anadolu halılarının büyük çoğunluğunda kullanılmakla birlikte, İran ve Kafkasya'daki bazı bölgelerde de görülmektedir.

Simetrik (Türk/Gördes) Düğüm (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)

  • Asimetrik Düğüm (İran / Sine / Tek Bağlama): Hav ipliğinin bir çözgü telini sarıp diğerinin arkasından geçerek serbest bırakılmasıyla oluşturulan düğüm şeklidir. Görünüm itibarıyla simetrik olmadığı için "asimetrik düğüm" olarak tanımlanır. Literatürde sıklıkla "İran düğümü" veya "Sine düğümü" olarak geçse de Sine (Sanandaj) bölgesinde çoğunlukla simetrik düğüm kullanıldığı belirlendiğinden "Sine" adlandırmasının hatalı olduğu belirtilmektedir.【13】 Bu düğüm tekniği daha sık dokumaya ve detaylı desenlerin işlenmesine olanak tanır.

Asimetrik (İran/Sine) Düğüm (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)

Düz Dokumalar

Havsız (tüysüz) yüzeyler oluşturan düz dokumalar, atkı ve çözgü sistemlerinin kesişme biçimine ve desen oluşturma tekniğine göre alt gruplara ayrılır: 


  • Kilim: Çözgü ve atkı olmak üzere iki iplik sistemiyle dokunan, atkı yüzlü (atkının çözgüyü tamamen gizlediği) bir tekniktir. Desenler, farklı renkteki atkıların kendi motif sınırları içinde geri dönmesiyle oluşturulur. Bu işlem sırasında motifler arasında dikey yarıklar (ilik) oluştuğu için bu tekniğe "ilikli dokuma" da denilmektedir.


  • Cicim: Zemin dokusunu oluşturan atkı ve çözgüye ek olarak, deseni oluşturan üçüncü bir "bezeme atkısı"nın (desen ipi) kullanıldığı üç iplikli bir dokuma türüdür. Bezeme ipliği, desenin gerektirdiği yerlerde çözgülerin üzerinden atlayarak (3 üst - 3 alt gibi) yüzeyde kabarık bir görünüm oluşturur. Görünüm itibarıyla iğne ile işlenmiş nakışı andırır.


  • Zili (Sili): Üç iplikli bir dokuma türüdür. Bezeme ipliği, çözgülerin üzerinden (genellikle 3 üst, 1 alt şeklinde) atlayarak tüm yüzeyi kaplar ve fitilli bir görünüm oluşturur. Orta Asya ve Kafkasya kökenli olan bu teknik, "sili" veya "zili" adıyla bilinir ve genellikle çul, heybe gibi dayanıklı dokumalarda tercih edilir.


  • Sumak: Bezeme ipliğinin çözgü çiftlerine sarılarak (dolayarak) ilerlediği, balıksırtı veya zincir görünümü oluşturan bir tekniktir. Atkı ipliği, desen ipliğinin çözgülere sarılmasıyla yüzeyde kabarık ve sağlam bir yapı meydana getirir. Düz sumak ve balıksırtı sumak gibi varyasyonları bulunur.

Dokunmamış Tekstiller (Keçe/Tepme)

Keçe, iplik sistemlerine (atkı ve çözgü) ihtiyaç duyulmadan, yün liflerinin basınç, nem ve sıcaklık altında birbirine kenetlenmesi (tepme) yoluyla elde edilen dokusuz bir yüzeydir. Yün elyafının yüzeyindeki örtü hücrelerinin (pulların) açılıp birbirine geçmesi prensibine dayanan bu teknik, Orta Asya konargöçerleri tarafından çadır örtüsü (yurt), yer yaygısı ve kepenek yapımında yoğun olarak kullanılmıştır. Anadolu'da "tepme keçe" olarak bilinen bu yöntem, liflerin Pazırık kurganlarından çıkan örneklerde görüldüğü gibi çok eski bir geçmişe sahiptir.

Dar Dokumalar (Çarpana ve Kolan)

Genellikle 0,5 cm ile 50 cm arasında değişen genişliklerde üretilen, şerit formundaki dokumalardır. Yük taşıma, hayvan koşum takımları, kuşak ve süsleme amacıyla kullanılırlar.


  • Çarpana Dokuma: Ahşap, deri veya kartondan yapılmış, köşeleri delikli kare veya çokgen levhalar (kartlar) kullanılarak yapılan bir tekniktir. Çözgü iplikleri bu deliklerden geçirilir ve kartların kendi ekseni etrafında döndürülmesiyle ağızlık oluşturulur. Bu teknik, çözgü yüzlü ve oldukça dayanıklı şeritlerin elde edilmesini sağlar. Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanan bu teknik【14】 Anadolu'da Yörük ve Türkmen grupları tarafından yaşatılmaktadır.


  • Kolan Dokuma: Genellikle "çarpana" ile karıştırılsa da teknik olarak farklılık gösterir. Kolan dokumada ağızlık açmak için gücü sopaları veya basit düzenekler kullanılır. Çözgü yüzlü olan bu dokumalar, dayanıklılığı nedeniyle "örken" (urgan/ip) yapımında, yük sabitlemede ve beşik bağlarında yaygın olarak tercih edilmektedir

Desen Kurgusu ve Yüzey Şemaları

Türk dokuma kültüründe, dokumanın yüzey kompozisyonu belirli geometrik ve sembolik şemalar üzerinden kurgulanmaktadır. Bu şemalar, dokumanın üretildiği yöreye, kullanım amacına (yaygı, seccade, yastık vb.) ve dokuyucunun teknik tercihine göre şekillenir. Anadolu'daki (örneğin Mut, Silifke, Yahyalı, Döşemealtı) dokuma örnekleri incelendiğinde yüzeyin bölümlenmesi ve motiflerin yerleşimi açısından altı temel şema öne çıkmaktadır: Altıgen, göbekli, baklava, mihraplı, sandıklı ve enine bantlı şemalar.【15】 

Altıgen Yüzey Şemalı Dokumalar

Bu kurguda dokuma yüzeyi, eşit büyüklükteki altıgen formlarla bölümlere ayrılmaktadır. Altıgenleri birbirine bağlayan hatlar, dokumanın ebatına bağlı olarak tek, iki veya üç sıra şeritler hâlinde oluşturulur. Altıgenlerin içi, yöresel repertuvarda yer alan farklı renk ve boyutlardaki motiflerle doldurulur. Mut ve Silifke yöresi zili dokumalarında görülen bu şemada, motifler genellikle 45 derecelik açıyla yatay şeritler hâlinde yerleştirilir ve tüm yüzeyi kaplar.

