
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Suriye'nin yaklaşık yarım asırdır bulunduğu "Terörü Destekleyen Devletler" (State Sponsors of Terrorism-SST) listesinden çıkarılmasına yönelik resmi süreci 2026 yılının Temmuz ayında başlatmıştır. Sürecin ilk adımı, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Trump ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında gerçekleştirilen görüşmenin ardından atılmıştır. Zirvede iki lider arasında yapılan temas, ABD ile Suriye arasında 2024 yılında başlayan normalleşme sürecinin en önemli diplomatik gelişmelerinden biri olarak değerlendirilmiştir.
Görüşmenin ardından Trump, Suriye'yi "Terörü Destekleyen Devletler" listesinden çıkaracağını açıklamış, bu kararın yalnızca siyasi bir mesaj olmadığını, aynı zamanda ABD'nin resmi hukuki süreci başlatacağını ifade etmiştir. Bu doğrultuda Trump, ABD Kongresi'ne resmi bildirim göndererek Suriye'nin listeden çıkarılmasına yönelik yasal süreci başlattığını duyurmuştur.
ABD hukukuna göre Başkan'ın böyle bir kararı doğrudan yürürlüğe koyması mümkün değildir. Başkan tarafından Kongre'ye yapılan resmi bildirimin ardından karar, 45 günlük inceleme sürecine girmektedir. Bu süre içerisinde Kongre'nin kararı engellememesi halinde Suriye'nin listeden çıkarılması resmiyet kazanmaktadır.
Trump yönetimi, söz konusu adımın Suriye'de yeni yönetimin göreve gelmesiyle başlayan siyasi dönüşümün desteklenmesi, ülkenin yeniden inşa sürecinin hızlandırılması ve ABD-Suriye ilişkilerinin normalleşmesi amacıyla atıldığını belirtmiştir.
Trump ile Ahmed Şara arasındaki görüşme, Ankara'daki NATO Zirvesi kapsamında Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilmiştir. Görüşmede iki ülke ilişkilerinin geleceği, yaptırımların kaldırılması, ekonomik kalkınma, uluslararası yatırımlar ve bölgesel güvenlik başlıkları ele alınmıştır.
Görüşmenin ardından Trump, Ahmed Şara'ya hitaben kaleme aldığı resmi mektupta ABD'nin Suriye'ye yönelik yaklaşımında yeni bir dönemin başladığını ifade etmiştir. Reuters tarafından yayımlanan mektuba göre Trump, daha önce verdiği sözü yerine getirdiğini belirterek, Suriye'nin yeniden inşasının önündeki engelleri kaldıracağını vurgulamıştır.
Mektupta, ABD'nin yalnızca yaptırımları hafifletmeyi değil, aynı zamanda Amerikan şirketlerinin Suriye'de yatırım yapmasını teşvik etmeyi hedeflediği belirtilmiştir. Trump, ABD'li şirketlerin enerji, altyapı, sanayi ve ticaret başta olmak üzere farklı sektörlerde yatırım yapmaya hazır olduğunu ifade etmiş; bu yatırımların Suriye'nin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacağını dile getirmiştir.
Trump ayrıca, Suriye'nin uzun yıllar süren iç savaşın ardından ekonomik açıdan yeniden ayağa kalkabilmesi için uluslararası sermayeye erişimin önemine dikkat çekmiş; Washington yönetiminin bu süreci desteklemeye devam edeceğini belirtmiştir.
Mektup, ABD'nin yalnızca yaptırımları kaldıran bir politika izlemekle kalmayıp, Şam yönetimiyle ekonomik ve diplomatik ilişkileri yeniden kurmaya yönelik irade ortaya koyduğunu göstermesi bakımından önemli bir belge olarak değerlendirilmiştir.
Trump'ın Kongre'ye bildirimde bulunmasının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı da Suriye'nin "Terörü Destekleyen Devletler" listesinden çıkarılmasına ilişkin resmi sürecin başlatıldığını duyurmuştur.
Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, Başkan Donald Trump'ın talimatı doğrultusunda Kongre'ye gerekli bildirimin gönderildiği belirtilmiş; sürecin ABD İhracat İdaresi Yasası, Dış Yardım Yasası ve ilgili diğer federal düzenlemeler kapsamında yürütüldüğü ifade edilmiştir.
Açıklamada, Suriye'de göreve gelen yeni yönetimin uluslararası terörizme destek vermeyeceğine ilişkin güvence verdiği, ülkenin bölgesel istikrara katkı sağlayacak adımlar attığı ve ABD'nin bu gelişmeleri dikkate aldığı belirtilmiştir.
Dışişleri Bakanlığı ayrıca, yaptırımların kaldırılmasının yalnızca diplomatik ilişkileri değil, Suriye'nin uluslararası ekonomik sisteme yeniden entegrasyonunu da kolaylaştıracağını vurgulamıştır. Açıklamada, yeniden inşa sürecinin desteklenmesi, yabancı yatırımların artırılması ve Suriye halkının ekonomik koşullarının iyileştirilmesinin ABD yönetiminin öncelikleri arasında yer aldığı ifade edilmiştir.
ABD'nin "Terörü Destekleyen Devletler" (State Sponsors of Terrorism-SST) listesi, uluslararası terör faaliyetlerine sistematik şekilde destek verdiği değerlendirilen devletlere yönelik uygulanan en kapsamlı yaptırım mekanizmalarından biridir. Liste, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanmakta olup, bir ülkenin uluslararası terör örgütlerine mali, askeri, lojistik veya siyasi destek sağladığının tespit edilmesi halinde ilgili ülke bu kapsama alınabilmektedir.
Söz konusu uygulama, ABD dış politikasının terörle mücadele araçlarından biri olarak kullanılmaktadır. Listeye alınan devletlere yönelik yaptırımlar yalnızca diplomatik ilişkileri değil; savunma sanayi iş birliklerini, dış yardımları, ihracat lisanslarını, uluslararası finansman imkanlarını ve Amerikan finans sistemiyle ilişkileri de doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle listeye dahil edilmek, ilgili ülke açısından ekonomik ve diplomatik açıdan ağır sonuçlar doğurabilmektedir.
Bir ülkenin listeden çıkarılması ise yalnızca siyasi bir kararla gerçekleşmemektedir. ABD Başkanı'nın Kongre'ye resmi bildirimde bulunması ve ilgili ülkenin uluslararası terörizmi desteklemeye son verdiğine ilişkin gerekli koşulların sağlandığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bildirimin ardından başlayan 45 günlük Kongre inceleme sürecinin tamamlanmasıyla birlikte karar yürürlüğe girebilmektedir.
2026 yılı itibarıyla Suriye'nin listeden çıkarılması sürecinin tamamlanması halinde, ABD'nin "Terörü Destekleyen Devletler" listesinde yalnızca İran, Kuzey Kore ve Küba'nın kalması öngörülmektedir.
Suriye, ABD tarafından 1979 yılında "Terörü Destekleyen Devletler" listesine dahil edilmiştir. Kararın temel gerekçesi olarak dönemin Hafız Esed yönetiminin çeşitli Filistinli silahlı örgütlere destek verdiği, bazı örgütlerin Şam'da faaliyet göstermesine izin verdiği ve uluslararası terör faaliyetleriyle ilişkilendirilen yapılara ev sahipliği yaptığı yönündeki değerlendirmeler gösterilmiştir.
İzleyen yıllarda Suriye'nin listede kalmasının gerekçeleri genişlemiştir. Özellikle Lübnan'daki Hizbullah ile kurduğu yakın ilişkiler, İran ile geliştirdiği stratejik ortaklık ve ABD tarafından terör örgütü olarak tanımlanan bazı gruplarla bağlantıları, Washington yönetiminin Suriye'ye yönelik yaptırım politikasını sürdürmesinde etkili olmuştur.
2011 yılında başlayan Suriye iç savaşının ardından ABD ile Şam arasındaki ilişkiler daha da kötüleşmiş, Beşşar Esed yönetimine yönelik ekonomik yaptırımlar genişletilmiş ve uluslararası finans sistemine yönelik ilave kısıtlamalar uygulanmıştır. Böylece Suriye'nin "Terörü Destekleyen Devletler" statüsü, ülkeye yönelik diğer yaptırım programlarının da temel hukuki dayanaklarından biri haline gelmiştir.
