
Alef, Türkiye televizyonculuğunda yapısal ve tematik açıdan alışılmış kalıpların dışında konumlanan bir yapım olarak değerlendirilmiştir. FX ve BluTV ortak yapımı olan dizi, 2020 yılında yayımlanmış ve hem yerli hem de bazı uluslararası çevrelerde ilgi görmüştür. . Variety dergisi tarafından yılın 15 uluslararası dizisinden biri olarak listelenmiştir. Senaryosu Emre Kayış’a ait olan dizinin yönetmenliğini, ilk kez bir dizide görev alan Emin Alper üstlenmiştir. Yapım, 8 bölümlük mini dizi formatında hazırlanmıştır. Oyuncu kadrosunda Kenan İmirzalıoğlu (Kemal), Ahmet Mümtaz Taylan (Settar) ve Melisa Sözen (Yaşar) yer almaktadır.
Hikâye, İstanbul Boğazı’nda bulunan bir cesetle başlar. Başlangıçta sıradan bir cinayet izlenimi veren olay, ilerleyen bölümlerde tarihsel ve sembolik ögeler içeren bir dizi cinayet vakasına dönüşür. Her cinayet mahallinde yer alan “Alef” sembolü, olayların ardında daha kapsamlı bir yapının bulunduğu izlenimini vermektedir.
Alef’in dikkat çekici yanlarından biri, polisiye kurguyu tarihsel ve tasavvufi ögelerle derinleştirmesidir. Cinayetlerin ardındaki semboller, ipuçları ve hedefler; izleyiciyi yalnızca bir dedektiflik hikâyesine değil, aynı zamanda Osmanlı tasavvuf tarihine ve Sünni-Gayri Sünni çatışmalarına da götürüyor.
Yaşar karakteri (Melisa Sözen), bir İslam tarihi doktoru olarak dedektiflere tarikatlar, ritüeller ve Osmanlı dönemi dini yapılanmaları hakkında bilgi veriyor. Kalenderiler, Mevleviler, Maşukiler gibi tarikatlar dizide hem tarihi bağlamda hem de sembolik düzeyde bir yer tutuyor. Osmanlı’daki Bektaşilik çatısı altında birleşen yapılar ve bu yapıların devletle ilişkileri, Sünnileşme süreci ile birlikte detaylandırılıyor. Bu yönüyle Alef, tasavvufi bir atmosferde ilerleyen polisiye olarak Türkiye’de ilklerden biri olma niteliği taşıyor.
Dizinin yönetmeni Emin Alper, Alef ile birlikte sinemadaki deneyimini televizyona taşımıştır. Daha önce “Tepenin Ardı”, “Abluka” ve “Kız Kardeşler” gibi filmleriyle tanınan Alper, Alef’te hem estetik hem anlatı anlamında kontrollü bir yapı kurmuştur. Geniş planlar, karanlık tonlamalar, puslu hava ve mistik İstanbul manzaraları dizinin atmosferini şekillendirmektedir.
Emin Alper’in en büyük zorluklarından biri senaryoyu kendisinin yazmamış olmasıydı. Ancak süreç boyunca senarist Emre Kayış ile birlikte çalışarak senaryoya kısmen müdahil olmuş, yapımcıların da desteğiyle görsel anlamda kendi çizgisini koruyabilmiştir. İskandinav polisiyelerine yakın duran tercihleri, özellikle “Köprü” dizisinden ilham aldığını göstermiştir.
Mekan seçimi de bu rejiyi destekleyecek biçimde gerçekleştirilmiş; İstanbul’da yaklaşık 70 farklı mekan özel olarak dekore edilmiştir. Müziğin ise Mercan Dede gibi sufi-electronica karışımı eserleriyle bilinen bir isme emanet edilmesi, bu atmosferi pekiştirmiştir.
Dizi boyunca Kemal ve Settar’ın kişilik çatışmaları öne çıkmaktadır. Kemal modern, eğitimli ve Batı etkisinde bir karakterken, Settar daha gelenekçi ve içgüdüsel bir profil çiziyor. Bu ikili yapı, sadece olayların çözümünde değil, İstanbul’un Doğu-Batı çatışmasını temsil eden arka planında da hissediliyor. Ancak karakterlerin geçmişleriyle ilgili bazı detaylar eksik bırakılmıştır. Örneğin Kemal’in kaybettiği ailesi hakkında dizinin sonunda hâlâ birçok şey muğlak kalmıştır. Ayrıca dizinin ilk cinayeti olan trans bireyin ölümünün olay örgüsüyle olan bağlamı yeterince açıklanmamıştır. Bu da izleyici için bazı bölümlerin havada kalmasına sebep olmaktadır.
Bununla birlikte, Alef’in alt metinlerinde önemli toplumsal eleştiriler de mevcuttur. Kürt kimliği, trans bireyler, siyahilerin konumu, kamu bürokrasisindeki yozlaşma gibi meseleler hem senaryoya hem de diyaloglara yedirilmiştir. Bu yönüyle dizi, sadece bir polisiye değil, aynı zamanda güncel bir toplumsal gözlem alanı sunmuştur.
Alef dizisindeki yapısal sorun, senaryonun ortalarında temponun düşmesi ve final bölümünde olayların hızlıca toparlanmaya çalışılmasıdır. İlk bölümlerde kurulan güçlü atmosfer, orta bölümlerde dağılırken, finalde birçok düğüm ya yüzeysel çözülüyor ya da tamamen askıda bırakılıyor. Bu durum özellikle dizi boyunca oluşturulan tarihsel ve mistik arka planın dramatik karşılığını bulamamasına neden oluyor. Buna rağmen, Alef’in bir ilk olma özelliği ve türler arası geçişkenliği, onu Türkiye'deki dizi üretiminde özgün bir yere konumlandırıyor. Uluslararası alanda gördüğü ilgi, özellikle Variety listesindeki yeri, bu başarının yalnızca yerel düzeyde kalmadığını göstermiştir.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Alef (Dizi)" maddesi için tartışma başlatın
Tarih, Tasavvuf ve Cinayet Üçgeni
Reji ve Atmosfer
Karakterlerin Derinliği ve Eleştirel Arka Plan
Yapısal Eksikler ve Öne Çıkan Başarılar
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.