Göbekli (Toplu) Yüzey Şeması

Göbekli şema, dokuma zemininin merkezine "top" veya "göbek" adı verilen bir veya birden fazla ana motifin yerleştirilmesi esasına dayanır. Bu şemanın varyasyonları şunlardır:


  • Tek ve Çoklu Göbek: Dokumanın boyutuna göre zemine tek bir büyük göbek yerleştirilebildiği gibi, dikey eksende iki veya üç göbeğin sıralandığı örnekler de mevcuttur.


  • Toplu Halı: Döşemealtı ve Kocaaliler yöresinde "toplu halı" olarak adlandırılan örneklerde, zeminde iri haçvari formda iki veya üç motif boyuna sıralanır.


  • Köşe Göbek: Yahyalı halılarında yaygın olan bu düzende, merkezdeki ana göbeğe ek olarak köşelerde çeyrek göbekler veya köşe dolguları bulunur.

Baklava Yüzey Şeması

Bu şemada dokuma yüzeyi, baklava dilimi (eşkenar dörtgen) formlarının tekrarı ile oluşturulan bir ağ yapısıyla kaplanır. Baklava dilimlerinin büyüklüğü ve çerçeve kalınlıkları dokumanın ebadına göre ayarlanır. Dilimlerin içi, zıtlık ve ritim ilkeleri gözetilerek farklı renk ve motiflerle bezenir. Mut ve Silifke yöresi zili dokumalarında bu şemanın örneklerine rastlanmaktadır.

Mihraplı Yüzey Şeması (Seccade)

İbadet amaçlı kullanılan seccade/namazlağı türü dokumalarda görülen temel şemadır. Kompozisyon, mimari bir unsur olan mihrabın stilize edilmesiyle oluşturulur.


  • Tek ve Çift Mihrap: Genellikle tek yönlü bir kemer formu (mihrap) içerir. Döşemealtı halılarında camili (mihraplı) desenler yaygındır.
  • Ladik Tipi: Mihrapların üst üste sıralandığı kompozisyonlar da görülmektedir.
  • Zemin Düzeni: Mihrabın iç zemini bazen boş bırakılırken bazen kandil, ibrik veya hayat ağacı gibi motiflerle doldurulur. Köşe boşlukları (koltuk), zeminden farklı renk ve motiflerle ayrıştırılır.

Sandıklı Yüzey Şeması

Özellikle Yahyalı halılarına özgü karakteristik bir yüzey bölümlemesidir. Yahyalı halılarının yüzey kurgusu dıştan içe doğru; dış sedef, bordür, iç sedef, sandık ve iç zemin (göbek) şeklinde sıralanır. Sandık bölümü, iç sedef ile iç zemin (göbek) arasında yer alan dikdörtgen panellerdir. Yöresel gelenekte bu şemanın kullanımı sosyal statü ile ilişkilendirilmiştir; evli ve nişanlı kadınların dokudukları halılarda "sandık" bölümüne yer verilirken, bekâr veya dul kadınların dokumalarında bu bölüm bulunmaz. 

Enine Bantlı Yüzey Şeması

Zeminin yatay (enine) çizgilerle bantlara ayrıldığı şemadır. Yöresel olarak "taktalı", "tahtalı" veya "çubuklu" olarak da isimlendirilen bu kurguda, bantların içi motiflerle doldurulabilir veya sadece renk şeritleri olarak bırakılabilir. Bu şema, ritim ve tekrar ilkesinin en belirgin görüldüğü düzenlemelerden biridir.

Motif Dili, Sembolizm ve Ritüeller

Dokuma Örnekleri (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)

Türk dokuma kültüründe motifler, yalnızca dekoratif birer süsleme unsuru değil; dokuyucunun iç dünyasını, inançlarını, beklentilerini ve toplumsal statüsünü ifade eden sessiz bir iletişim dilidir. Bu dil, doğumdan ölüme kadar süren yaşam döngüsündeki geçiş törenleri ve korunma içgüdüsüyle şekillenen çeşitli ritüellerle bütünleşmiştir.


Dokuma Sürecindeki Ritüeller

Halı ve düz dokumaların üretim süreci, teknik bir eylem olmanın ötesinde, başlangıcından bitimine kadar belirli ritüellerle çevrilidir. Bu ritüeller, işin bereketli olması, hızlı bitmesi ve nazardan korunma amaçlarına yöneliktir.


  • Başlama Ritüelleri: Kayseri Bünyan'da dokumaya başlamadan önce, dokuyucuların ellerinin zarar görmemesi için kına yakılması geleneği mevcuttur. Bu, aynı zamanda "Fatma Ana" inancıyla ilişkilendirilir. İşe başlarken "Elimi kuş eyle, yerimi taş eyle, şunu bana üç günlük iş eyle" şeklinde dualar edilerek elin kuş gibi hızlı, yerin taş gibi sabit olması (işten kalkmamak için) dilenir. Ayrıca ilk düğüm atılırken ayağı çabuk bir çocuğun koşturularak getirilmesi, işin seri ilerlemesi adına uygulanan bir pratiktir.


  • Korunma Uygulamaları: Dokuma tezgâhına nazar değmemesi için, tezgâhın görünen bir yerine üzerlik otu, nazar boncuğu, iğde dalı veya şap gibi nesneler asılır. 


