
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.
Vincent van Gogh, tam adıyla Vincent Willem van Gogh (1853–1890), Hollanda doğumlu post-empresyonist ressamdır. Yaşamı boyunca yaklaşık 2.100 eser üretmiş, kırsal yaşamdan Paris ve Arles dönemlerine uzanan sanat kariyeri boyunca renk, fırça tekniği ve duygusal anlatım açısından modern sanatın gelişimine katkıda bulunmuştur.【1】
Vincent Willem van Gogh, 30 Mart 1853 tarihinde Hollanda’nın Zundert kasabasında doğdu. Babası Theodorus van Gogh Hollanda Reform Kilisesi’nde papazdı; annesi Anna Cornelia Carbentus idi. Aile, dinî ve kültürel açıdan etkin bir çevreye sahipti. Vincent, adını kendisinden bir yıl önce ölü doğan ağabeyinden aldı.
Van Gogh’un çocukluğu Hollanda’nın kırsal bölgelerinde geçti. Küçük yaşlardan itibaren resme ilgi duyduğu, doğa gözlemleri yaptığı ve çizimler denediği belirtilmektedir. Resmî bir sanat eğitimi almadan önce farklı okullara devam etti; ancak eğitim hayatı süreklilik göstermedi ve çeşitli dönemlerde yarım kaldı. 1869 yılında, 16 yaşındayken sanat eserleri ticareti yapan Goupil & Cie firmasında çalışmaya başladı. Bu görev nedeniyle Lahey, Londra ve Paris’te bulundu. Bu dönemde sanat piyasasıyla doğrudan temas kurdu; müze ve galerileri gezdi. Ancak iş yaşamında istikrar sağlayamadı ve 1876 yılında firmadan ayrıldı.
Van Gogh, bu ayrılıktan sonra dinî bir yaşam sürmeyi denedi. Bir süre öğretmenlik yaptı, daha sonra vaizlik eğitimi almaya çalıştı. 1878–1879 yıllarında Belçika’nın Borinage bölgesinde madenciler arasında misyonerlik faaliyetlerinde bulundu. Bu görev süresince yoksulluk içinde yaşadı; resmi kilise tarafından uygun bulunmayan yaşam tarzı nedeniyle görevine son verildi. Bu erken dönem deneyimleri, Van Gogh’un ilerleyen yıllarda sanata yönelmesinin arka planını oluşturdu. Sanatçı, 1880 yılı civarında ressam olmaya karar verdi ve böylece mesleki sanat yaşamı başladı.
Vincent van Gogh, eğitim planlarından vazgeçmiş olmasına rağmen Tanrı’ya hizmet etme arzusunu sürdürdü ve çizimi bir araç olarak gördü. Kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplara sık sık küçük eskizler ekleyerek gözlemlerini kaydetti ve gördüklerini çizimle belgelemeye başladı. Theo’nun çizime odaklanmasını tavsiye etmesi, Van Gogh’un sanatçı olarak da Tanrı’ya hizmet edebileceğine inanmasını sağladı.
Ekim 1880’te Brüksel’e taşınan Van Gogh, burada çizim tekniğini geliştirmeye başladı ve diğer sanatçılarla iletişim kurdu. Bu dönemde bir işi olmadığından çoğunlukla kardeşi Theo’nun maddi desteğine güveniyordu. Van Gogh’un ailesi, onun sanatçı olma kararından memnun değildi; aile, bu seçimin sosyal başarısızlık anlamına geldiğini düşündü. Ancak bu durum, Vincent’in yeteneklerini geliştirmesini ve çalışmalarına yoğunlaşmasını engellemedi.
Van Gogh, bu dönemde Sien Hoornik adlı bir kadınla ilişki kurdu. Sien, eski bir seks işçisiydi ve bir kızı ile birlikte yaşıyordu. Vincent, Sien’e yardım etmek amacıyla onunla birlikte yaşamaya karar verdi. Sien, hem modeli hem de sevgilisi oldu; ancak aile ve çevre tarafından bu ilişki hoş karşılanmadı. Bir buçuk yıl süren bu ilişki sonunda sona erdi.
