
Buğday, buğdaygiller (Poaceae) familyasına ve Triticum cinsine ait olan, dünya genelinde temel gıda ürünleri arasında yer alan bir tahıl bitkisidir. Genellikle iki ana tür grubunda değerlendirilir: Triticum aestivum L. (ekmeklik buğday) ve Triticum durum Desf. (makarnalık buğday). Buğday, poliploid yapıda olup genellikle diploid (2n=14), tetraploid (2n=28) ve hekzaploid (2n=42) türleri ile temsil edilir.
Buğday, arkeolojik ve genetik verilere göre Yakın Doğu’nun “Verimli Hilal” olarak adlandırılan bölgesinde, günümüzden yaklaşık 10.000 yıl önce kültüre alınmıştır. Özellikle Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi (Karacadağ çevresi), buğdayın evcilleştirilmesinde gen merkezi olarak tanımlanır. Yabani Triticum urartu ile Aegilops speltoides türlerinin melezlenmesi sonucu tetraploid formlar, bu formların Aegilops tauschii ile melezlenmesiyle de günümüzdeki ekmeklik buğdayın atası olan hekzaploid formlar ortaya çıkmıştır.
Buğday, ince uzun yapraklara sahip otsu bir bitkidir. Başak tipi çiçeklenme yapısına sahiptir. Her başakta birçok çiçek bulunur ve bunların çoğu döllenerek tane verir. Tane, endosperm, embriyo ve kabuktan oluşur. Renk, boy ve sertlik bakımından çeşitlilik gösterir. Bu özellikler, hem ıslah çalışmaları hem de kullanım amacına göre belirleyicidir.
Buğday, geniş adaptasyon kabiliyetine sahip olup, ılıman, karasal ve yarı kurak iklimlerde başarıyla yetiştirilebilir. Düşük sıcaklıklara toleransı, erken dönem gelişiminde önemlidir. Kışlık ve yazlık gelişme tabiatlı çeşitleri bulunmaktadır. Türkiye, 7.8 milyon hektarı aşan ekim alanıyla buğday üretiminde önde gelen ülkelerden biridir.
Türkiye, 28 yabani buğday taksonuna, yüzlerce yerel (köy) çeşide ve onlarca tescilli kültür çeşidine ev sahipliği yapmaktadır. 2016 yılı itibarıyla 198 ekmeklik ve 61 makarnalık buğday çeşidi tescil edilmiştir. Yerel çeşitler, adaptasyon yetenekleri, stres toleransı ve aromatik özellikleriyle öne çıkarken; kültür çeşitleri verim ve kalite bakımından ıslah edilmiştir.
Ekmeklik buğdayların kalitesi; protein oranı, gluten miktarı, bin tane ağırlığı ve hektolitre ağırlığı gibi parametrelerle belirlenir. Bursa koşullarında yapılan araştırmalarda buğday hatlarının protein oranı %11.85–13.44, bin tane ağırlığı 42.88–51.17 g arasında değişmiştir. Buğday, başta ekmek olmak üzere; un, bulgur, irmik, makarna, nişasta ve yem olarak kullanılır.
Buğday ve buğdaydan elde edilen ürünler, Türk kültüründe yalnızca bir besin maddesi değil, aynı zamanda sosyo-kültürel yaşamın da simgesidir. “Diş buğdayı” gibi ritüellerle toplum hafızasında yer edinmiştir. Anadolu’da ekmek; lavaş, yufka, bazlama, tandır gibi birçok yerel biçimde üretilir ve tüketilir.
Türkiye’nin farklı ekolojik bölgelerinde farklı buğday çeşitleri yetiştirilmektedir. Erzurum Ovası koşullarında yapılan denemelerde 25 buğday çeşidinin adaptasyonu değerlendirilmiş ve Doğu 88 çeşidinin hem tane verimi hem başak sayısı bakımından üstün olduğu belirlenmiştir. Bölgeye özgü diğer çeşitler arasında Alparslan, Türkmen ve Kıraç 66 gibi genotipler yer alır.
Son yıllarda buğday, bazı spekülatif tartışmalarda genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) ile ilişkilendirilmiştir. Ancak Türkiye'de ve dünyada ticari olarak GDO’lu buğday üretimi yapılmamaktadır. Buna rağmen işlenme biçimi (örneğin beyaz un üretiminde rüşeym ve kepek ayrılması) nedeniyle besin değerinde düşüş yaşanabilmektedir. Bu nedenle tam tahıl ürünlerine yönelme teşvik edilmektedir.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Buğday (Triticum spp.)" maddesi için tartışma başlatın
Köken ve Tarihçe
Morfolojik Özellikler
Yetiştirme Koşulları ve Yayılım
Genetik ve Çeşit Zenginliği
Kalite Özellikleri ve Kullanım Alanları
Kültürel ve Sosyal Önemi
Türkiye’de Bölgesel Çeşitlilik ve Adaptasyon
Sorunlar ve Güncel Tartışmalar
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.