  • Kesinti (Bitiş) Kutlamaları: Halı tamamlanıp tezgâhtan kesileceği zaman (kesinti) özel bir kutlama yapılır. Çeyiz halısı ise, gelinin kayınvalidesi tatlı getirerek halıyı keser. Halının üzerine bahşiş atılması ve "Allah satı bahası versin" gibi dileklerde bulunulması yaygın bir gelenektir.

Yaşam Döngüsü Ritüelleri: Doğum, Düğün ve Ölüm

Dokuma ürünleri, bireyin yaşamındaki geçiş dönemlerinde işlevsel ve simgesel roller üstlenir.


  • Doğum ve Çocukluk: Çanakkale Ayvacık bölgesinde "urba yastığı" adı verilen dokumalar, temiz kıyafetlerin saklanması ve yastık olarak kullanılması amacıyla üretilmiştir. Ayrıca çocukları sırtta taşımak için özel olarak dokunan "kolan"lar, annelerin günlük yaşamını kolaylaştıran önemli bir dokuma türüdür. Türkmen halılarında çocuklar için özel olarak dokunmuş halılarda dinî motiflerin yer aldığı görülmektedir.


  • Düğün ve Çeyiz: Türk kültüründe dokuma, çeyizin en temel unsurudur. "Halısı yok, zilisi yok" deyimi, çeyizin eksikliğini ifade eder. Genç kızlar, dokudukları halıların ilmekleri arasına kendi saç tellerini düğümleyerek, gittikleri evde kalıcı olmayı ve mutluluğu dilerler. "Saç bağı" motifi, evlilik isteğini sembolize eder. Ayvacık Güzelköy'de gelinlerin beline kırmızı kurdele yerine, dualar (salavat) eşliğinde özel dokunmuş kuşaklar (kolan) bağlanması geleneği sürdürülmektedir.


  • Ölüm ve Cenaze: Dokumalar, cenaze törenlerinde de belirleyici bir işleve sahiptir. Güzelköy'de meydan kilimi adı verilen özel bir dokuma, yalnızca cenazenin mezarlığa taşınması sırasında kullanılır ve defin işleminden sonra geri getirilir.【16】 Cenazenin bu kilim üzerinde sabitlenmesi için "örken" adı verilen kolan dokumalar kullanılır. Ayrıca dokuma tezgâhı başında alınan ölüm haberleri üzerine yakılan ağıtlar, sözlü kültürün dokuma ile iç içe geçtiğini göstermektedir.

Dilek ve Adak Uygulamaları

Dokuma eylemi, aynı zamanda bir dilek ve adak aracıdır. Bünyan'da genç kızlar, "kader çiçeği" adı verilen bir bitkiyi tezgâhlarına asarak bitkinin canlı kalması durumunda dileklerinin gerçekleşeceğine inanırlar. Ayrıca bir dileğin kabulü için camiye bağışlanmak üzere dokunan "adak halıları" (genellikle mihraplı seccade) mevcuttur; bu halılar dokunurken her ilmekte zikir çekildiği ve halının bir tespih işlevi gördüğü belirtilmektedir.

Türkiye'de Yöresel Ekoller

Türkiye'de dokuma kültürü coğrafi koşullar, etnik kökenler (Yörük, Türkmen boyları), yerel ham madde kaynakları ve yaşam biçimlerine bağlı olarak belirgin karakteristik özellikler gösteren çeşitli yöresel ekollere ayrılmıştır. Bu ekoller, üretim organizasyonu bakımından "saray/atölye" ve "kırsal/ev" üretimi olarak iki ana kolda gelişmiş; kullandıkları teknik, malzeme, renk paleti ve motif repertuvarı ile birbirlerinden ayrışmıştır.

Hereke Halıları (Kocaeli)

Türk halı sanatının "saray halısı" geleneğini temsil eden en önemli ekolüdür. 1843 yılında kurulan Hereke Dokuma Fabrikası, Osmanlı saraylarının döşemelik kumaş, perde ve halı ihtiyacını karşılamak amacıyla üretime başlamıştır. Hereke halıları, malzeme kalitesi (ipek ve yün) ve düğüm sıklığı ile dünya literatüründe ayrıcalıklı bir yere sahiptir.


Desen karakteri, saray nakkaşhanelerinde tasarlanan, genellikle çiçekli, madalyonlu ve kıvrık dallı kompozisyonlardan oluşur. 19. yüzyıldan itibaren uluslararası fuarlarda (Lyon, Chicago, Münih) ödüller almış ve Batı saraylarında (Örn: Beyaz Saray, Barış Sarayı, Huis Doorn Sarayı) diplomatik hediye olarak kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminde Sümerbank bünyesinde üretimini sürdüren Hereke, 1960'lardan sonra özellikle ipek halı üretiminde dünya markası hâline gelmiş ve desenleri Anadolu'nun diğer bölgelerinde (Tokat, Kayseri vb.) "Hereke tipi" olarak kopyalanmıştır.

Isparta Halıları

Cumhuriyet dönemi Türk halıcılığının en önemli ticari üretim merkezlerinden biridir. Özellikle 19. yüzyılın sonlarında İngiliz şirketlerinin (Şark Halı Kumpanyası) organizasyonuyla gelişen bu ekol, 1950'lerden 1980'lere kadar Türkiye'nin halı ihracatında ve iç piyasa tüketiminde belirleyici olmuştur.


Isparta halıları, genellikle pamuk çözgü üzerine yün ilme ile "Gördes" (simetrik) düğüm tekniğinde dokunmuştur. Desen karakteristiği, Batılı alıcıların zevkine göre şekillenen (Smyrna tipi) bitkisel bezemeler, madalyonlar ve köşeli kompozisyonlardan oluşur. Türk halıcılığında ilk standardizasyon ve kalite kontrol çalışmaları 1955 yılında Isparta merkezli olarak başlatılmıştır. 

