Bir yere zorla girerek, oradaki mal ve eşyaları izinsiz şekilde ele geçirme; talan, çapul."Köy halkı, gecenin karanlığında yapılan yağmayla her şeyini kaybetti."
İsim
2.
Savaşta veya akın sırasında, düşman bölgesinden elde edilen ganimetleri toplama işi."Sınır ötesi seferden dönen akıncılar, beraberlerinde büyük bir yağma ile dönmüşlerdi."
İsim
3.
Tarihte, bir şehrin alınmasının ardından askerlere verilen izinle mal ve mülkleri zorla alma durumu."Komutan, kalenin düşmesinden sonra üç günlük yağmaya müsaade etti."
İsim
4.
Korumaya değer görülmeyen, herkesin kolayca alabildiği ya da talan edebildiği şey."Kültür mirasımız göz göre göre yağmaya açılmış durumda."
İsim
İşaret Dili
Y
a
ğ
m
a
Köken
Türkiye Türkçesi yakma sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe yak- sözcüğünden Türkiye Türkçesi +mA ekiyle türetilmiştir.
Kullanım Alanları
Tarihî anlatım: Orta Çağ'daki savaş ve seferler, özellikle Osmanlı akıncılarının faaliyetleri bağlamında sıkça kullanılır.
Sosyopolitik söylem: Güçlü aktörlerin kaynaklara adaletsiz biçimde el koyduğu durumları tanımlamak için mecazi anlamda kullanılır.
Edebî anlatım: Halk şiirlerinde ve divan edebiyatında hem somut hem de mecazî anlamlarıyla geçer.
Gündelik dil: Dağıtılan bir şeyin herkes tarafından hızla kapılması durumunu ifade ederken esprili şekilde de kullanılabilir: