Yemen–Birleşik Arap Emirlikleri ortak savunma anlaşmasının iptali, Yemen Başkanlık Konseyinin aldığı karar doğrultusunda, Yemen ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında yürürlükte bulunan askerî iş birliği düzenlemesinin sona erdirilmesini, Yemen topraklarındaki Birleşik Arap Emirlikleri askerî varlığının kaldırılmasını ve bu karara eşlik eden bölgesel askerî ve diplomatik gelişmeleri kapsayan süreçtir.
Ortak Savunma Anlaşmasının Feshi Kararı
Yemen resmî ajansı SABA’da yer alan bilgilere göre, Yemen ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında imzalanmış olan ortak savunma anlaşmasının iptal edilmesine ilişkin karar, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanı Reşad el-Alimi tarafından alınmıştır. Karar, Yemen’in egemenlik alanı içerisinde yürütülen askerî düzenlemelerin yeniden yapılandırılmasını ve yabancı askerî varlığın sona erdirilmesini öngörmektedir.
Karar uyarınca, Birleşik Arap Emirlikleri’ne bağlı tüm askerî birliklerin ve mensuplarının Yemen topraklarının tamamından 24 saat içinde çekilmesi hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemenin, Yemen yönetimi tarafından doğrudan ve bağlayıcı bir devlet kararı niteliği taşıdığı bildirilmiştir.
Yemen’in Doğu ve Güney Bölgelerine Yönelik Askerî Talimatlar
Ortak savunma anlaşmasının iptali kapsamında, Yemen yönetimi tarafından iç güvenlik ve askerî kontrolün sağlanmasına yönelik ek talimatlar da yayımlanmıştır. Bu çerçevede, Vatan Kalkanı Güçlerinin harekete geçirilmesi ve Hadramevt ile Mehra illerinde bulunan tüm askerî kampların devralınması istenmiştir.
Bu talimatın, Yemen’in doğu ve güney vilayetlerinde askerî yetkinin merkezî hükümet yapısına bağlanmasını hedeflediği, bölgede faaliyet gösteren silahlı unsurların kontrol altına alınmasını amaçladığı bildirilmiştir. Söz konusu bölgeler, Yemen’in Suudi Arabistan sınırına yakınlığı nedeniyle güvenlik açısından stratejik konumda yer almaktadır.
Suudi Arabistan’ın Diplomatik Müdahalesi
Yemen’de meşru hükümete destek veren Suudi Arabistan, gelişmelerin ardından Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik resmî bir çağrıda bulunmuştur. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, BAE’nin Yemen topraklarında bulunan askerlerini Yemen’in talebi doğrultusunda 24 saat içinde çekmesi ve ülkedeki hiçbir tarafa askerî ya da mali destek sağlamaması istenmiştir.
Açıklamada, Suudi Arabistan’ın ulusal güvenliğinin “kırmızı çizgi” olduğu ifade edilmiş; özellikle güney sınırlarına yönelik her türlü tehdide karşı gerekli tüm önlemlerin alınacağı belirtilmiştir. Yemen’in güneyine ilişkin sorunların çözümünde tek yolun diyalog olduğu vurgulanmış; askerî hareketliliklerin bölgesel istikrarsızlığı artırdığı kaydedilmiştir.
Güney Geçiş Konseyi ve Bölgesel Güvenlik Endişeleri
Suudi Arabistan tarafından yapılan açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen’in doğusundaki Hadramevt ve Mehra vilayetlerinde, Suudi Arabistan’ın güney sınırlarına yakın bölgelerde askerî operasyonlar yürütmesi için Güney Geçiş Konseyi güçlerini sevk ettiği yönündeki iddialara da yer verilmiştir.
Bu durumun, Suudi Arabistan tarafından hem kendi ulusal güvenliği hem de Yemen ve bölge istikrarı açısından tehdit olarak değerlendirildiği ifade edilmiştir. Açıklamada, GGK dâhil olmak üzere tüm Yemenli grupların katılımıyla kapsamlı bir siyasi çözüm çerçevesinde diyalog yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mukalla Limanı’na Yönelik Askerî Operasyon
Gelişmelerin askerî boyutunu oluşturan önemli bir unsur, Yemen’de meşru hükümete destek veren Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu tarafından Mukalla Limanı çevresinde gerçekleştirilen askerî operasyondur.
