28 Şubat Süreci, 28 Şubat 1997 tarihinde yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında alınan kararlar sonrasında başlayan ve özellikle 1997–2002 yılları arasında Türkiye siyasetini, sivil–asker ilişkilerini ve toplumsal hayatı etkileyen politik ve kurumsal müdahale dönemini ifade eder.
28 Şubat Süreci (TRT Haber)
Süreç 28 Haziran 1997 tarihinde Necmettin Erbakan başbakanlığında kurulan Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi ortaklığında kurulan Refah-Yol Hükümeti döneminde, devletin laiklik ilkesinin tehdit altında olduğu yönündeki değerlendirmeler üzerine şekillenmiştir. Bu dönem boyunca laiklik temelinde tartışmalar ve “irtica tehdidi” söylemi kamuoyunda geniş yer bulmuş; hükümete yönelik siyasi ve idari baskılar artmıştır. Böylesi bir dönemde 28 Şubat 1997’de yapılan MGK toplantısında, askeri yapı, ülkenin laik cumhuriyet düzeninin tehdit altında olduğunu değerlendirip hükümete 18 maddelik bir tavsiye kararı sunmuştur. Bu kararlar özellikle eğitim sistemi, kamu kurumlarında dini görünürlük ve sivil toplum faaliyetleri gibi alanlarda düzenlemeler içermiştir.
Artan toplumsal ve siyasal gerginlik çerçevesinde 19 Haziran 1997’de Necmettin Erbakan, hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e sunmuştur. İstifa sonrasında hükümeti kurma görevi Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Mesut Yılmaz’a verilmiştir. Böylece 54. Hükümet sona erdi ve ardından kurulan yeni koalisyon hükümetiyle birlikte 28 Şubat kararlarının uygulanmasına yönelik idari ve yasal düzenlemeler bir süre daha sürdürülmeye devam edilmiş oldu.
Süreç sonunda Refah–Yol Hükûmeti dağılmış, Refah Partisi kapatılmış ve Türkiye’de laiklik, demokrasi ve sivil–asker ilişkileri konularında uzun süreli tartışmalar yaşanmıştır.
31 Mart 1995'de yapılan Genel Seçimler'de Refah Partisi toplam oyların %21,37'sini alarak seçimden birinci sırada çıkmıştır.【1】Böylece, 1969'dan itibaren Türk siyasetinde Necmettin Erbakan liderliğinde yer alan Millî Görüş Hareketi, tarihinde ilk kez hükümet kurma yetkisini kazanmıştır. Bununla birlikte seçim sonuçları aynı zamanda bir hükümet krizine yol açtı. Hükümeti kurma görevi verilen Necmettin Erbakan, koalisyon görüşmelerinde partilerden yeterli desteği sağlayamayınca görevi iade etmiştir.

29 Haziran 1996 Tarihli Milliyet Gazetesi Manşeti (Gaste Arşivi)
Bu durum üzerine Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümeti kurma görevini 132 milletvekili bulunan Anavatan Partisi (ANAP) Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a vermiştir. ANAP, salt çoğunluğa sahip olmadığı için Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı Tansu Çiller Doğru Yol Partisi ile ANA-YOL adı verilen bir koalisyon protokolü imzalamış ve Demokratik Sol Parti (DSP)’nin dışarıdan desteğiyle 6 Mart 1996’da 53. Hükûmet resmen kurulmuştur. Bu hükûmet, parlamentoda güvenoyu aldıktan sonra görevine başlamış ancak kısa süre sonra iç dinamikler ve siyasi gerilimler nedeniyle istifaya kadar giden süreç yaşanmıştır.
7 Haziran tarihinde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümeti kurma görevini RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan’a ikinci defa verdi. Bunun üzerine Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi arasında koalisyon görüşmeleri başlamıştır. 28 Haziran 1996 tarihinde ise Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi arasında kurulan ve kamuoyunda “Refahyol Hükümeti” olarak adlandırılan koalisyon hükümeti göreve başladı. Necmettin Erbakan Başbakan, Tansu Çiller ise Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı oldu.【2】
Refah-Yol Hükûmeti, ekonomik düzenlemeler, kamu çalışanlarına yönelik maaş artışları ve dış politikada İslam ülkeleriyle ilişkileri geliştirme yönündeki girişimlerle öne çıkmıştır. Ancak laiklik tartışmaları, asker-siyaset gerilimi ve 28 Şubat 1997’deki MGK kararları sonrasında siyasi baskı artmış; Erbakan’ın Haziran 1997’de istifasıyla hükûmet sona ermiştir.
Refah-Yol iktidarı boyunca 28 Şubat Süreci’ne zemin hazırlayan bazı önemli gelişmeler şunlardır:
4 Ekim: 4 Ekim 1996 tarihinde Erbakan, Türkiye’nin dış politikasında Müslüman ülkelerle ekonomik ve siyasi iş birliğini artırmaya yönelik girişimlerde bulundu. Bu çerçevede, Avrupa Birliği merkezli iş birliği modellerine alternatif olarak değerlendirilen D-8 (Developing Eight) girişimi için diplomatik temaslar başlatıldı.【3】
6 Ekim: Erbakan’ın Libya ziyareti kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ziyaret sırasında Libya lideri Muammer Kaddafi’nin Türkiye’nin İsrail ile ilişkileri ve Kürt meselesine dair eleştirileri basına yansıdı. Erbakan ise yaptığı açıklamada Türkiye ile Libya’nın dost ve kardeş ülkeler olduğunu ifade etti; terör sorununun dış bağlantılı ideolojik unsurlardan kaynaklandığını belirtti.【4】

15 Haziran 1997 D-8 Liderler Zirvesi Hatıra Fotoğrafı (D-8)
21 Ekim: Türkiye’nin öncülüğünde sekiz Müslüman ülkenin katılımıyla oluşturulan D-8 oluşumu, İstanbul’da gerçekleştirilen toplantıyla kamuoyuna duyuruldu. Erbakan, bu girişimi G-8’e alternatif bir ekonomik iş birliği modeli olarak tanımladı ve İslam ülkeleri arasında daha ileri düzeyde ekonomik ve savunma iş birliği fikirlerini gündeme getirdi.【5】
3 Kasım: Balıkesir’in Susurluk ilçesi yakınlarında meydana gelen trafik kazası, devlet–siyaset–güvenlik bürokrasisi ve organize suç ilişkileri bağlamında geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Kazaya karışan araçta DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak, Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ ve Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan Abdullah Çatlı’nın birlikte bulunması, olayın kamuoyunda “Susurluk Skandalı” olarak anılmasına neden oldu. Bu gelişme, devlet içindeki gayriresmi yapılanmalar ve güvenlik politikaları üzerine yoğun bir siyasi ve toplumsal tartışma sürecini başlattı.
