
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleştirilecek görüşme, iki ülke arasındaki ticaret savaşları, İran krizi, Tayvan meselesi, yapay zekâ rekabeti ve nükleer silahlar gibi çok boyutlu küresel meselelerin ele alınacağı kritik diplomatik temaslardan biri olarak değerlendirilmektedir.
Trump’ın 13-15 Mayıs tarihleri arasında Çin’e gerçekleştireceği ziyaretin, bir ABD başkanının yaklaşık on yıl sonra Çin’e yaptığı ilk resmi ziyaret olacağı belirtilmiştir. Görüşmelerin Pekin’de yapılacağı ve liderlerin yaklaşık altı ay sonra ilk kez yüz yüze bir araya geleceği aktarılmıştır.
ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin son yıllarda özellikle ticaret savaşları, İran savaşı, Tayvan gerilimi ve teknoloji alanındaki rekabet nedeniyle ciddi şekilde gerildiği ifade edilmiştir. Trump yönetiminin Çin’e yönelik yüksek gümrük tarifeleri uyguladığı, Çin’in ise buna karşılık verdiği belirtilmiştir.
Görüşmelerde iki ülke arasında yeni ticaret ve yatırım mekanizmalarının oluşturulmasının gündeme geleceği bildirilmiştir. ABD’li yetkililer, Çin’in Boeing uçakları, Amerikan tarım ürünleri ve enerji alanlarında yeni satın alma anlaşmaları açıklayabileceğini ifade etmiştir.
Tarafların ayrıca nadir toprak elementleri konusunda daha önce sağlanan geçici uzlaşının uzatılmasını değerlendireceği aktarılmıştır. Çin’in, dünya nadir toprak elementleri üretiminde kritik konuma sahip olduğu ve bu durumun özellikle ABD teknoloji ve savunma sanayisi açısından stratejik önem taşıdığı vurgulanmıştır.
ABD Başkanı Trump’ın ilk başkanlık döneminden itibaren Çin’e yönelik korumacı ekonomi politikaları izlediği, 2018 yılında yüz milyarlarca dolarlık Çin ürününe ek vergi uyguladığı belirtilmiştir. Joe Biden döneminde de bu politikaların büyük ölçüde devam ettiği aktarılmıştır.
Trump ile Şi arasındaki görüşmelerde İran savaşının ana gündem maddelerinden biri olacağı ifade edilmiştir. Çin’in İran petrolünün en büyük alıcılarından biri olduğu ve Washington yönetiminin Pekin’e, Tahran üzerindeki etkisini kullanması yönünde baskı yaptığı belirtilmiştir.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in, Çin’i İran’ın enerji gelirleri üzerinden “İran’ı finanse etmekle” suçladığı aktarılmıştır. Çin’in ise ABD’nin İran’a yönelik tek taraflı yaptırımlarını tanımadığı ve savaşın sona ermesi çağrısında bulunduğu kaydedilmiştir.
İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına karşılık olarak Hürmüz Boğazı’nı kapattığı, bunun küresel enerji taşımacılığı ve dünya ekonomisi üzerinde ciddi baskı oluşturduğu ifade edilmiştir. Özellikle Orta Doğu enerji ithalatına bağımlı Asya ülkelerinin krizden önemli ölçüde etkilendiği belirtilmiştir.
Tayvan konusunun ABD-Çin ilişkilerindeki temel anlaşmazlık alanlarından biri olmaya devam ettiği belirtilmiştir. Çin’in Tayvan’ı kendi toprağı olarak gördüğü, ABD’nin ise Tayvan’a askeri ve siyasi destek sağlamayı sürdürdüğü aktarılmıştır.
ABD’li yetkililerin, Washington yönetiminin Tayvan politikasında değişiklik olmayacağını vurguladığı ifade edilmiştir. Çin’in son yıllarda Tayvan çevresindeki askeri faaliyetlerini artırdığı ve bunun bölgesel güvenlik açısından risk oluşturduğu değerlendirilmiştir.
