
ABD'de doğumla vatandaşlık (birthright citizenship) uygulaması, 20 Ocak 2025 tarihinde Başkan Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminin ilk gününde imzaladığı başkanlık kararnamesiyle yeniden ülke gündeminin en önemli anayasal tartışmalarından biri haline gelmiştir. Söz konusu kararname, ABD'de yasa dışı olarak bulunan ya da turist, öğrenci ve geçici çalışma vizesi gibi geçici statülerle ülkede yaşayan yabancıların ABD'de doğan çocuklarına otomatik vatandaşlık verilmesini sınırlandırmayı amaçlamaktadır. Kararnamenin yayımlanmasının ardından çok sayıda eyalet yönetimi, göçmen hakları kuruluşu ve sivil toplum örgütü federal mahkemelerde dava açmış, alt derece mahkemeleri ise kararın uygulanmasını ülke genelinde geçici olarak durdurmuştur.
Trump yönetimi, alt mahkemelerin verdiği ihtiyati tedbir kararlarına itiraz ederek dosyayı ABD Yüksek Mahkemesi'ne taşımıştır. Yüksek Mahkeme, davaya ilişkin sözlü duruşmayı 1 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirmiştir. Duruşmaya Başkan Donald Trump da katılmış ve böylece ABD tarihinde görevde bulunan bir başkan olarak Yüksek Mahkeme'deki sözlü duruşmayı izleyen ilk başkan olmuştur. Mahkeme önündeki temel tartışma, Anayasa'nın 14. Değişikliği'nde yer alan "ABD'nin yargı yetkisine tabi olan" ifadesinin kapsamının nasıl yorumlanması gerektiği ve başkanın doğumla vatandaşlık uygulamasını başkanlık kararnamesiyle sınırlandırıp sınırlandıramayacağı üzerinde yoğunlaşmıştır.
ABD Yüksek Mahkemesi'nin, dönemin son kararlarını açıkladığı 30 Haziran 2026 tarihinde doğumla vatandaşlık davasına ilişkin kararını açıklaması beklenmiştir. Dava, yalnızca doğumla vatandaşlık uygulamasının geleceğini değil, aynı zamanda federal yargıçların başkanlık kararnamelerinin ülke genelinde uygulanmasını durdurma yetkisinin kapsamını ve yürütme organının anayasal sınırlarını da ilgilendirmesi nedeniyle son yılların en önemli anayasal davalarından biri olarak değerlendirilmiştir.
Doğumla vatandaşlık (birthright citizenship), bir kişinin doğduğu ülkenin vatandaşı olmasını esas alan vatandaşlık sistemidir. Latince jus soli (toprak hakkı) olarak adlandırılan bu ilkeye göre, ebeveynlerinin vatandaşlığı veya göçmenlik statüsü ne olursa olsun, ülke sınırları içinde doğan çocuk otomatik olarak o ülkenin vatandaşı kabul edilir.
Buna karşılık birçok ülke jus sanguinis (kan bağı ilkesi) sistemini uygulamakta olup vatandaşlığı çocuğun doğduğu yere değil, anne veya babasının vatandaşlığına göre belirlemektedir. ABD, Kanada, Meksika, Brezilya ve Arjantin gibi ülkeler doğumla vatandaşlık sistemini uygulayan ülkeler arasında yer alırken, Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğu daha sınırlı vatandaşlık modelleri benimsemektedir.
ABD'de doğumla vatandaşlığın temel hukuki dayanağı, 1868 yılında kabul edilen ABD Anayasası'nın 14. Değişikliğidir. Amerikan İç Savaşı'nın ardından kabul edilen bu düzenleme, köleliğin kaldırılmasından sonra eski köleler ve onların çocuklarının vatandaşlık statüsünü güvence altına almak amacıyla hazırlanmıştır.
"Amerika Birleşik Devletleri'nde doğan veya vatandaşlığa kabul edilen ve ABD'nin yargı yetkisine tabi olan herkes Amerika Birleşik Devletleri vatandaşıdır."