Brüksel ve Hollanda’nın çeşitli şehirlerinde geçen bu dönemde Van Gogh, Lahey’de kuzeni Anton Mauve’den resim ve çizim dersleri aldı. Mauve, Van Gogh’a sulu boya ve yağlı boya tekniklerinin temellerini öğretti ve Van Gogh neredeyse her gün onun stüdyosunu ziyaret etti. Mauve’nin rehberliğinde Van Gogh, perspektif ve kompozisyon becerilerini geliştirdi.
Van Gogh, çizim ve resim tekniklerinin henüz yeterince olgun olmadığını düşündüğü için çalışmalarına devam etti. Bu dönemde doğa ve kırsal yaşam gözlemleri, eserlerinin tematik ve görsel yapısını şekillendirdi. Vincent, aynı zamanda aşk, insan ilişkileri ve dini değerlerden de ilham aldı; bu unsurlar eserlerinin konu ve duygusal yoğunluğuna yansıdı. Sanatındaki yoğun üretkenlik ve disiplin, onun kısa süreli ama yoğun bir sanat kariyeri oluşturmasına zemin hazırladı.
Aralık 1883’te Vincent van Gogh, ailesinin yanına Nuenen’e döndü. Başlangıçta evin arka tarafındaki küçük bir atölyede çalıştı, ancak birkaç ay sonra köyün başka bir yerinde daha büyük bir alan kiralayarak üretimini genişletti. Nuenen, Van Gogh için bir ‘köylü ressamı’ ortamı sundu; burada birçok çiftçi, kırsal işçi ve dokumacı yaşıyordu. Van Gogh, fırsat buldukça onların eskizlerini ve resimlerini yaptı.
1884’ün başlarında, kardeşi Theo’nun sağladığı maddi destek karşılığında ürettiği eserleri Theo’ya vermeyi teklif etti. Amaç, Theo’nun eserleri Paris sanat piyasasında satmasıydı. Bu plan kısa vadede gerçekleşmedi; Fransız zevkleri daha çok renklere yönelmişti ve Van Gogh’un eserleri belirgin koyu tonlar içeriyordu.
Van Gogh’un ailesiyle birlikte yaşaması da çeşitli sorunlara yol açtı. En büyük oğullarıyla birlikte yaşamayı zor bulan ailesi, Vincent’in inatçı ve düzensiz yaşam tarzından rahatsızdı. Mart 1885’te babasının ölümünden kısa bir süre sonra Van Gogh, aile evini terk etti ve atölyesine taşınarak Patates Yiyenler tablosu üzerinde yoğunlaşmaya başladı. Bu dönemde eserlerinde, köylülerin akşamları bir tabak patates etrafında toplandığı sahneler gibi günlük yaşam gözlemleri öne çıktı. Gelirinin büyük kısmını resim malzemelerine harcadı ve ilerleyen aylarda Antwerp’teki sanat akademisine kaydolmaya karar verdi; bu, Hollanda’yı bir daha geri dönmemek üzere terk etmesinin başlangıcı oldu.
Antwerp, Van Gogh’a kaliteli malzemeler, mankenli çizim kulüpleri ve sanat eserleriyle dolu kiliseler, müzeler ve galeriler sundu. Ancak akademide aldığı dersler onun için oldukça gelenekseldi ve teknik açıdan sınırlı kaldığını hissetti. Vincent, Flaman şehrinde uzun süre kalmadı; kısa süre sonra kardeşi Theo ile Paris’e giderek, yabancı öğrenciler arasında popüler olan sanatçı Fernand Cormon’un atölyesinde ders almayı kararlaştırdı. Van Gogh Şubat 1886’nın sonunda Paris’e gelerek bu süreci başlattı. Bu dönemde Van Gogh, hem kırsal yaşamı gözlemleme hem de akademik teknikler üzerine çalışma fırsatını birleştirerek, sanatçı olarak kendini geliştirme yolunda önemli bir aşama kaydetti. Nuenen’deki köylü portreleri ve günlük yaşam gözlemleri, Antwerp akademisindeki temel teknik eğitimi ve Paris’e geçiş, onun sonraki üretken dönemlerinin temelini oluşturdu.
Van Gogh, Paris’teki modern sanat ortamından etkilenerek daha canlı renkler kullanmaya ve kısa fırça darbeleriyle kendine özgü bir tarz geliştirmeye başladı. Eserlerindeki temalar da değişti; kırsal kesimdeki işçilerin yerini kafeler, bulvarlar, Seine Nehri kıyısındaki alanlar ve çiçekli natürmortlar aldı. Portre gibi ticari değeri olan konuları da denedi, ancak modellerin nispeten pahalı olması nedeniyle çoğunlukla kendi modelliğini kendisi yaptı.
