Arifiye Köy Enstitüsü

Genel Kültür+2 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline
hukumetkonagi3 (1).jpg

Arifiye Köy Enstitüsü (T.C. Arifiye Kaymakamlığı)

Konum
ArifiyeSakarya (Kuruluşta Kocaeli)
Kuruluş Tarihi
17 Nisan 1940 (Resmi)1937 (Eğitmen Kursu)
Kapanış Tarihi
1954 (İlköğretmen Okulu'na dönüşüm)
Kurucu Müdür
Süleyman Edip Balkır
Mimarı
Recai Akçay (Yarışma Birincisi)
Öğrenci Kaynakları
KocaeliBoluBilecikBursaİstanbul
Özgün Faaliyetler
BalıkçılıkSağlık KoluMüzik (Aşık Veysel)
Günümüzdeki Durumu
Yerleşke parçalanmış; Merkez Bina Arifiye Kaymakamlığı olarak kullanılmaktadır

Arifiye Köy Enstitüsü, Türkiye Cumhuriyeti’nin erken döneminde kırsal kalkınmayı sağlamak, köy halkının eğitim ve kültür düzeyini yükseltmek ve köye uygun öğretmen yetiştirmek amacıyla 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasa ile kurulan 21 Köy Enstitüsü'nden biridir. Kocaeli iline (günümüzde Sakarya) bağlı Arifiye beldesinde, İstanbul-Ankara demiryolu hattı üzerinde kurulan enstitü, Marmara Bölgesi’nin önemli eğitim ve kültür merkezlerinden biri olarak faaliyet göstermiştir. Kurum; özgün mimari yapısı, "iş içinde eğitim" ilkesine dayalı pedagojik yaklaşımı ve bulunduğu coğrafyaya özgü geliştirdiği balıkçılık gibi eğitim faaliyetleri ile Türk eğitim tarihinde önemli bir yere sahiptir.

Tarihçe ve Kuruluş Süreci

Enstitünün temelleri, Köy Enstitüleri Yasası'nın kabulünden önce, 1937 yılında "Proto-Köy Enstitüleri Evresi" olarak adlandırılan dönemde atılmıştır. Bu kapsamda 1937 yılında Arifiye’de, askerliğini yapmış okuryazar çavuşların eğitmen olarak yetiştirilmesi amacıyla Arifiye Eğitmen Kursu açılmıştır. 1940 yılında yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte bu kurs, resmen Köy Enstitüsü’ne dönüştürülmüştür. Enstitünün kurucu müdürü, eğitimci Süleyman Edip Balkır’dır.


Kuruluş aşamasında enstitüye Kocaeli, Bolu, Bilecik, Bursa ve İstanbul illerinden öğrenci kabul edilmiştir. 1940 yılı kayıtlarına göre okula 19’u kız, 134’ü erkek olmak üzere toplam 153 öğrenci alınmıştır. Enstitünün kurulduğu arazi, başlangıçta bataklık ve tarıma elverişsiz olarak tanımlanan bir bölgedir. Kurucu müdür Süleyman Edip Balkır ve ilk öğrenciler, yoğun bir çalışma ve ıslah faaliyeti yürüterek bu alanı verimli bir eğitim kampüsüne dönüştürmüşlerdir.

Mimari Yapı ve Yerleşke Düzeni

Arifiye Köy Enstitüsü, Cumhuriyet dönemi modern mimarlığının kırsal alandaki önemli temsilcilerinden biridir. Yerleşkenin tasarımı için 1940 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açılan ulusal mimari proje yarışmasında, Yüksek Mimar Recai Akçay’ın projesi birincilik ödülüne layık görülmüştür.


Enstitü yerleşkesi, "Eğitmen Kursu Alanı" ve yarışma projesinin uygulandığı alan olmak üzere farklı bölgelere yayılmıştır. Yapıların inşasında öğrencilerin ve öğretmenlerin aktif rol aldığı "imece" usulü benimsenmiştir. Öğrenciler, tuğla ocaklarında kendi tuğlalarını üretmiş ve binalarını bizzat inşa etmişlerdir. Mimari karakter olarak yapılar; genellikle tek veya iki katlı, sade, işlevsel, simetrik planlı ve yerel malzemelerin (tuğla, ahşap) modern tekniklerle birleştirildiği bir üsluba sahiptir.