Koalisyon tarafından yapılan açıklamada, Mukalla Limanı’nda ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’nin kontrolünde bulunduğu belirtilen alanlarda sınırlı bir askerî operasyon icra edildiği duyurulmuştur. Operasyon kapsamında bazı silah ve savaş araçlarının hedef alındığı belirtilmiş; liman çevresindeki sivillere bölgeden uzak durmaları yönünde çağrı yapılmıştır.
Uluslararası Basında Yer Alan Bilgiler
Uluslararası haber kaynaklarında yer alan bilgilerde, Suudi Arabistan’ın Mukalla çevresinde yürüttüğü bombardımanın, Yemen’e yönelik silah sevkiyatı iddiaları ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin bölgedeki ayrılıkçı unsurlarla bağlantıları bağlamında ele alındığı aktarılmıştır. Haberlerde, bu askerî faaliyetlerin Yemen iç savaşındaki güç dengeleri ve bölgesel rekabetle ilişkili olduğu bilgisine yer verilmiştir. Söz konusu gelişmelere ilişkin olarak, Birleşik Arap Emirlikleri tarafından kararın alındığı tarih itibarıyla resmî bir açıklama yapılmadığı bildirilmiştir.
ABD–Körfez Ülkeleri Temasları ve Yemen Bağlamında Bölgesel Diplomasi
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Körfez Temasları (31 Aralık)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid ile Yemen’deki gelişmelerin ardından telefonda görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşmede, Yemen’de yaşanan son gelişmeler ile Gazze Şeridi’ndeki durum başta olmak üzere tarafların ortak ilgi alanına giren bölgesel meseleler ele alınmıştır. Ayrıca iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin mevcut durumu değerlendirilmiştir.
Söz konusu temas kapsamında, BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid, ABD ve diğer ortaklarla birlikte bölgede kalıcı barışın tesis edilmesine yönelik yürütülen çalışmalara ülkesinin bağlılığını vurgulamıştır.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, aynı süreçte BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri yapmıştır. Bu görüşmelerde Yemen’deki durum dahil olmak üzere Orta Doğu’nun güvenlik ve istikrarını etkileyen başlıklar ele alınmıştır. Rubio ile Bin Zayid arasındaki görüşmede bölgesel güvenlik konuları, ekonomik işbirliği ve Hindistan ile Pakistan arasındaki gerilimi azaltmaya yönelik çabalar gündeme gelmiştir.
Rubio’nun Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile yaptığı görüşmede ise Suriye’nin istikrara kavuşturulmasına yönelik girişimler, Sudan’daki çatışmaların sona erdirilmesi, Lübnan ile sürdürülen işbirliği ve Kızıldeniz’deki gelişmeler değerlendirilmiştir. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan’a planlanan ziyareti ve ikili ilişkilerin önemi ele alınmıştır.
Mukalla Limanı Olayı ve Arap Koalisyonu Açıklamaları
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu, Yemen hükümetinden izin almadan Mukalla Limanı’na gelen iki geminin silah taşıdığına ilişkin açıklama yapmıştır. Koalisyon Sözcüsü Türki el-Maliki, söz konusu gemilerin Yemen kara sularına girmeden önce takip ve kimlik belirleme cihazlarını kapattığını ve Hadramevt vilayetine bağlı Mukalla Limanı’na usule aykırı biçimde giriş yaptığını belirtmiştir.
Açıklamada, gemilerin limana girişi sırasında limanın kapatıldığı, yerel işçi ve çalışanların tahliye edildiği ve gemilerde çok sayıda silah ve mühimmat yüklü konteyner ile 80’den fazla araç bulunduğunun tespit edildiği ifade edilmiştir. Yardımın çatışma bölgelerine ulaşmasını önlemek amacıyla gemilerin limandan ayrılmasının engellendiği ve bu durumun BAE’deki üst düzey yetkililere bildirildiği aktarılmıştır.
Buna rağmen, BAE’nin Suudi Arabistan’ı bilgilendirmeden araç ve konteynerleri, çatışmaya katılan unsurların yanı sıra sınırlı sayıda BAE personelinin konuşlandığı Er-Reyyan Üssü’ne taşıdığı belirtilmiştir. Arap Koalisyonu, bu uygulamaların kabul edilemez olduğunu bildirmiş; araçların limana geri gönderildiğini, silah konteynerlerinin ise Reyyan Üssü’nde bırakıldığını açıklamıştır. Koalisyon güçlerinin, silah ve araçların Hadramevt vadisi ve çölündeki farklı noktalara nakledileceğine dair doğrulanmış bilgiler aldığı da duyurulmuştur.
Ayrıca, can kaybı ve kamu malına zarar verilmemesi amacıyla Mukalla Limanı’nda sınırlı bir askeri operasyon gerçekleştirildiği ve kalan konteynerlerin Reyyan Üssü’nde bulunduğu ifade edilmiştir.
Körfez Ülkelerinden Güvenlik ve İtidal Mesajları
Yemen’deki gelişmeler üzerine Katar ve Kuveyt, Suudi Arabistan ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin güvenliğine destek mesajları yayımlamıştır. Katar Dışişleri Bakanlığı, Yemen’deki meşru hükümete tam destek verildiğini açıklamış; Yemen’in toprak bütünlüğü ve halkın çıkarlarının korunmasının önemine dikkat çekmiştir. Açıklamada, Suudi Arabistan ve KİK ülkelerinin güvenliğinin Katar’ın güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanmıştır.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da Yemen’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve Yemen hükümetine tam destek verdiklerini bildirmiştir. Açıklamada, Yemen’in toprak bütünlüğü ile halkın beklentilerini karşılayacak güven ve istikrarın korunmasının önemi vurgulanmış; Suudi Arabistan ve KİK ülkelerinin güvenliğinin Kuveyt’in ulusal güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Suudi Arabistan ve BAE’nin açıklamalarında sorumlu bir yaklaşım sergilendiği ve Yemen’de diyalog ile diplomatik çözümlere dayalı çabaların desteklendiği ifade edilmiştir.
Suudi Arabistan–BAE Gerilimi ve Bölgesel Tepkiler
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Yemen hükümetinin talebi doğrultusunda BAE’ye Yemen topraklarındaki askerlerini 24 saat içinde çekme ve ülkedeki hiçbir tarafa askeri ya da mali destek vermeme çağrısında bulunmuştur. Riyad yönetimi, BAE’nin Hadramevt ve Mehra vilayetlerinde, Suudi Arabistan’ın güney sınırlarına yakın bölgelerde askeri operasyonlar yürütmesi için Güney Geçiş Konseyi’ni sevk ettiğini belirterek bu eylemleri ulusal güvenliğe tehdit olarak değerlendirmiştir. BAE ise yaşanan gerilimin ardından Yemen’de görev yapan terörle mücadele ekiplerini feshettiğini duyurmuştur.
Umman ve Bahreyn’in Arabuluculuk ve Birlik Çağrıları
Umman Dışişleri Bakanlığı, Yemen’de Suudi Arabistan ve BAE’nin de dahil olduğu gerilim bağlamında taraflara itidal ve diyalog çağrısı yapmıştır. Açıklamada, Yemen’deki tüm tarafların ülkenin güvenliği ve çıkarları ile komşu ülkelerin ulusal güvenliğine hizmet edecek şekilde sorunları diyalog yoluyla ele alması gerektiği vurgulanmıştır. Yemen’in egemenliği, güvenliği ve istikrarının önemi ile halk iradesine saygı vurgusu yapılmış; kalıcı barış ve uyumu sağlayacak siyasi çözümlerin gerekliliği belirtilmiştir.
Bahreyn Dışişleri Bakanlığı ise Körfez İşbirliği Konseyi dönem başkanı sıfatıyla Suudi Arabistan ve BAE’ye, Körfez ülkeleri arasındaki görüş ayrılıklarının kontrol altında tutulması çağrısında bulunmuştur. Açıklamada, Yemen’in güvenliği ve istikrarının desteklenmesinde Suudi Arabistan ve BAE’nin üstlendiği rolün önemine işaret edilmiş; anlaşmazlıkların KİK ilkeleri doğrultusunda işbirliği ve dayanışma temelinde çözülmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Yemen’de BAE Destekli Güçlerin Doğu Vilayetlerindeki Yeniden Konuşlanması (1 Ocak)
Yemen’de Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenen ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi, ülkenin doğusunda yer alan Hadramevt ve Mehra vilayetlerinde bazı bölgelerde askeri birliklerini yeniden konuşlandırmıştır. Söz konusu konuşlanmanın, Yemen’deki meşru hükümetin tepkilerine rağmen gerçekleştirildiği bildirilmiştir.
GGK’ye bağlı Güney Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, yeniden konuşlandırma sürecinin Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu ile koordinasyon içinde yürütüldüğü belirtilmiştir. Açıklamada, “Vatan Kalkanı” adıyla bilinen güçlerin, GGK’ye bağlı silahlı unsurların sahadaki görevlerinde aktif olarak görevlendirilmeye başlandığı ifade edilmiştir.
Bu askeri faaliyetlerin, “Umut Dolu Gelecek” adı verilen operasyon kapsamında gerçekleştirildiği ve GGK güçlerinin Hadramevt ve Mehra’daki belirli operasyon sahalarında kontrolü sürdürdüğü kaydedilmiştir. Operasyon çerçevesinde, Vatan Kalkanı’na bağlı 1. Tugay’ın Semud bölgesinde yeniden konuşlandırıldığı, ilerleyen aşamalarda Rumat ve diğer bazı bölgelere de birlik sevkiyatının planlandığı bildirilmiştir.
Açıklamalarda, söz konusu konuşlanmanın GGK Başkanı Ayderus ez-Zübeydi’nin talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. GGK yetkilileri, bu adımın Hadramevt ve Mehra vilayetlerinde güvenlik ve istikrarın sağlanmasını amaçladığını ileri sürmüştür.
Operasyonun ilan edilen hedefleri arasında, Yemen’in güney bölgelerinde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi, Husilere yönelik silah kaçakçılığı güzergâhlarının engellenmesi, terör örgütleriyle mücadele edilmesi ve bölgedeki doğal kaynakların korunması yer almıştır.
Öte yandan Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, GGK’ye bağlı güçlerin ülkenin doğu vilayetlerine konuşlandırılmasını devlet otoritesine karşı silahlı bir girişim olarak nitelendirmiştir.
Aden Uluslararası Havalimanı’ndaki Uçuşların Askıya Alınması
GGK, Aden Uluslararası Havalimanı’ndaki iç ve dış hat uçuşlarının durdurulduğunu ileri sürerek, bu durumdan Suudi Arabistan’ı sorumlu tutmuştur. GGK’ye yakın medya kuruluşları, Suudi Arabistan’ın havalimanındaki faaliyetleri fiilen durdurduğunu ve tüm seferlerin iptal edildiğini iddia etmiştir.
Buna karşılık Yemen hükümeti ve Yemen resmi haber ajansı SABA, Aden Havalimanı’nı kapatmaya yönelik ne hükümetin ne de Arap Koalisyonu’nun herhangi bir karar aldığını açıklamıştır. Hükümet yetkilileri, yalnızca güvenlik gerekçeleri ve uluslararası havacılık kuralları çerçevesinde sınırlı düzenlemeler yapıldığını bildirmiştir.
GGK Birliklerinin Hadramevt’ten Çekilmesi
Aynı gün Yemen hükümeti, GGK’ye bağlı unsurların Hadramevt vilayetindeki bazı mevzilerden çekildiğini ve bu bölgelerin meşru yönetime bağlı Vatan Kalkanı Kuvvetleri’ne devredildiğini duyurmuştur. Yemen Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Muammer el-İryani, çekilmenin gerçekleştiğini ancak asker sayısı ve devredilen alanlara ilişkin ayrıntı paylaşılmadığını belirtmiştir.
İryani ayrıca Hadramevt Vadisi yönünde süren askeri yığınağa dikkat çekerek, hükümetin süreci Arap Koalisyonu ile koordinasyon içinde ve tırmanmayı önleme amacıyla ele aldığını ifade etmiştir.
Reyyan Havalimanı’na Baskın İddiası
Yemen hükümeti, GGK’ye bağlı milis güçlerin Hadramevt vilayetindeki Reyyan Havalimanı’na baskın düzenleyerek terminaldeki ekipmanları yağmaladığını ileri sürmüştür. Yemen devlet televizyonu, havalimanının kriz döneminde BAE güçleri tarafından askeri üs olarak kullanıldığını ve bu güçlerin bölgeden çekilmeye başladığını aktarmıştır. GGK cephesinden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmamıştır.
BAE Güçlerinin Çekilmesi ve Başkanlık Konseyi’nin Uyarıları
1 Ocak itibarıyla BAE güçlerinin Yemen’den çekilmeyi sürdürdüğü bildirilmiş, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, GGK’nin doğu vilayetlerindeki konuşlanmasını devlet yönetimine karşı silahlı isyan olarak nitelendirmiştir. Alimi, egemenlik kararlarının aşılmaması ve gerilimin tırmandırılmaması çağrısında bulunmuştur.
Hadramevt Valisi’nden Askeri Müdahale Uyarısı (2 Ocak, 2026)
Hadramevt Valisi Salim Hanbeşi, GGK’nin bölgeden “tam ve koşulsuz” çekilmemesi halinde askeri karşılık göreceğini açıklamıştır. Hanbeşi, GGK’yi vilayetin petrol kaynakları ve ekonomik imkânlarını kontrol altına almaya çalışmakla suçlamıştır.
Suudi Heyet Uçağının Aden’e İnişinin Engellenmesi
GGK’nin, Suudi Arabistan resmi heyetini taşıyan uçağın Aden Uluslararası Havalimanı’na inişine izin vermediği bildirilmiştir. Suudi Arabistan’ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Al Cabir, GGK Başkanı Aydarus ez-Zübeydi’yi, siyasi taahhütlerini ihlal ederek tek taraflı kararlar almakla suçlamış; Hadramevt ve El-Mehra vilayetlerindeki askeri hamlelerin güvenlik boşluklarına ve sivil kayıplara yol açtığını ifade etmiştir.
BAE’nin Yemen’deki Askerlerini Çektiğini Açıklaması (2 Ocak)
2 Ocak 2026 tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen’de bulunan silahlı kuvvetlerine ait tüm unsurların ülkeye dönüşünün tamamlandığını açıklamıştır. BAE Savunma Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Yemen’de görev yapan tüm birliklerin geri çekildiği belirtilmiştir. Açıklamada, terörle mücadele birliklerinin kalan görevlerinin sona erdirilmesine ilişkin daha önce duyurulan kararın uygulandığı ifade edilmiştir.
BAE, 30 Aralık’ta Suudi Arabistan ile yaşanan gerilimin ardından Yemen’de görev yapan terörle mücadele ekiplerini kendi isteğiyle feshettiğini duyurmuştur. Aynı gün Suudi Arabistan, Yemen hükümetinin talebi doğrultusunda, BAE’ye Yemen topraklarındaki askerlerini 24 saat içinde çekme ve ülkedeki hiçbir tarafa askerî ya da mali destek vermeme çağrısında bulunmuştur.
Seyun Uluslararası Havalimanı ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın Kontrol Altına Alınması (3 Ocak)
3 Ocak 2026’da Yemen hükümeti, ülkenin doğusundaki Hadramevt vilayetinde bulunan Seyun Uluslararası Havalimanı’nın Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinden geri alındığını açıklamıştır. Hükümete bağlı Vatan Kalkanı Kuvvetleri, havalimanının GGK güçlerinin çekilmesinin ardından kontrol altına alındığını bildirmiştir.
Aynı gün Hadramevt Koruma Güçleri, Seyun kentindeki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın da GGK güçlerinden alındığını duyurmuştur. Sarayın yağmalanmasının önlenmesi amacıyla koruma altına alındığı ve meşru hükümete bağlı Vatan Kalkanı Kuvvetlerine teslim edilmek üzere muhafaza edildiği belirtilmiştir. Hükümet kaynakları, çatışmaların ardından vilayette askerî açıdan kritik bazı noktaların da kontrol altına alındığını aktarmıştır.
Mehra Vilayetinde GGK Güçlerinin Çekilmesi
Aynı gün Yemen devlet televizyonu SABA, GGK’ye bağlı güçlerin Mehra vilayetindeki Gayda Havalimanı ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan çekildiğini duyurmuştur. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi’nin, Mehra Valisi Muhammed Ali Yasir’i askerî karargâhları teslim almak ve vilayette durumu normale döndürmekle görevlendirdiği bildirilmiştir.
Bu gelişmeler, Yemen hükümetinin 30 Aralık’ta BAE ile imzaladığı ortak savunma anlaşmasını iptal ettiğini açıklamasının ardından yaşanmıştır. Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, BAE’den gelen askerî araçları hedef almış; Riyad yönetimi Yemen hükümetinin talebi doğrultusunda BAE’ye askerlerini çekme çağrısında bulunmuştur.
Mahra Vilayetinde Tam Kontrolün Sağlanması (4 Ocak)
4 Ocak 2026’da Yemen’de meşru hükümete bağlı Vatan Kalkanı Kuvvetleri, GGK güçlerinin çekilmesinin ardından Mahra vilayetinin tamamında kontrolün sağlandığını açıklamıştır. Vilayetin 9 ilçesinin tamamının hükümet güçlerinin denetimine geçtiği bildirilmiştir.
Devir teslim sürecinin, her iki tarafın liderlerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantı sırasında sorunsuz biçimde tamamlandığı ifade edilmiştir. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi’nin, vilayette güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesi için gerekli adımların atılması talimatını verdiği aktarılmıştır.
Vatan Kalkanı Kuvvetlerinin Mukalla’ya Ulaşması
Aynı gün Yemen devlet televizyonu, Vatan Kalkanı Kuvvetlerinin Hadramevt vilayetinin merkezi olan Mukalla’ya ulaştığını duyurmuştur. Kuvvetlerin kente doğu girişinden girdiği bildirilmiştir. Hükümet kaynakları, GGK güçlerinin Mukalla’daki birçok tesis ve stratejik noktadan çekildiğini aktarmıştır.
Mukalla Limanı, Dabbe Petrol Limanı ve Reyyan Uluslararası Havalimanı’nın vilayetin önemli altyapı noktaları arasında yer aldığı belirtilmiştir. Hükümet güçlerinin daha önce Hadramevt’in vadi ve çöl bölgesinde tam kontrol sağladığı ve kıyı ilçelerine doğru ilerlediği açıklanmıştır.
Bölgesel ve Diplomatik Gelişmeler (5 Ocak)
5 Ocak 2026’da Yemen’de yaşanan gelişmelerin ardından BAE’nin Suudi Arabistan’da düzenlenen “Körfez Kalkanı” tatbikatına katıldığı bildirilmiştir. Tatbikatın, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin katılımıyla başladığı ve ortak askerî hazırlık seviyesinin artırılmasını amaçladığı açıklanmıştır.
Aynı gün Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Görüşmede Yemen ve Somali’nin toprak bütünlüğü, birlik ve istikrarının desteklendiği ifade edilmiştir.
Hadramevt ve El-Mehra’da Güç Dengelerinin Değişmesi
5 Ocak’ta Yemen hükümetine bağlı Vatan Kalkanı Kuvvetlerinin, Hadramevt ve el-Mehra vilayetlerinde kontrolü yeniden sağlamasıyla ülkedeki güç dengelerinin hükümet lehine değiştiği bildirilmiştir. GGK güçlerinin bu iki vilayetten çekilmesinin ardından bazı askerî depoların korunmasız kaldığı ve silahların yağmalandığına ilişkin uyarılar yapılmıştır.
Yemen Mayın İzleme Merkezi, mühimmatın sivil alanlarda ciddi risk oluşturduğunu belirterek vatandaşlara güvenlik güçlerine teslim çağrısında bulunmuştur.
Seyun Kentinin Kontrol Altına Alınması (6 Ocak)
6 Ocak 2026’da Yemen’de hükümete bağlı Vatan Kalkanı Kuvvetleri, Hadramevt vilayetine bağlı Seyun kentinin kontrolünü GGK güçlerinden ele geçirmiştir. Bu gelişme, hükümet güçlerinin doğu vilayetlerindeki ilerleyişinin devam ettiğini göstermiştir.
GGK Liderliği ve Askerî Hareketlilik (7 Ocak)
7 Ocak 2026’da Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu, GGK güçlerine yönelik hava saldırıları düzenlediğini açıklamıştır. Yemen Başkanlık Konseyi, GGK Başkanı Aydarus ez-Zübeydi’nin konsey üyeliğinin iptal edildiğini ve hakkında “vatana ihanet” suçlamasıyla yargı süreci başlatıldığını duyurmuştur.
Aynı gün GGK, Zübeydi’nin Aden’de görevine devam ettiğini savunmuştur. Bu gelişmelerin ardından Yemen Başkanlık Konseyine bağlı Vatan Kalkanı Güçlerinin Aden’e doğru ilerlediği bildirilmiştir.
Aydarus ez-Zübeydi’nin Aden’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne Geçişi (8 Ocak)
Yemen’de faaliyet gösteren ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’nin Başkanı Aydarus ez-Zübeydi, Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu tarafından gerçekleştirilen askeri saldırının ardından Aden kentinden ayrılarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne geçmiştir.
Arap Koalisyonu Sözcüsü Türki el-Maliki, yaptığı yazılı açıklamada, Zübeydi’nin hareket güzergâhına ilişkin ayrıntılı bilgi vermiştir. Açıklamada, Zübeydi ve beraberindekilerin 7 Ocak gecesi Aden Limanı’ndan deniz yoluyla ayrıldığı belirtilmiştir.
Koalisyon açıklamasına göre, Zübeydi ve beraberindeki grup, Aden Limanı’ndan bir gemiyle hareket ederek Somali’de tek taraflı bağımsızlığını ilan etmiş olan Somaliland bölgesine yönelmiştir. Grup, öğle saatlerinde Berbera Limanı’na ulaşmıştır.
Berbera Limanı’na varışın ardından Zübeydi’nin hava yoluyla Mogadişu Havalimanı’na geçtiği bildirilmiştir. Açıklamada, Mogadişu Havalimanı’nda yaklaşık bir saat süreyle bekleme yapıldığı, ardından uçuşun yeniden başlatıldığı ifade edilmiştir.
Koalisyon Sözcüsü el-Maliki, uçağın saat 16.17’de Umman Denizi üzerinden Basra Körfezi istikametine yöneldiğini aktarmıştır. Açıklamaya göre, uçak tanımlama sisteminin Umman Körfezi üzerinde kapatıldığı, Abu Dabi’de bulunan Er-Rif askeri havalimanına inişten yaklaşık on dakika önce yeniden aktif hâle getirildiği belirtilmiştir.
Birleşik Arap Emirlikleri’ne Varış
Arap Koalisyonu tarafından paylaşılan bilgilere göre, Zübeydi’nin içinde bulunduğu uçak saat 20.47’de Abu Dabi’deki askeri havalimanına iniş yapmıştır. Bu inişle birlikte Zübeydi’nin Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunduğu teyit edilmiştir.
Koalisyon Sözcüsü Türki el-Maliki, Zübeydi’nin kaçışından önce, kendisine bağlı güçlere karşı Dali bölgesinde gece saatlerinde “önleyici saldırı” düzenlendiğini açıklamıştır. Söz konusu askeri müdahalenin, Yemen’deki mevcut güvenlik gelişmeleri kapsamında gerçekleştirildiği ifade edilmiştir.
GGK Kontrolündeki Bölgelerin Devralınması Sürecinin Açıklanması (8 Ocak)
8 Ocak 2026 tarihinde Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg ile Riyad’da gerçekleştirdiği görüşmede, Birleşik Arap Emirlikleri destekli Güney Geçiş Konseyi’nin kontrolündeki bölgelerin geçici başkent Aden’e kadar uzanan kısmının devralınması sürecinin başarıyla tamamlandığını bildirmiştir. Açıklamada, Hadramevt ve Mehra vilayetleri ile diğer güney vilayetlerinde söz konusu sürecin yerel makamlarla koordinasyon içinde, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun desteğiyle ve barışçıl şekilde yürütüldüğü belirtilmiştir.
Vatan Kalkanı Kuvvetlerinin Aden’de Konuşlanması (8 Ocak)
Aynı gün Yemen hükümetine bağlı Vatan Kalkanı Kuvvetleri, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanı Reşad el-Alimi’nin talimatları doğrultusunda Aden’de konuşlandıklarını duyurmuştur. Yapılan açıklamada, konuşlanmanın güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkı amacıyla, belirlenen plan çerçevesinde ve yetkili makamlarla tam koordinasyon içinde gerçekleştirildiği ifade edilmiştir.
Savunma Bakanının Görevden Alınması
8 Ocak 2026 tarihinde Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Savunma Bakanı Korgeneral Muhsin Muhammed ed-Dairi’yi görevden alarak emekliye sevk etmiştir. Yemen resmî ajansı SABA tarafından duyurulan kararda, görevden alma gerekçesine ilişkin ayrıntı paylaşılmamıştır.
Güney Geçiş Konseyinin Feshi (9 Ocak)
9 Ocak 2026 tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri destekli Güney Geçiş Konseyi, tüm ana ve tali kurum ve organlarını feshettiğini açıklamıştır. Fesih kararını, GGK Başkanlık Komitesi Genel Sekreteri Abdurrahman es-Subeyhi, Riyad’da kamuoyuna duyurmuştur. Açıklamada, Konseyin yurt içi ve yurt dışındaki ofislerinin de kapatıldığı belirtilmiştir.
Fesih Kararına İlişkin Açıklamalar (9 Ocak)
Subeyhi, fesih kararının Suudi Arabistan’da düzenlenmesi planlanan Diyalog Konferansı’na hazırlık süreci kapsamında ve Hadramevt ile Mehra vilayetlerinde yaşanan son gelişmeler ışığında alındığını ifade etmiştir. GGK’nın bu vilayetlere yönelik askerî operasyon kararına katılmadığı, söz konusu operasyonun güneydeki birlikteliğe zarar verdiği ve Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonla ilişkileri olumsuz etkilediği belirtilmiştir. Konseyin mevcut varlığının kuruluş amaçlarına hizmet etmediği ve güney halkının taleplerini temsil etme kapasitesine katkı sunmadığı vurgulanmıştır.
Suudi Arabistan Savunma Bakanının Değerlendirmesi
Aynı tarihte Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, güney meselesinin Riyad’da düzenlenecek Diyalog Konferansı yoluyla ve uluslararası toplumun desteğiyle ele alınacağını açıklamıştır. Bin Selman, GGK’nın feshi yönünde alınan kararın, güneydeki farklı kesimlerin Diyalog Konferansı’na katılımını teşvik eden bir adım olduğunu ifade etmiştir.
Yemen'de Geçici Başkent Aden'de Gece Sokağa Çıkma Yasağının Kaldırılması (10 Ocak)
Yemen'de hükümet destekli güçlerin 7 Ocak'ta geçici başkent Aden'de ilan ettiği gece sokağa çıkma yasağı 10 Ocak’ta kaldırılmıştır.
Yemen'deki Başkanlık Konseyi'ne bağlı Amalika Tugayları tarafından yapılan yazılı açıklamada, geçici başkent Aden'in tüm bölgelerindeki sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı, vatandaşların ve araçların hareketinin normale döndüğü belirtilmiştir.
Açıklamada, Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Salih el-Mahrami'nin direktifleri doğrultusunda çıkarılan kararda, sokağa çıkma yasağına ilişkin önceki karar iptal edilerek yetkili mercilere trafik düzenlemesi, güvenlik ve kamu düzeninin sağlanması görevi verildiği aktarılmıştır Açıklamada ayrıca, bu adımın Aden'de yaşanan güvenlik istikrarı ışığında hizmet ve yaşam koşullarını normalleştirme çabaları çerçevesinde atıldığı kaydedilmiştir.