2024 yılında Beşşar Esed yönetiminin sona ermesi ve Ahmed Şara liderliğinde yeni bir geçiş yönetiminin kurulmasıyla birlikte ABD yönetimi, Suriye politikasını yeniden değerlendirmeye başlamıştır. Yeni yönetimin uluslararası toplumla ilişkileri geliştirmeye yönelik girişimleri, yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ve listenin yeniden gözden geçirilmesi sürecini beraberinde getirmiştir.
Suriye'nin "Terörü Destekleyen Devletler" listesinden çıkarılması, ülkenin uluslararası ekonomik sisteme yeniden entegrasyonu açısından son yılların en önemli gelişmelerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Uzun yıllardır uygulanan yaptırımlar nedeniyle uluslararası bankacılık sistemine erişimde güçlük yaşayan Suriye'nin, kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte küresel finans piyasalarıyla ilişkilerini yeniden geliştirmesi beklenmektedir.
Kararın en önemli sonuçlarından birinin yabancı yatırımların önünün açılması olacağı öngörülmektedir. Trump yönetimi, Amerikan şirketlerinin Suriye'de yatırım yapmaya hazır olduğunu açıklarken, özellikle enerji, altyapı, ulaştırma, inşaat ve telekomünikasyon sektörlerinde yeni yatırım fırsatlarının oluşabileceğini belirtmiştir.
Suriye Merkez Bankası Başkanı Safvat Raslan da ABD'nin kararını, ülkenin ekonomik toparlanması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirmiştir. Raslan, kararın uluslararası yatırımcıların Suriye'ye yönelik güvenini artıracağını, finans kuruluşlarıyla ilişkilerin yeniden kurulmasına katkı sağlayacağını ve ülkenin küresel ekonomiyle bütünleşme sürecini hızlandıracağını ifade etmiştir.
Kararın Körfez ülkeleri açısından da önemli sonuçlar doğurması beklenmektedir. Başta Suudi Arabistan olmak üzere bazı Körfez ülkeleri, Suriye'nin yeniden imarı kapsamında milyarlarca dolarlık yatırım planları üzerinde çalıştıklarını açıklamıştır. ABD yaptırımlarının hafiflemesiyle birlikte bu projelerin daha kolay hayata geçirilebileceği değerlendirilmektedir.
Bunun yanı sıra uluslararası şirketlerin Suriye pazarına yeniden ilgi göstermesi, savaş nedeniyle büyük ölçüde zarar gören altyapının onarılması ve istihdamın artırılması açısından da kararın önemli ekonomik fırsatlar oluşturabileceği ifade edilmektedir. Ancak yeniden yapılanma sürecinin güvenlik koşulları, siyasi istikrar ve uluslararası finans kuruluşlarının yaklaşımı gibi birçok faktöre bağlı olarak şekilleneceği değerlendirilmektedir.
Türkiye, Suriye'de 2024 yılında başlayan yeni siyasi geçiş sürecinden itibaren Şam yönetiminin uluslararası toplumla yeniden bütünleşmesini destekleyen ülkeler arasında yer almıştır. Ankara, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunması, merkezi devlet yapısının güçlendirilmesi, terör unsurlarının tasfiye edilmesi ve ülkenin yeniden imarı hedeflerini Suriye politikasının temel öncelikleri arasında göstermiştir.
Bu kapsamda Türkiye, yaptırımların kaldırılması, uluslararası angajmanın artırılması ve Suriye'nin ekonomik toparlanmasının desteklenmesi yönünde diplomatik girişimlerde bulunurken, güvenlik, altyapı, ulaştırma, enerji ve diğer ihtiyaç duyulan alanlarda ikili anlaşmalar çerçevesinde Şam yönetimine destek vermeye hazır olduğunu açıklamıştır.
Dışişleri Bakanlığı kaynakları ayrıca, Suriye'nin yeniden inşa sürecinin başarıya ulaşabilmesi için uluslararası yaptırımların kaldırılması ve bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesinin önem taşıdığını vurgulamış; Türkiye'nin bu doğrultuda ABD, Avrupa Birliği ve bölge ülkeleri nezdindeki diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirtmiştir.
ABD Başkanı Donald Trump, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında gerçekleştirdiği temasların ardından yaptığı basın açıklamalarında yalnızca Suriye'nin "Terörü Destekleyen Devletler" listesinden çıkarılması sürecine değil, Orta Doğu'daki diğer bölgesel gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunmuştur. Açıklamalar, ABD'nin Suriye politikasının bölgesel güvenlik stratejisiyle birlikte ele alındığını göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
Trump, Suriye yönetiminin Lübnan'daki istikrarın sağlanmasına katkı sunabileceğini belirterek, Ahmed Şara yönetiminin bölgesel güvenlik konularında yapıcı bir rol üstlenebileceğini ifade etmiştir. Özellikle Hizbullah'ın faaliyetlerine ilişkin yöneltilen sorulara karşılık, Suriye'nin bu konuda yardımcı olabileceğini, ancak sürecin zaman içerisinde şekilleneceğini dile getirmiştir. Bu açıklamalar, Washington yönetiminin yeni Şam yönetimini yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, bölgesel güvenlik politikalarının da bir parçası olarak değerlendirdiğine işaret etmiştir.
İsrail-Lübnan hattındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bu konuları görüştüğünü belirtmiş ve İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki askeri varlığını sona erdirmesi yönünde olumlu beklentiler taşıdığını ifade etmiştir. Taraflar arasında varılan mutabakatların uygulanmasının bölgesel istikrar açısından önemli olduğunu vurgulamış; İsrail ile Lübnan arasında daha kalıcı bir güvenlik ortamının oluşturulmasını desteklediğini açıklamıştır.
Trump'ın açıklamalarında İran da önemli gündem başlıklarından biri olmuştur. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarının ardından Tahran'ın nükleer kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasının kabul edilemeyeceğini yinelemiş ve nükleer faaliyetlerin uluslararası denetim altında tutulmasının önemini vurgulamıştır. Ayrıca İran'daki nükleer materyallerin kontrol altına alınmasına yönelik teknik kapasitenin büyük ölçüde ABD'de bulunduğunu savunarak, olası bir anlaşma halinde bu sürecin uluslararası iş birliği içerisinde yürütülebileceğini ifade etmiştir.
Türkiye ile ilişkilere de değinen Trump, Türkiye'nin NATO içerisindeki rolünü ve bölgesel güvenlikte üstlendiği konumu övmüştür. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yürüttüğü diyaloğun yapıcı olduğunu belirten Trump, Türkiye'nin NATO müttefiki olarak kritik bir konuma sahip olduğunu ve Ankara'nın son dönemde birçok diplomatik girişimde önemli rol oynadığını ifade etmiştir. Bu değerlendirmeler, Suriye konusundaki ABD politikalarının Türkiye'nin diplomatik girişimleriyle de bağlantılı olarak ele alındığını göstermiştir.
2024 yılında Suriye'de yaşanan yönetim değişikliğinin ardından başlayan diplomatik temaslar, 2026 yılında ABD'nin Suriye'yi "Terörü Destekleyen Devletler" listesinden çıkarma sürecini resmen başlatmasıyla yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Washington yönetiminin attığı bu adım, yaklaşık yarım asırdır uygulanan yaptırım politikasında önemli bir değişime işaret etmektedir.
Trump yönetimi, yeni Suriye yönetimini ülkenin yeniden istikrar kazanması ve uluslararası toplumla bütünleşmesi açısından desteklemeyi amaçladığını açıklarken, yaptırımların kaldırılmasının yalnızca diplomatik ilişkileri değil, ekonomik toparlanma sürecini de hızlandıracağını değerlendirmektedir. Özellikle uluslararası yatırımların teşvik edilmesi, finansal işlemlerin kolaylaştırılması ve yeniden imar projelerinin desteklenmesi bu politikanın temel hedefleri arasında yer almaktadır.
