İçine mektup, evrak, kart vb. koymaya yarayan kâğıt mahfaza, kese"Posta kutusuna attığım mektubun zarfları daima titizlikle seçilmiştir."
Noun
2.
Fincan veya bardak oturtmak için kullanılan metal kap, kılıf"Zarfta kahve fincanı oturtulurken, altındaki altın işçilik dikkatlice gözlemlenmeliydi."
Noun
3.
Zarf, eski zamanlarda "kılıf" anlamında da kullanılmıştır."Eski kitapların zarfı bazen onları koruyan en önemli unsurdu."
Noun
4.
Dil bilgisinde zarf, fiil, sıfat veya başka bir zarfın anlamını değiştirerek daha belirgin hale getiren kelime türüdür."Öğrenciler, dil bilgisinde zarfların nasıl kullanıldığını öğrenirken, öğretmen birçok örnek verdi."
Noun
İşaret Dili
Z
a
r
f
Köken
Arapça ẓarf kökünden türetilmiştir. Bu kelime, "güzellik, zarafet, dış yüz, kılıf, kabuk" gibi anlamlara gelir ve dil bilgisi bağlamında da belirteç anlamına gelir.