26 Aralık: Aczimendi lideri Müslüm Gündüz’ün İstanbul’daki evine polis operasyonu düzenlendi; operasyona eşlik eden basın, evde bulunan Fadime Şahin ile birlikte görüntüleri kamuoyuna yansıttı. Olay basında geniş yankı uyandırdı bazı gazetelerde tarikatlara ilişkin eleştirel yazı dizisi yayımlamaya başladı.【6】
11 Ocak: Başbakan Necmettin Erbakan, Başbakanlık Konutu’nda bazı dinî liderlerle iftar programı gerçekleştirdi. Program, bazı medya organlarında laiklik tartışmaları çerçevesinde ele alındı. Erbakan, konuya ilişkin açıklamasında, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in de farklı ülkelerin dinî temsilcileriyle benzer temaslarda bulunduğunu belirterek eleştirilerin içeriğine itiraz etti.
16 Ocak: CHP Genel Sekreteri Adnan Keskin ve 33 milletvekili, söz konusu iftar programı nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
31 Ocak: RP'li Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız tarafından düzenlenen "Filistin ile Dayanışma ve Kudüs Gecesi"nde İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Rıza Bagheri'nin de katılarak bir konuşma yapması ve sergilenen gösteriler, "rejim tartışmalarını" daha da alevlenmesine neden oldu. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM), Ankara Sincan’da gerçekleştirilen Kudüs Gecesi hakkında inceleme başlattı. Bekir Yıldız, dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, Sincan'dan tankların geçtiği gün Belediye Başkanı Yıldız'ı görevden uzaklaştırdı. Yıldız, beraberindeki 9 kişiyle "yasa dışı silahlı çeteye yardım, halkı kin ve düşmanlığa tahrik" iddiasıyla tutuklandı.【7】
1 Şubat: Başbakan Erbakan, üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakmayı öngören bir kararnameyi, hükümet ortağı Doğru Yol Partisi’nden bazı bakanların itirazlarına rağmen Bakanlar Kurulu’nun imzasına sundu.【8】
3 Şubat : Sincan Belediyesi'nin Kudüs Gecesi'ni düzenlediği çadırın çevresinde çekim yapan bir televizyon muhabiri ile belediye çalışanı arasında yaşanan fiziksel müdahale kamuoyuna yansıdı ve bu saldırı laik kesimlerde tepki topladı.
4 Şubat: Başbakan Necmettin Erbakan, grup toplantısında Sincan Belediyesi'nin düzenlediği gece için, provakatif olarak hata ile yapılan şeylerin ülkeyi yıkamayacağını söyledi, ancak bu sözleri tartışmaları yatıştırmaya yetmedi.【9】

4 Şubat 1997 Tarihinde Ankara Sincan'dan Tanklar Geçti Anadolu Ajansı
4 Şubat: Sincan’da askerler 15 tank ve 20 zırhlı araçla geçiş yaptı. Olay askeri müdahale tartışmalarını başlattı.
Hükümet ortağı Tansu Çiller, tankların yürütülmesi için "Sincan’daki olayı yok sayamayız, küçümseyemeyiz." dedi, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ise “Millete namlusunu çeviren tankları asla selamlamayız" diyerek tankların şehir içinde yürütülmesine karşı açıklamada bulundu.【10】 Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise, bu dönemde Başbakan Necmettin Erbakan'a bir uyarı mektubu gönderdi. Mektupta, laik düzenin korunması için mevcut yasaların eksiksiz uygulanması ve devlet kurumlarına köktendinci akımların sızmasının önlenmesi gerektiğine dair uyarılar yer aldı.【11】
Daha sonra Washington’da düzenlenen Türk-ABD Konseyi toplantısında konuşan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir, Sincan’daki gelişmelere atıfla "Sincan'da demokrasiye balans ayarı yaptık." ifadelerini kullandı.【12】
25 Şubat: Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya: “Aşırı dinci akımlar ise bugün, PKK tehdidinden daha büyük bir tehlike haline gelmiştir" açıklaması basına yansıdı.【13】
28 Şubat 1997 tarihinde Millî Güvenlik Kurulu, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel başkanlığında toplanmıştır. Yaklaşık 8 saat 45 dakika süren toplantı, MGK’nın o tarihe kadarki en uzun görüşmelerinden biri olmuştur. Toplantı sonunda hükûmete yönelik 20 maddelik bir karar listesi hazırlanmıştır.

MGK Toplantısı (TRT)
Kararlar arasında zorunlu temel eğitimin sekiz yıla çıkarılması ve irticai faaliyetlere karıştıkları gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ilişiği kesilen kişilerin belediyelerde istihdam edilmemesine yönelik düzenlemeler yer almıştır.
28 Şubat MGK kararları şunlardır:【14】
"1. Anayasamızda, cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer alan ve yine anayasanın 4. maddesi ile teminat altına alınan laiklik ilkesi büyük titizlikve hassasiyetle korunmalı, bunun korunması için mevcut yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı, mevcut yasalar uygulanmada yetersiz görülüyorsa yeni düzenlemeler yapılmalı.
2. Tarikatlarla bağlantılı özel yurt, vakıf ve okullar, devletin yetkili organlarınca denetim alıtna alınarak, Tevhid-i Tedrisat Kanunu gereği Milli Eğitim Bakanlığı'na devri sağlanmalı.
3. Genç nesillerin körpe dimağlarının öncelikle Cumhuriyet, Atatürk, vatan ve millet sevgisi, Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarma ülkü ve amacı doğrultusunda bilinçlendirilmesi ve çeşitli mihrakların etkisinden korunması bakımından;
4- 8 yıllık kesintisiz eğitim, tüm yurtta uygulamaya konulmalı,
5- Temel eğitim almış çocukların, ailelerinin isteğine bağlı olarak devam edebileceği Kuran kurslarının, Milli Eğitim Bakanlığı sorumluluğu ve kontrolünde faaliyet göstermeleri için gerekli idari ve yasal düzenlemeler yapılmalı.
6. Cumhuriyet rejimine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına sadık din adamları yetiştirmekle yükümlü, Milli Eğitim Kuruluşlarının Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun özüne uygun olarak ihtiyaç düzeyinde tutulmalı.
7. Yurdun çeşitli yerlerinde yapılan dini tesisler, belli çevrelere mesaj vermek amacıyla gündemde tutularak, siyasi istismar konusu yapılmamalı, bu tesislere ihtiyaç varsa, bunlar Diyanet İşleri Başkanlığı'nca incelenerek mahalli yönetimler ve ilgili makamlar arasında koordine edilerek gerçekleştirilmeli.
8. Mevcudiyetleri 677 sayılı yasa ile men edilmiş tarikatların ve bu kanunda belirtilen tüm unsurların faaliyetlerine son verilmeli, toplumun demokratik, siyasi ve sosyal hukuk düzeninin zedelenmesi önlenmeli.
9. İrticai faaliyetleri nedeniyle Yüksek Askeri Şura kararları ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ilişkileri kesilen personel konusu istismar edilerek TSK'yı dine karşıymış gibi göstermeye çalışan bazı medya gruplarının, Silahlı Kuvvetler ve mensupları aleyhindeki yayınları kontrol altına alınmalı.
