Kozalaklılar takımından olan ağaçların sert, dibi yuvarlak, ucu sivri meyvesi; koza."Çam ağaçlarının dallarında, rüzgarın etkisiyle sallanan kozalaklar, doğanın sessiz bir melodisini oluşturuyordu."
Noun
2.
İsim, bitki bilimi, Kozalaklıların, genellikle dibi yuvarlak, tepesi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi; kozak."Yazın sıcağında, ormanın derinliklerinde yetişen çam kozalağının büyüklüğü dikkat çekiyordu."
Noun
3.
İsim, ağızlardan, Olmamış, kuru, ham meyve."Topladıkları kozalakları henüz olgunlaşmadan yemeye karar verdiler, çünkü tatları ilginç bir şekilde sertti."
Noun
4.
İsim, eskimiş, Bal mumuna basılmış mührün bozulmaması için üzerine yapıştırılan fil dişinden kapakçık."Eski kitapların arasında buldukları mektup, kozalakla mühürlenmişti ve içeriği hala bir sır olarak kaldı."
Noun
İşaret Dili
K
o
z
a
l
a
k
Köken
Türkiye Türkçesi kozak veya koz "pamuk kozası, çam veya meşe kozalağı" sözcüğünden türetilmiştir. Farsça ġōza veya ġōzak (غوزه) "pamuk kozası" sözcüğünden alıntıdır.