Öte yandan sürecin tamamlanabilmesi için ABD Kongresi'nin 45 günlük inceleme sürecini tamamlaması gerekmektedir. Bu süreç sonunda herhangi bir engel çıkmaması halinde Suriye, 1979 yılından bu yana bulunduğu "Terörü Destekleyen Devletler" listesinden resmen çıkarılmış olacaktır.
ABC News. “Trump Says He’ll Remove Syria from State Sponsor of Terrorism List ‘in Time’.” Erişim tarihi: 9 Temmuz 2026. https://abcnews.com/Politics/trump-hell-remove-syria-state-sponsor-terrorism-time/story?id=134586488
Al Jazeera. “Trump Says He Will Remove Syria from the State Sponsor of Terrorism List.” Erişim tarihi: 9 Temmuz 2026. https://www.aljazeera.com/video/newsfeed/2026/7/9/trump-says-he-will-remove-syria-from-the-state-sponsor-of-terrorism-list
Anadolu Agency. “Trump Formally Notifies Congress of Intent to Remove Syria from Terrorism Sponsor List.” Erişim tarihi: 9 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/en/americas/trump-formally-notifies-congress-of-intent-to-remove-syria-from-terrorism-sponsor-list/3992209
Anadolu Ajansı. “ABD Başkanı Trump, Suriye’yi ‘Teröre Destek Veren Devletler Listesinden’ Çıkaracağını Söyledi.” Anadolu Ajansı, 8 Temmuz 2026. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-baskani-trump-suriyeyi-terore-destek-veren-devletler-listesinden-cikaracagini-soyledi/3991571
Anadolu Ajansı. “Türkiye, Suriye'nin Yeni Döneminde Desteklerini Sürdürecek.” Anadolu Ajansı, 1 Mayıs 2025. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/turkiye-suriyenin-yeni-doneminde-desteklerini-surdurecek/3554104.
Reuters. “Trump Says He Thinks He Will Remove Syria from U.S. Terrorism Sponsor List.” Erişim tarihi: 9 Temmuz 2026. https://www.reuters.com/world/us/trump-says-he-thinks-he-will-remove-syria-us-terrorism-sponsor-list-2026-07-08/
TRT World. “US Moves to Remove Syria from State Sponsor of Terrorism List.” Erişim tarihi: 9 Temmuz 2026. https://www.trtworld.com/article/00ba2a18d669
U.S. Department of State. “Initiating Rescission Process of Syria’s Designation as a State Sponsor of Terrorism.” Erişim tarihi: 9 Temmuz 2026. https://www.state.gov/releases/office-of-the-spokesperson/2026/07/initiating-rescission-process-of-syrias-designation-as-a-state-sponsor-of-terrorism/
ABD Başkanı Donald Trump, Suriye'yi "Terörü Destekleyen Devletler" listesinden çıkarmak amacıyla Kongre'ye resmi bildirimde bulundu. Kararın yürürlüğe girebilmesi için başlayacak 45 günlük Kongre inceleme sürecinin tamamlanması beklenirken, adımın ABD-Suriye ilişkilerinde normalleşme sürecini hızlandırması öngörülüyor.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"ABD'nin Suriye'yi "Terörü Destekleyen Devletler" Listesinden Çıkarma Süreci" maddesi için tartışma başlatın
9 Temmuz 2026
Trump ile Ahmed Şara Arasındaki Temas ve Mektubun İçeriği
9 Temmuz 2026
ABD Dışişleri Bakanlığının Başlattığı Resmi Süreç
9 Temmuz 2026
Suriye'nin "Terörü Destekleyen Devletler" Listesine Alınması
9 Temmuz 2026
Kararın Ekonomik ve Diplomatik Etkileri
9 Temmuz 2026
Türkiye'nin Suriye'nin Yeniden Yapılanma Sürecine Desteği
9 Temmuz 2026
Trump'ın NATO Zirvesi Sonrasında Bölgesel Gündeme İlişkin Açıklamaları
9 Temmuz 2026
ABD-Suriye İlişkilerinde Yeni Dönem