10. İrticai faaliyetleri, disiplinsizlikleri veya yasa dışı örgütlerle irtibatları nedeniyle TSK'dan ilişikleri kesilen personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamı ile teşvik unsuruna imkan verilmemeli.
11. TSK'ya aşırı dinci kesimden sızmaları önlemek için mevcut mevzuat çerçevesinde alınan tedbirler; diğer kamu kurum ve kuruluşları, özellikle üniversite ve diğer eğitim kurumları ile bürokrasinin her kademesinde ve yargı kuruluşlarında da uygulanmalı.
12. Ülkemizi çağ dışı bir rejimden ve din istismarının sebep olabileceği muhtemel bir çatışmadan korumak için, İran İslam Cumhuriyeti'nin ülkemizdeki rejim aleyhtarı faaliyet, tutum ve davranışlarına mani olunmalı, bu maksatla İran'a karşı komşuluk münasebetimizi ve ekonomik ilişkilerimizi bozmayacak, fakat yıkıcı ve zararlı faaliyetlerini önleyecek bir tedbirler paketi hazırlanmalı ve yürürlüğe konulmalı.
13. Aşırı dinci kesimin Türkiye'deki mezhep ayrılıklarını körüklemek suretiyle toplumda kutuplaşmalara neden olacak ve dolayısıyla milletimizin düşmanca kamplara ayrılmasına yol açacak çok tehlikeli faaliyetler yasal ve idari yollarla mutlaka önlenmeli.
14. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Siyasi Partiler Yasası, Türk Ceza Yasasına ve bilhassa Belediyeler Yasasına aykırı olarak sergilenen olayların sorumluları hakkında gerekli yasal ve idari işlemler kısa zamanda sonuçlandırılmalı ve bu tür olayların tekrarlanmaması için her kademede kesin önlemler alınmalıdır.
15. Kıyafetle ilgili kanuna aykırı olarak ortaya çıkan ve Türkiye'yi çağdışı bir görünüme yöneltecek uygulamalara mani olunmalı, bu konudaki kanun ve Anayasa Mahkemesi kararları taviz verilmeden öncelikle ve özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında titizlikle uygulanmalıdır.
16. Çeşitli nedenlerle verilen, kısa ve uzun namlulu silahlara ait ruhsat işlemleri, polis ve jandarma bölgeleri esas alınarak yeniden düzenlenmeli, bu konuda kısıtlamalar getirilmeli. Özellikle pompalı tüfeklere olan talep dikkatle değerlendirilmeli.
17. Kurban derilerinin, mali kaynak sağlamayı amaçlayan ve denetimden uzak rejim aleyhtarı örgüt ve kuruluşlar tarafından toplanmasına mani olunmalı, kanunla verilmiş yetki dışındaki kurban derisi toplattırılmamalı.
18. Özel üniforma giydirilmiş korumalar ve buna neden olan sorumlular hakkında yasal işlemler ivedilikle sonuçlandırılmalı ve bu tür yasa dışı uygulamaların ulaşabileceği vahim boyutlar dikkate alınarak, yasa ile öngörülmemiş bütün özel korumalar kaldırılmalı.
19. Ülke sorunlarının çözümünü "Millet kavramı yerine ümmet kavramı" bazında ele alarak sonuçlandırmayı amaçlayan ve bölücü terör örgütüne de aynı bazda yaklaşarak, onları cesaretlendiren girişimler yasal ve idari yollardan önlenmeli.
20. Büyük kurtarıcı Atatürk'e karşı yapılan saygısızlıklar ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkındaki 5816 sayılı kanunun istismar edilmesine fırsat verilmemeli.
Başbakan Necmettin Erbakan, 20 maddelik MGK kararlarının bazı ifadelerini kabul etmeyerek kararları imzalamamıştır. 3 Mart 1997’de Doğru Yol Partisi’nin bazı önde gelen üyeleri, hükümetten çekilme çağrısında bulunmuştur. Bu dönemde Tansu Çiller, Başbakanlık’ta gerçekleştirdiği görüşmede Erbakan’ı MGK kararlarını imzalaması yönünde ikna etmeye çalışmıştır.
28 Şubat MGK kararlarının ardından, Tansu Çiller ve Necmettin Erbakan, kararların TBMM’de görüşülmesi ve uygulanması konusunda görüşmeler yürüttü. Ancak diğer partilerin tepkisi ve artan siyasi gerilim nedeniyle planlar tam olarak uygulanamadı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, MGK’nin anayasal bir organ olduğunu vurgulayıp kararların uygulanmasının önemine dikkat çekti.
3 Mart 1997’de DYP içinden bazı milletvekilleri ve parti yöneticileri hükümetten çekilme çağrısı yaptı. Aynı dönemde Çiller, Başbakanlık’ta Erbakan ile bir görüşme gerçekleştirerek MGK kararlarının imzalanması konusunda temaslarını sürdürdü.【15】
Süreç içinde çeşitli sivil toplum kuruluşları da kamuoyuna açıklamalar yapmıştır. Atatürkçü Düşünce Derneği, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) ve Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) yayımladıkları açıklamalarda MGK kararlarına destek verdiklerini bildirmiştir. 【16】
Süreç içinde yaşanan diğer gelişmeler şunlardır:
17 Nisan: Kanal D’de yayınlanan bir programa katılan Fethullah Gülen, Türkiye’yi idare edenlerin gerekli performansı gösteremediklerini, “Bu işi beceremedik, elimize yüzümüze bulaştırdık” deyip ayrılmaları gerektiğini ifade etti. 8 yıllık kesintisiz eğitimin İmam Hatiplere zararlı olmayacağını savunan Gülen, askerlerin bazı sivillerden daha demokrat olduklarını söyledi.【17】
17 Nisan: Erzurum Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Osman Özbek'in, isim vermeden Başbakan Necmettin Erbakan’ı hedef alan ve küfür içeren bir konuşması basına yansıdı.【18】 Bunun üzerine, Refah Partili bir milletvekili Özbek hakkında soruşturma açılması talebiyle Genelkurmay Başkanlığı’na başvuruda bulundu. Soruşturma izni için hazırlanan dosya Başbakan Erbakan’ın önüne geldi, ancak Erbakan, gerilimin daha da artmaması adına soruşturma izni vermedi.
11 Mayıs: Sultanahmet’te yüz binlerin katılımıyla 8 yıllık kesintisiz eğitimle İmam Hatiplerin kapatılmasına giden yola karşı tarihi bir miting yapıldı.【19】
13 Mayıs: MGK'da alınan kararlar doğrultusunda, Kılık Kıyafet Kanunu'na aykırı hareket eden kişilere yönelik bir operasyon başlatıldı. “Sarık operasyonu” olarak adlandırılan bu uygulama kapsamında, Fatih Çarşamba ve Sultanbeyli’de sarık ve cübbe giyen bazı kişiler gözaltına alındı.【20】
21 Mayıs: Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, “Türkiye’yi iç savaşa sürüklediği” ve "laik cumhuriyet ilkesine aykırı eylemlerin odağı olduğu" gerekçesiyle Refah Partisi’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı.【21】

Yargı Mensupları Genel Kurmay Başkanlığından Brifing Aldı (Gaste Arşivi)
26 Mayıs: Olağanüstü Yüksek Askeri Şura yapıldı. 161 subay ve astsubay ordudan ihraç edildi.
9 Haziran: Adalet Bakanı Şevket Kazan, Genelkurmay’ın irtica brifingine katılacak olan hâkim ve savcılara izin vermedi. Genelkurmay rest çekti: “Meşrutiyetin savcıları gelmez.”
10 Haziran: Genelkurmay, hâkim ve savcılara irtica brifingi verdi. Genelkurmay Karargâhı’nda gerçekleşen brifinge, yüksek yargı başkan ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 400 hâkim ve savcı katıldı. Bu konu yasaları uygulayan kişilerin yasalara uygun olmayan yollarla brifingler aldığını göstererek cumhuriyetin demokratik adalet anlayışını zedeledi.【22】
11 Haziran: Genelkurmay, yargı mensuplarının ardından medyaya da irtica brifingi verdi. 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin söylemlerini taşıyan brifingde, irtica tehdidinin cumhuriyete cihat açtığı belirtilerek, “rejimi silahla korumaktan söz edildi.【23】
14 Haziran: Ankara Etimesgut’taki zırhlı birliklerden hareket eden tankların öğle saatlerinde bir kez daha Sincan’dan geçtiği söylentisi çıktı.
18 Haziran: Artan siyasal gerginlik üzerine 19 Haziran 1997’de Necmettin Erbakan, başbakanlığı Tansu Çiller’e devretme ve erken seçime gitme planı çerçevesinde hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e sundu.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 20 Haziran 1997’de hükümeti kurma görevini, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sayısal ağırlığa sahip olan Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Tansu Çiller’e vermedi. Görev, Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a tevdi edildi. Demirel, bu tercihini yıllar sonra "ben Çiller’e görev verseydim gerginliğin devamına sebep olurdum. Takdirimi kullandım" diye anlattı.
Yılmaz’ın başbakanlığında ANAP, Demokratik Sol Parti (DSP) ve Demokrat Türkiye Partisi (DTP) arasında kurulan koalisyon hükümeti (55. Hükümet) göreve başladı. Bu dönemde 28 Şubat 1997 tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararlarının uygulanmasına yönelik düzenlemeler sürdürüldü.
16 Ağustos: 8 Yıllık kesintisiz eğitim yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.【24】 Bu düzenleme ile 8 yıllık ilköğretim zorunlu hale getirildi ve İmam Hatip Liseleri’nin ortaokul kısımları kapatıldı.
11 Eylül: Batı Çalışma Grubu’na ait belgeleri sızdırdığı gerekçesiyle yargılanan Onbaşı Kadir Sarmusak, mahkemede verdiği ifadede, aralarında kendisini yargılayan askeri savcının da bulunduğu 3.800 kişinin telefonlarının dinlendiğini ileri sürdü. “Askerler herkesi dinledi. 55. Hükümetin kuruluşunu anlatırsam çok kişi zorda kalır” dedi. 【25】
31 Ekim: Milli Güvenlik Kurulu’nda, 1992 tarihli Milli Güvenlik Siyaset Belgesi yeniden şekillendirildi. Belgeye, “irticanın öncelikli tehdit konumuna geldiği” ifadesi eklendi.【26】
18 Kasım: Anayasa Mahkemesi’nde Refah Partisi’nin kapatılma davasına başlandı. Necmettin Erbakan ilk gün 4,5 saat savunma yaptı.
6 Aralık: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 kişilik bir iş insanı grubuyla Siirt’i ziyaret etti. Cumhuriyet Meydanı’nda halka hitap eden Erdoğan, Ziya Gökalp’in "Asker Duası" adlı şiirini okudu.
23 Aralık: MGK toplantısında askerler, irticai faaliyetlere karşı sosyal ve ekonomik yaptırımların hızlandırılmasını ve "İslami sermaye" olarak nitelendirilen şirketlerin yakından takibe alınmasını talep etti.
25 Aralık: Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından düzenlenen törende, Fethullah Gülen’den “Ulusal Uzlaşma Ödülü” aldı.【27】
1998 yılı, 28 Şubat 1997 tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararlarının hukuki ve idari sonuçlarının belirginleştiği bir dönem oldu. Bu dönemde yaşanan önemli gelişmeler şunlardır:
16-18 Ocak: Refah Partisi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş’ın açtığı davada, “Laik cumhuriyet ilkesine aykırı eylemlerin odağı olduğu” iddiasıyla kapatıldı. Necmettin Erbakan ile birlikte 6 parti üyesi hakkında 5 yıl siyaset yasağı getirildi.【28】

Recep Tayyip Erdoğan'a Getirilen Siyaset Yasağını Gösteren Bir Gazete Manşeti (Gaste Arşivi)
10 Şubat: Başbakan Mesut Yılmaz, bir genelgeyle, memurların kılık kıyafetlerinin, yöneticiler tarafından sürekli kontrol edilmesini istedi.
11 Şubat: Başbakan Yılmaz, vali ve kaymakamları, bölücülük ve irticayla mücadele için kurulan Sivil Çalışma Grubu’nun (SÇG) üyesi yapan bir genelge yayınladı.【29】
23 Şubat: İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu, "başörtülü-sakallı" öğrencilerle ilgili bir genelge yayımladı. Genelgede, kız öğrencilerin başörtülü, erkek öğrencilerin ise sakallı olarak derslere, stajlara ve uygulamalara katılmalarının yasaklandığı belirtildi.【30】
13 Mart: Rektörler Komitesine katılan 71 üniversite rektörü, MGK Başmüşaviri Emekli Albay İbrahim Barutçuoğlu’ndan irtica konusunda brifing aldı. Brifingin ardından, üniversite rektörlerine başörtüsü yasağının uygulanması yönünde talimat verildi.【31】
17 Mart: Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Genelkurmay Karargâhı’nda askerlerden irtica brifingi aldı.【32】
21 Nisan: Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Siirt’te yaptığı konuşmada okuduğu ve Ziya Gökalp’e atfedilen bir şiir nedeniyle yargılandı. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, Erdoğan’ı Türk Ceza Kanunu’nun “halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçunu düzenleyen maddesi kapsamında 10 ay hapis cezasına çarptırdı.

Başörtüsü Yasağını Protesto Etmek için "İnanca Saygı Düşünceye Özgürlük İçin El Ele" Eylemi Düzenlendi (AA)
19 Haziran: Başörtüsü mağdurları tarafından organize edilen İstanbul’dan Ankara’ya Özgürlük Yürüyüşü başladı.
24 Eylül: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Recep Tayyip Erdoğan hakkında verilen hapis cezasını onadı. Kararın ardından İstanbul’da on binlerce kişi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi binası önünde toplanarak cezayı protesto etti.
11 Ekim: Başörtüsü yasaklarına karşı Türkiye genelinde yüz binlerce kişi tarafından “İnanca Saygı ve Düşünce Özgürlüğü İçin El Ele” eylemi düzenlendi. Olaysız ve şiddet içermeyen eyleme polis müdahale etti ve 600’den fazla kişi gözaltına alındı.【33】
5 Kasım: Danıştay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığını düşürdü.
1999 yılı, 28 Şubat sürecinin etkilerinin siyasal, hukuki ve toplumsal alanda devam ettiği bir dönem olarak öne çıkmıştır. Bu dönemde 1998’de kapatılan Refah Partisi sonrası kurulan Fazilet Partisi, eski RP kadrolarını bünyesinde topladı ve siyasi faaliyetlerini sürdürdü.18 Nisan 1999’daki genel seçimlerde koalisyon hükümetleri dönemi devam etti; ANAP-DSP-DTP koalisyonu (55. Hükümet) yürütmede etkin rol oynadı.
2 Mayıs: Fazilet Partisi’nden İstanbul Milletvekili seçilen Merve Kavakçı, Meclis Genel Kurulu’na başörtülü olarak girdi. Bunun üzerine, Kavakçı’nın yemin etmesini engellemek amacıyla Demokratik Sol Parti milletvekilleri kürsüyü çevreleyerek 45 dakika boyunca "dışarı" sloganları attı. Başbakan Bülent Ecevit, kürsüye gelerek, "Burası devlete meydan okunacak yer değildir. Bu hanıma haddini bildirin." ifadelerini kullandı.
Fazilet Partisi Milletvekili Seçilen Merve Kavakçı Mecliste Protesto Edildi (Yeni Şafak)
3 Mayıs: Ankara DGM Başsavcılığı FP İstanbul Milletvekili Merve Kavakçı hakkında, “Halkı, din, mezhep, sınıf ve bölge farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça kışkırtmak” iddiasıyla soruşturma başlattı.【34】
13 Mayıs: Milletvekili Merve Kavakçı, Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığından çıkarıldı.【35】
28 Mayıs: DSP, MHP ve ANAP koalisyon protokolünü imzaladı. Protokolde, “türbanın kamu kurumlarında siyasal simgeye dönüştürülmesine karşı yasal önlemlerin sürdürüleceği” belirtildi.
14 Haziran: Türkiye genelinde yapılan Anadolu ve Fen Liseleri’ne giriş sınavına, başörtülü öğrenciler alınmadı.【36】
22 Temmuz: Kur’an-ı Kerim’in 12 yaşından önce öğrenilmesini yasaklayan yasa tasarısı, DSP, MHP ve ANAP’ın oylarıyla kanunlaştı.【37】
2 Ağustos: YÖK Başkanı Kemal Gürüz: ‘Türban yasağı’nı bu yıl da titizlikle uygulanacak dedi【38】
3 Eylül: Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu: “28 Şubat bir süreçtir. İrtica tehdidi bin yıl sürerse, 28 Şubat da bin yıl sürecek.”【39】
4 Eylül: Başbakan Bülent Ecevit: “İrticai yayınlarla orduyu o kadar tahrik ettiler ki, Genelkurmay Başkanı da patladı.”
18 Ekim: Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, Terörle Mücadele polisleri ve çok sayıda gazeteciyle birlikte gece yarısı milletvekili Merve Kavakçı’nın evine baskın düzenledi. Kavakçı’nın evine girmek isteyen polisler, bazı milletvekilleri tarafından engellendi. Yaşanan olay, basın aracılığıyla kamuoyuna yansıtıldı.
12 Aralık: İnsan Hak ve Özgürlükleri Platformu tarafından, “İnanca, Düşünceye ve Emeğe Saygı İçin El Ele Zinciri” oluşturuldu. Türkiye çapında oluşturulan zincire on binlerce kişi katıldı.
22 Haziran 2001: Necmettin Erbakan: “Demokrasilerde parti kapatma diye bir şey yok. Onun için kapatma kararının bir toz kadar değeri yoktur. Kapıdaki levhayı değiştirir, yola devam ederiz.”
14 Ağustos 2001: Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki siyasi oluşum tarafından, Adalet ve Kalkınma Partisi kuruldu.
9 Ocak 2002: Anayasa Mahkemesi, Ak Parti Genel Başkanı ve kurucu üyesi Recep Tayyip Erdoğan`ın kurucu üyelikten çıkarılması için AK Parti’ye ihtar verilmesini kararlaştırdı.
17 Nisan: AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1992 yılında Rize’de yaptığı bir konuşmanın kaseti, 10 yıl sonra bir televizyon kanalında yayınlandı. Ankara ve Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Başsavcılıkları, konuşmada orduya ve laikliğe hakaret edildiği iddiasıyla soruşturma başlattı.
23 Nisan: Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu: “Erdoğan’ın düşüncelerinde değişen bir şey yok. 70 yıldan beri siyaset sahnesinde düşünceler devam ediyor. Biz boşuna demedik ‘28 Şubat bin sene devam eder’ diye.”
25 Nisan: Başbakan Bülent Ecevit, AK Parti’nin geçmişteki siyasi oluşumların devamı niteliğinde olduğunu belirterek, ilk seçimde etkisini kaybedeceğini ve "sabun köpüğü gibi dağılacağını" ifade etti.【40】
21 Haziran: Rahim kanseri tedavisi gören ve böbrek yetmezliği nedeniyle İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvuran 71 yaşındaki Medine Bircan’ın, sağlık karnesindeki fotoğrafının başörtülü olması nedeniyle diyalize alınmadığı ortaya çıktı.【41】
27 Haziran: Sağlık karnesindeki başörtülü fotoğrafına fotomontajla peruk eklenmesinin ardından günler sonra tedavisine başlanılan Medine Bircan, hayatını kaybetti.
Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldikten sonra 28 Şubat süreci, siyasi ve hukuki açıdan sıkça gündeme gelmiştir. Refah Partisi’nin kapatılması ve eski yöneticilere getirilen siyaset yasakları, AK Parti’nin kuruluşunda ve ilk yıllarında tartışma konusu olmuş, parti kapatılan kadroları yeni çatı altında toplamıştır. 28 Şubat döneminde getirilen 8 yıllık kesintisiz eğitim ve imam hatip liselerine ilişkin düzenlemeler gözden geçirilmiş, katsayı uygulaması kaldırılmış ve imam hatiplerin orta kısımları yeniden açılmıştır. Süreç, sivil-asker ilişkileri, laiklik uygulamaları ve toplumsal etkileri bağlamında “post-modern darbe” olarak anılmaya devam etmiş, AK Parti döneminde askerî vesayetin siyaset üzerindeki etkisi sınırlanmıştır.