Manisa Demirci Halıları

Batı Anadolu halıcılığının tarihsel derinliğe sahip önemli merkezlerinden biri olan Demirci, Gördes ve Kula ile birlikte literatürde "Gördes düğümü" olarak bilinen simetrik düğüm tekniğinin yoğun kullanıldığı bir bölgedir. 19. yüzyılda ihracata yönelik üretimde İngiliz şirketlerinin etkisiyle desen ve renk karakteristiği Avrupa pazarına göre şekillenmiştir.


Demirci halıları, özellikle cami halısı (saf seccade) üretiminde uzmanlaşmış bir ekol olarak tanınmaktadır. 1897 Stockholm sergisi gibi uluslararası platformlarda Türk halıcılığını temsil eden ürünler arasında yer almıştır. Cumhuriyet döneminde de el dokumacılığının makineleşme sürecine geçişinde, ilk yerli girişimlerin görüldüğü merkezlerden biri olmuştur.

Sarıkeçili Dokumaları (Karaman - Mersin Ekseni)

Sarıkeçili Yörükleri, konargöçer yaşam tarzını en uzun süre devam ettiren topluluklardan biri olarak dokuma kültürünü hayvancılık ve göç ihtiyaçları ekseninde şekillendirmiştir. Karaman ve çevresinde yoğunlaşan bu ekolde, üretimlerin büyük bir kısmını göç sırasında eşyaların taşınması ve korunması amacıyla kullanılan "çuval" türü dokumalar oluşturur. Sarıkeçili dokumalarında ham madde olarak genellikle kendi sürülerinden elde edilen keçi kılı ve koyun yünü kullanılmaktadır. Kıl malzeme, temizlenme kolaylığı ve ısı yalıtım özelliği nedeniyle tercih edilmiştir.


Dokumalar genellikle "ala çuval" (çeyiz ve giysi saklama), "un çuvalı" ve "kıl çuval" (tahıl ve kap kacak taşıma) olarak sınıflandırılır. Teknik olarak kilim, cicim ve sumak teknikleri yaygın olup zemin dokumaları genellikle kıldan, desenler ise kök boyalı yün ipliklerden oluşur. Motif repertuvarında pıtrak, koçboynuzu, bereket, çengel, suyolu ve dama gibi geometrik formlar öne çıkmaktadır.

Yahyalı Halıları (Kayseri)

Kayseri'nin Yahyalı ilçesi ve çevresinde gelişen bu ekol, kendine has yüzey şeması ve renk anlayışı ile tanınmaktadır. Yahyalı halıları, Bünyan halılarına kıyasla daha küçük ebatlarda (seccade tipi) üretilmesi ve geometrik desen ağırlıklı olmasıyla ayrılır. Bu halıların en belirgin özelliği, yüzey kompozisyonunun dıştan içe doğru "dış sedef, bordür, iç sedef, sandık ve iç zemin (göbek)" şeklinde sıralanmasıdır. "Sandık" bölümü, Yahyalı halılarına özgü karakteristik bir öğe olup yöresel gelenekte evli ve nişanlı kadınların dokumalarında yer alırken, bekâr veya dul kadınların dokumalarında kullanılmamıştır. Renk paletinde koyu ve parlak tonlar hâkimdir; lacivert, bordo (elma rengi), koyu kahverengi ve koyu yeşil sıkça kullanılır. 

Döşemealtı Halıları (Antalya - Burdur)

Antalya'nın kuzeyindeki Döşemealtı platosu ve çevresindeki (Burdur-Kocaaliler vb.) Karakoyunlu Yörükleri tarafından geliştirilen bu ekol, özgün "Döşemealtı" halılarıyla bilinir. Bu halılar genellikle seccade boyutlarında olup, kırmızı, mavi, bordo, yeşil ve siyah renklerin hakim olduğu bir palete sahiptir.


Döşemealtı halıları, zemin kompozisyonlarına ve motiflerine göre halelli, toplu, akrepli, kocasulu ve camili gibi isimler almaktadır. Halelli halılarda zemin geometrik motiflerle doldurulurken, toplu halılarda zeminde iri haçvari formda (top) motifler sıralanır. Yöresel olarak akrepli halılarda kullanılan akrep motifi, dış tehlikelere karşı bir korunma sembolü (talisman) olarak işlenmektedir .

Ayvacık ve Güzelköy Dokumaları (Çanakkale)

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Güzelköy ve çevresinde yaşayan Tahtacı Türkmenleri, özellikle dar dokuma teknikleri olan "çarpana" ve "kolan" dokumacılığı ile özgün bir ekol oluşturmuştur. Bu yörede dokunan kolanlar, günlük yaşamda odun taşıma, hayvan koşum takımları ve çocuk taşıma gibi işlevsel amaçlarla kullanılmaktadır.


Ayvacık ekolünün en dikkat çekici ürünlerinden biri, cenaze törenlerinde kullanılan "Meydan Kilimi" ve naaşın bağlanmasında kullanılan "Örken" adı verilen özel kolanlardır. Ayrıca "Urba Yastığı" adı verilen, temiz kıyafetlerin saklandığı gözlü dokumalar da yöreye özgüdür. Motiflerde "İstanbul sokağı", "su yolu", "dişeme" gibi yerel isimlendirmeler görülür.

Fethiye / Yeşil Üzümlü Dastarları (Muğla)

Fethiye'nin Yeşil Üzümlü beldesinde, "düven" veya "düzen" adı verilen pedallı tezgâhlarda dokunan dastar kumaşları, bölgenin en önemli dokuma ürünüdür.【17】 Dastar, atkı ve çözgü ipliklerinin yanı sıra desen oluşturmak için kullanılan üçüncü bir iplikle (yanış ipi) dokunan, ince ve şeffaf bir yapıya sahiptir.


Geleneksel olarak pamuk ve ipek karışımlı dokunan dastarlarda, günümüzde kıvrak bükümlü pamuk ipliği tercih edilmektedir. Motifler genellikle geometrik olup papatya, çomak, sülük, deve tabanı ve yılan gibi isimlerle anılmaktadır.

Mut ve Silifke Yaygıları (Mersin)

Mersin'in Mut ve Silifke ilçelerinde, Yörük yaşam tarzına uygun olarak üretilen düz dokuma yaygılar (kilim, cicim, zili) yaygındır. Bu bölge dokumalarında altıgen, göbekli, baklava ve enine bantlı olmak üzere çeşitli yüzey şemaları tespit edilmiştir. Dokumaların çözgülerinde genellikle kıl, atkılarında ise yün iplik kullanılmaktadır. Yöresel motifler arasında yar yare küstü, koç boynuzu, sandık ve eğri su gibi desenler yer almaktadır.

Koruma ve Saklama Kültürü

Türk dokuma kültüründe, üretilen eserlerin (halı, kilim, kumaş vb.) uzun süre bozulmadan saklanabilmesi ve zararlı etkenlerden korunması, üretim süreci kadar önemli bir kültürel pratik hâline gelmiştir. Bu pratikler hem fiziksel koruma yöntemlerini (sandık, bohça) hem de biyolojik zararlılara (güve, böcek) karşı geliştirilen geleneksel önlemleri kapsamaktadır.

Güve ve Böceklerden Korunma Yöntemleri

Doğal liflerden (yün, ipek, kıl) üretilen dokumaların en büyük düşmanı güve larvaları ve diğer böceklerdir. Geleneksel Türk evlerinde bu zararlılara karşı kimyasal olmayan, doğal koruyucular kullanılmıştır.


  • Bitkisel Koruyucular: Dokumaların arasına veya saklandıkları sandıklara; lavanta çiçeği, defne yaprağı, ceviz yaprağı, tütün yaprağı, ayva yaprağı, sabun, naftalin ve karabiber gibi koku yayan bitkisel ve doğal maddeler yerleştirilerek güvelerin uzaklaştırılması sağlanmıştır. Özellikle lavanta ve sabun, hem hoş koku vermesi hem de böcek kovucu özelliği nedeniyle yaygın olarak tercih edilmiştir.


  • Havalandırma ve Güneşleme: Dokumaların belirli aralıklarla sandık veya yüklüklerden çıkarılarak havalandırılması ve güneşletilmesi, güve oluşumunu engellemek için uygulanan temel bir yöntemdir. Güneş ışığı ve temiz hava, nemi azaltarak böceklerin yaşam alanını kısıtlar.


  • Yıkama ve Temizlik: Dokumaların kirlenmesi, böceklerin ilgisini çeken bir faktör olduğu için, saklamadan önce ürünlerin temizlenmesine özen gösterilmiştir. Geleneksel temizlikte, doğal sabunlar ve bitkisel kökenli temizleyiciler (örneğin çöven otu suyu) kullanılmıştır.

Sandık ve Bohça Kültürü

Sırayla Yüklük Düzeni, Sandık, Urba Yastığı, Bohçalama (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)

Değerli dokumaların (çeyizlik eşyalar, özel giysiler, işlemeli örtüler) saklanması, sandık kültürü olarak adlandırılan bir gelenekle bütünleşmiştir. Sandık, sadece bir depolama aracı değil, aynı zamanda ailenin hafızasını ve maddi birikimini koruyan sembolik bir nesnedir.


  • Sandıklar: Genellikle ceviz, sedir veya servi gibi kokulu ve dayanıklı ağaçlardan yapılan sandıklar, içindeki eşyaları nemden ve böceklerden koruma özelliğine sahiptir. Özellikle çeyiz sandıkları, genç kızların evlilik hazırlığı sürecinde dokudukları veya aile büyüklerinden kalan en değerli tekstil ürünlerinin (dastar, oyalı yazma, kese, bohça vb.) saklandığı yerdir. Sandıkların içi, bazen özel kumaşlarla kaplanarak dokumaların ahşapla doğrudan teması engellenir.


  • Bohçalama: Dokumaların sandığa yerleştirilmeden önce temiz bir bez veya özel dokunmuş "bohça" içerisine sarılması yaygın bir uygulamadır. Bohça, dokumayı tozdan, ışıktan ve sürtünmeden korurken, aynı zamanda düzenli bir istifleme sağlar. Bohçaların kendisi de genellikle işlemeli ve özenle hazırlanmış dokumalardır.


  • Urba Yastığı: Ayvacık Güzelköy yöresinde tespit edilen "urba yastığı" (giysi yastığı) , temiz kıyafetlerin ve değerli dokumaların saklanması için geliştirilmiş bir koruma yöntemidir. Torba formundaki bu dokumanın içine katlanarak yerleştirilen giysiler, hem kirlenmekten korunur hem de dolgun yapısı sayesinde gece yastık olarak kullanılarak işlevsel bir hâle getirilir.


  • Yüklük Düzeni: Günlük kullanımda olmayan yatak, yorgan ve yaygıların, odaların bir duvarında bulunan ahşap dolaplar (yüklük) içerisine düzenli bir şekilde istiflenmesi, dokumaların formunun bozulmadan saklanmasını sağlar. Yüklüklerin önüne asılan işlemeli perdeler veya kilimler de hem dekoratif bir görünüm sunar hem de içerideki eşyaları tozdan korur.

Onarım ve Bakım

Zamanla yıpranan veya hasar gören değerli dokumaların onarılması, koruma kültürünün bir parçasıdır. Özellikle cami ve vakıf halıları gibi kamusal alanda kullanılan eserler ile aile yadigarı halıların bakım ve onarımı, geleneksel yöntemlerle yapılmaya çalışılmıştır. Yırtılan veya sökülen kısımlar, orijinaline uygun iplik ve renklerle örülerek veya yamalanarak (örneğin Sarıkeçili çuvallarında görülen yamalar) dokumanın ömrü uzatılmıştır. Ayrıca İngiliz Kraliyet saraylarında (Buckingham Sarayı) kullanılan Türk halılarının restorasyonunun günümüzde Aksaray Sultanhanı'nda yapılması【18】Türk dokuma onarım geleneğinin uluslararası düzeydeki yetkinliğini göstermektedir.