İki yıl sonra Vincent, Paris’in yoğun şehir hayatından uzaklaşmak ve kırsal kesimdeki huzuru yakalamak amacıyla Provence’a taşınmayı planladı. 20 Şubat 1888’de Rhône Nehri üzerindeki Arles kasabasına ulaştı ve burada çiçek açmış bahçeleri, hasat toplayan işçileri ve nehir kıyısındaki tekneleri resmetmeye başladı.
Arles’te tarzı daha serbest ve dışavurumcu hâle geldi. Van Gogh, kardeşi Theo ile yazışarak, eserlerini Paris’te satabilecek bir grup sanatçı için 'Güney Stüdyosu' kurmayı planladı. Bu amaçla Place Lamartine’deki Sarı Ev'de dört oda kiraladı. Paul Gauguin, bu evde birlikte çalıştığı ilk ve son sanatçı oldu. Van Gogh ve Gauguin birlikte üretken bir dönem geçirdi; ancak farklı sanat anlayışları ve karakterleri, sık sık tartışmalara yol açtı. Gauguin çoğunlukla hafızasından ve hayal gücünden yola çıkarak çalışırken, Van Gogh önünde gördüklerini resmetmeyi tercih ediyordu.
Gerginlikler artınca Gauguin ayrılmakla tehdit etti ve Vincent büyük bir baskı altında kaldı. Bu sırada Van Gogh, kendi kulağını keserek Arles’teki hastaneye kaldırıldı. Ocak 1889’da taburcu edildikten sonra resim yapmaya devam etti; ancak ruhsal dalgalanmaları devam etti. Mayıs 1889’da, Saint-Rémy’deki Saint-Paul-de-Mausole psikiyatri hastanesine gönüllü olarak yatırıldı.【2】
Paris ve Arles dönemleri, Van Gogh’un renk kullanımında ve tekniklerinde belirleyici oldu. Bu dönemde Van Gogh, Paris'te Japon tahta baskılarına (özellikle Utagawa Hiroshige) büyük ilgi duymaya başladı. Bu baskıların düz renk kullanımı, kalın dış hat çizgileri ve kadraj yapısı Van Gogh’un resim tekniği üzerinde etkili oldu. Vincent ve kardeşi Theo bu eserlerden koleksiyon oluşturdular ve Van Gogh, bazı Japon baskılarını doğrudan yeniden yorumladı.
Saint-Rémy’deki hastanede ise gözlemlerini ve duygularını fırça darbeleriyle yansıttı. Bu dönemde resimlerinde hareket ve ışık algısı ön plana çıktı. Saint-Rémy’de Van Gogh, hastane bünyesinde verilen izinler sayesinde üretkenliğini sürdürdü. İyi günlerinde kurumun duvarlarla çevrili bahçesinde resim yaptı ve daha sonra hastane dışında da çalışmasına izin verildi. Ruh sağlığı dalgalanmaya devam etse de Saint-Rémy’de bir yıl içinde yaklaşık 150 tablo tamamladı.
Bu dönemde Van Gogh’un kişisel yaşamına dair gelişmeler de oldu. Kardeşi Theo, Nisan 1889’da Amsterdam’da Johanna Bonger ile evlendi ve Ocak 1890’da Vincent, posta yoluyla doğum duyurusu aldı; oğullarına Vincent Willem van Gogh adını vermişlerdi. Vincent, onlara özel olarak Badem Çiçeği tablosunu gönderdi. Eserle ilgili olarak yazdığı notta, “Keşke oğluna, son zamanlarda çok sık düşündüğüm babamın adını verseydi, benim adımı değil; ama neyse, madem öyle oldu, hemen onun için, yatak odalarına asmak üzere bir resim yapmaya başladım. Mavi gökyüzüne karşı büyük beyaz badem çiçeği dalları” ifadelerini kullandı.【3】
Yıldızlı Gece, Vincent van Gogh’un akıl hastanesinde geçirdiği dönemin en çarpıcı görsel ifadesidir. Sanatçı bu tabloyu 1889 yılında, Saint-Rémy-de-Provence’daki sanatoryum odasının penceresinden gördüğü manzaraya dayanarak resmetmiştir; ancak doğrudan geceden değil, gündüz saatlerinde hafızasından resmedilmiştir. Bu yönüyle eser, gerçek bir manzaranın birebir betimi olmaktan çok, sanatçının iç dünyasının düşsel bir yansımasıdır.