Bu dönemde yaşanan önemli gelişmeler şunlardır:
25 Ekim 2003: Ankara Üniversitesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği "Cumhuriyet'e Saygı Yürüyüşü" düzenlendi. Etkinliğe 30 bin rektör katıldı.【42】【43】
29 Haziran 2004: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Leyla Şahin’in başörtüsü yasağına karşı açtığı davayı karara bağladı. Mahkeme, başörtüsü yasağının insan hakları ihlali teşkil etmediğini belirterek, üniversitelere giren bireylerin laiklikten kaynaklanan yükümlülükleri kabul etmiş sayıldığını ifade etti.【44】
25 Nisan 2005: Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin: “Anayasa’daki laik düzenlemeler kaldığı sürece, türbanlı kızların yükseköğretim kurumlarına öğrenci sıfatıyla, öğrenimlerinden sonra resmi dairelere kamu görevlisi olarak girmelerini sağlayacak tüm yasal düzenlemeler Anayasa’ya aykırı olacaktır.” dedi.【45】
1 Mayıs 2006: Süleyman Demirel: “Türkiye laiklikten vazgeçemez. Herkes aklını başına toplasın. Türban özgürlük falan değildir. Bu gericiliktir. İlle başı bağlı okumak istiyorsan, başı bağlı olarak okunabilen yerler var, oraya git. Arabistan’da falan öyle yerler vardır, oraya gidin. Orada okuyun.”
12 Nisan: 2007’te Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığı görev süresinin dolmasına kısa bir süre kala bu makamın geleceği önemli bir tartışma konusu oldu. Cumhurbaşkanlığı seçim süreci Nisan ayında başlayacak şekilde planlanmıştı ve TBMM, yeni cumhurbaşkanını seçmek üzere oylamalara hazırlanıyordu. Org. Yaşar Büyükanıt, 12 Nisan 2007’de yaptığı basın toplantısında, cumhurbaşkanının “Cumhuriyetin temel değerlerine sözde değil özde bağlı” biri olması gerektiğini kamuoyuna bildirdi; bu ifade seçim sürecinin gündeminde yer aldı.

13 Nisan 2007 Cumhuriyet Gazetesi Manşeti (Gaste Arşivi)
Bu dönemde TBMM’de cumhurbaşkanı seçimi için yeterli “367 oy” tartışması ve muhalefetin katılım kararları gündeme geldi; seçim turlarında gerekli oy sayısına ulaşılamaması üzerine süreç uzadı. 27 Nisan’da Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinden yayımlanan açıklama, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde laiklik ve devlet yapısına bağlılık konularında uyarıda bulunmuş bu durum kamuoyunda e-muhtıra olarak adlandırılmıştır.
19 Eylül: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni anayasa çalışmaları kapsamında başörtüsü yasağının kaldırılması gerektiğini ifade etti.
21 Ekim: Cumhurbaşkanını halkın seçmesini de içeren anayasa değişikliği referandumu yapıldı. Değişiklik paketi %69 “Evet” oyuyla kabul edildi.
10 Aralık: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erdoğan Teziç’ten boşalan YÖK Başkanlığı’na, ODTÜ Sosyoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ı atadı.
14 Aralık: Yusuf Ziya Özcan: “İki vizyonum var. Bunlardan bir tanesi bütün yasakların üniversitelerden kalkması, ikincisi de üniversitelerin asli görevi olan bilimselliğe daha fazla önem vermeleri.”【46】
9 Şubat: Üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldıran anayasal düzenleme, meclis genel kurulunda 411 milletvekilinin oyuyla kabul edildi.
10 Şubat: Hürriyet gazetesi “411 El Kaosa Kalktı” manşetini attı.
21 Şubat: Cumhurbaşkanı Gül, yükseköğretimde başörtüsünün serbest bırakılmasını öngören anayasa değişikliğini onayladı.
24 Şubat: YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, üniversite rektörlüklerine, başörtüsü yasağının uygulanmamasına yönelik bir genelge gönderdi.
5 Ekim 2010: YÖK, başörtülü olduğu gerekçesiyle, öğrencisini dersten çıkaran öğretim üyesi hakkında disiplin soruşturması yürütüleceğini açıkladı.
2 Eylül 2013: 28 Şubat sürecinde askerin siyasete müdahalesi, olaydan 15 yıl sonra yargıya taşındı. Eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'nın da aralarında bulunduğu 103 sanık hakkında, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak" suçlamasıyla dava açıldı. Dava kapsamında, dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir ve Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak’ın da aralarında bulunduğu 19 kişi tutuklu yargılanırken, Karadayı'nın tutuksuz yargılanmasına karar verildi.
Başbakan Erdoğan Kamuda Başörtü Yasağını Sonlandıran İlan Ediyor (BBC Türkçe)
30 Eylül 2013: Başbakan Erdoğan, 'ayrımcılık' diye tanımladığı uygulamayı değiştirdiklerini ve kamu kurumlarında başörtüsü yasağını kaldırdıklarını açıkladı.
19 Ağustos 2021: "Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten men" suçlamasıyla, 28 Şubat sürecinde etkin rol oynayan Çevik Bir ve 21 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme kararı doğrultusunda, hüküm giyen sanıkların rütbeleri söküldü.
16 Mayıs 2024: 28 Şubat 1000 yıl sürecek diyen Hüseyin Kıvrıkoğlu ve Çevik Bir’in bulunduğu darbeci ekip hapiste 1000 gün kaldıktan sonra 1001. gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kocama hali dolayısıyla affedildi.
28 Şubat süreci olarak anılan dönemde alınan kararlar ve uygulamalar, temel hak ve özgürlükler bağlamında çeşitli tartışmalara konu olmuştur.
Din ve vicdan özgürlüğü: Süreçte özellikle başörtüsü uygulamaları üzerinden din ve vicdan hürriyeti alanında sınırlamalar gündeme gelmiştir. Başörtülü öğrencilerin eğitim kurumlarına kabul edilmemesi ve kamu kurumlarında başörtüsüne yönelik yasakların uygulanması, 1982 Anayasası’nın 24. maddesinde güvence altına alınan din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmiştir. Söz konusu maddede herkesin vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahip olduğu ve bu nedenlerle kınanamayacağı veya suçlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
Eğitim hakkı: Üniversitelerde başörtüsü nedeniyle yaşanan uygulamalar ve kamuoyunda “ikna odaları” olarak anılan yöntemler, eğitim hakkı bağlamında eleştirilmiştir. Anayasa’nın 42. maddesi “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz” hükmünü içermekte olup, dönemin uygulamaları bu hüküm çerçevesinde hukuki ve toplumsal tartışmalara yol açmıştır.
İfade ve örgütlenme özgürlüğü: Bazı dernek, vakıf ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin sınırlandırılması veya kapatılması, ifade ve örgütlenme özgürlükleri kapsamında değerlendirilmiştir. Anayasa’nın 26. maddesi düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini, 33. maddesi ise dernek kurma hakkını güvence altına almaktadır. Süreçteki uygulamalar, bu hakların sınırları ve kamu düzeni gerekçeleri bakımından kamuoyunda farklı yorumlara neden olmuştur.