Yerleşkede inşa edilen yapılar arasında derslikler, yatakhaneler, öğretmen lojmanları, atölyeler (işlikler), hamam, revir ve tarımsal yapılar bulunmaktadır. Özellikle 1937 yılında inşasına başlanan ve "Merkez Bina" olarak bilinen yapı, enstitünün simgelerinden biridir. Bu yapı günümüzde Arifiye Kaymakamlığı olarak hizmet vermektedir ve yerleşkede tescilli tek kültür varlığıdır.

Eğitim Modeli ve Özgün Faaliyetler

Enstitüdeki eğitim sistemi, dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un geliştirdiği "iş içinde eğitim" ve "yaparak öğrenme" ilkelerine dayanmaktadır. Müfredat; kültür dersleri, ziraat dersleri ve teknik dersler olmak üzere üç ana başlıkta toplanmıştır. Teorik bilginin doğrudan uygulamaya döküldüğü bu sistemde, öğrenciler yarım gün akademik ders görürken, diğer yarım gün atölye, tarım ve inşaat işlerinde çalışmışlardır.

Arifiye Köy Enstitüsü, bulunduğu coğrafi konumun avantajlarını eğitim programına entegre ederek diğer enstitülerden ayrılan özgün nitelikler kazanmıştır:

  • Balıkçılık: Sapanca Gölü’ne yakınlığı nedeniyle, Beşikdüzü Köy Enstitüsü ile birlikte balıkçılık eğitiminin verildiği iki enstitüden biridir. Öğrenciler için göl kıyısında bir "Balıkhane" binası inşa edilmiş, ağ yapımı ve balıkçılık teknikleri öğretilmiştir.
  • Müzik ve Sanat: Sanat eğitimine büyük önem verilen enstitüde, ünlü halk ozanı Aşık Veysel bir dönem usta öğretici olarak görev yapmış ve öğrencilere saz çalmayı öğretmiştir. Her öğrencinin en az bir müzik aleti çalması hedeflenmiştir.
  • Sağlık: Köylerin sağlık personeli ihtiyacını karşılamak amacıyla sağlık kolu bulunan 7 enstitüden biridir ve buradan sağlık memurları mezun edilmiştir.

Dönüşüm Süreci ve Günümüzdeki Durumu

1954 yılında 6234 sayılı yasa ile Köy Enstitüleri'nin kapatılarak İlköğretmen Okulları ile birleştirilmesi sonucu kurum, Arifiye İlköğretmen Okulu adını almıştır. İlerleyen yıllarda eğitim sistemi ve politikalarındaki değişikliklere paralel olarak sırasıyla Öğretmen Lisesi, Eğitim Enstitüsü, Anadolu Öğretmen Lisesi ve Fen Lisesi gibi farklı statülerde eğitim hizmeti vermiştir.


Zaman içerisinde yerleşke bütünlüğü bozulmuş, arazinin bir kısmı farklı kamu kurumlarına devredilmiş veya imara açılmıştır. Özgün enstitü yapılarının büyük bir kısmı (yemekhane, atölyeler, hamam vb.) yıkılmış veya atıl kalarak yok olmuştur. Günümüzde yerleşkeden geriye kalan ve özgünlüğünü koruyan yapılar oldukça sınırlıdır. Bunlar arasında en önemlisi, restore edilerek Arifiye Kaymakamlığı olarak kullanılan Merkez Bina'dır. Ayrıca enstitü dönemine ait bazı eğitim materyalleri ve eşyalar Sakarya Eğitim Müzesi envanterinde korunmaktadır.

Ayrıca Bakınız

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEsra Yiğiter7 Şubat 2026 15:50

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Arifiye Köy Enstitüsü" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarihçe ve Kuruluş Süreci

  • Mimari Yapı ve Yerleşke Düzeni

  • Eğitim Modeli ve Özgün Faaliyetler

    • Dönüşüm Süreci ve Günümüzdeki Durumu

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor