Çift Tırnaklı Hayvanlarda Şap Hastalığı

Biyoloji+1 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline
görsel_2026-02-06_110839329.png

Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur

Çift Tırnaklı Hayvanlarda Şap Hastalığı
Etken
Picornaviridae familyasıAphtovirus alt grubuSerotipler:OACSAT-1SAT-2SAT-3ASIA-1Serotipler arasında çapraz bağışıklık yoktur.Yüksek mutasyon oranı → yeni varyantlar oluşabilir.

Şap hastalığı, çift tırnaklı hayvanlarda görülen, akut seyirli, çok bulaşıcı ve hızlı yayılım gösteren viral bir enfeksiyondur. Hastalığın morbidite oranı oldukça yüksek olup duyarlı hayvan popülasyonlarında %100’e varabilmektedir. Ekonomik kayıplara yol açması, ticari kısıtlamalara neden olması ve kontrolünün maliyetli olması nedeniyle küresel ölçekte önemli bir hayvan sağlığı problemidir.

Etken

Hastalığın etkeni Picornaviridae familyasının Aphtovirus alt grubuna ait şap virüsüdür. Viral etkenin O, A, C, SAT-1, SAT-2, SAT-3 ve ASIA-1 olmak üzere yedi farklı serotipi bulunur. Bu serotipler arasında çapraz bağışıklığın olmaması hastalıkla mücadeleyi güçleştirmektedir. Ayrıca virüsün mutasyon oranının yüksek olması sürekli yeni varyantların ortaya çıkmasına yol açmaktadır.

Direnç Özellikleri

Şap virüsü çevresel ve fiziksel koşullara karşı değişken dayanıklılık gösterir.

Isıya karşı duyarlılık:

  • 37 °C’de 12 saatte
  • 60–65 °C’de 30 dakikada
  • 85 °C’de birkaç dakikada inaktive olur
  • Düşük ısılara ve ani donma–çözünmelere dayanıklıdır

Çevresel dayanıklılık:

  • Yapağıda 24 gün
  • Sığır derisinde 4 hafta
  • Samanda 15 hafta
  • Kepekte 20 hafta
  • Toprakta 4 hafta
  • Kuru ot ve danede 5 ay süreyle bulaşıcılığını koruyabilir
  • Virüs enfekte karkaslarda düşük sıcaklıkta kısa sürede inaktive olsa da, kan, kemik iliği, iç organlar ve ani dondurulan kas dokusunda uzun süre canlı kalabilir

Bulaşma Yolları

Şap virüsü hem direkt hem indirekt yollarla yayılabilir.

Enfekte veya kuluçka dönemindeki hayvanlar virüsü solunum, deri, sekret–ekskret, süt ve sperma ile saçabilir.

Solunum yoluyla aerosol bulaşma en önemli yayılma biçimidir.

Kontamine yemler, araç-gereçler, nakil araçları, yabani hayvanlar, kuşlar ve rüzgâr bulaşmada rol oynayabilir.

İnsanlara bulaş nadir olup enfekte hayvan ya da ürünleriyle temasla gerçekleşebilir.

Klinik Bulgular

Klinik bulgular hayvan türüne, virüs tipine, alınan virüs miktarına ve hayvanın bağışıklık durumuna göre değişir.

Sığırlarda

  • Ateş, iştahsızlık, depresyon, süt veriminde azalma
  • 24 saat içinde aşırı salya ve dil–diş eti bölgesinde vezikül oluşumu
  • Veziküller ağız, burun, meme derisi, interdigital ve koroner bölgede görülebilir
  • Veziküllerin yırtılmasıyla ülseratif lezyonlar gelişir
  • Sekonder bakteriyel enfeksiyonlarla pneumoni, mastitis ve tırnak kaybı
  • Genç hayvanlarda myokarditis ve buna bağlı ölüm görülebilir

Koyun ve Keçilerde

  • Daha hafif seyreder
  • Süreklilik gösteren topallık
  • Ağız lezyonları daha küçük ve kısa süreli
  • Ekonomik kayıplar sığırlara göre daha düşüktür

Tanı

Kesin tanı virolojik ve serolojik yöntemlerle konur. Ayırıcı tanıda topallık, mukozal erozyon, salya artışı, nazal akıntı ve meme lezyonlarına yol açan enfeksiyonlar değerlendirilmelidir.

Kontrol ve Mücadele Yöntemleri

Şap hastalığıyla mücadelede uygulanan temel stratejiler:

  • Kesim (stamping-out)
  • Karantina
  • Aşılama
  • Hareket kısıtlamaları ve biyogüvenlik

Aşılama, hastalığın yaygın olduğu bölgelerde temel yöntemdir; ancak etkinliği için karantina ve hayvan hareketlerinin kontrolü de gereklidir. Hastalık tespit edildiğinde işletmelerde hızlı izolasyon, dezenfeksiyon, ölen hayvanların imhası ve bölgesel kordon uygulamaları yapılır.

Türkiye’de Şap Hastalığının Durumu

Türkiye’de hastalığa ilişkin kayıtlar 1914’e kadar uzanmakta olup, 1957 yılındaki büyük salgın sonrası şap ile mücadele organizasyonları güçlendirilmiştir. Ülkede çeşitli dönemlerde O1, A22, SAT-1, ASIA-1 gibi tipler görülmüş; güncel olarak O1, A İran ve ASIA-1 tipleri hastalığa neden olmaktadır.

Mücadelede aşılama ve karantina yöntemleri temel olup, hayvan hareketliliği ve kaçak girişler nedeniyle kontrol güçleşmektedir.

Küresel Durum

Şap hastalığı tarihsel olarak Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika kıtalarında yaygın olarak görülmüş; bazı ülkeler etkin aşılama ve kesim stratejileriyle hastalığı eradike etmiştir. Enzootik bölgelerde ise salgın riski devam etmektedir.


Uyarı: Bu maddede yer alan içerik, yalnızca genel ansiklopedik bilgi amacı taşımaktadır. Buradaki bilgiler tanı koyma, tedavi etme ya da tıbbi yönlendirme amacıyla kullanılmamalıdır. Sağlıkla ilgili konularda karar vermeden önce mutlaka bir hekime veya uzman sağlık personeline danışmanız gerekmektedir. Bu bilgilerin tanı veya tedavi amacıyla kullanılması sonucunda doğabilecek durumlardan madde yazarı ve KÜRE Ansiklopedisi herhangi bir sorumluluk kabul etmez.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarMehmet can Şahin11 Aralık 2025 17:41

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Çift Tırnaklı Hayvanlarda Şap Hastalığı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Etken

  • Direnç Özellikleri

    • Bulaşma Yolları

  • Klinik Bulgular

    • Sığırlarda

    • Koyun ve Keçilerde

  • Tanı

  • Kontrol ve Mücadele Yöntemleri

    • Türkiye’de Şap Hastalığının Durumu

    • Küresel Durum

KÜRE'ye Sor