Mülkiyet hakkı: Bazı iş insanları ve sermaye gruplarının ekonomik baskıya maruz kaldığı yönündeki iddialar, Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı çerçevesinde tartışılmıştır. Bu madde, mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğini hükme bağlamaktadır. Süreçteki ekonomik uygulamalar, hukuki dayanak ve ölçülülük ilkesi bakımından değerlendirilmiştir.
Özel hayatın gizliliği: Batı Çalışma Grubu (BÇG) tarafından bazı kişilerin fişlendiğine ilişkin iddialar, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkı bağlamında ele alınmıştır. Kişisel verilerin toplanması ve saklanmasına ilişkin uygulamalar, mahremiyet ve hukuka uygunluk ilkeleri açısından tartışma konusu olmuştur.
Siyasal haklar: 28 Şubat sürecinde Refah Partisi liderliğindeki hükümetin istifası ve sonrasında partinin kapatılması, seçme ve seçilme hakkı ile siyasal faaliyette bulunma özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmiştir. Anayasa’nın 67. maddesi vatandaşların seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarını düzenlemektedir. Sürece ilişkin yargılamalarda, dönemin bazı aktörleri hakkında Türk Ceza Kanunu’nun hükümeti cebren ortadan kaldırmaya teşebbüse ilişkin hükümleri kapsamında davalar açılmıştır.
[1]
T.C. Yüksek Seçim Kurulu, ‘’1983-2007 Yılları Arasında Yapılan Milletvekili Genel Seçimleri,’’ Erişim: 27 Şubat 2025, https://www.ysk.gov.tr/tr/1983-2007-yillari-arasi-milletvekili-genel-secimleri/3008
[2]
Anadolu Ajansı, "Eski Başbakan Tansu Çiller 28 Şubat sürecini anlattı,’’ Erişim: 27 Şubat 2025.https://www.aa.com.tr/tr/28-subat/eski-basbakan-tansu-ciller-28-subat-surecini-anlatti/2159584
[3]
D-8 Organization for Economic Cooperation, ‘’Brief History of D-8,’’ Erişim: 27 Şubat 2025, https://developing8.org/about-d-8/brief-history-of-d-8/
[4]
Sinan Çetinkaya. “Erbakan’ın Kaddafi’ye Cevabı (TVlerde Gösterilmeyen).” YouTube. 27 Ekim 2011. https://www.youtube.com/watch?v=E5aFjCUaWsk.
[5]
D-8 Organization for Economic Cooperation. “Brief History of D-8.” 2023. https://developing8.org/about-d-8/brief-history-of-d-8/.
[6]
Türkiye'de ve Dünya'da Darbeler. “28 Şubat’ın Kronolojisi.” Haziran 2021. https://darbeler.com/28-subatin-kronolojisi/.
[7]
Budak , Cemil Murat . 2026. “28 Şubat "Postmodern Darbesi"Nin Üzerinden 29 Yıl Geçti.” Anadolu Ajansı. 2026. https://www.aa.com.tr/tr/28-subat/28-subat-postmodern-darbesinin-uzerinden-29-yil-gecti/3841544.
[8]
Anadolu Ajansı, "Postmodern darbe 28 Şubat"ın üzerinden 28 yıl geçti’’ Erişim: 27 Şubat 2025, https://www.aa.com.tr/tr/28-subat/postmodern-darbe-28-subatin-uzerinden-28-yil-gecti/3494886
[9]
32.Gün Belgeseli. “28 Şubat Belgeseli 7. Bölüm | 32. Gün Arşivi.” YouTube. 1 Eylül 2017. https://www.youtube.com/watch?v=JQRXu0M9Tdo.
[10]
GZT, Muhsin Yazıcıoğlu'nun siyasi duruşunu yansıtan 10 sözü, Erişim: 27 Şubat 2025. https://www.gzt.com/jurnalist/muhsin-yazicioglunun-siyasi-durusunu-yansitan-10-sozu-2932586
[11]
NTV. “Demirel’den Erbakan’a 28 Şubat Mektubu.” 27 Şubat 2012. https://www.ntv.com.tr/turkiye/demirelden-erbakana-28-subat-mektubu,j8eLjpoPKkOMKNvPyXxRzw.
[12]
Yenişafak Gazetesi. “28 Şubat 'Postmodern Darbe’sinin Karanlık Günleri: ‘Demokrasiye Balans Ayarı Yaptık’ Denilmişti.” 28 Şubat 2023. https://www.yenisafak.com/gundem/28-subat-postmodern-darbesinin-karanlik-gunleri-demokrasiye-balans-ayari-yaptik-denilmisti-4511473.
[13]
Milliyet. "Demokrasiyi seviyoruz,” 25 Şubat 1997, Erişim: 27 Şubat 2025, https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/demokrasiyi-seviyoruz-5386712
[14]
Anadolu Ajansı. “MGK’nın ‘28 Şubat’ Tutanakları Mahkemede.” 2026. https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/mgknin-28-subat-tutanaklari-mahkemede/216613.
[15]
Tosun, Mehmet. “28 Şubat 'Postmodern Darbe’sinin Üzerinden 25 Yıl Geçti.” 1 Mart 2022. https://www.aa.com.tr/tr/28-subat/28-subat-postmodern-darbesinin-uzerinden-25-yil-gecti/2516611.
[16]
Öztürk, Mehmet. “28 Şubat Darbesi ve Hukuki Değerlendirmeler.” Türk Hukuku Araştırmaları Dergisi 12, no. 1 (2015): 45–68. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3964658
[17]
Yeni Şafak, "Fetullah Gülen 28 Şubata Böyle Destek Olmuştu," Video Galeri, son erişim: 28 Şubat 2025, https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/fetullah-gulen-28-subata-boyle-destek-olmustu-2084920
[18]
Yenişafak. "General Osman Özbek, Erbakan'a böyle hakaret etmişti," YouTube video, son erişim: 28 Şubat 2025, https://www.youtube.com/watch?v=1OfTVlMNvfs
[19]
Milliyet Gazetesi. “Sultanahmet’te Gövde Gösterisi.” Milliyet. 11 Mayıs 1997. https://www.milliyet.com.tr/the-others/sultanahmette-govde-gosterisi-5383630.
[20]
Milliyet Gazetesi, “Sarık Yasak, Çarşaf Serbest.” 13 Mayıs 1997. https://www.milliyet.com.tr/siyaset/sarik-yasak-carsaf-serbest-5383489.
[21]
Anayasa Mahkemesi, "Siyasi Parti Kararları, 1998/1/1," son erişim: 28 Şubat 2025, https://siyasipartikararlar.anayasa.gov.tr/SP/1998/1/1
[22]
Milliyet Gazetesi, "İrtica'nın Kaynakları Açıkladı," 11 Haziran 1997, son erişim: 28 Şubat 2026, https://www.milliyet.com.tr/siyaset/irticanin-kaynaklari-acikladi-5381519
[23]
Arpacık, Cihat. “28 Şubat’ın Meşhur Medya Brifinginin Üzerinden 23 Yıl Geçti; Brifingi Veren Korgeneral Çetin Doğan, ‘Her Zaman Kraldan Çok Kralcılar Vardı’ Diyor.” Independent Türkçe. 29 Nisan 2020. https://www.indyturk.com/node/171206/medya/28-%C5%9Fubat%E2%80%99%C4%B1n-me%C5%9Fhur-medya-brifinginin-%C3%BCzerinden-23-y%C4%B1l-ge%C3%A7ti-brifingi-veren.
[24]
Gündüz, Mustafa. 2022. “SEKİZ YILLIK KESİNTİSİZ EĞİTİM .” Türk Maarif Ansiklopedisi. 2022. https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/sekiz-yillik-kesintisiz-egitim.
[25]
Anadolu Ajansı, "Hemen hemen herkesi dinliyorduk," son erişim: 28 Şubat 2025, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/-hemen-hemen-herkesi-dinliyorduk/436111
[26]
Ergin, Sedat. 1997. “İrtica Tehdidi, Devletin En Önemli Belgesinde.” 2 Kasım 1997. https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sedat-ergin/irtica-tehdidi-devletin-en-onemli-belgesinde-39271634.
[27]
Hürriyet, "Uzlaşma Ödülleri," son erişim: 28 Şubat 2025, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/uzlasma-odulleri-39280723
[28]
T.C. Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası. "Siyasi Parti Kararları, 1998/1/1." Son erişim: 28 Şubat 2026. https://siyasipartikararlar.anayasa.gov.tr/SP/1998/1/1
[29]
Hürriyet Gazetesi “Yılmaz’dan Kılık Kıyafet Genelgesi.” 29 Mart 1998. https://www.hurriyet.com.tr/gundem/yilmazdan-kilik-kiyafet-genelgesi-39012041.
[30]
Hürriyet Gazetesi. “Kılık Kıyafet Depremi.” 27 Şubat 1998. https://www.hurriyet.com.tr/gundem/kilik-kiyafet-depremi-39007893
[31]
Hukukcular Derneği "Basortusu Raporu," Ekim 1998, son erişim: 28 Şubat 2026, https://hukukcular.org.tr/wp-content/uploads/Basortusu_raporu_13.5x21.pdf
[32]
Hürriyet Gazetesi “Demirel’e TSK’dan Irtica Brifingi.” 17 Mart 1998. https://www.hurriyet.com.tr/gundem/demirel-e-tsk-dan-irtica-brifingi-39010208.
[33]
Kulaoğlu, Hasan Hüseyin. “‘El Ele Insan Zinciri’ 28 Şubat’a Karşı Duruşu Ülke Geneline Yaydı.” Anadolu Ajansı. 27 Şubat 2021. https://www.aa.com.tr/tr/28-subat/el-ele-insan-zinciri-28-subata-karsi-durusu-ulke-geneline-yaydi/2157779.
[34]
Anadolu Ajansı, "Merve Kavakçı Olayının Şahitleri O Günü Anlattı," son erişim: 28 Şubat 2025, https://www.aa.com.tr/tr/politika/merve-kavakci-olayinin-sahitleri-o-gunu-anlatti/207423
[35]
TBMM, "Tutanak TBMM d21 c018 b030 tbmm210180300648," son erişim: 28 Şubat 2025, https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d21/c018/b030/tbmm210180300648.pdf
[36]
Yenişafak Gazetesi. “Sınava Alınmadılar.” 14 Haziran 1999. https://www.yenisafak.com/gundem/sinava-alinmadilar-586967.
[37]
Yeni Şafak Gazetesi “Tarihimize Kara Leke.” Erişim: 28 Şubat 2026. https://www.yenisafak.com/arsiv/1999/temmuz/24/gundem/gund1.html.
[38]
Hürriyet, "Turban Yaşına Uymayan Gider," son erişim: 28 Şubat 2025, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/turban-yasagina-uymayan-gider-39094157
[39]
T24. “Eski Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu: İrtica Bin Yıl Sürerse 28 Şubat Da Bin Yıl Sürecek Dedim.” 28 Temmuz 2019 https://t24.com.tr/gundem/eski-genelkurmay-baskani-kivrikoglu-irtica-bin-yil-surerse-28-subat-da-bin-yil-surecek-dedim.
[40]
Hürriyet, "CHP Bölücü Partiyle İşbirliği Yapıyor," son erişim: 28 Şubat 2025, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/chp-bolucu-partiyle-isbirligi-yapiyor-67866
[41]
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, İnsan Hakları Bağlamında 28 Şubat Darbesi Raporu (Ankara: Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Şubat 2022)
[42]
Milliyet Gazetesi, “Rektörlerin 30 Bin Kişi Ile Yaptığı Cumhuriyet Yürüyüşü...” 24 Ekim 2003. https://www.milliyet.com.tr/gundem/rektorlerin-30-bin-kisi-ile-yaptigi-cumhuriyet-yuruyusu-5144745.
[43]
Yeni Şafak Gazetesi. “Öğretim Üyelerine ‘Yürüyüş’ Baskısı.” 25 Ekim 2003 https://www.yenisafak.com/arsiv/2003/ekim/25/g01.html.
[44]
Akman, Muhammed Ali. 2026. "Aleyhimde Karar Veren AİHM’e Yıllar Sonra Hakim Seçtim." Anadolu Ajansı. 25 Ocak 2017 https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/aleyhimde-karar-veren-aihm-e-yillar-sonra-hakim-sectim/734751.
[45]
NTV Haber. “Mustafa Bumin’in Konuşmasının Geniş Özeti.” 25 Nisan 2005, Erişim: 28 Şubat 2026 http://arsiv.ntv.com.tr/news/320752.asp.
[46]
Hürriyet, "YÖK Başkan, Özcan: Amacımız Yasakları Kaldırmak," son erişim: 28 Şubat 2025, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/yok-baskani-ozcan-amacimiz-yasaklari-kaldirmak-7848596
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"28 Şubat Süreci" maddesi için tartışma başlatın
28 Şubat Sürecine Doğru
1995 Yılı Genel Seçimleri
Refah-Yol İktidarı
1997 Yılı Gelişmeler
Sincan'dan Tankların Geçmesi
28 Şubat Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı ve Kararları
MGK Kararları Sonrası Yaşanan Süreç
Refah - Yol Hükümetinin İstifası Sonrası Yaşanan Gelişmeler
1998 Yılı
1999 - 2000 - 2001 Yılları
2002 Yılı
AK Parti İktidarı Sonrası Yaşanan Süreç (2002 Yılından - Günümüze)
2007 Yılı
28 Şubat Sürecindeki Yasal İhlaller