Yıldızlı Gece, 1941 yılından bu yana New York’taki Museum of Modern Art (MoMA)’nın kalıcı koleksiyonunda yer almaktadır. Bugün yalnızca Van Gogh’un en ünlü eserlerinden biri değil, aynı zamanda sanatçının ruhsal mücadelesini ve doğayla kurduğu derin bağı simgeleyen evrensel bir ikon olarak kabul edilir.【4】
Selvi Ağaçlı Buğday Tarlası, Vincent van Gogh’un 1889 yılında Saint-Rémy’de yaptığı ve sanatçının servi ağaçlarını merkezine alan ilk önemli peyzajlarından biridir. Haziran 1889’un sonlarında Van Gogh, bu ağaçları konu alan bir dizi üretmeye karar vermiş ve bu eser dizinin en görkemli örneklerinden biri olmuştur ve sanatçı bu eseri yaz dönemine ait en iyi peyzajlarından biri olarak görmüştür.【5】
İrisler, Vincent van Gogh’un Saint-Rémy’deki akıl hastanesinde yaptığı ilk konulu çalışmalardan biridir. Sanatçı bu resmi, oradaki ilk ruhsal krizinden önce üretmiştir. Bu nedenle eser, Van Gogh’un sonraki yapıtlarında sıkça görülen yoğun gerilim ve karamsar ruh hâlini henüz yansıtmaz.
Tabloda betimlenen çiçekler, sanatçının hastanede dolaşmasına ve oturmasına izin verilen küçük açık bahçede yetişen irislere dayanır. Van Gogh bu sahneyi doğrudan gözlemleyerek resmetmiş, çiçekleri hayranlık ve neşe duygusuyla ele almıştır. Bu yönüyle eser, sanatçının doğaya duyduğu hayranlığın ve iyileşme arzusunun erken bir göstergesi olarak değerlendirilir. İrisler, 1889 tarihlidir ve günümüzde J. Paul Getty Müzesi’nin kalıcı koleksiyonunda yer almaktadır.【6】
Vincent van Gogh, Arles’e vardığı andan itibaren gece manzaralarının etkisini resimle ifade etme fikrine yoğun biçimde yönelmiştir. 1888 yılı boyunca bu düşünceyi mektuplarında sık sık dile getirmiş ve gecenin gündüzden daha zengin renklere sahip olduğunu belirtmiştir.
Sanatçı, bu arayışını Eylül 1888’de somutlaştırarak Rhône Üzerinde Yıldızlı Gece tablosunu yapmıştır. Eserde mavi tonlar hâkimdir; şehir ışıkları turuncu renkte parlayarak suya yansır ve yıldızlar geceyi aydınlatan odak noktaları hâline gelir. Bu tablo, Van Gogh’un gece teması üzerine gerçekleştirdiği ilk önemli çalışmalardan biri olup, günümüzde Musée d’Orsay’ın kalıcı koleksiyonunda yer almaktadır.【7】
Mayıs 1890'da Vincent van Gogh, Saint-Rémy’deki akıl hastanesinden ayrılarak kuzeydeki Auvers-sur-Oise kasabasına taşındı. Auvers, Van Gogh’a hem gerekli huzuru ve sessizliği sağlıyor hem de Paris’e, kardeşi Theo’yu ziyaret edebilecek mesafede bulunuyordu. Kasabada kendisini gözlem altında tutacak doktor Paul Gachet ile tanıştı; Gachet, ressam olmasının yanı sıra Vincent’e sanatına tamamen odaklanmasını tavsiye etti. Van Gogh, bu dönemde köy çevresindeki bahçeleri ve buğday tarlalarını yoğun bir üretkenlikle resmetti.
Temmuz 1890 başında Vincent, Paris’e giderek Theo ve ailesini ziyaret etti. Burada, kardeşinin uzun yıllardır yönettiği sanat galerisindeki işinden ayrılmayı düşündüğünü öğrendi. Kardeşi Theo’nun kendi işini kurma planları, Vincent için mali belirsizlik ve kaygı kaynağı oldu. Bu durum, Van Gogh’un ruh sağlığı üzerinde ağır bir etki bıraktı ve geleceğe dair karamsarlığını artırdı.
