Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş sistem; nizam, düzenlilik:""Bilhassa toprak ve silah meselelerinin bir düzene konmasını, hem de tezelden istediler." (Fikret Otyam)"
Noun
2.
Soyut ve somut nesnelerin belirli bir amaca göre sıralanmış hâli; konsept.
Noun
3.
Bir şeyin parçaları arasındaki uyum, tertip ve kombinasyon:""Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır." (Reşat Nuri Güntekin)"
Noun
4.
Bir devletin yönetim biçimi; rejim.
Noun
5.
Mecaz: Bir kimseye veya bir kuruluşa karşı gizlice alınan toplu karar; komplo.
Noun
6.
Mecaz: Gizlice yürütülen plan veya hile; dolap, fırıldak, üçkâğıt.
Noun
7.
Müzik: Akort, ses ayarı.
Noun
8.
Toplum Bilimi: Toplumsal yapının unsurları arasındaki ilişki ağı:""Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var." (Nezihe Meriç)"
Noun
İşaret Dili
D
ü
z
e
n
Köken
Kelime, Türkiye Türkçesi düze- (“düzeltmek, düzenlemek”) fiilinden türetilmiştir. Düz- fiilinin etkin ortacı olan düzen (“düzme işini yapan, düzücü”) ayrı bir sözcüktür.
Kullanım Alanları
Siyaset ve Yönetim: Bir devletin idari ve hukuki yapısını tanımlamak için kullanılır.
Toplum Bilimi: Toplumsal yapıların örgütlenmesini ve işleyişini açıklamak için kullanılır.
Günlük Yaşam: Derli toplu olmayı, belirli bir sistem içinde hareket etmeyi ifade eder.
Müzik: Enstrümanların akort edilmesi anlamında kullanılır.