Bu hüküm, yaklaşık 160 yıldır ABD vatandaşlık hukukunun temelini oluşturmaktadır. Daha sonra 1940 yılında çıkarılan federal vatandaşlık yasasıyla da aynı ilke kanunlaştırılmıştır.
Doğumla vatandaşlık konusundaki en önemli yargı kararı, ABD Yüksek Mahkemesi'nin 1898 tarihli Wong Kim Ark v. United States kararıdır.
Çinli göçmen ebeveynlerden ABD'de doğan Wong Kim Ark'ın vatandaşlığı federal hükümet tarafından reddedilmiş, ancak Yüksek Mahkeme 14. Değişiklik uyarınca ABD topraklarında doğan kişilerin vatandaş olduğunu hükme bağlamıştır.
Mahkeme, yalnızca diplomat çocukları ve düşman işgali altındaki bölgelerde doğanlar gibi çok sınırlı istisnaların bulunduğunu belirtmiş; yabancı uyruklu ebeveynlerin ABD'de doğan çocuklarının da vatandaşlık hakkına sahip olduğuna karar vermiştir. Bu karar, doğumla vatandaşlık konusunda günümüzde de bağlayıcı emsal niteliğini korumaktadır.
Mevcut uygulamaya göre, istisnai durumlar dışında ABD topraklarında doğan tüm çocuklar doğum anında otomatik olarak ABD vatandaşı kabul edilmektedir.
Her yıl ABD'de yaklaşık 3,6 milyon çocuk dünyaya gelmektedir. Doğum belgesi uzun yıllardır vatandaşlığın temel kanıtı olarak kullanılmakta; Sosyal Güvenlik numarası alınması, pasaport çıkarılması, eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanılması gibi birçok işlemin temelini oluşturmaktadır.
Yetişkinlik döneminde ise doğum belgesi; oy kullanma, kamu görevlerine başvurma, konut kredisi alma ve askerlik gibi birçok alanda vatandaşlığın resmi kanıtı olarak kabul edilmektedir.
Başkan Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk günü olan 20 Ocak 2025 tarihinde imzaladığı başkanlık kararnamesiyle doğumla vatandaşlık uygulamasını sınırlandırmayı hedeflemiştir.
Kararnameye göre;
Trump yönetimi, Anayasa'nın 14. Değişikliği'nde yer alan "ABD'nin yargı yetkisine tabi olmak" ifadesinin yeniden yorumlanması gerektiğini savunmaktadır. Yönetim, geçici statüde bulunan veya yasa dışı şekilde ülkede yaşayan yabancıların çocuklarının bu kapsama girmediğini ileri sürmektedir.
Trump yönetimi, mevcut uygulamanın yasa dışı göçü teşvik ettiğini ve "doğum turizmi" (birth tourism) adı verilen uygulamayı yaygınlaştırdığını savunmaktadır.
Yönetim, bazı yabancı ailelerin yalnızca çocuklarının ABD vatandaşlığı kazanmasını sağlamak amacıyla ülkeye geldiğini, bunun kamu kaynakları üzerinde mali yük oluşturduğunu ve ulusal güvenlik açısından risk taşıdığını öne sürmektedir.
Trump, doğumla vatandaşlık uygulamasını "maliyetli" ve "istismar edilen" bir sistem olarak nitelendirirken, ABD'nin bu uygulamayı sürdüren az sayıdaki ülkeden biri olduğunu savunmuştur.
Trump'ın başkanlık kararnamesi, yayımlandıktan kısa süre sonra çok sayıda eyalet yönetimi, göçmen hakları kuruluşu ve sivil toplum örgütü tarafından federal mahkemelere taşınmıştır.
Davacılar, başkanın tek taraflı bir başkanlık kararnamesiyle Anayasa'nın açık hükümlerini değiştiremeyeceğini ve 14. Değişiklik ile Wong Kim Ark kararının doğumla vatandaşlığı açık biçimde güvence altına aldığını savunmuştur.
Alt derece federal mahkemeler de kararnameyi geçici olarak durdurmuş ve uygulamanın yürürlüğe girmesini engellemiştir. Bunun üzerine Trump yönetimi konuyu ABD Yüksek Mahkemesi'ne taşımıştır.
Yüksek Mahkeme önündeki davada iki temel hukuki mesele öne çıkmaktadır.
İlk olarak, Anayasa'nın 14. Değişikliği'nde yer alan "ABD'nin yargı yetkisine tabi olmak" ifadesinin kapsamı değerlendirilmektedir. Mahkeme, bu ifadenin yasa dışı veya geçici statüde bulunan göçmenlerin çocuklarını kapsayıp kapsamadığını incelemektedir.
İkinci olarak ise Başkan'ın yalnızca başkanlık kararnamesiyle uzun yıllardır uygulanan vatandaşlık sistemini değiştirme yetkisine sahip olup olmadığı tartışılmaktadır.
Mahkemenin vereceği kararın yalnızca göçmenlik hukukunu değil, başkanlık yetkilerinin sınırlarını da etkileyecek emsal niteliğinde olması beklenmektedir.
Yüksek Mahkeme'nin Trump yönetiminin görüşünü benimsemesi halinde, ABD'de doğan çocukların vatandaşlığı otomatik olarak tanınmayacaktır.
Federal kurumlar, vatandaşlık başvurularında ebeveynlerin göçmenlik statüsünü elektronik kayıtlar aracılığıyla inceleyecek; buna göre pasaport, Sosyal Güvenlik numarası ve diğer vatandaşlık hakları verilecektir.
Bu durumda doğum belgesi tek başına vatandaşlık kanıtı olmaktan çıkabilecek, her yıl yaklaşık 255 bin çocuğunvatandaşlık statüsü doğrudan etkilenebilecektir. Bazı çocukların hiçbir ülke tarafından vatandaş olarak tanınmaması nedeniyle "vatansız" kalma riski doğabileceği de ifade edilmektedir.
ABD Yüksek Mahkemesi'nin doğumla vatandaşlık konusunda vereceği karar, yalnızca göç politikalarını değil, ABD Anayasası'nın yorumlanış biçimini, başkanlık yetkilerinin sınırlarını ve milyonlarca göçmen aileyi doğrudan etkileyebilecek nitelikte görülmektedir.
Karar, doğumla vatandaşlık uygulamasının geleceğini belirlemesinin yanı sıra, Amerikan vatandaşlık hukukunda yaklaşık 160 yıldır süregelen anayasal yorumun korunup korunmayacağı açısından da dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.
ABD Yüksek Mahkemesi, 30 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı kararla, Başkan Donald Trump'ın doğumla vatandaşlık uygulamasını sınırlandırmayı amaçlayan başkanlık kararnamesinin ülke genelinde uygulanmasının önünü açacak talebi kabul etmemiştir. Mahkeme, 6'ya karşı 3 oyla aldığı kararda, federal bölge mahkemelerinin başkanlık kararnamelerine karşı ülke çapında yürürlüğü durdurma (nationwide injunction) kararı verme yetkisini önemli ölçüde sınırlandırırken, Trump'ın doğumla vatandaşlık kararnamesinin derhal yürürlüğe girmesine de izin vermemiştir.
Mahkeme, kararında doğumla vatandaşlık uygulamasının anayasaya uygunluğu konusunda nihai bir değerlendirme yapmamış, yalnızca federal mahkemelerin ülke genelinde tedbir kararı verme yetkisinin kapsamını ele almıştır. Bu nedenle Trump yönetiminin başkanlık kararnamesi otomatik olarak yürürlüğe girmemiş; kararnamenin anayasaya uygunluğuna ilişkin davaların alt mahkemelerde görülmeye devam etmesine karar verilmiştir.
Yüksek Mahkeme, alt mahkemeler tarafından verilen mevcut tedbir kararlarının kararın yayımlanmasından itibaren 30 gün süreyle yürürlükte kalmasına hükmetmiştir. Böylece dava süreci devam ederken Trump yönetiminin kararnamesinin derhal uygulanmasının önüne geçilmiş ve alt mahkemelere kararlarını yeni hukuki çerçeve doğrultusunda yeniden değerlendirme imkânı tanınmıştır.
ABD Yüksek Mahkemesinin kararı, göç politikaları ile başkanlık yetkilerinin anayasal sınırları bakımından son yılların en önemli yargı kararlarından biri olarak değerlendirilmiştir. Kararla birlikte doğumla vatandaşlık uygulaması anayasal korumasını sürdürmüş ve Trump yönetiminin bu alandaki düzenleme girişimi yargı tarafından sınırlandırılmıştır.
ABC News. “What to Know About Birthright Citizenship Ahead of Supreme Court's Ruling.” Erişim tarihi: 30 Haziran 2026. https://abcnews.com/Politics/faq-birthright-citizenship-ahead-supreme-courts-ruling/story?id=134215675
Al Jazeera "US Supreme Court rules against Trump order to end birthright citizenship" Erişim tarihi: 2 Temmuz 2026, https://www.aljazeera.com/news/2026/6/30/us-supreme-court-rules-against-trump-order-to-end-birthright-citizenship.
BBC News. “US Supreme Court Birthright Citizenship Ruling – Live.” Erişim tarihi: 30 Haziran 2026. https://www.bbc.com/news/live/cvg0d38y873t
DW. “US Birthright Citizenship: What Changes if It's Removed?” Erişim tarihi: 30 Haziran 2026. https://www.dw.com/en/us-birthright-citizenship-what-changes-if-its-removed/a-77773604
Forbes. “Supreme Court Will Rule On Birthright Citizenship Today After Trump's Opposed It For More Than 10 Years.” Erişim tarihi: 30 Haziran 2026. https://www.forbes.com/sites/alisondurkee/2026/06/30/supreme-court-will-rule-on-birthright-citizenship-today-after-trumps-opposed-it-for-more-than-10-years/
Habertürk. “ABD Yüksek Mahkemesi Kritik Kararı Açıklayacak.” Erişim tarihi: 30 Haziran 2026.https://www.haberturk.com/dunya/abd-yuksek-mahkemesi-kritik-karari-aciklayacak-3895045
Reuters. “Live: US Supreme Court to Decide on Birthright Citizenship on Final Day of Landmark Rulings.” Erişim tarihi: 30 Haziran 2026. https://www.reuters.com/world/us/live-us-supreme-court-decide-birthright-citizenship-final-day-landmark-rulings-2026-06-30/

ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın doğumla vatandaşlık uygulamasını sınırlandırmayı amaçlayan başkanlık kararnamesine ilişkin davada kritik kararını açıklamaya hazırlanıyor. Federal mahkemelerin kararnameyi durdurmasının ardından Yüksek Mahkeme'ye taşınan davada, 1 Nisan 2026'da gerçekleştirilen duruşmada tarafların anayasal argümanları dinlenirken, mahkemenin vereceği kararın hem doğumla vatandaşlık uygulamasının geleceğini hem de başkanlık kararnamelerine karşı ülke genelinde verilen ihtiyati tedbir kararlarının kapsamını belirlemesi bekleniyor.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"ABD'de Doğumla Vatandaşlık Uygulamasına İlişkin Hukuki Süreç" maddesi için tartışma başlatın
30 Haziran 2026
Doğumla Vatandaşlık (Birthright Citizenship)
30 Haziran 2026
ABD'de Doğumla Vatandaşlığın Hukuki Dayanağı
30 Haziran 2026
Wong Kim Ark Kararı ve Emsal Niteliği
30 Haziran 2026
ABD'de Doğumla Vatandaşlık Nasıl Uygulanmaktadır?
30 Haziran 2026
Trump Yönetiminin Doğumla Vatandaşlık Kararnamesi
30 Haziran 2026
Trump Yönetiminin Gerekçeleri
30 Haziran 2026
Kararnameye Yönelik Hukuki İtirazlar
30 Haziran 2026
ABD Yüksek Mahkemesi'nin İncelediği Temel Hukuki Sorular
30 Haziran 2026
Kararnamenin Onaylanması Halinde Olası Sonuçlar
30 Haziran 2026
Tartışmanın Güncel Önemi
30 Haziran 2026
ABD Yüksek Mahkemesinin Doğumla Vatandaşlık Kararı (30 Haziran)
30 Haziran 2026
Kararın Önemi