Görüşmelerde yapay zekâ teknolojilerinin askeri ve stratejik kullanımının da gündeme geleceği bildirilmiştir. ABD yönetiminin Çin’in geliştirdiği ileri düzey yapay zekâ modellerinden endişe duyduğu ve iki ülke arasında bu konuda iletişim kanalı oluşturulmasının değerlendirildiği aktarılmıştır.
Ayrıca Washington yönetiminin uzun süredir Çin ile nükleer silah kontrolü konusunda görüşmeler yapmak istediği ancak Pekin’in bu konuda isteksiz davrandığı belirtilmiştir. Çinli yetkililerin, ABD’ye özel görüşmelerde nükleer silah kontrolü müzakerelerine ilgi duymadıklarını ilettiği kaydedilmiştir.
ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşlarının 2018 yılında Trump yönetiminin Çin mallarına yönelik büyük çaplı gümrük vergileri uygulamasıyla başladığı belirtilmiştir. Çin ekonomisinin uzun süre ABD pazarına bağımlı olduğu ancak son yıllarda yeni ticaret ortakları geliştirerek ihracat ağını çeşitlendirdiği aktarılmıştır.
Çin’in aynı zamanda yarı iletkenler, robot teknolojileri ve yapay zekâ alanlarında yerli üretim kapasitesini artırarak Batılı teknoloji şirketlerine bağımlılığı azaltmaya çalıştığı ifade edilmiştir.
Trump-Şi görüşmesinin yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, küresel ekonomi, enerji güvenliği ve jeopolitik dengeler açısından da kritik önem taşıdığı değerlendirilmektedir. Görüşmelerin sonucunun, İran savaşı, küresel ticaret sistemi, enerji piyasaları ve ABD-Çin rekabetinin geleceği üzerinde etkili olabileceği ifade edilmektedir.
ABD Başkanı Donald Trump’ın 13-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Çin’e gerçekleştireceği resmi ziyarete eşlik eden iş heyetinde, yapay zeka çipleri alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketi Nvidia’nın Kurucusu ve Üst Yöneticisi Jensen Huang’ın da yer aldığı bildirilmiştir.
Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, Huang’ın, Trump ve beraberindeki heyeti taşıyan başkanlık uçağına Alaska’daki yakıt ikmali sırasında katıldığı belirtilmiştir. Huang’ın ismi, Beyaz Saray’ın daha önce açıkladığı resmi heyet listesinde yer almamış, bu durum kamuoyunda Nvidia’nın ziyarete davet edilmediğine ilişkin çeşitli spekülasyonlara neden olmuştur.
Nvidia tarafından geliştirilen ileri düzey yapay zeka çiplerinin, yapay zeka modellerinin eğitilmesi ve işletilmesi açısından kritik öneme sahip olduğu ifade edilmektedir. Çin’de yapay zeka ve bulut bilişimi alanında faaliyet gösteren şirketlerin bu çiplere yoğun talep gösterdiği, bu nedenle Nvidia’nın Çin’de geniş bir satış ağına sahip olduğu aktarılmıştır.
ABD yönetiminin, Çin’in ileri teknoloji alanındaki kapasitesini sınırlandırma politikası kapsamında çip ihracatına yönelik çeşitli kontroller uyguladığı belirtilmektedir. Buna karşın Trump yönetiminin, Nvidia’nın küresel çip pazarındaki liderliğinin zarar görmemesi amacıyla, geçen yılın sonunda H200 çiplerinin Çin’e satışına belirli şartlarla izin verdiği kaydedilmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre, Çin’e yapılan satışların ABD iç pazarındaki satışların yüzde 50’sini aşmaması ve elde edilen gelirin yüzde 25’inin ABD hazinesine aktarılması şart koşulmuştur.
Trump’ın Çin ziyaretine eşlik eden iş heyetinde finans, teknoloji, havacılık, biyoteknoloji ve ticaret alanlarında faaliyet gösteren 17 Amerikan şirketinin temsilcilerinin yer aldığı belirtilmiştir. Heyette özellikle yapay zeka, çip üretimi ve bilişim teknolojileri gibi ABD’nin Çin’e yönelik ihracat kısıtlamaları uyguladığı stratejik sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin temsilcilerinin ağırlıkta olduğu ifade edilmiştir.
Finans sektöründen, BlackRock’ın kurucusu Larry Fink, Blackstone’un kurucu ortağı Stephen Schwarzman, Goldman Sachs CEO’su David Solomon ile Citigroup CEO’su Jane Fraser heyette yer almıştır. Ayrıca finansal hizmet şirketleri Mastercard CEO’su Michael Miebach ve Visa CEO’su Ryan McInerney’nin de ziyarete katıldığı bildirilmiştir.
Teknoloji ve sanayi sektöründen ise Tesla CEO’su Elon Musk, Apple CEO’su Tim Cook, Boeing CEO’su Robert Kelly Ortberg, GE Aerospace CEO’su Henry Lawrence Culp, Micron Technology CEO’su Sanjay Mehrotra ve QualcommCEO’su Cristiano Amon heyette yer almıştır.
Ayrıca çip donanımları ve lazer ekipmanları üreticisi Coherent CEO’su Jim Anderson, biyoteknoloji şirketi IlluminaCEO’su Jacob Thaysen ile Meta Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dina Powell McCormick’in de heyette bulunduğu aktarılmıştır. Gıda şirketi Cargill CEO’su Brian Sikes’ın da iş heyetine katıldığı belirtilmiştir. Siber güvenlik ve yapay zeka altyapısı alanında faaliyet gösteren Cisco CEO’su Chuck Robbins’in ise şirketin mali bilanço açıklaması nedeniyle ziyarete katılamayacağı ifade edilmiştir.
Trump, Çin ziyareti kapsamında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştireceği görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş ve görüşmelerin olumlu geçeceğine inandığını ifade etmiştir. “Çin Devlet Başkanı Şi, benim arkadaşım, onunla görüşmemiz harika olacak, görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.” diyen Trump, ziyaretin ABD ekonomisi açısından olumlu sonuçlar doğuracağını düşündüğünü belirtmiştir.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’in başkenti Pekin’e gerçekleştireceği resmi ziyaret kapsamında, Çin uygarlığının sembollerinden biri olarak kabul edilen Gök Tapınağı’nı ziyaret edeceği bildirilmiştir.
Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamaya göre Trump’ın bugün akşam saatlerinde Pekin’e ulaşması beklenmektedir. ABD Başkanı’nın resmi törenler, ikili görüşmeler, çalışma yemekleri ve diplomatik temasların yer aldığı ziyaret programında saha ziyareti olarak Gök Tapınağı’nın seçilmesinin sembolik anlam taşıdığı değerlendirilmiştir.
yüzyılda inşa edilen Gök Tapınağı, Çin uygarlığının kozmik düzen anlayışını ve siyasi otoritenin bu düzen içerisindeki rolünü mimari biçimde yansıtan önemli tarihi yapılardan biri olarak kabul edilmektedir.
Tapınak kompleksi, geleneksel Çin inanç sistemindeki yer ve gök arasındaki uyum anlayışını temsil etmektedir. Yapı topluluğunda kullanılan düz ve köşeli mimari formların yeryüzünü, dairesel formların ise gökyüzünü simgelediği belirtilmektedir. Bu mimari düzenin, dünyevi düzen ile ilahi düzen arasındaki dengeyi ifade ettiği aktarılmaktadır.
Ming ve Çing hanedanlıkları dönemlerinde Çin imparatorlarının her yıl hasat mevsimi öncesinde Gök Tapınağı’na giderek bereketli bir hasat için göklere kurban sundukları bilinmektedir. Söz konusu törenlerde imparator, yer ile gök arasındaki düzenin koruyucusu ve iki düzen arasındaki aracı figür olarak konumlandırılmıştır.
Geleneksel Çin siyasi düşüncesinde, imparatorun bu kozmik uyumu koruyamaması halinde “göklerin hükmünün” değişeceğine ve yöneticinin iktidarını kaybedebileceğine inanıldığı ifade edilmektedir.
Trump’ın Çin ziyaretinde Gök Tapınağı’nın program kapsamına alınmasının, yalnızca kültürel bir tercih olmadığı, aynı zamanda diplomatik ve sembolik mesajlar içerdiği değerlendirmeleri yapılmaktadır.
