Paradox
badge icon

This article was automatically translated from the original Turkish version.

Definition

Paradox

1.
Yaygın, yerleşmiş ve kökleşmiş görüşlere aykırı olarak öne sürülen düşünce."Tarihin çizgisel bir ilerleme olduğu inancına karşı, medeniyetin geliştikçe barbarlaştığını ileri süren o kışkırtıcı fikir, aydınlanma iyimserliğine meydan okuyan tarihsel bir paradoks olarak kalmıştır."
Noun
2.
Çelişki"Bir savaşın, barışı sağlamak adına başlatıldığının söylenmesi; mantıksal açıdan kendi içinde büyük bir paradoks barındırır."
Noun
3.
(Felsefe) Düşünsel alanda karşıt nitelikteki ifadeler arasında ortaya çıkan ve kesinlik iddiası taşımayan, tartışmaya açık bir durum."Zeno'nun hareket üzerine kurguladığı mantıksal çıkmazlar, yüzyıllar boyunca çözülemeyen birer paradoks olarak kalmıştır."
Noun

İşaret Dili

p gifP
a gifa
r gifr
a gifa
d gifd
o gifo
x gifx

Origin

The Turkish word derives from the French paradoxe, meaning "a surprising and strange view, something contrary to natural thought." Its root lies in the Ancient Greek parádoksos (παράδοξος), which carries the same meaning. This word is formed by combining the Greek prefix para+, meaning "against" or "contrary," with dóksa (δόξα), meaning "opinion," "belief," or "doctrine." The root of the word is the verb dékomai or dokéō (δοκέω), meaning "to accept" or "to believe."


The earliest recorded usage in Turkish appears in texts written by Ömer Seyfettin in 1914.

Areas of Use

The concept is primarily used in the following contexts:

  • Philosophy and Logic: To describe situations in which seemingly valid premises lead to contradictory or logically inconsistent conclusions.
  • Social and Intellectual Discourse: To denote "contrary" ideas that challenge widely accepted beliefs (dogmas) or common opinions.

Author Information

Avatar
AuthorMilena Bennu CANFebruary 3, 2026 at 9:39 AM

Tags

Discussions

No Discussion Added Yet

Start discussion for "Paradox" article

View Discussions
Ask to Küre