
Endüstriyel robot, genellikle otomatik olarak kontrol edilen, yeniden programlanabilir, çok eksenli bir makine sistemidir ve üretim ortamlarında çeşitli görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmıştır. “Robot” kelimesi, Slav kökenli “robota” sözcüğünden türetilmiş olup, “zor iş” ya da “angarya” anlamına gelir. Modern anlamda “robot” kelimesi ilk kez 1921 yılında Karel Čapek’in R.U.R. – Rossum’un Üniversal Robotları adlı oyununda kullanılmıştır. Teknik olarak ilk endüstriyel robot ise 1961’de General Motors fabrikasında kullanılmaya başlayan Unimate adlı robottur.
Robot teknolojilerinin gelişimi, sanayi devrimlerinin ilerleyişiyle paralel bir seyir izlemiştir. Birinci sanayi devriminde mekanik üretim sistemlerinin, ikinci devrimde elektriğin, üçüncü devrimde dijital teknolojilerin entegrasyonu söz konusuyken; dördüncü sanayi devrimi yani Endüstri 4.0, robotların otonom biçimde çalışmasını mümkün kılmıştır. Bu evrimsel süreçte özellikle sensörler, yapay zeka, nesnelerin interneti (IoT) ve bulut bilişim gibi teknolojilerle donatılmış robotlar öne çıkmaktadır.
Endüstri 4.0 ile birlikte üretim süreçleri daha esnek, daha bağlantılı ve daha akıllı hale gelmiştir. Bu dönüşümün merkezinde yer alan endüstriyel robotlar; veri toplama, karar verme, öğrenme ve iş birliği yapabilme gibi yeteneklerle donatılmaktadır. Artık üretim hatları sadece mekanik değil, aynı zamanda dijital ve otonom nitelikler de taşımaktadır. İşbirlikçi robotlar, insanlar ile aynı ortamda güvenli biçimde çalışarak üretimde esneklik sağlamaktadır.
Robotlar genellikle şu sınıflarda değerlendirilir:
Bu çeşitlilik, farklı sektörlerdeki kullanım senaryolarına uygun çözümler sunulmasını sağlamaktadır.
Endüstriyel robotlar en yaygın olarak otomotiv, elektronik, metal, plastik ve gıda sektörlerinde kullanılmaktadır. Tipik uygulamalar; kaynak işlemleri, montaj, malzeme taşıma, boyama, kesim ve kalite kontrol gibi üretim süreçlerini kapsamaktadır. Özellikle yüksek tekrar hassasiyeti ve çalışma hızı sayesinde işçilik maliyetlerini azaltır, kaliteyi artırır ve üretkenliği yükseltir.
İşbirlikçi robotlar (cobot'lar), operatörlerle aynı çalışma alanını güvenli bir biçimde paylaşarak üretimde esneklik sağlar. Otonom robotlar ise çevrelerini algılayarak ve karar vererek kendi başlarına görevlerini yerine getirebilir. Bu robotlar özellikle inşaat gibi karmaşık ve yüksek riskli ortamlarda önemli fırsatlar sunar.
Bir endüstriyel robot sistemi, şu ana bileşenlerden oluşur:
Bu bileşenlerin birleşimiyle robotlar hassas, tekrarlanabilir ve güvenli işlemler gerçekleştirebilir.
Endüstriyel robotlar, ROS (Robot Operating System) gibi açık kaynaklı sistemlerle kontrol edilebilir. Bu sistemler, robotlara konum, hız, görev planlaması gibi parametreleri tanımlamada esneklik sağlar. Modern endüstriyel robotlar; grafik arayüzlerle programlanabilir, sensör verilerini işleyebilir ve üretim ağlarıyla entegre olabilir.
Endüstriyel robotların güvenliği hem yazılımsal hem de donanımsal tedbirlerle sağlanmaktadır. Işık perdeleri, acil durdurma anahtarları, alan denetimleri gibi sistemlerle olası kazalar engellenir. İşbirlikçi robotlarda ise kuvvet ve tork sensörleri ile temas anında kendini durdurabilme özelliği kritik rol oynar.
Endüstriyel robotlar, üretim süreçlerinde esnekliği ve verimliliği artıran vazgeçilmez bileşenler haline gelmiştir. Yapay zekâ, büyük veri ve makine öğrenmesi ile desteklenen yeni nesil robotlar, gelecekte hem üretim alanında hem de hizmet sektörlerinde daha yaygın biçimde yer alacaktır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde Ar-Ge ve teknoloji yatırımları sayesinde bu alandaki kullanımın daha da yaygınlaşması beklenmektedir.
Uluslararası Robotik Federasyonu (IFR) verilerine göre, 2023 yılında dünya genelinde faaliyette olan endüstriyel robot sayısı 4 milyon 282 bine ulaşmıştır. Bu, 2022'ye göre %9,7'lik bir artışı temsil etmektedir. Aynı yıl içerisinde dünya çapında 541 bin 302 yeni endüstriyel robot kurulmuştur; bu rakam, tarihteki en yüksek ikinci yıllık kurulum sayısıdır.
Bölgesel dağılıma bakıldığında, 2023 yılında faaliyete geçen robotların %70'i Asya'da, %17'si Avrupa'da ve %10'u Amerika'da yer almıştır. Çin, 276 bin 300 adetlik yıllık kurulumla sanayi robotlarında dünyanın en büyük pazarı olmaya devam etmektedir.
Türkiye'de ise 2023 yılında kurulan yeni robot sayısı bir önceki yıla göre %15 artarak 4 bin 429'a yükselmiştir. Ülkede faaliyetteki endüstriyel robot sayısı ise 2022'ye göre %16 artarak 26 bin 413'e ulaşmıştır. Bu verilerle Türkiye, dünya genelinde en yüksek robot stokuna sahip 16'ncı ülke konumundadır. Ancak, Türkiye'de robot yoğunluğu, imalat sanayisinde 10 bin çalışan başına 43 robot ile hala oldukça düşük bir seviyededir.
IFR, üretken yapay zekanın, robot performansının ve uygulanabilirliğin iyileşmesinin robotların sayısını artıracağını öngörmektedir. Ayrıca, demografik değişimle iş gücü kıtlığının robot talebini artırması beklenmektedir.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Endüstriyel Robot" maddesi için tartışma başlatın
Tarihsel Gelişim ve Sanayi Devrimleriyle İlişkisi
Endüstri 4.0 ve Dijitalleşme Sürecinde Robotların Rolü
Robotların Sınıflandırılması ve Türleri
Kullanım Alanları ve Sektörel Dağılım
İşbirlikçi ve Otonom Robotların Yükselişi
Endüstriyel Robot Sistemlerinin Bileşenleri
Yazılım Altyapısı ve Programlama
Güvenlik ve İnsan-Robot Etkileşimi
Gelecek Perspektifi ve Değerlendirme
Küresel ve Türkiye'de Endüstriyel Robotların Güncel Durumu
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.