Yaşamak için gerekli olan şeyler, geçim, dirlik."İnsanın maişeti, rızk-ı helâl kazanmakla temin olunur."
Noun
2.
Yaşayış, yaşama, ömür."Herkesin maîşeti kendine göredir; kimi sarayda, kimi harabede sürer ömrünü."
Noun
3.
Küçük ilmî rütbelerde bulunanların aldıkları ücret."Medrese talebesi, henüz icazet almamış olduğundan yalnızca maîşet ile yetinir, vazife verilinceye dek başka gelir ummazdı."
Noun
İşaret Dili
M
a
î
ş
e
t
Köken
“Maîşet” kelimesi, Arapça kökenlidir ve “yaşamak, geçinmek” anlamına gelen ˁāşa fiilinden türemiştir.
Kullanım Alanları
Günlük Hayat: Kişinin geçimini sağladığı kaynaklar, ekonomik dirliği.
Edebiyat: Yaşama biçimi, hayat mücadelesi, geçim derdi gibi temalarla bağ kurar.
Dinî Metinler: Rızık ve geçim kavramlarıyla birlikte kullanılır; tevekkül ve kazançla ilişkilidir.
Tarih ve Eğitim: Medrese düzeninde küçük ilmî derecelerde görevli kişilerin geçici maaşlarını ifade etmek üzere kullanılmıştır.
Örnek Cümleler
"Zamanın keşmekeşi içinde maîşet endişesiyle sürüklenen halk, eski huzurunu arar olmuştu."
“Kendileri için ilimden, irfandan başka bir maîşet sebebi yoktur.”
“Maîşet derdiyle geçen ömrümde bir kere olsun rahatı bulamadım.”