Çamlığın Başında Tüter Bir Tütün (Türkü)

Müzik

+1 Daha

fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Copilot_20260519_195649.png

Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur

Çamlığın Başında Tüter Bir Tütün (Türkü)
Repertuvar Numarası
2479
Yöre- İl
Yozgat
İlçe- Köy
Akdağmadeni
Kaynak Kişi
Nida Tüfekçi
Derleyen
Nida Tüfekçi
Notaya Alan
Nida Tüfekçi
Makamsal Dizi
Kürdi
Tür
Ağıt

Çamlığın Başında Tüter Bir Tütün, "Ziya'nın Ağıdı", "Ziya Türküsü", "Ziya'nın Atı" ve "Ham Meyvayı Kopardılar Dalından" gibi isimlerle de anılan, Yozgat yöresine ait anonim bir türkü ve ağıttır. Genç yaşta vefat eden Ziya'nın ardından nişanlısı Fikriye tarafından yakılan bu ağıt, zamanla halk tarafından benimsenerek türkü formunda icra edilmiştir.

Ham Meyvayı Kopardılar Dalından (Kubat)

Türkünün Hikayesi

Eserin ortaya çıkmasına neden olan trajik olaylar, Ziya ve Fikriye'nin aile üyeleri ile sahadaki canlı tanıkların aktarımlarına dayanmaktadır. Ziya'nın ölüm sebebi ve yaşanan olaylar hakkında halk arasında dilden dile dolaşan birçok farklı varyant mevcuttur.

Kişiler ve Arka Plan

Yozgat Merkez'e bağlı Karacalar köyünde yaşayan Ziya (Çalışkan), Ömer ve Hatice çiftinin yedi çocuğundan biridir. Ziya'nın ablası Tekmile Yıldırım, kardeşini şu sözlerle tarif etmektedir:

"Ziya, Karacalar Köyü'nde bir yiğit delikanlı.. Gaşı gözü sülük gibi.. Çok yakışıhlıydı. Uzun, boylu poslu.. Edirafı tarafından çok sevilirdi. Çevrede onu tanımayan yoh gibiydi. Çok iyi ata biner ve çok iyi cirit oynardı."【1】

Fikriye (Çevik) ise Ziya ile anne tarafından akrabadır. Babası çevrede "İmam Ali Hoca" olarak bilinen saygın bir din adamıdır. Tekmile Yıldırım, Fikriye Hanım'ı şöyle anlatır:

"Fikriye çok güzel.. boylu poslu, uzun saçlı.. Ziyayınan birbirlerini çok haz ederler.. Fikriye'nin çok güzel ve gür bir sesi varıdı. Eyi ilâhî ederdi."【2】

Ali Hoca’nın o yıl Kızıltepe köyüne imam olarak gitmesi ve ailesini de yanında götürmesi üzerine, birbirini seven iki genç ailelerin de rızasıyla nişanlanmıştır. Fakat araya giren hastalık birbirlerine kavuşmalarına engel olmuştur.

Ölüm Sebebine Yönelik Farklı Varyantlar

Geleneksel yapı gereği nişanlıların sık görüşmesinin hoş karşılanmaması ve özellikle Kızıltepe köyü gençlerinin dışarıdan bir delikanlının köye gelmesini kabullenmemesi nedeniyle çift nişanlılık döneminde fazla bir araya gelememiştir. Ziya'nın hastalığı ve vefatı üzerine yörede araştırmacılar tarafından derlenmiş farklı iddialar ve sözlü varyantlar bulunmaktadır:

  • Tarlada Üşütme ve Hastalanma (Aile Varyantı): Ziya'nın ablası Tekmile Yıldırım'ın aktardığına göre, Ziya ekin sularken üşütmüş ve karın ağrısına tutulmuştur. Doktora gitmeyi reddetmiş, bir hafta kadar kendini bilmez hâlde yattıktan sonra vefat etmiştir. Fikriye ile birebir görüşen Necati Şahin’in çalışmalarında ise Ziya'nın tarlada ekin sulayan ırgatlara yemek götürdüğü, onlara yardım etmek için paçalarını katlayıp yalın ayak suya girdiği ve o gün çok rahatsızlandığı belirtilmektedir.
  • Kıyafetlerin Parçalanması (Aile Varyantı): Yeğeni Harun Yıldırım'a göre; Ziya, Kızıltepe'ye nişanlısını görmeye gittiğinde ev sahiplerini şüphelendirmemek için damda yatmış, sabah elbiselerinin bıçakla parçalandığını görmüştür. Yiğitliğine sığmayan bu hareketin ardından Karacalar köyüne döndüğünde kahrından yatağa düşmüş ve ölmüştür.
  • Diğer Halk Söylentileri: Saha çalışmalarında halk arasındaki diğer aktarımlarda; Ziya'nın cirit oynarken rakibinin attığı cirit darbesinden sakınmaya çalışırken attan düşüp ağır yaralandığı ve hastanede öldüğü ; bir kıskançlık sebebiyle bıçaklanarak öldürüldüğü ya da düşmanları tarafından vurularak ölüsünün dağda bulunduğu gibi şüpheler de dile getirilmiştir.
  • Yıllar Sonra Gelen İtiraf: Yağmurlu bir günde nişanlısını görmek için gizlice Kızıltepe köyüne giden Ziya Bey'in yolu, bu durumu kabullenemeyen Kızıltepe gençleri tarafından kesilir. Ziya Bey'i darp eden gençler, elbiselerini de alarak onu çırılçıplak bırakırlar. Yağmur altında yalın ayak şekilde, yaklaşık 8-10 kilometre mesafedeki Karacalar köyüne kadar gecenin bir yarısında yürüyen Ziya Bey ağır şekilde üşütür. Gurur meselesi yaptığı için uğradığı bu saldırıyı kendi köylülerine anlatmaz; Kızıltepe köyü gençleri de olayın ölümle sonuçlanmasından korkarak bu durumu uzun yıllar gizlerler. Uğradığı darp ve saklanan detaylar, yıllar sonra olaya karışan Kızıltepe gençleri tarafından araştırmacı Habip Coşkunsoy’a itiraf edilmiştir. Bu olaydan Fikriye ve köylülerin haberi olmamıştır.

Nihayetinde, yatakta bir hafta boyunca kendini bilmez bir halde yatan Ziya Bey, nişanlısını son bir kez göremeden genç yaşta vefat etmiştir. Uğradığı darp ve saklanan detaylar ancak yıllar sonra ortaya çıkmıştır.

Ağıdın Doğuşu ve Literatüre Aktarılması

Fikriye Hanım (Repertükül)

Ziya'nın ölümünden henüz haberdar olmayan Fikriye'nin evine bir akşam Karacalar köyünden bir misafir gelir. Babası Ali Hoca'nın Ziya'nın hastalık durumunu sorması üzerine misafir, Ziya'nın birkaç gün önce vefat ettiğini ve toprağa verildiğini açıklar. O sırada odanın köşesinde elinde iğneyle dikiş dikmekte olan Fikriye, bu ani haberle sarsılarak elindeki iğneyi parmağına batırır ve yüksüğünü düşürür. Gözyaşları içinde dışarı fırlayan Fikriye, o an ağıt söylemeye başlar.


Fikriye Hanım, o anki ruh hâlini yıllar sonra şu sözlerle ifade etmiştir:

"Bir anda sanki her şey değişti. Dert ağlatır aşk söyletir derler ya, ben hem ağladım, hem söyledim. Akşamları yatağıma yatıyorum, ama uyku nerde? Hudayı Rabbani, benim gönlüme görmediğim, duymadığım şeyleri dolduruyor. Ben ömrümde deniz görmedim, gemi de görmedim. Dilimden; 'Uzun olur gemilerin direği / Yanık olur anaların yüreği' mısraları dökülüyor. Bunlar Hudayı Rabbani'nin nimeti."【3】

Fikriye Hanım, bu içli sözleri daha sonra sabahları köyün kızlarıyla birlikte "culfalık" (eski kilim ve kumaş dokunan tezgah) başında dokuma yaparken ağıt şeklinde mırıldanmıştır. Yanında bulunan arkadaşları ve tarlada çalışan köylüler bu sözlerin bir kısmını ezberleyerek farklı mekânlarda seslendirmiş, böylece eser halk arasında yayılmıştır. Eser, Yozgatlı Türk halk müziği sanatçısı ve derlemecisi Nida Tüfekçi tarafından yöreden derlenerek TRT radyolarında "Ziya'm" adıyla seslendirilmiş ve repertuara kazandırılmıştır. Fikriye Hanım eseri radyoda duyduğunda yaşadığı kırgınlığı şöyle dile getirir:

Çamlığın Başında - Nida Tüfekçi- 1963 (Kaynak Kişi) (Coşkun Plak)

"Bir gün radyoda Yozgat yöresinden Nida Tüfekçi’nin derlediği Bir Yozgat türküsü “Ziya’m” diye anons edildi. Türküyü gözyaşları arasında kalbimin bütün damarları titreyerek dinledim. Benden izinsiz alınmasına ve okunmasına çok üzüldüm. Beni fazla konuşturmayın, ben dertliyim, üzüntülüyüm."【4】

Ziya'nın vefatından bir süre sonra Fikriye, köyün ileri gelenlerinden Hasan Ağa'nın ısrarıyla, eğitmen ve tahsildar Mustafa Demir ile "kuma" olarak evlendirilmiştir. Bu evliliğinden altı çocuğu olmuştur ve çocuklarının ikisi o hayattayken vefat etmiştir. Eşinin aşırı kıskançlığı nedeniyle Ziya hakkında konuşamayan Fikriye, yine de sevdiğinin saçını, tarağını ve aynasını saklamıştır.

Türkünün Sözleri

Nota Bilgileri (Repertükül)

Çamlığın başında tüter bir tütün
Acı çekmeyenin yüreği bütün
Ziya'mın atını pazara tutun
Gelen geçen Ziya'm ölmüş desinler
Benim yarim yaylalarda oturur
Ak elini soğuk suya batırır
Demedim mi nazlı yarim ben sana
Çok muhabbet tez ayrılık getirir
Ham meyvayı kopardılar dalından
Ayırdılar beni nazlı yarimden
Eğer yarim tutmaz ise salımdan
Onun için açık gider gözlerim
Uzun olur gemilerin direği
Yanık olur anaların yüreği
Ne sen gelin oldun ne ben güveyi
Onun için kapanmıyor gözlerim

Nota Bilgileri (Repertükül)

Bağlantı:

At üstünde kuşlar gibi dönen yar
Kendi gidip ahbapları kalan yar

Müzikal Özellikler ve Yöresel Kavramlar

Türk Halk Müziği Repertuarında 2479 numarayla kayıtlı olan eser, Yozgat-Akdağmadeni yöresine aittir. Derleyen ve notaya alan Nida Tüfekçi'dir. Eserin makamsal dizisi Kürdi olup, karar ve bitiş sesi "La" notasıdır. Ses genişliği 8 ses olan ağıt, 6/4 ve 4/4'lük usullerle icra edilmektedir.


Ağıt metninde şu kavramlar öne çıkar:

  • Pazara tutmak: Bir şeyi satmak için sergilemek. Ağıtta "Ziya'nın atını pazara tutun" sözüyle, atın satıldığını görenlerin Ziya'nın öldüğünü anlaması kastedilmiştir.
  • At üstünde kuşlar gibi dönmek: Ziya'nın at üzerindeki ustalığına ve cirit oynarken yaptığı hızlı, akıcı manevralara yapılan bir benzetmedir.
  • Sal: Üzerine cenaze konulan tabut.

Toplumsal Etkisi ve Yazılı Beyanlar

Araştırmacı Necati Şahin, Fikriye Hanım ile gerçekleştirdiği görüşmeye dayanarak, olayın üzerinden 60 yıl geçmiş olmasına rağmen Fikriye Hanım'ın, ağıdın hikâyesini aktarırken duygulanarak gözlerinin yaşardığını ve olayın psikolojik etkilerinin devam ettiğini belirtmiştir. Şahin, bu durumu "yaşanmış ama anlatılamamış" bir hikâye olarak raporlamakta ve eserin taşıdığı duygu yoğunluğuna dikkat çekmektedir.


Edebî ve yapısal bütünlük açısından bir diğer veri ise Fikriye Hanım'ın merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a yazdığı ancak Özal'ın vefatı sebebiyle gönderilemeyen mektuptur. Bu mektuptaki kişisel beyanlara göre, günümüzde halk hafızasında yalnızca belirli dörtlükleriyle bilinen ağıtın orijinali 30 kıtadan oluşmaktadır. Eser, trajik bir olayın şahsi etkilerinin yanı sıra ardında bıraktığı yazılı belgeler ve sözlü aktarımlarla Anadolu halk edebiyatı ve kültürel hafıza araştırmaları için belge niteliği taşımaktadır.

Kaynakça

Coşkun Plak. "Nida Tüfekçi - Çamlığın Başında (1963)." YouTube, 21 Kasım 2019. Erişim tarihi 20 Mayıs 2026.https://www.youtube.com/watch?v=_cRuQsEziJM.

Kaya, Naciye. "Ziya'nın Ağıdı Üzerine." Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2, no. 2 (2016): 139-50. Erişim tarihi 20 Mayıs 2026.https://dergipark.org.tr/tr/pub/bozifder/article/240229.

Kubat. "Ham Meyvayı Kopardılar Dalından." YouTube, 15 Mart 2017. Erişim tarihi 20 Mayıs 2026.https://www.youtube.com/watch?v=eFr8s3D5eUg.


Repertükül. "Çamlığın Başında Tüter Bir Tütün (Ham Meyvayı Kopardılar Dalından)." Türküpedia. Erişim tarihi 20 Mayıs 2026.https://www.repertukul.com/CAMLIGIN-BASINDA-TUTER-BIR-TUTUN-Ham-Meyvayi-Kopardilar-Dalindan-2479.

Uslu, Mustafa. "Çamlık'ın Başında Tüter Bir Tütün veya Bilinmeyen Şekliyle Ziya'nınki Türküsü ve Hikayesi." Millî Folklor Dergisi, no. 26: 101-104. Erişim tarihi 20 Mayıs 2026.https://www.millifolklordergisi.com/PdfViewer.aspx?Sayi=26&Sayfa=101.

Dipnotlar

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarElif Laçin19 Mayıs 2026 18:01

Etiketler

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Çamlığın Başında Tüter Bir Tütün (Türkü)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Türkünün Hikayesi

    • Kişiler ve Arka Plan

    • Ölüm Sebebine Yönelik Farklı Varyantlar

  • Ağıdın Doğuşu ve Literatüre Aktarılması

  • Türkünün Sözleri

  • Müzikal Özellikler ve Yöresel Kavramlar

  • Toplumsal Etkisi ve Yazılı Beyanlar

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor