Yurt içinde yapılan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan."Yerli üretimi desteklemek amacıyla yeni bir teşvik paketi açıklandı."
Adjective
2.
Belli bir bölgede yetişen; otokton."Pazarda, yerli domates ile ithal domates arasındaki fark açıkça belliydi."
Adjective
3.
Bir yerin ilk sakini olan; otokton."Bu topraklarda yaşayan yerli halk, yıllardır kültürel mirasını korumaya çalışıyor."
Adjective
4.
Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan."Büyükbabam, bu köyde doğmuş ve ömrü boyunca bir yerli olarak burada yaşamıştı."
Adjective
5.
Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad."Kolonyal dönemlerde birçok yerli topluluk, sömürgecilerin baskısı altında kaldı."
Adjective
6.
Taşınmamak, başka yere götürülmemek amacıyla yapılan."Evin salonundaki yerli dolap, tamamen el işçiliğiyle yapılmıştı."
Adjective
İşaret Dili
Y
e
r
l
i
Kökeni
Eski Türkçedeki yér “yeryüzü, dünya, zemin” sözcüğünden evrilmiştir.
Kullanım Alanları
Ekonomi ve Üretim: Yerli üretimi teşvik etmek ve ithal ürünlere alternatif olması için kullanılır.
Tarih ve Antropoloji: Yerli halkların kültürel ve sosyal yapıları üzerine yapılan araştırmalarda kullanılır.
Tarım ve Gıda: Bir bölgenin kendine özgü tarım ürünlerini ifade etmek için kullanılır.
Mimari ve Mobilya: Sabit ve taşınmaz mobilyalar için kullanılır.