27 Temmuz 1890’da Vincent, bir buğday tarlasında göğsüne tabancayla ateş etti. Yaralı olarak Auberge Ravoux’daki odasına geri döndü. 29 Temmuz’da ise aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybetti.【8】Vincent van Gogh, 30 Temmuz 1890’da Auvers’te defnedildi.
Vincent van Gogh’un ölümünden yaklaşık altı hafta sonra, kardeşi Theo bir anma sergisi düzenleyerek Vincent’in eserlerini kamuoyuna tanıttı. Ancak Theo, düzenleme sürecindeki zorluklar ve sağlık sorunları nedeniyle giderek kötüleşti. Sergiden kısa süre sonra Boussod’daki işinden istifa etti ve ağır bir sinir krizi geçirdi. Kardeşinin ölümünden yaklaşık altı ay sonra, Ocak 1891’de Utrecht’teki bir klinikte yaşamını yitirdi.
Vincent’in eserleri, Theo’nun dul eşi Johanna van Gogh'un himayesine geçti. Jo, Vincent’in çalışmalarına yönelik farkındalığı artırmak amacıyla çeşitli sergiler düzenledi. Aynı zamanda Vincent ile Theo arasında geçen mektupları sınıflandırarak yayıma hazırladı. 1914 yılında bu mektupların ilk baskısını yayımladı. Jo, mektuplara bir biyografik önsöz de yazarak Vincent’in yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda iç dünyası zengin bir birey olarak tanınmasına katkı sağladı. Bu çalışmalar sayesinde Van Gogh’un eserlerine olan ilgi giderek arttı. Jo’nun 1925’teki ölümünün ardından koleksiyon, Theo’nun oğlu Vincent Willem van Gogh’a geçti. O da amcasının tablolarını 1930 yılında Amsterdam’daki Stedelijk Müzesi’ne ödünç verdi.
Van Gogh’un eserlerinin artan tanınırlığı, koleksiyonun kalıcı bir müzede sergilenmesi yönünde talepleri artırdı. 1962 yılında Hollanda Devleti’nin onayıyla Vincent Willem van Gogh, koleksiyonu Vincent van Gogh Vakfı’na devretti; karşılığında devlet, Van Gogh Müzesi’ni inşa etmeyi ve koleksiyonun kalıcı olarak kamuya açık olmasını taahhüt etti. On bir yıl sonra, eserler Stedelijk Müzesi’nden Gerrit Rietveld tarafından tasarlanmış özel bir binaya taşındı. Kraliçe Juliana tarafından 2 Haziran 1973’te açılan Van Gogh Müzesi, günümüzde yıllık yaklaşık iki milyon ziyaretçiyi ağırlamaktadır ve Vincent van Gogh’un mirasını uluslararası ölçekte korumaya devam etmektedir.【9】
[1]
<p class="paragraph"><span style="white-space: pre-wrap;">Tate Kids, “Who Was Vincent van Gogh?” </span><i><em class="italic" style="white-space: pre-wrap;">tate.org.uk, </em></i><span style="white-space: pre-wrap;">Erişim tarihi: 31 Ocak 2026, </span><kure-link link-reference-type="external" link-reference="https://www.tate.org.uk/kids/artists/who-vincent-van-gogh">https://www.tate.org.uk/kids/artists/who-vincent-van-gogh</kure-link></p>
[2]
<p class="paragraph"><span style="white-space: pre-wrap;">Van Gogh Museum, “Vincent’s Life 1853–1890,” </span><i><em class="italic" style="white-space: pre-wrap;">vangoghmuseum.nl, </em></i><span style="white-space: pre-wrap;">Erişim tarihi: 31 Ocak 2026, </span><kure-link link-reference-type="external" link-reference="https://www.vangoghmuseum.nl/en/art-and-stories/vincents-life-1853-1890">https://www.vangoghmuseum.nl/en/art-and-stories/vincents-life-1853-1890</kure-link></p>
[3]
<p class="paragraph"><span style="white-space: pre-wrap;">Van Gogh Museum, ''After Vincent's Death,'' </span><i><em class="italic" style="white-space: pre-wrap;">vangoghmuseum.nl, </em></i><span style="white-space: pre-wrap;">Erişim tarihi: 31 Ocak 2026,</span></p><p class="paragraph"><kure-link link-reference-type="external" link-reference="https://www.vangoghmuseum.nl/en/art-and-stories/vincents-life-1853-1890/after-vincents-death">https://www.vangoghmuseum.nl/en/art-and-stories/vincents-life-1853-1890/after-vincents-death</kure-link></p>
[4]
<p class="paragraph"><span style="white-space: pre-wrap;">Vincent van Gogh Gallery. ''Starry Night:10 Secrets of Vincent van Gogh Night Stars Painting.'' vincentvangogh.org. Erişim tarihi: 31 Ocak 2026. </span><kure-link link-reference-type="external" link-reference="https://www.vincentvangogh.org/starry-night.jsp">https://www.vincentvangogh.org/starry-night.jsp</kure-link></p>
[5]
<p class="paragraph"><span style="white-space: pre-wrap;">The Metropolitan Museum of Art, ''Wheat Field with Cypresses,'' </span><i><em class="italic" style="white-space: pre-wrap;">metmuseum.org, </em></i><span style="white-space: pre-wrap;">Erişim tarihi: 31 Ocak 2026,</span></p><p class="paragraph"><kure-link link-reference-type="external" link-reference="https://www.metmuseum.org/art/collection/search/436535">https://www.metmuseum.org/art/collection/search/436535</kure-link></p>
[6]
<p class="paragraph"><span style="white-space: pre-wrap;">Vincent van Gogh Gallery, ''Irises, 1889 by Vincent Van Gogh,'' </span><i><em class="italic" style="white-space: pre-wrap;">vincentvangogh.org, </em></i><span style="white-space: pre-wrap;">Erişim tarihi: 30 Ocak 2026, </span><kure-link link-reference-type="external" link-reference="https://www.vincentvangogh.org/irises.jsp">https://www.vincentvangogh.org/irises.jsp</kure-link></p>
[7]
<p class="paragraph"><span style="white-space: pre-wrap;">Musée d'Orsay, ''La Nuit étoilée,'' </span><i><em class="italic" style="white-space: pre-wrap;">musee-orsay.fr, </em></i><span style="white-space: pre-wrap;">Erişim tarihi: 30 Ocak 2026, </span><kure-link link-reference-type="external" link-reference="https://www.musee-orsay.fr/en/artworks/la-nuit-etoilee-78696">https://www.musee-orsay.fr/en/artworks/la-nuit-etoilee-78696</kure-link></p>
[8]
<p class="paragraph"><span style="white-space: pre-wrap;">Van Gogh Museum, ''Vincent's Final Months,'' </span><i><em class="italic" style="white-space: pre-wrap;">vangoghmuseum.nl, </em></i><span style="white-space: pre-wrap;">Erişim tarihi: 31 Ocak 2026, </span><kure-link link-reference-type="external" link-reference="https://www.vangoghmuseum.nl/en/art-and-stories/vincents-life-1853-1890/vincents-final-months">https://www.vangoghmuseum.nl/en/art-and-stories/vincents-life-1853-1890/vincents-final-months</kure-link></p>
[9]
<p class="paragraph"><span style="white-space: pre-wrap;">Van Gogh Museum, ''Hospitalization,'' </span><i><em class="italic" style="white-space: pre-wrap;">vangoghmuseum.nl, </em></i><span style="white-space: pre-wrap;">Erişim tarihi: 31 Ocak 2026,</span></p><p class="paragraph"><kure-link link-reference-type="external" link-reference="https://www.vangoghmuseum.nl/en/art-and-stories/vincents-life-1853-1890/hospitalization">https://www.vangoghmuseum.nl/en/art-and-stories/vincents-life-1853-1890/hospitalization</kure-link></p>
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Vincent van Gogh" maddesi için tartışma başlatın
Erken Yaşamı
Sanata Başlama ve Gelişim
Erken Çalışmalar ve Akademik Deneyimler
Arles Dönemi ve Sağlık Sorunları
Paris ve Saint-Rémy Dönemi
Öne Çıkan Eserleri
The Starry Night (Yıldızlı Gece)
Wheat Field with Cypresses (Selvi Ağaçlı Buğday Tarlası)
Irises (İrisler)
The Starry Night Over The Rhone (Rhone Üzerinde Yıldızlı Gece)
Vefatı
Ölümünden Sonraki Dönem ve Mirası