Dünyada jeopolitik gerilimlerin, bölgesel çatışmaların ve büyük güç rekabetinin arttığı bir dönemde Çin tarafının, iki büyük küresel gücün uyum içerisinde hareket ederek dünya barışı için çaba göstermesi gerektiğine yönelik mesaj vermeyi amaçladığı yorumları öne çıkmaktadır. Pekin’in merkezinin güneydoğusunda bulunan ve açık hava müzesi niteliği taşıyan tapınak kompleksinin, Trump’ın ziyareti nedeniyle bugün ve yarın kamuya kapatıldığı bildirilmiştir.
ABD Başkanı Trump, yaklaşık 8,5 yıl aradan sonra Çin’i ziyaret etmektedir. Önceki ABD Başkanı Joe Biden döneminde Çin’e lider düzeyinde resmi ziyaret gerçekleştirilmemiştir. ABD’den Çin’e yapılan son lider düzeyindeki ziyaret, Trump’ın ilk başkanlık döneminde 2017 yılında yapılmıştır.
Trump, 2017’deki ziyaretinde Çin’in tarihi imparatorluk sarayı olan Yasak Şehir’i ziyaret etmişti. 13 Mayıs günü akşam saatlerinde Pekin’e ulaşması beklenen Trump için yarın sabah Tienanmın Meydanı’nda resmi devlet töreni düzenleneceği belirtilmiştir. Trump’ın törenin ardından Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştireceği aktarılmıştır.
ABD Başkanı’nın öğleden sonra Gök Tapınağı’nı ziyaret edeceği, akşam saatlerinde ise onuruna düzenlenecek resmi yemek davetine katılacağı ifade edilmiştir. Trump’ın 15 Mayıs sabahında Şi Cinping ile çay buluşmasında yeniden bir araya geleceği, ortak çalışma öğle yemeğinin ardından ise ABD’ye döneceği bildirilmiştir.
Al Jazeera. “Trump to Discuss Iran with Xi Jinping During China Visit: Officials.” Erişim Tarihi: 11 Mayıs 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/5/10/trump-to-discuss-iran-with-xi-jinping-during-china-visit-officials
BBC News. “Trump and Xi Are Set to Meet. Where Do US-China Tariffs Stand?” Erişim Tarihi: 11 Mayıs 2026. https://www.bbc.com/news/articles/c3rz75rgn8zo
Reuters. “Trump and China's Xi Set for Talks Spanning Iran, Nuclear, Trade and AI.” Erişim Tarihi: 11 Mayıs 2026.https://www.reuters.com/world/china/rare-earths-deal-between-us-china-is-still-effect-us-official-says-2026-05-10/
South China Morning Post. “China Confirms Dates for Donald Trump’s State Visit to Beijing.” Erişim Tarihi: 11 Mayıs 2026.https://www.scmp.com/news/china/diplomacy/article/3353075/china-confirms-dates-donald-trumps-state-visit-beijing
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Pekin’de gerçekleştireceği kritik görüşmenin gündeminde İran savaşı, ticaret savaşları, Tayvan, yapay zekâ ve nükleer silahlar yer alacak.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin Ziyareti (Mayıs, 2026)" maddesi için tartışma başlatın
11 Mayıs 2026
Görüşmenin Arka Planı
11 Mayıs 2026
Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Başlıkları
11 Mayıs 2026
İran Savaşı ve Enerji Krizi
11 Mayıs 2026
Tayvan Meselesi ve Güvenlik Gerilimleri
11 Mayıs 2026
Yapay Zekâ ve Nükleer Silahlar
11 Mayıs 2026
Ticaret Savaşlarının Tarihsel Süreci
11 Mayıs 2026
Görüşmenin Küresel Önemi
11 Mayıs 2026
Trump’a Çin Ziyaretinde Eşlik Eden İş Heyeti
11 Mayıs 2026
Trump’a Eşlik Eden Amerikan Şirketleri
11 Mayıs 2026
Trump’ın Çin Ziyaretine İlişkin Açıklamaları
11 Mayıs 2026
Trump’ın Çin Ziyaretinin Programı