Tarihsel Etki ve Güncel Diplomasi

Türk dokuma kültürü, tarihsel süreçte yalnızca bir ticari meta veya kullanım eşyası olmanın ötesine geçerek, diplomatik ilişkilerin bir aracı, statü sembolü ve sanatsal etkileşimin merkezinde yer alan bir kültür elçisi işlevi görmüştür. Özellikle Batı dünyası ile kurulan ilişkilerde, halı ve dokumalar siyasi ve kültürel diplomasinin somut göstergeleri olarak kabul edilmiştir.

Batı Resim Sanatındaki Yeri

Türk halıları, 14. yüzyıldan itibaren Avrupa resim sanatında sıklıkla tasvir edilmeye başlanmış ve bu eserler halıların tarihlenmesi ile kökeninin belirlenmesinde önemli birer belge niteliği kazanmıştır. Rönesans ve Barok dönem ressamları, Türk halılarını tablolarında detaylı bir gerçekçilikle resmetmişlerdir. Bu halılar, genellikle ressamların adlarıyla anılarak literatüre geçmiştir:


  • Holbein Halıları: Hans Holbein'in tablolarında görülen, geometrik desenli ve kufi bordürlü halılardır.


  • Lotto Halıları: Lorenzo Lotto'nun eserlerinde betimlenen, genellikle sarı zemin üzerine kırmızı arabesk motifli halılardır.


  • Memling Halıları: Hans Memling'in resimlerinde yer alan, sekizgen gül motifli halılardır.

Diplomatik Hediye ve Saray Koleksiyonları

Türk halıları, Osmanlı padişahları ve devlet adamları tarafından Batılı hükümdarlara ve diplomatlara sunulan en değerli hediyeler arasında yer almıştır.


  • Hediyeleşme: 1464 yılında Fatih Sultan Mehmed, Napoli Kralı Ferdinando'ya 100 adet halı hediye etmiştir.【19】 Benzer şekilde, II. Abdülhamid, 1884 yılında Amerikan Senatörü Abram Hewitt'e Yıldız Sarayı koleksiyonundan halılar armağan ederek Osmanlı'nın Batı nezdindeki itibarını pekiştirmeyi amaçlamıştır.


  • Saray Envanterleri: İngiltere Kralı VIII. Henry'nin saray envanterindeki 801 halıdan 444'ü Türk halısıdır.【20】 Kensington Sarayı ve Wavel Şatosu (Polonya) gibi merkezlerin taht odalarında Türk halıları kullanılmıştır.


  • Barış Sarayı (Lahey): Hollanda'nın Lahey kentindeki Uluslararası Adalet Divanı'na ev sahipliği yapan Barış Sarayı'nın (Peace Palace) Konsül Salonu için Hereke Fabrikası'nda özel olarak dokunan devasa boyutlardaki halı ve perdeler geç dönem Osmanlı diplomasisinin kültürel mirasa yansıyan önemli bir örneğidir.

Azerbaycan ve Ortak Kültürel Miras

Dünyanın İlk Halı Müzesi Azerbaycan'da (TRT Avaz)

Türk dokuma kültürü, teknik ve terminolojik açıdan Azerbaycan ve Kafkasya coğrafyası ile güçlü bir ortaklık sergilemektedir. Düz dokuma tekniklerinden zili (Sili) ve sumak, her iki coğrafyada da aynı teknik ve benzer isimlendirmelerle (Azerbaycan'da Zili, Sumak veya Şedde) üretilmektedir. Ayrıca palas ve cecim gibi dokuma türleri, hem Anadolu'da hem de Azerbaycan'da (Karabağ mektebi) benzer teknik ve desen özellikleriyle varlık göstermektedir. Bu durum, dokuma kültürünün siyasi sınırları aşan ortak bir Türk kültür mirası olduğunu kanıtlamaktadır.


Kaynakça

Görsel Kaynaklarım

Anadolu Ajansı. “Kapadokya’daki Kırgız Obasında Türk Kültürünü Tanıtıyorlar.” Erişim 19 Kasım 2025.

https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/kapadokyadaki-kirgiz-obasinda-turk-kulturunu-tanitiyorlar-/1555750

TRT Avaz. “Dünyanın bilinen ilk halısı: Pazırık Halısı.” YouTube video. Erişim 19 Kasım 2025.

https://youtu.be/FtfPl921qbQ?si=XDcexV2-C3q0L8wT

TRT Avaz. “Dünyanın İlk Halı Müzesi Azerbaycan'da.” YouTube video. Erişim 19 Kasım 2025.

https://youtu.be/nt2wlxnOGzI?si=l76ARXFlBE_lZbq3

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM). “Hereke Halı Fabrikası.” YouTube video. Erişim 19 Kasım 2025.

https://youtu.be/qfJLZIEHIww?si=Xd-4CVkVf0BLrEOn

Aytaç, Ahmet. "OSMANLI DÖNEMİ’NDE BURSA İPEKÇİLİĞİ, DOKUMACILIK ve BAZI ARŞİV BELGELERİ." Tarihin Peşinde Uluslararası Tarih ve Sosyal Araştırmalar Dergisi 13 (2015): 1–12. Erişim 19 Kasım 2025.

https://tarihinpesinde.com/dergimiz/sayi13/M13_01.pdf


Benli, Hüseyin. "Türk halılarında kullanılan kök boya ve cehri ile boyanmış yün ipliklerin haslıklarının iyileştirilmesi." Arış Dergisi 7 (2012): 18–25. Erişim 19 Kasım 2025.

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/661342

Demirarslan, Deniz. “BATI SARAYLARINDA TÜRK HALISININ KULLANIMI VE ÖNEMİ.” Milli Folklor 17, no. 132 (2021): 208–225. Erişim 19 Kasım 2025.

https://dergipark.org.tr/en/pub/millifolklor/issue/66376/705335

Doku Araştırmaları II. Editörler: Mustafa Genç, Ayşegül Koyuncu Okca, Gülşen Öztürk. Paradigma Akademi Yayınları, ISBN: 978-625-5850-72-0. Erişim 19 Kasım 2025.

https://www.paradigmaakademiyayinlari.com/wp-content/uploads/2025/08/dokuma-arastirmalari.pdf

Erman, Deniz Onur ve Seda Dilay. “ORTA ASYA GÖÇEBE HAYATI VE SANATA YANSIMALARI.” Sanat ve Tasarım Dergisi 33 (2024): 33–55. Erişim 19 Kasım 2025.

https://doi.org/10.18603/sanatvetasarim.1263975


Gezer, Ülkü. “BAŞLANGICINDAN 16. YÜZYILA KADAR, TÜRK DOKUMA SANATINDAKİ ÜSLUP, DESEN, MOTİF VE SEMBOLLERİN TARİHİNE BAKIŞ.” Hars Akademi Uluslararası Hakemli Kültür Sanat Mimarlık Dergisi 5(Özel Sayı 3) (2022): 455–477. Erişim 19 Kasım 2025.

https://dergipark.org.tr/en/pub/hars/issue/68596/1083652

Genç, Mustafa ve İsmail Solak. “KAYSERİ BÜNYAN’DA TESPİT EDİLEN HALI DOKUMA İLE İLGİLİ RİTÜELLER VE SÖZLÜ KÜLTÜR.” Arış Dergisi 17 (2020): 80–101. Erişim 19 Kasım 2025.

https://doi.org/10.34242/akmbaris.2020.141

Gür, Semra. "Anadolu’nun sanat objesine dönüşen kültürel değeri keçe." Batman Üniversitesi Yaşam Bilimleri Dergisi1.1 (2012): 1173–1181. Erişim 19 Kasım 2025.

https://dergipark.org.tr/en/pub/buyasambid/issue/29824/320964

İmer, Zahide. "Türklerin dokuma sanatında boyacılık." Erdem 10.29 (1999): 331–354. Erişim 19 Kasım 2025.

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/687941


Kahraman, Murat. Türk Mitolojisinde Temel İnançlar (Kozmogoni, Astroloji, Renkler). Yüksek Lisans Tezi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, 2020. Erişim 19 Kasım 2025.

https://avesis.aybu.edu.tr/yonetilen-tez/06e85d0a-b5a5-4d75-b666-9f14e825d49e/turk-mitolojisinde-temel-inanclar-kozmogoni-astroloji-renkler

Öngen, Ayşe ve Kadriye Didem Atış. “ANADOLU SELÇUKLU HALI TASARIMINDA ZEMİN - ŞEKİL İLİŞKİSİ.” Hars Akademi Uluslararası Hakemli Kültür Sanat Mimarlık Dergisi 5(Özel Sayı 3) (2022): 1–16. Erişim 19 Kasım 2025.

https://dergipark.org.tr/en/pub/hars/issue/68596/1076818

Oyman Büken, N. Rengin. "El Dokumacılığının ve El Dokuma Tezgahının Tarihçesi, El Dokuma Tezgahı Çeşitleri." Sanat Dergisi 8 (2010): 63–84. Erişim 19 Kasım 2025.

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/28867

Öztürk, Bahadır. “CUMHURİYET TÜRKİYE’Sİ HALICILIĞI-I: 1923–1980 YILLARI ARASI.” Arış Dergisi 17 (2020): 44–61. Erişim 19 Kasım 2025.

https://doi.org/10.34242/akmbaris.2020.139

Öztürk, Bahadır. “Halıda Türk–Gördes Düğümü, İran–Sine Düğümü: Doğru Bilinen Yanlışlar.” Yedi 33 (2025): 163–176. Erişim 19 Kasım 2025.

https://doi.org/10.17484/yedi.1564035 -  https://dergipark.org.tr/en/pub/yedi/article/1564035

Soysaldı, Aysen. "Türk kilimlerinde dokuma teknikleri ve boyama özellikler." Erdem 10.30 (1999): 599–613. Erişim 19 Kasım 2025.

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/687886

Tarım ve Orman Bakanlığı. “Türk Motifleriyle, Geçmişten Günümüze…” Erişim 19 Kasım 2025.

https://egitim.tarimorman.gov.tr/elazig/Sayfalar/Detay.aspx?Liste=Slogan&OgeId=9

Türkmen, Nalan. "Orta Asya Türkmen Halılarına Genel Bir Bakış." Arış Dergisi 3 (1997): 80–87. Erişim 19 Kasım 2025.

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/664477

Yılmaz, Esra. "İPEĞİN DOĞUŞU VE İPEK YOLU'NDA İPEĞİN YOLCULUĞUNUN KISA TARİHÇESİ." Asya Araştırmaları Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi 5.1 (2021): 95–104. Erişim 19 Kasım 2025.

https://dergipark.org.tr/en/pub/asyar/issue/63563/882810

Dipnotlar

[1]

Semra Gür, “Anadolu’nun Sanat Objesine Dönüşen Kültürel Değeri Keçe,” Batman Üniversitesi Yaşam Bilimleri Dergisi1, no. 1 (2012): 1175.

https://dergipark.org.tr/en/pub/buyasambid/issue/29824/320964

[2]

Deniz Demirarslan, “Batı Saraylarında Türk Halısının Kullanımı ve Önemi,” Milli Folklor 17, no. 132 (2021): 210.

https://dergipark.org.tr/en/pub/millifolklor/issue/66376/705335

[3]

Dilek Tüm Cebeci, “Fethiye Yeşil Üzümlü Beldesinin Kültürel Mirası Dastar Dokumacılığı,” Dokuma Araştırmaları II içinde, 49, 51.

Dokuma Araştırmaları II, ed. Mustafa Genç, Ayşegül Koyuncu Okca, Gülşen Öztürk. Paradigma Akademi Yayınları, ISBN 978-625-5850-72-0. PDF

[4]

Bahadır Öztürk, “Halıda Türk–Gördes Düğümü, İran–Sine Düğümü: Doğru Bilinen Yanlışlar,” Yedi 33 (2025): 172.

https://doi.org/10.17484/yedi.1564035

[5]

Demirarslan, “Batı Saraylarında Türk Halısının Kullanımı…,” 209-210.

[6]

Demirarslan, “Batı Saraylarında Türk Halısının Kullanımı…,” 211–213.

[7]

Aysen Soysaldı, “Türk Kilimlerinde Dokuma Teknikleri ve Boyama Özellikleri,” Erdem 10, no. 30 (1999): 612. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/687886

[8]

Mustafa Konuk, “Karaman Sarı Evlerde Yaşayan Sarıkeçili Yörüklerinde Tespit Edilen Çuval Dokumalar,” Dokuma Araştırmaları II içinde, 149 PDF

[9]

Bahadır Öztürk, “Cumhuriyet Türkiye’si Halıcılığı-I: 1923–1980 Yılları Arası,” Arış Dergisi 17 (2020): 47.

https://doi.org/10.34242/akmbaris.2020.139


[10]

Soysaldı, “Türk Kilimlerinde Dokuma…,” 599.

[11]

Nalân Türkmen, “Orta Asya Türkmen Halılarına Genel Bir Bakış,” Arış Dergisi 3 (1997): 84.

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/664477

[12]

Öztürk, “Halıda Türk–Gördes Düğümü…,” 168.

[13]

Öztürk, “Halıda Türk–Gördes Düğümü…,” 169.

[14]

Meral Orhan ve Alim Gadanaz, “Çanakkale İli Ayvacık İlçesi Güzelköy'de Çarpana ve Kolan Dokuma Geleneği,” Dokuma Araştırmaları II içinde, 86 PDF

[15]

Derya Konuk ve Necla Dursun, “Mut ve Silifke İlçelerinde Bulunan Yaygılardaki Yüzey Şemaları,” Dokuma Araştırmaları II içinde, 38. PDF

[16]

Orhan ve Gadanaz, “Çanakkale İli Ayvacık…,” 81–82.

[17]

Tüm Cebeci, “Fethiye Yeşil Üzümlü…,” 69.

[18]

Demirarslan, “Batı Saraylarında Türk Halısının Kullanımı…,” 215.

https://dergipark.org.tr/en/pub/millifolklor/issue/66376/705335

[19]

Demirarslan, “Batı Saraylarında Türk Halısının Kullanımı…,” 211.

[20]

Demirarslan, “Batı Saraylarında Türk Halısının Kullanımı…,” 214.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarYunus Emre Yüce17 Kasım 2025 19:23

İçindekiler

  • Türk Dokuma Kültürünün Kökeni

  • Başlıca Türk Dokuma Türleri

    • Halı

      • Düz Dokuma Yaygılar (Kilim, Cicim, Zili, Sumak)

      • Kumaş ve Bez Dokumalar (Dastar ve Bürümgük)

      • Keçe

      • Dar Dokumalar (Çarpana ve Kolan)

      • Duvar Halısı ve Duvar Süslemeleri

    • Pazırık Halısı ve Düğümlü Dokumanın Kökeni

    • Anadolu'ya Geçiş ve Selçuklu Dönemi

  • Osmanlı Dönemi ve Batı ile Etkileşim

    • Cumhuriyet Dönemi ve Modernleşme

  • Ham Madde ve Hazırlık Süreci

    • Lif Kaynakları: Yün, Kıl, İpek ve Pamuk

    • Kırkım, Temizleme ve Eğirme

    • Doğal Boyama ve Mordanlama

  • Dokuma Araçları ve Tezgâhlar

    • Dokuma Tezgâhları

    • Yardımcı Araç ve Gereçler

  • Temel Dokuma Teknikleri

    • Havlı Dokumalar (Halı) ve Düğüm Teknikleri Tartışması

    • Düz Dokumalar

    • Dokunmamış Tekstiller (Keçe/Tepme)

    • Dar Dokumalar (Çarpana ve Kolan)

  • Desen Kurgusu ve Yüzey Şemaları

    • Altıgen Yüzey Şemalı Dokumalar

    • Göbekli (Toplu) Yüzey Şeması

    • Baklava Yüzey Şeması

    • Mihraplı Yüzey Şeması (Seccade)

    • Sandıklı Yüzey Şeması

    • Enine Bantlı Yüzey Şeması

  • Motif Dili, Sembolizm ve Ritüeller

    • Dokuma Sürecindeki Ritüeller

    • Yaşam Döngüsü Ritüelleri: Doğum, Düğün ve Ölüm

    • Dilek ve Adak Uygulamaları

  • Türkiye'de Yöresel Ekoller

    • Hereke Halıları (Kocaeli)

    • Isparta Halıları

    • Manisa Demirci Halıları

    • Sarıkeçili Dokumaları (Karaman - Mersin Ekseni)

    • Yahyalı Halıları (Kayseri)

    • Döşemealtı Halıları (Antalya - Burdur)

    • Ayvacık ve Güzelköy Dokumaları (Çanakkale)

    • Fethiye / Yeşil Üzümlü Dastarları (Muğla)

    • Mut ve Silifke Yaygıları (Mersin)

  • Koruma ve Saklama Kültürü

    • Güve ve Böceklerden Korunma Yöntemleri

    • Sandık ve Bohça Kültürü

    • Onarım ve Bakım

  • Tarihsel Etki ve Güncel Diplomasi

    • Batı Resim Sanatındaki Yeri

    • Diplomatik Hediye ve Saray Koleksiyonları

    • Azerbaycan ve Ortak Kültürel Miras

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Türk Dokuma Kültürü" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor