
Muhammed Hacı Yusuf'un İbnü'l-Arabî: Zaman ve Kozmoloji adlı eseri, İslam düşünürü İbnü'l-Arabî'nin zaman ve evren anlayışını ele alarak bu kavramları modern bilimsel teorilerle karşılaştırmaktadır. Eserde özellikle İbnü'l-Arabî'nin "ân-ı dâim" kavramı ön plana çıkar. Bu kavram, zamanın sürekli yenilenen ve kesintisiz bir "an" olarak var olduğunu öne sürer. İslam düşünürüne göre geçmiş ve gelecek, bu sürekli "an" içinde birleşir ve bu bakış açısı, kuantum mekaniği ve izafiyet teorisi gibi çağdaş bilimsel kuramlarla bazı benzerlikler taşımaktadır. Kitapta bu paralelliklerin, modern fiziğin bazı temel paradokslarının anlaşılmasına katkı sağlayabileceği belirtilir.
Eser, Kur'an'daki kozmolojiye dair ayetleri yorumlayarak, zaman ve mekânın bir bütün olarak ele alındığı özgün bir kozmoloji modeli sunmaktadır. Bu model, EPR paradoksu ve Zeno paradoksu gibi bilimsel ve felsefi tartışmalara dair yeni bakış açısı ortaya koyar.
1. Zamanın Mahiyeti ve Anlayışı
2. Kozmoloji ve Evrenin Yapısı
3. Metafizik ve Ontolojik Boyut
4. Kur'an ve Hadis Yorumu
5. Bilimsel Paradigmalar ile Karşılaştırma
6. Vahdet-i Vücûd İnancı
Vahdet-i vücûd (varlığın birliği) İslam tasavvufunda, tüm varlıkların özünde tek bir hakikatin, yani Allah'ın yansıması olduğu inancını ifade eder. Bu anlayışa göre, görünen çokluk, aslında tek bir varlığın farklı tezahürlerinden ibarettir. İbnü'l-Arabî, "vahdet-i vücûd" anlayışını, evrenin yaratılışı ve işleyişi bağlamında ele alır. Ona göre, Allah'ın varlığı mutlak ve tek olup, evrendeki tüm varlıklar O'nun isim ve sıfatlarının tecellileridir. Bu perspektiften bakıldığında, zaman ve mekân da Allah'ın bu tecellilerinin birer yansımasıdır.
Kitapta, İbnü'l-Arabî'nin "ân-ı dâim" (sürekli an) kavramı da bu bağlamda ele alınır. Bu kavram, zamanın kesintisiz ve sürekli bir "an" olarak var olduğunu, geçmiş ve geleceğin sürekli bu "an" içinde birleştiğini ifade eder. Tüm varlıkların ve zamanın aslında tek bir hakikatin farklı boyutları olduğunu vurgulanır.
7. Yaratılış
İbnü'l-Arabî'ye göre evrenin yaratılışı, Allah'ın isim ve sıfatlarının tecellisiyle gerçekleşmiştir. Bu tecelliler, varlık mertebeleri olarak adlandırılan farklı düzeylerde ortaya çıkar ve her bir mertebe, Allah'ın farklı bir isminin yansımasıdır. Arabî, evrenin yaratılışını "sürekli yaratılış" olarak adlandırır. Bu anlayışa göre Allah, her an yaratmaya devam eder ve yaratılış kesintisiz bir süreçtir. Zaman ve mekân, bu sürekli yaratılışın birer boyutu olarak görülür. Zamanın sürekli yenilenen "ân-ı dâim" (sürekli an) olarak kavranması, evrenin dinamik ve sürekli bir yaratılış sürecinde olduğunu gösterir.
Kitapta ayrıca, sûfî düşünürlerin zamanın hakikatini kavramada maddî zamandan manevi zamana geçişi vurguladıkları belirtilir. Onlara göre, bu hakikati idrak etmek ve "ân-ı dâim"e ulaşmak, Hak yolunda ilerleyen bir kişi için mümkün hale gelir. Bu bağlamda, başlangıç (evvel) ve son (âhir) kavramlarının aslında sürekli bir "an" içinde birleştiği ifade edilir. Hz. Muhammed'in (s.a.v) "Rabbinizin katında sabah ve akşam yoktur." sözüne atıf yapılarak, bu manevi mertebeye erişen kişinin kısa bir zaman diliminde çok uzun mesafeler kat edebileceği anlatılır.

No Discussion Added Yet
Start discussion for "İbnü'l Arabi Zaman ve Kozmoloji (Kitap)" article
"İbnü'l-Arabî: Zaman ve Kozmoloji" Kitabındaki Temalar
This article was created with the support of artificial intelligence.